Galiba Ellerin De Esir Asker Yokmus Vecdi Gönülün Dediğine Göre
Gün Gelecek Barzani çakali Tekbir Sesleriyle Uyanacak Ve şanli Türk Askeri Barzani Nin Kellesiyle Yurda Dönecek 0 Zahiyat Ile
Allahin Nuru Yüce Türk Milletinin Ve Askerinin üstünde Olsun
Amin
Dostum Barzani dediğin adam Kürt Musevisi...ABD ve İsrail tarafından bölgeye yerleştirildiler...zamanında köklerini kurutmadık...acizliğimiz yüzünden bunlar palazlandı...Tayyip efendi gencliğinde bunları biliyordu...şimdi neden bişey yapmıyor...vallahi beyler bunlar komplo teorisi değil...ülkeyi gerçekten seven Türkoğlu Türk insanlara ihtiyacımız var...gerçek Türkoğlu Türk...anlaşma yapmamış...siyasi geleceğini garantiye almak için karakterini satmamış...ülkesini seven gerçek insanlara ihtiyacımız var...ah türkie ve Türki cumhuriyetleri...siz herşeye layıksınız...Rusya ya teslim olmuş Turki cumhuriyetleri ve biz ABD ye toprağını satmış Türkler...yav bizi Tayyipmi yönetiyor sizce...ah ahh...
alıntı....
Kendisi de bir Kürt Yahudisi olan Prof. Yona Sabar, yazdığı kitapta bu iddiaları doğruladı.
Hürriyetten Sefa Kaplanın haberine göre Tarihçi Ahmet Uçar da, Osmanlı arşivlerinde, Sallum Barzani adlı bir hahamın önce Selanike, arkasından da Kudüse sürgün edildiğine dair bir belge yayımladı. Bilindiği gibi, Molla Mustafa Barzani ile oğlu Mesut Barzani, İsraille kurduğu iyi ilişkilerle tanınıyor ve İsrail öteden beri Irak Kürtlerinin bağımsızlığını destekliyor.
1982 yılında Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘‘The Folk Literature of the Kurdistani Jews: An Anthology (Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antoloji) başlıklı kitap, başlangıçta sıradan bir antropolojik çalışma muamelesi gördü. Kendisi de bir Kürt Yahudisi olan ve Los Angelesteki Californiya Üniversitesinde (UCLA) görev yapan Prof. Yona Sabar tarafından kaleme alınan kitap, büyük çoğunluğu Kuzey Irakta yaşayan Kürt Yahudilerinin hayatına ışık tutuyordu.
Ancak, Prof. Yona Sabarın kitabında daha ilginç bilgiler de vardı. Bunlardan en önemlisi de Barzani ailesi ile ilgiliydi. Prof. Sabarın verdiği bilgiye göre, 16. ve 17. yüzyılda bölgede yaşayan ailelerin en ünlülerinden biri Barzani ailesiydi ve bu aileye mensup hahamların kurduğu Yahudi eğitim kurumları büyük bir itibara sahipti. Öyle ki, başta Mısır olmak üzere Ortadoğunun muhtelif ülkelerinden buraya öğrenci akını oluyordu. Hatta, Haham Nathanel Barzani, bölgede nadiren görülen zenginlikte bir kütüphaneye de sahipti ve kitapların büyük çoğunluğu da elyazmasıydı. Bu kitaplar, yine haham olan oğlu Samuel Barzaniye miras kalacaktı. İşin daha da çarpıcı yanı, Amerikan reformcu Yahudileri tarafından tam bir yüzyıl sonra kabul edilecek olan ilk kadın haham da Samuel Barzaninin kızıydı ve ismi de Asenath Barzaniydi.
BİR TEK AİLE VAR
İnternet aracılığıyla konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Prof. Yona Sabar, Yahudi Barzani ailesinin kurucusunun 16. yüzyılda yaşayan Haham Samuel Barzani olduğunu belirterek, ailenin sonraki yüzyıllarda Musul, Kerkük ve Erbil yöresinde etkili olduğunu söyledi. Ancak, Barzani ismini taşıyan herkesi Kürt Yahudisi olarak görmenin doğru olmadığını savunan Prof. Yona Sabar, Barzan doğumluların bu isimle çağrıldığını söyledi.
Ancak, tarihçi Ahmet Uçar, Osmanlı arşivlerinde bölgede bir tek Barzani ailesi bulunduğuna dair kayıtların yer aldığını hatırlatarak, günümüz Barzanilerinin atalarının Yahudi olduğundan şüphe duyulamayacağını ifade etti. Ahmet Uçar, Prof. Sabarın, Barzanilerin ne zaman müslüman olduklarına ilişkin detaylara girmediğini de savundu.
Ahmet Uçarın yine Osmanlı arşivinde bulduğu bir başka belge ise 1856 yılında Sallum Barzani isimli bir hahamın, Musuldan Selanike, oradan da Hahambaşılığın özel ricası ile Kudüse sürgün edildiğini gösteriyor. Uçarın ifadesine göre, ‘‘Kudüse Yahudi iskánı ile tereddütler olduğu için; Hariciye Nezaretinin de görüşü alınarak 29 Şubat 1856da Hahambaşınca verilen dilekçe Osmanlı hükümetince 11 Nisanda görüşülerek uygun bulunmuş ve Sallum Barzani 20 Nisan 1861de bir irade ile Kudüse sürülmüştü.’’ Uçar, Tarih ve Düşünce Dergisinde konu ile ilgili olarak yazdığı yazıda şöyle devam ediyor: ‘‘Mustafa Barzaninin yıllar sonra kurduğu ilişkiler, hahamlarla Sallum Barzani ailesi arasındaki ilişkilerin yıllarca sürdüğünü göstermektedir. Molla Mustafa Barzani, 1950den beri sık sık ziyaret ettiği İsrailde her zaman Kuzey Irak kökenli, Kürtçe konuşan bir Yahudi hahamın evinde kalmaktadır: Haham David Gabay.’’
Ailede pek çok ünlü haham var
Siz Yahudi Kürtler konusu ile ne zaman ilgilenmeye başladınız?
- Batılı seyyahların Kürtçe konuşan Yahudilerden söz edildiğini görüyorsunuz. Ben bunu okuyunca, Başbakanlık Arşivinde, bölgedeki yerleşime ilişkin araştırmalar yaptım ama uzunca bir süre bununla ilgili herhangi bir evrak bulamadım. A. Medyalı isimli birisinin yazdığı ‘‘Kürt Yahudiler’’ isimli bir kitaba rastladım. Faik Bulutun ‘‘Filistin Rüyası’’ isimli kitabında da İsrailde Kürtçe konuşan Yahudilerin bir organizasyonundan bahsediliyordu. Araştırmalarım sonucunda, Kuzey Iraktan İsraile göçler yaşandığını tesbit ettim. Bugün İsrailde geniş bir Kürtçe konuşan Yahudiler topluluğu mevcut.
Peki ya Barzani ailesi?
- Barzani ailesi ile ilgili ilk iddiaları da Amerikada yaşayan ve kendisi Kürtçe konuşan bir Yahudi olmakla kalmayıp bu konuda uzman olan Prof. Yona Sabarın bir kitabında rastladım. Prof. Sabar, Barzani ailesinden gelen hahamların bölgede dini çalışmalar yaptıklarını söylüyordu. Bunun üzerine ben Barzani ailesinin kökenlerini araştırmaya başladım.
Ne buldunuz?
- Bir defa bölgede Barzani adıyla bilinen tek bir aile var. Bu aile, Kuzey Iraktaki Barzan köyünde yaşıyor. Osmanlı Arşivinde çalışırken, bu aile ilgili bir belge buldum. Bu belgede, 1855-56 yılında bu köyün mensuplarından Sallum Barzani adlı bir hahamın önce İstanbula, arkasından Selanike sürgün edildiği belirtiliyor.
Başka bir belge veya delil var mı elinizde?
- Molla Mustafa Barzani, ilk kez 1967 yılında İsraile gidiyor. Kendisini kabul eden İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayana, hediye olarak bir Kürt hançeri ile birlikte, Kerkük petrol rafinelerinin planlarını da getiriyor. Mart 1969da yapılan bir operasyonda da Barzani-Mossad işbirliğiyle Kerkük rafinerileri bombalanıyor ve çalışamaz hale getiriliyor.
Barzani aşiretinin Yahudi kökenli olduğunun anlaşılması, bölgeye ve tarihe bakışımızda değişikliklere sebep olabilir mi?
- Olmaz mı? Tevratta ‘‘Vaadedilmiş Ülke’’ olarak Nille Fırat arasının işaret edildiğine dair yorumlar vardır. Ayrıca, Barzani ailesi sürekli Mehdi çıkartmaktadır. Yahudilikte de Mehdilik çok önemlidir. Ama bir yanlış anlaşılma olmasın. Ben bütün Kürtler Yahudidir filan demiyorum.