Hep ciddi paylaşımlar, hep ciddi paylaşımlar nereye kadar?

Katılım
24 Haz 2018
Mesajlar
423
Bugün çevremde birkaçını tanıdığım, ya da yolda gördüğüm birkaç motorcu tipinden bahsedeceğim. Aslında ben motorcu demem, motosikletçi derim. Ancak bu kişiler kendilerine motorcu der, motosikletlerine de motor.
Neden motosikletçi değil de motorcu dediklerini sorduğumda, motosikletçi çok kibar kaçıyormuş o nedenle motorcuymuşlar.
Şaka yollu bahsedeceğim bu kişilerden, içerisinde gerçek de var yazdıklarımın. Ancak biliyorum mutlaka alınanlar olacak.



Abartı egzostçular – zortlatanlar: Benim açık ara sevdiğim motorcular. Aslında bu isim Abarth markasından gelir. Ancak bizim motorcular arasında çok yaygın olarak abartı diye bilinir. Kimisinde 5.000 liralık, kimisinde 200 liralık ama mutlaka sinirlerinizi hoplatan bir zarıltı çıkartan egzostları bulunur. İlk çalıştırmada motorunu bir kaç kez bağırtır. Yüzüne bir gülümseme yayılır keyiften. Tüneller en sevdiği yol, gece sessizliği vazgeçilmezidir. Etrafta uyuyan, hasta, çocuk var umursamaz. Zartlatır da zartlatır egzostunu. Boş yolları sevmez, çünkü orada zartlatmasını duyan olmaz. O yüzden genellikle şehrin en kalabalık yollarını tercih eder. En büyük savunmaları 'Arabacılar benim geldiğimi uzaktan duysun'dur.

Aynaları kapalı süren aydınlanmış motorcular: Bunların üçüncü gözü açıktır. Arkayı, yanları görebilirler. Ayna hızlarını kestiği için kapatırlar. Trafikte aralardan yılan misali süzülürler. Büyük kısmının aksiyon kamerası vardır, çeker paylaşırlar. Otomobil aynası kapama ve kırma konusunda takıntılılar. Kendi aynaları kapalı olduğundan açık aynaya tahammül edemezler.

Plakası kapalı vatansever kahramanlar: Bu motorcuların plakasını kendisi bile okuyamaz. Hatta unutmuştur bile. Az yaratıcı olanlar üzerine zinciri denk getirir. Daha kurnazları, biraz siyah bant, vida, reflektif bant, çamur, temizlik bezi gibi yardımcılarla plakayı okunmaz hale getirir. Otoyol, köprü gibi geçişlerde para ödemez. Ama motorunda illa ki vatan sevgisini gösteren bayrak, çıkartma vs bulunur. Daha ileri seviyesinde olanların plakası katlanır veya selenin altında okunamaz şekilde bağlıdır. Muayene zamanı gelince plakaları bir günlüğüne nizami hale döner.

Kaskı şirin baba gibi takanlar: Bu motorcuların kaskları fullface'tir. Yerçekimine ve rüzgara inat tam tepelerinde Hindu bonesi gibi durur. Bu şekilde kask takanların ağızlarında sigara olma ihtimali de çok yüksek. Polis gördüklerinde, tak diye kaskı kafaya geçirecek beceriye de sahipler. Madem kaskı tam takmayacak, neden tepesinde taşır bilinmez.

Kaskı koluna takıp gezen yakışıklılar: Saçlarının bozulmasından endişelenen ve yakışıklılığıyla genç kızların yüreklerini hoplatan bu motorcular, kaskı pazar sepeti gibi kolunda taşır. Ceket vs gereksiz aksesuarları bulunmaz. Tişört gibi kaslarını gösteren ince kıyafetler tercih ederler. Hızlı giderlerken tişörtleri arkadan balon gibi şişer. Sıcak hava motorcularıdır. Yaz mevsimiyle birlikte ortaya çıkar, havaların soğumasıyla kaybolurlar.

