güzelbir hikaye.. karşılıksız sevgi

Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
netde gezinirken karşıma çıktı ve sizlerle paylaşıyım istedimm okursanız sevinirim..hoşçakalın

Vietnam'da savaştıktan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır.
San... Francisco'dan ailesini aradı
-Anne baba, eve dönüyorum, ama sizden birşey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.
-Memnuniyetle, onunla tanışmak isteriz,
diye cevapladılar..
Oğulları,
-Bilmeniz gereken birşey var
diye devam etti.
-Arkadaşım savaşta ağır yaralandı. Bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek
hiçbir yeri yok, ve onun gelip bizimle kalmasını istiyorum.
-Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.
-Hayır. Anne, baba, onun bizimle yaşamasını istiyorum.
-Oğlum,dedi babası,
-Bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur. Bizim kendi hayatımız var, ve
bunun gibi birşeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.

Oğlu o anda telefonu kapattı.
Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco'ysa uçtular ve Oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar, ve bilmedikleri birşey daha öğrenince dehşete düştüler: Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı.
Bu hikayedeki aile de bir çoğumuz gibi. Güzel olan yada birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay, ama bize rahatsızlık veren yada yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmiyoruz. Bizim kadar sağlıklı, Güzel yada akıllı olmayan insanların yanından uzak durmayı tercih ediyoruz. Neyse ki, bize bu şekilde davranmayan biri var. Biz ne kadar bozulmuş olursak olalım, bizi sonsuz ailesinin yanına çağıran şartsız sevgiyle seven biri.
 
Super Moderator
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
5,081
Başlayınca aklıma geldi;

Güzel bir hikaye...karşılıksız fedakarlık
:p
Hanoy'daki o cehennemde...
...beş yıldan fazla kaldık.
Umarım bu...
...senin başına gelmez.
Ama ben ve baban gibi iki erkek bu kadar...
...zaman aynı yazgıyı paylaşırlarsa...
...birbirleri için belli
sorumluluklar alırlar.
Ölen ben olsaydım..
Öyle olmadı...
Şimdi Binbaşi Coolidge, oğlum Jim'le
konuşuyor olurdu.
Durum şu ki ben seninle konuşuyorum.
Butch...
...sana bir şey getirdim.
Bu saati.
Babanın dedesi Birinci Dünya Savaşı'nda almış.
Knoxville, Tennessee'de küçük bir dükkanda
bulmuş ve satın almış.
Kol saati üreten ilk firmaymış.
Önceleri yalnızca cep saatleri varmış.
Piyade Eri Coolidge tarafından...
...Paris'e gitmek üzere
denize çıktıkları gün alınmış.
Bu büyük dedenin savaş saatiymiş.
Savaşta her gün bunu takmış.
Görevi bittikten sonra
eve dönmüş.
Deden saati...
...okyanusun ötesinde Almanlara karşı savaşa
çağrılana kadar...
...bir çaydanlıkta saklamış.
Bu savaşın adı bu sefer İkinci Dünya Savaşı olmuş.
Dedesi, büyük babana bu saati
şans getirsin diye vermiş.
Ama Dane'nin şansı babası kadar iyi değilmiş.
Dane bahriyeliydi.
Diğer bütün bahriyelilerle...
...Wake lsland Muharebesinde şehit düştü.
Deden öleceğini biliyordu.
Adadan sağ olarak çıkacaklarına inanacak kadar
saf değildi askerler.
Japonlar gelmeden üç gün önce...
...bir savaş uçağının görevlisiyle konuştu.
Adamın ismi Winoki'ydi.
Hiç tanımadığı bir adamdı.
Saati, daha hiç görmediği...
...küçük oğluna vermesini rica etti ondan.
Üç gün sonra deden öldü.
Winocki sözünü tuttu.
Savaştan sonra babaanneni ziyaret etti.
Henüz küçük olan babana, babasının
altın saatini verdi.
Bu saati.
Baban Hanoy'da vurulduğunda
bu saat kolundaydı.
Yakalandı ve Vietnamlıların
esir kampına getirildi.
O heriflerin eğer görürlerse...
...saate el koyacaklarını biliyordu.
Halbuki saat sana miras kalmalıydı.
Senin mirasına el koymalarını istemediği için...
...onu en emin yerde sakladı. Kıçında.
Onu beş yıl boyunca kıçında sakladı.
Dizanteriden ölürken
saati bana verdi.
Bu metal yığınını ben de iki sene
kıçımda sakladım.
Sonra...
Yedi yıl sonra aileme geri gönderildim.
Şimdi...
...küçük adam saati sana veriyorum.
:p


Pulp Fiction'dan,
Butch Coolidge'in saatini hikayesi
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst