- Katılım
- 27 May 2011
- Mesajlar
- 887
- Konu Yazar
- #1
Selamlar dostlarım.
Eskilerdenim, hatırlayan olur belki, belki olmaz. Uzun sürelerdir buralara gelmiyordum, geri döneyim istedim sizlere.
Dönüşümün postu olarak da Suzi'mi, eski bir aşkı, doyulamamış bir sevgiyi tekrar nasıl bulduğumu anlatayım.
Olay birkaç ay önce gelişti. Facebook'ta dolanırken bir motosiklet grubunda gördüm onu ilk önce. Hatta post'un screenshot'u budur ;
31.000 Km'de ilk sahibinden 2004 model orjinal bir GS500. Samanlıkta bekliyordu. Sahibi 60 yaşında bir emekli polisti. Burdur'un bir köyünde idi motosiklet. Ben Marmaristeyim.
GS'yi görür görmez 17 yaşıma geri döndüm. Çok sevdiğim bir ağabeyimin GS500'ü vardı. Kullandığım ilk büyük motordu, aylarca kullandım onu, gençlik aşklarım bindi o motosiklete. Müthiş bir aletti, nitekim abim bir gün satmaya karar verdi motosikletini ve sattı. Tadı hep aklımda kalmıştı nitekim asla temizinin çıkacağına inanmadığım için yarım kalmış bir aşk, kırık hayallerden ibaretti.
Ne alacak gücüm, ne ona ayırabilecek extra bir bütçem vardı. Dayanamadım. CBR125'imi hemen satılığa koydum, biraz piyasa motoru olması sebebi ile çabucak satıldı.
Aradım satıcıyı, dedim ki ağabey, ben geliyorum, ahanda sana kapora da yolluyorum.
Ertesi gün karga bokunu yemeden, sabah 5 de Burdur'a yola çıktım. Otobüs hareket ettiğinde Metallica, Unforgiven II tıngırdıyordu kulaklıklarımda.
https://www.youtube.com/watch?v=5bt7kAVxKfs
Yolculuk devam ederken;
Yolculuk çabuk bitti, Burdur'a vardım. Satıcı ile buluştuk.
Motosiklet beklediğimden daha kötü halde idi. Motor ve boya durumu iyi olmasına rağmen, çok fazla para harcamak gerekecekti. Üstüne bir de 300 Km geri dönmem gereken bir yol ve karşımda öyle orjinal bir motosiklet vardı ki, lastikleri bile fabrika çıkışı yani 14 yaşında idi.
Bütün sarf malzeme masraflarını göze aldım. Satıcıya elimi uzattım, aldım Suzi'nin anahtarını.
Gittim, bir arkadaşımda kaldım gece, sabah 5 de Marmaris'e doğru yola çıktım, lastiklerim sağ olsun birkaç ardinal yüklü an yaşattı. Döner dönmez Marmaris'e lastikleri sipariş ettim.
Suzi bol bol ilgi ve para istedi. Aklıma gelen aldıklarım ve yaptıklarım şöyle;
*Pirelli rosso 2 lastik seti
*Hava filtresi
*Koltuk kaydırmazı
*Yeni yakıt hortumları
*Zincir ve dişli seti
*NGK İridyum bujiler
*EBC ön arka fren balataları
*Ön arka lastik rulmanları
*Arka lastik takozları
*Hidrolik sıvı değişimleri
*Sıfır bir akü
*Yeni manetler
*Yeni elcikler
Suzi'yi alalı birkaç ay oluyor. Bir kere aksırmadı, öksürmedi. Arkadaşlar, dile kolay, burada 14 yaşında bir motosikletten bahsediyoruz. Henüz motor bloğu hiç açılmamış, civatalar çiziksiz. Debriyaj balatası dahi orjinal, şu an 34.000 km'de ve hala debriyajı mükemmel çalışıyor. Ben inanın ki şaşkınım, 100 KM'de sakin kullanımla 4 LT yakıyor, biraz sıkarsam 6-7 LT'lere çıkıyor. İnanılmaz mutluyum onunla, sanırım Türkiye'deki son temiz GS500 sahibi benim. Motosikletim aynalarına sinyallerine boyasına kadar orjinal.
Henüz işleri tamamen bitmemişken Suzi ile bir resmimiz;
Suzi artık böyle. Bütün işi bitti, bütün masrafları yapıldı, artık sadece zevkle biniyorum. Umarım yollarımızın ayrılması gerekmez bir gün.
Selamlar, hepiniz sağlıcakla kalın, umarım minik hikayemiz hoşunuza gitmiştir bir nebze bile olsa.