Çakarlı sis lambalı sivil polisimsiler: Sis lambasını yeterli bulmaz, çakarlı olmasını isterler. Uzun farlarını ve çakarlarını aynı anda açarlar. Aynadan bakınca ne olduğu belli olmadığı için bazı otomobil sürücüleri bunları polis zannedip yol verir. Bir kısım otomobil sürücüsüne parlaklık ve şıkırtıyla sara nöbeti geçirtirler. Çok hoşlarına gider. Polisle karşılaşmayı sevmezler. Doğal düşmanlarıdır. Polisler de çakar sis farları yüzünden onları sevmez. Karşılıklı sevişmezler. Polis yakalarsa basar cezayı. 'Ama memur bey, bakın memur bey' şeklinde yakarışları vardır. Bir kısmının sis lambası aküye doğrudan bağlıdır. Kapatmayı unutup aküyü boşaltmalarına sık rastlanır.

Kaldırım serçeleri: Sıkışık trafikte yaya kaldırımından basıp gidenler. Yayaların aklını alarak aralardan sürerler. Genellikle kavgayı göze alan tiplerdir, çünkü yayanın birisiyle kapışma ihtimalleri çok yüksek.

Ters yönden gelen sürpriz yumurtalar: Trafiğin tek yön olduğu yollarda, özellikle şehir içinde pat diye önünüze çıkan cinsten motorculardır. Nasılsa motor küçük, karşıdan araba gelse de kenardan geçerim diye düşünen, trafik kurallarını takmayan tiplerdir. Dönülmeyecek yerden dönmek de olağan tavırlarındandır yine. Kazaya karışmaları durumunda haklı olduklarını gösteren çeşitli argümanları vardır.

Emniyet şeridi bağımlıları: Yol müsait olsun olmasın sadece emniyet şeridini kullanırlar. Trafikte emniyet şeridi önceliğine sahip olduğunu düşünürler. Gerçekten böyle düşünürler. Yolun hızı ne olursa olsun, o daracık emniyet şeridinden uçarak giderler. Olur da polis ceza yazarsa çok şaşırırlar. Günün birinde bir sebeple kaza yaparlarsa, suçlu kesinlikle onlar değildir. Bariyerleri yapan belediye en büyük düşmanları.

Yanından zırt diye geçen süpermenler: Başka bir motorcu gördüklerinde, bu motorcuların sağ bilekleri içgüdüsel olarak aşağıya doğru kasılır. İstemsizce yapılan bu hareketle motorları hızlanır. Yine istemsizce, sürtünürcesine diğer motorcunun yanından geçerler. Diğer motorcu yanlışlıkla gidonu bir iki cm kıracak olursa tokuşurlar. Ondan sonra da sen ne yaptın, ben ne yaptım değerlendirmesi başlar. En sık görüldükleri yerler kırmızı ışıklardır. İstemsiz kasılmaları yeşil yanana kadar sürer ve motorları kızgın sesler çıkartır. Diğer motorcu kendini o kızgın motorcunun çişiyle işaretlediği alana girmiş gibi hisseder. Olur da diğer motorcuya arkadan çarparlarsa, 'Neden arkana dikkat etmiyorsun?' deyişleri akıl durdurur.
 
Katılım
27 Ağu 2018
Mesajlar
37
Kardeş çok güzel bir karamizah olmuş. Halkımızın motorsiklet ve sürücülerinden neden haz etmediğinin özeti olmuş.
İlave etmek gerekirse bir de yaya geçidi çakalları da var ki yaya geçidine yayaları sokmuyorlar. Bilerek Zortlatanlara da tek söylediğim inşallah en sevdikleriniz hasta yataklarında bu seslere maruz kalırlar. Ellerine sağlık konu için.
 
Katılım
14 Eyl 2013
Mesajlar
3,156
Ohoo daha tekerci tayfa var.Her dönemeçte asfaltın köyü olduğu her yerde motoru kaydıran tokyo driftten fırlamış tipler var.Kızgın yutubırlar var.Yeni alfığı deri montunu yatarken bile çıkarmayan ama kaskı kolunda olan genelde deri montun altında bağrı açık gömleğiyle nargile sevici bir tayfa var.
 

sdt

Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
270
Konu çok güzel toparlanmış aslında ama, CG'ciler unutulduklarına pek sevinmeyecekler usta. :mrgreen:
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
benim favorim kulüp ceketi giyip kafasına bandana takan ve yürürken pişik olmuş gibi ayrık bacak yürüyen tipler.

ah güzel ülkem :pr:
 
Katılım
10 Eki 2014
Mesajlar
1,521
Çakarlı sis lambalı sivil polisimsiler: Sis lambasını yeterli bulmaz, çakarlı olmasını isterler. Uzun farlarını ve çakarlarını aynı anda açarlar. Aynadan bakınca ne olduğu belli olmadığı için bazı otomobil sürücüleri bunları polis zannedip yol verir. Bir kısım otomobil sürücüsüne parlaklık ve şıkırtıyla sara nöbeti geçirtirler. Çok hoşlarına gider. Polisle karşılaşmayı sevmezler. Doğal düşmanlarıdır. Polisler de çakar sis farları yüzünden onları sevmez. Karşılıklı sevişmezler. Polis yakalarsa basar cezayı. 'Ama memur bey, bakın memur bey' şeklinde yakarışları vardır. Bir kısmının sis lambası aküye doğrudan bağlıdır. Kapatmayı unutup aküyü boşaltmalarına sık rastlanır.

Bu bana %80 uyuyor :)
 
Katılım
24 Haz 2018
Mesajlar
423
Çakarlı sis lambalı sivil polisimsiler: Sis lambasını yeterli bulmaz, çakarlı olmasını isterler. Uzun farlarını ve çakarlarını aynı anda açarlar. Aynadan bakınca ne olduğu belli olmadığı için bazı otomobil sürücüleri bunları polis zannedip yol verir. Bir kısım otomobil sürücüsüne parlaklık ve şıkırtıyla sara nöbeti geçirtirler. Çok hoşlarına gider. Polisle karşılaşmayı sevmezler. Doğal düşmanlarıdır. Polisler de çakar sis farları yüzünden onları sevmez. Karşılıklı sevişmezler. Polis yakalarsa basar cezayı. 'Ama memur bey, bakın memur bey' şeklinde yakarışları vardır. Bir kısmının sis lambası aküye doğrudan bağlıdır. Kapatmayı unutup aküyü boşaltmalarına sık rastlanır.

Bu bana %80 uyuyor :)

:) alınmamanıza memnun oldum
 
Katılım
31 Eki 2016
Mesajlar
2,422
Kaldırım serçeleri: Sıkışık trafikte yaya kaldırımından basıp gidenler. Yayaların aklını alarak aralardan sürerler. Genellikle kavgayı göze alan tiplerdir, çünkü yayanın birisiyle kapışma ihtimalleri çok yüksek.

Allah affetsin çok yapıyorum bunu.
Ama inanın enduro alışkanlığından, gram acelem olmasa bile, trafikte durmak sanki günahmış gibi geliyo bana, acilen kaçmak zorundaymış gibi hissediyorum kendimi.
Hatta kaldırım tarla bağ bahce gitmezsem bi daha enduro süremeyecekmisim gibi.. :(
 
Katılım
24 Haz 2018
Mesajlar
423
Kaldırım serçeleri: Sıkışık trafikte yaya kaldırımından basıp gidenler. Yayaların aklını alarak aralardan sürerler. Genellikle kavgayı göze alan tiplerdir, çünkü yayanın birisiyle kapışma ihtimalleri çok yüksek.

Allah affetsin çok yapıyorum bunu.
Ama inanın enduro alışkanlığından, gram acelem olmasa bile, trafikte durmak sanki günahmış gibi geliyo bana, acilen kaçmak zorundaymış gibi hissediyorum kendimi.
Hatta kaldırım tarla bağ bahce gitmezsem bi daha enduro süremeyecekmisim gibi.. :(

Yayalara saygı :cat:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst