Buğulanma derecesini, içeri ses almayı, vizörün açılma kademeleri... bunlar gibi kilit noktalara yoğunlaşıp test edebilirsen eğer geri bildirim bekleriz :cherry:
Vizörü siyah mı :silent:
Kask ile ilgili birkaç kelam etmem gerekirse;
Buğulanma: Buğuyu önleyici özellik, vizörün iç tarafındaki bir katman tarafından sağlanıyor. Yani pinlock gibi bir aparat yok. Bugün yaptığım kısa denemede (şehiriçi 3-5km) buğulanma olmadı. Fakat, içerisi sanki biraz nemlendi. Yani görüşü engelleyen bir tabaka değil de, nasıl desem, çok çok çok hafif bozan bir tabaka gibi. Umarım anlatabildim. Yani o hafif bozulma dediğim şey o kadar az ki, bütün yol boyunca vizörü açıp havalandırma gereği duymadım bile. İlerleyen zamanlarda veyahut uzun yolculuklarda durum ne olur bilmiyorum. LS2'nin buğulanma sorunundan sonra bu bayağı lüks geldi. Yalnız, LS'ye taktığım pinlock kadar da mükemmel değil. Hoş, o pinlock da oturma problemi yüzünden 15 dakika sonra kenarlardan buğu almaya başlamıştı.
Ses: Bu konuda çok fazla söyleyecek şeyim yok. Düşük hızlarda (0-40km/h) herhangi rahatsız edici bir şey yok. Bu hızlarda ve durma sırasında içeri aldığı ses sanırım eski LS2 kaskım kadar. Yalnız, LS2'de 50km/h süratten sonra başlayan ıslık sesi vardı. Bunda bunu göremedim ama sanırım hiç 50-60km/h hızlara çıkmadım. Dedim ya, sadece 3-5km ve şehiriçi dur kalk trafiğinde kullandım. Bir alakasız durum; motorun sesini hiç duymadığım gibi duydum. Psikolojik mi, 2 haftadır kullanmadım kulak alışkanlığı mı gitti, yoksa 2 haftadır duran motorun çalışma sesi mi değişti(!) ne olduysa, seyir esnasında, özellikle devir yükselmeye başlayınca kuvvetli ve tok bir ''gooaarrr'' sesi aldım. Bu neye delalet bilemedim.
Vizörün Açılma Kademeleri: Vizör tam kapalı durumdan, tam açık duruma bir tık kalaya kadar aradaki kademeleri yumuşak bir şekilde geçiyor. Sadece en açık pozisyona getirecekken o en son tık çok az daha kemikli geçiyor. Bu gibi havalarda olur da vizörü tek tık açmak istersek acaba bu yumuşaklıktan dolayı seyir esnasında yoldaki tümsek veya çukurlarda (veya motoru titreten herhangi bir koşulda) pıt diye kapanır mı acaba diye bu şekilde biraz mesafe kat ettim, ancak öyle bir sorun olmadı. Vizörün açılma kademesiyle ilgili söylenecek belki de en önemli şey, vizör en açık konumdayken alt kenarı, görüş açısı içerisinde kalıyor. Ama görüş açısının en son noktasında tabi ki. Keşke bir tık daha açılsaydı diye düşümedim değil. Ama bu bir problem mi, bilmiyorum. Belki diğer tam kapalı kasklarda da durum böyledir?!... Bu durum bazılarının dikkatini dağıtır mı bilinmez. Olur da almayı düşünenlerin bu gibi bir takıntısı vardır, belirtmek istedim. Alışkın olmadığım için önce yadırgadım ama sonra rahatsız etmedi beni.
Son olarak, vizörün standart rengi şeffaf. Yani her kaskın üzerinde gelen vizör gibi, bu da aynı. Yeri gelmişken belirteyim, siyah vizörü 100küsür papel. Ben yazın güneşli havalarda güneş gözlüğü ile kullanmayı deneyeceğim.
Bunların Haricinde: Alt hava perdesi kaskı özellikle çıkartırken yerinden oynuyor. Takılıp çıkartılabilen bir parça olduğundan, çıkartma esnasında artık çeneme mi, burnuma mı nereye takılıyorsa yerinden oynuyor. Tekrar yerine otrutmak gerekiyor. Kafam atarsa tamamen çıkartabilirim o parçayı. Ne de olsa balaklava kullanıyorum, ordan giren rüzgar o kadar önemli değil. Balaklavanın tadını aldıktan sonra, yazın da yazlık balaklava kullanacağım sanırım. Güzel icat.
Kaskın çene kilidi şu double D sistemlerden değil. Eski LS2 kaskımda olduğu gibi mekanik bir sistem. Sanırım herkes biliyordur, iki tırtıklı plastik parça, birbirine geçerken ''tıırrrıııık'' diye ses çıkarıp kitlenirler. İşte ondan. Ama LS2'deki mekanizmadan çoook daha kaliteli olduğu ortada. Kilidi kullanırken bu açıkça hissediliyor.
Çene kilitlerini tutan kayışlardan bir tanesinde, kaskı bir yere kilitlemek için demir bir halka bulunuyor. Uygun bir kilit ile birlikte, hırsızlara karşı önlem olarak kullanılabilir. Ama artık ben ya elimde taşırım ya da motorun çantasına kitlerim. Bir kez ağzım yandı bu konuda.
Dilim döndüğünce objektif olarak anlatmaya çalıştım. Umarım biraz fikir verir.