Eskilerdenim, hatırlayan olur belki, belki olmaz. Uzun sürelerdir buralara gelmiyordum, geri döneyim istedim sizlere.
Dönüşümün postu olarak da Suzi'mi, eski bir aşkı, doyulamamış bir sevgiyi tekrar nasıl bulduğumu anlatayım.
Olay birkaç ay önce gelişti. Facebook'ta dolanırken bir motosiklet grubunda gördüm onu ilk önce. Hatta post'un screenshot'u budur ;
31.000 Km'de ilk sahibinden 2004 model orjinal bir GS500. Samanlıkta bekliyordu. Sahibi 60 yaşında bir emekli polisti. Burdur'un bir köyünde idi motosiklet. Ben Marmaristeyim.
GS'yi görür görmez 17 yaşıma geri döndüm. Çok sevdiğim bir ağabeyimin GS500'ü vardı. Kullandığım ilk büyük motordu, aylarca kullandım onu, gençlik aşklarım bindi o motosiklete. Müthiş bir aletti, nitekim abim bir gün satmaya karar verdi motosikletini ve sattı. Tadı hep aklımda kalmıştı nitekim asla temizinin çıkacağına inanmadığım için yarım kalmış bir aşk, kırık hayallerden ibaretti.
Ne alacak gücüm, ne ona ayırabilecek extra bir bütçem vardı. Dayanamadım. CBR125'imi hemen satılığa koydum, biraz piyasa motoru olması sebebi ile çabucak satıldı.
Aradım satıcıyı, dedim ki ağabey, ben geliyorum, ahanda sana kapora da yolluyorum.
Ertesi gün karga bokunu yemeden, sabah 5 de Burdur'a yola çıktım. Otobüs hareket ettiğinde Metallica, Unforgiven II tıngırdıyordu kulaklıklarımda.
https://www.youtube.com/watch?v=5bt7kAVxKfs
Yolculuk devam ederken;
Yolculuk çabuk bitti, Burdur'a vardım. Satıcı ile buluştuk.
Motosiklet beklediğimden daha kötü halde idi. Motor ve boya durumu iyi olmasına rağmen, çok fazla para harcamak gerekecekti. Üstüne bir de 300 Km geri dönmem gereken bir yol ve karşımda öyle orjinal bir motosiklet vardı ki, lastikleri bile fabrika çıkışı yani 14 yaşında idi.
Bütün sarf malzeme masraflarını göze aldım. Satıcıya elimi uzattım, aldım Suzi'nin anahtarını.
Gittim, bir arkadaşımda kaldım gece, sabah 5 de Marmaris'e doğru yola çıktım, lastiklerim sağ olsun birkaç ardinal yüklü an yaşattı. Döner dönmez Marmaris'e lastikleri sipariş ettim.
Suzi bol bol ilgi ve para istedi. Aklıma gelen aldıklarım ve yaptıklarım şöyle;
*Pirelli rosso 2 lastik seti
*Hava filtresi
*Koltuk kaydırmazı
*Yeni yakıt hortumları
*Zincir ve dişli seti
*NGK İridyum bujiler
*EBC ön arka fren balataları
*Ön arka lastik rulmanları
*Arka lastik takozları
*Hidrolik sıvı değişimleri
*Sıfır bir akü
*Yeni manetler
*Yeni elcikler
Suzi'yi alalı birkaç ay oluyor. Bir kere aksırmadı, öksürmedi. Arkadaşlar, dile kolay, burada 14 yaşında bir motosikletten bahsediyoruz. Henüz motor bloğu hiç açılmamış, civatalar çiziksiz. Debriyaj balatası dahi orjinal, şu an 34.000 km'de ve hala debriyajı mükemmel çalışıyor. Ben inanın ki şaşkınım, 100 KM'de sakin kullanımla 4 LT yakıyor, biraz sıkarsam 6-7 LT'lere çıkıyor. İnanılmaz mutluyum onunla, sanırım Türkiye'deki son temiz GS500 sahibi benim. Motosikletim aynalarına sinyallerine boyasına kadar orjinal.
Henüz işleri tamamen bitmemişken Suzi ile bir resmimiz;
Suzi artık böyle. Bütün işi bitti, bütün masrafları yapıldı, artık sadece zevkle biniyorum. Umarım yollarımızın ayrılması gerekmez bir gün.
Selamlar, hepiniz sağlıcakla kalın, umarım minik hikayemiz hoşunuza gitmiştir bir nebze bile olsa.