Emrello'nun BELALI Rotaları - ÖZEL BÖLÜM!

Katılım
26 Eyl 2009
Mesajlar
30
bu haftasonu ben de benim motorumu benzer şekilde devirip arka fren bağlantısını kırdım. Çanakkaleden istanbula arka frensiz geldim.
benim motor 250 Kilo. Nasıl kaldırdım ben de anlamadım.
düşenin halinden düşen anlar.
geçmiş olsun kardeşim.
Selamlar,
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanılır !....

Bu kazandığın tecrübenin, senin için son derece önemli olduğu

kanaatindeyim...

'' emrello '' dost insan; önemli olan sağlığına herhangibir zeval

gelmemesi idi.

Tabiki bu olay hiç yaşanmasa daha mükemmel olurdu..

Yaptığın ve yapacağın enbüyük ve en son kazanın bu olmasını dilerim..

Tekerin düz bassın.. Kazasız keyifli rotalar dilerim..

Bu ufak durum seni yıldırmasın sakın !..:cat: ::saad::

sevgili EMRELLO,şeyhşamil arkadaşıma tamamen katılıyorum.evet bazı tecrübeler yaşanarak kazanılır.sevgilerimle.
 
Katılım
29 Ocak 2008
Mesajlar
1,169
Geçmiş olsun.Allah bir daha böyle şeyler yaşatmasın.Paylaşımınız için teşekkürler.
 
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
3,364
Geçmiş olsun, neyseki sağ salim atlatabilmişsin.
Dediğin gibi, “Bir musibet, bin nasihatten iyidir.”, bazen fazla cesur olabiliyoruz motosiklet kullanıcıları olarak. :)
 
Katılım
22 Tem 2010
Mesajlar
3,361
Geçmiş olsun. Gerçekten film gibi bir macera olmuş.
Senin yerinde ben olsaydım. Birde açlıktan tansiyon düşme noktasında olsaydı.
O kangaldan sucuk yapar yerdim. :) , Dünyanın en tehlikeli canlısı insandır. :)
Bende tek başıma arada böyle kaçışlar yaparım diyordum ama sen canlı bir ders oldun.
Artık bir kaç arkadaş edinip onlarla yol alırım. Birde GPS almam gerekecek.
Paylaşım için teşekkürler.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
5,610
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
:)
Sağol Savaş Abi,

Aslında manet haricinde bahsettiğin malzemelerin hepsi vardı. Tel de dahil. Motor vitesteydi. Taş koyma, tahtalarla destekleme vs. her türlü numarayı denedim ama olmadı (resimde taş görünüyor zaten). Aslında zorlasam belki başarabilirdim ama birincisi belimi sakatlama riskini almak istemedim, ikincisi de kaldırsam bile gevşek zeminde güvenle harekete geçirebilir miydim bilemedim. Jandarma arkadaşlarla motoru sabitlemek için resimdeki taşı kullandık.

Freni sabitlemek için genelde kalın paket lastiği kullanıyorum bu arada, çok iyi iş görüyor. :cat:
.

ilk şok anında enerjimiz diptedir.
Sanıyorum sen motoru yatırır yatırmaz hemen kaldırmaya çalıştın
böyle bir durumda benzin sızıntısı yoksa 10-15 dk dinlenip şoku atlatmak,su içmek hatta varsa bir kesme şeker yemek gerekir
kendini zorlarsan motoru kaldıramazsın ,dogru kaldırmayı bilirsen zaten zorlanmazsın
motorun saga yatması aslında senin avantajınmış.
 
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Cevap yazan tüm arkadaşlara iyi dilekleri için teşekkür ederim.

Evet, ders oldu. Tabii ki hafif arazi koşullarının olduğu gezilere devam edeceğim ama tek başına tehlikeli ve ıssız rotalara girmeye artık son veriyorum. Bir şey yanlışsa yanlıştır, ısrarcı olmanın alemi yok. Dalışta olduğu gibi en az iki kişi olmakta fayda var.

ilk şok anında enerjimiz diptedir.
Sanıyorum sen motoru yatırır yatırmaz hemen kaldırmaya çalıştın
böyle bir durumda benzin sızıntısı yoksa 10-15 dk dinlenip şoku atlatmak,su içmek hatta varsa bir kesme şeker yemek gerekir
kendini zorlarsan motoru kaldıramazsın ,dogru kaldırmayı bilirsen zaten zorlanmazsın
motorun saga yatması aslında senin avantajınmış.

Evet, zaten motor devrilince hemen kaldırmaya uğraşmadım.

TA'ların güzel bir özelliği benzin sızdırmaması. Depoları vakumlu. Bu yüzden o konuda endişem olmadı. Depo 2/3 doluydu ve tek damla benzin sızmadı. Alt kısımdaki depo havalandırma borusundan iki üç damla geldi sadece.

Tepeye gidip konuşmaları yaptıktan sonra kaldırmayı denedim. Aradan yarım saat falan geçmişti. Biraz daha uğraşıp kafa yorsam kaldırırdım büyük ihtimalle ama yanlış hareket yapıp sakatlanmak gibi bir risk almak istemedim. Ön frenin olmaması zaten bir riskti. Hava da anormal sıcaktı. O an en temizi yardım istemek gibi geldi bana.
 
Katılım
21 Şub 2009
Mesajlar
4,029
emrollo kardeşim gecmiş olsun genelde orman yollarını severım ve mumkün olduğu kadarda tercıh ederım ama bu hep bildiğim rotalardır ama hep içimdede kalmıştır bır tali yol görmüşümdür acaba bu nereye cıkar gıreyım demişimdir fakat hep kötü ihtimalleri düşündüğümden vaz gecmişimdir .İnsanın yanında bır arkadaşı olsa o yolların nereye cıkacakların tadına varılmaz valla gecenlerde bır talı yola gırmeyı planladım ama cıkacağı yol belliydi göktürk yoluna cıkacaktı yani sonuç bellıydı bunu nasıl heyacanlı yapabılırim dıye düşündüm ve evden 10 tl lık benzınle yola cıktım oarmanın içlerınde ha bıttı ha bıtecek heyacanıyla eve geldım bu arada benzın göstergem yok ve motorumun ne yaktığını hesap etmeyen bırıyım ama tahmınlerım kuvvetliydi yınede heyacanlı oldu . ama senın gezın tam bır macera olmuş yınede gemiş olsun bızde bundan ıbret cıkardık paylaşımına teşekkür ederım
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
5,610
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Evet, ders oldu. Tabii ki hafif arazi koşullarının olduğu gezilere devam edeceğim ama tek başına tehlikeli ve ıssız rotalara girmeye artık son veriyorum. Bir şey yanlışsa yanlıştır, ısrarcı olmanın alemi yok. Dalışta olduğu gibi en az iki kişi olmakta fayda var.
Ben aksi kanaatteyim :)
Issız rotalar sadece bana kalmamalı.Endurocu kolay pes etmez.
dalışla motosiklet kullanmayı birbirine karıştırman doğru değil.
(bu arada ilk dalış brövem motosiklet ehliyetimden en az 15 yıl öncesinde alınmıştır).
doğru planlanmış rotalarda,doğru yöntemlerle ilerlemek tek başına da olsa daima sorunsuzca mümkün kılınabilir.
Önemli olan başımıza gelenin analizini doğru yapabilmektir.
Endurocu dediğimiz macera adamı bazen bir sezonda beş on kez düşer.Bu düşmelerin çoğu yol dışı rotalarda olur.,Yoldışı rotalardaki düşmelerin neredeyse tamamı mola verileceğine yakın gerçekleşir ve bir endurocu aynı yerde,aynı hatalarla,aynı şekilde asla 2.kez düşmez.
Motor kullanırken konsantrasyonun bitmesine yakın anlarda.konsantrasyon azaldığında yolu değerlendirebilme yetisi azalır.
yol dışı rotalar çoğu kez asfalt rotalardan kat be kat zorludur.
Bazen 20 km lik bir yoldışı rota 500 km lik bir asfalt rotadan daha yorucudur.ve bizi yanıltan yoldışı rotanın kısalığıdır.
Seni düşüren hem konsantrasyon eksikliği ve köpeklerle karşılaşma endişesinin birleşimi olmuş.
Geri dönüp hata analizlerini buna göre yaparsan aynı rotayı düşmeden yüzlerce kez aşabilirsin.
 
Son düzenleme:
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
459
Emrello , çok geçmiş olsun , yazını okuyunca sanki ben orda arazide kalmış gibi hissettim...
gps filan neyse de bence burdaki en büyük hata , bilinmeyen yolda tek başına gezmen yanında bir motorlu arkadaşın daha olsa bu kadar zor ve sıkıntılı duruma düşmezdin... Allah tan cep telefonunun pili vardı ve çekiyordu ... :)
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
384
Ben aksi kanaatteyim
Issız rotalar sadece bana kalmamalı.Endurocu kolay pes etmez.
dalışla motosiklet kullanmayı birbirine karıştırman doğru değil.
(bu arada ilk dalış brövem motosiklet ehliyetimden en az 15 yıl öncesinde alınmıştır).
doğru planlanmış rotalarda,doğru yöntemlerle ilerlemek tek başına da olsa daima sorunsuzca mümkün kılınabilir.
Önemli olan başımıza gelenin analizini doğru yapabilmektir.
Endurocu dediğimiz macera adamı bazen bir sezonda beş on kez düşer.Bu düşmelerin çoğu yol dışı rotalarda olur.,Yoldışı rotalardaki düşmelerin neredeyse tamamı mola verileceğine yakın gerçekleşir ve bir endurocu aynı yerde,aynı hatalarla,aynı şekilde asla 2.kez düşmez.
Motor kullanırken konsantrasyonun bitmesine yakın anlarda.konsantrasyon azaldığında yolu değerlendirebilme yetisi azalır.
yol dışı rotalar çoğu kez asfalt rotalardan kat be kat zorludur.
Bazen 20 km lik bir yoldışı rota 500 km lik bir asfalt rotadan daha yorucudur.ve bizi yanıltan yoldışı rotanın kısalığıdır.
Seni düşüren hem konsantrasyon eksikliği ve köpeklerle karşılaşma endişesinin birleşimi olmuş.
Geri dönüp hata analizlerini buna göre yaparsan aynı rotayı düşmeden yüzlerce kez aşabilirsin.

savaş Bey, sizinde bu şekilde tek başınıza enduro geziler yaptığınızı bu sayfalardan biliyoruz. Ben enduroclup.sitesine de üyeyim ve orada tek başına, suriyeden girip filistinden çıkan, kuzey kutbuna giden abilerimiz ustalarımız ve maceraları var,

Ancak tek başına motora binipde dur şu dağı keşfedeyim, dur şu ormanı fethedeyim mantığı yok kimse de...,

doğru planlanmış rotalarda,doğru yöntemlerle ilerlemek tek başına da olsa daima sorunsuzca mümkün kılınabilir.

Bilgisayar başında google den çıkartılan yollarla, arazi hiç bir zaman birbirine uymaz, hadi uydu diyelim, diğer faktörleri (hava durumu, aniden çıkan arızalar, aniden çıkan sağlık sorunları, -enduro srasında geçici felç olan arkadaşımız var- ve en önemlisi KAZA yı nasıl planlayacaksınız. KAZA geliyorum demez.

Önemli olan başımıza gelenin analizini doğru yapabilmektir.

Emrollo arkadaşımız Allah korusun bacağını kırıp motorun altında kalsaydı ve telefon çekmese idi yahut allah korusun başını vurup bilincini yitirse idi, vs. vs. dağın başında bir başına nasıl bir analiz yapacaktı gerçekten merak etmekteyim.

Enduro da hatta motosiklette önemli olan aynı rotayı yüzlerce kez yapmak değil, sürekli keşfetmektir. ve bu da bence yalnız yapılması gereken en son şeydir.

Herkese kazasız belasız sürüşler.....
 
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
459
savaş Bey, sizinde bu şekilde tek başınıza enduro geziler yaptığınızı bu sayfalardan biliyoruz. Ben enduroclup.sitesine de üyeyim ve orada tek başına, suriyeden girip filistinden çıkan, kuzey kutbuna giden abilerimiz ustalarımız ve maceraları var,

Ancak tek başına motora binipde dur şu dağı keşfedeyim, dur şu ormanı fethedeyim mantığı yok kimse de...,



Bilgisayar başında google den çıkartılan yollarla, arazi hiç bir zaman birbirine uymaz, hadi uydu diyelim, diğer faktörleri (hava durumu, aniden çıkan arızalar, aniden çıkan sağlık sorunları, -enduro srasında geçici felç olan arkadaşımız var- ve en önemlisi KAZA yı nasıl planlayacaksınız. KAZA geliyorum demez.



Emrollo arkadaşımız Allah korusun bacağını kırıp motorun altında kalsaydı ve telefon çekmese idi yahut allah korusun başını vurup bilincini yitirse idi, vs. vs. dağın başında bir başına nasıl bir analiz yapacaktı gerçekten merak etmekteyim.

Enduro da hatta motosiklette önemli olan aynı rotayı yüzlerce kez yapmak değil, sürekli keşfetmektir. ve bu da bence yalnız yapılması gereken en son şeydir.

Herkese kazasız belasız sürüşler.....

En açıklayıcı ve mantıklı yorumu siz yapmışsınız... Tebrikler...:cat:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
5,610
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
savaş Bey, sizinde bu şekilde tek başınıza enduro geziler yaptığınızı bu sayfalardan biliyoruz. Ben enduroclup.sitesine de üyeyim ve orada tek başına, suriyeden girip filistinden çıkan, kuzey kutbuna giden abilerimiz ustalarımız ve maceraları var,
Ancak tek başına motora binipde dur şu dağı keşfedeyim, dur şu ormanı fethedeyim mantığı yok kimse de...,
Bilgisayar başında google den çıkartılan yollarla, arazi hiç bir zaman birbirine uymaz, hadi uydu diyelim, diğer faktörleri (hava durumu, aniden çıkan arızalar, aniden çıkan sağlık sorunları, -enduro srasında geçici felç olan arkadaşımız var- ve en önemlisi KAZA yı nasıl planlayacaksınız. KAZA geliyorum demez.
Emrollo arkadaşımız Allah korusun bacağını kırıp motorun altında kalsaydı ve telefon çekmese idi yahut allah korusun başını vurup bilincini yitirse idi, vs. vs. dağın başında bir başına nasıl bir analiz yapacaktı gerçekten merak etmekteyim.
Enduro da hatta motosiklette önemli olan aynı rotayı yüzlerce kez yapmak değil, sürekli keşfetmektir. ve bu da bence yalnız yapılması gereken en son şeydir.
Herkese kazasız belasız sürüşler.....

Bunlar da sizin yorumunuz ve tercihinizdir saygı duyarım.
Ancak bir konuda eleştiride bulunurken en azından bireysel tecrübelerden yola
çıkmakta büyük fayda olduğu kanaatindeyim.
Benzer bir kaç rota yapmış arkadaşların önerileri çok daha yapıcı olacaktır.
bu tip rotalara hazırlanırken Googleearth olmazsa olmaz bir yardımcıdır Ancak yoldaki çukurları göstermez,eğimleri,berbat rampaları,tarla yollarını,patikaları göstermez.bunları biz görmek zorundayız.
Hava durumunu dikkate almadan,motorun bakımı yapılmadan,fiziksel kondüsyon ve moral tam olmadan böyle bir yola zaten çıkılmaz.
Gaz teli,debriyaj teli değiştiremiyen,basit arızalarla başedemeyen bir motorcunun uzun yoldışı rotalara girmesi sadece aptallıktır
Donanımlı,tecrübeli bir endurocu iyi planlanmış her rota ile başa çıkabilir.
kaza planlanmaz diyorsun doğrudur ama kazanın önlenmesi planlanabilir.
bu da kendi performansımızı,motorun durumunu,yolun durumunu doğru değerlendirerek yapılır.
Motorun üzerinde duramayacak kadar yorgun biri yola devam ederse düşecektir,Düşmemesi imkansızdır.Ama yorgunlugunun farkına varan biri
durur dinlenir,gerekirse her 3-4 km de dinlenir öyle devam eder ve bununla kaza olmamasını planlamış olur.
16 yaşındaki kızların tekbaşına tekneyle dünya turu yaptığı 2010 yılında bizim 20 km lik yoldışı bir rotayı bu kadar korkutucu bulmamız oldukça gariptir.
Kaldı ki Kuzey kutbuna motorla tek başına gidiliyorsa taşdelen ormanına niye gidilmesin?
Nordcapp yolu daha az mı tehlikeli?,
Diğer yandan bakarsak;
yoldışı rotalarda gezip de düşmemek,en azından motoru yatırmamak mümkün değildir.
Endurocu düşüp kalkan adamdır,bu yüzden kazanın analizini daha rahat yapabilir.
Ben yola tek başıma çıkarken tehlikenin elbette farkındayım.Bazı rotalarımda 20 30 km cep sinyali almadığım oluyor,GPS in sadece pusula olduğu,sadece koordinat verdiği yerlerde geziyorum çoğu zaman.
Bu da benim tercihimdir,kimse aynısını yapmak zorunda değil.benim tecrübem bana özgüdür,motor kullanıcısı olmanın dışında farklı tecrübelerim olmasa yola çıkmam bile.
Ama şurası da bir gerçek ki tek başına çıkılan yol dışı rotalar emin olun ki İstanbul trafiğinden daha zor değildir.İstanbul trafiğinde daha fazla tehlike içindeyiz.
Bu yüzden kimse tek başına yol dışı rotaları ne hafife alsın,ne de gözünde büyütsün sadece yeterli tecrübe olduğunda gidilebilecek,başarılabilecek rotalar olduğunu bilsin kafi.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Bunlar da sizin yorumunuz ve tercihinizdir saygı duyarım.
Ancak bir konuda eleştiride bulunurken en azından bireysel tecrübelerden yola
çıkmakta büyük fayda olduğu kanaatindeyim.
Benzer bir kaç rota yapmış arkadaşların önerileri çok daha yapıcı olacaktır.
bu tip rotalara hazırlanırken Googleearth olmazsa olmaz bir yardımcıdır Ancak yoldaki çukurları göstermez,eğimleri,berbat rampaları,tarla yollarını,patikaları göstermez.bunları biz görmek zorundayız.
Hava durumunu dikkate almadan,motorun bakımı yapılmadan,fiziksel kondüsyon ve moral tam olmadan böyle bir yola zaten çıkılmaz.
Gaz teli,debriyaj teli değiştiremiyen,basit arızalarla başedemeyen bir motorcunun uzun yoldışı rotalara girmesi sadece aptallıktır
Donanımlı,tecrübeli bir endurocu iyi planlanmış her rota ile başa çıkabilir.
kaza planlanmaz diyorsun doğrudur ama kazanın önlenmesi planlanabilir.
bu da kendi performansımızı,motorun durumunu,yolun durumunu doğru değerlendirerek yapılır.
Motorun üzerinde duramayacak kadar yorgun biri yola devam ederse düşecektir,Düşmemesi imkansızdır.Ama yorgunlugunun farkına varan biri
durur dinlenir,gerekirse her 3-4 km de dinlenir öyle devam eder ve bununla kaza olmamasını planlamış olur.
16 yaşındaki kızların tekbaşına tekneyle dünya turu yaptığı 2010 yılında bizim 20 km lik yoldışı bir rotayı bu kadar korkutucu bulmamız oldukça gariptir.
Kaldı ki Kuzey kutbuna motorla tek başına gidiliyorsa taşdelen ormanına niye gidilmesin?
Nordcapp yolu daha az mı tehlikeli?,
Diğer yandan bakarsak;
yoldışı rotalarda gezip de düşmemek,en azından motoru yatırmamak mümkün değildir.
Endurocu düşüp kalkan adamdır,bu yüzden kazanın analizini daha rahat yapabilir.
Ben yola tek başıma çıkarken tehlikenin elbette farkındayım.Bazı rotalarımda 20 30 km cep sinyali almadığım oluyor,GPS in sadece pusula olduğu,sadece koordinat verdiği yerlerde geziyorum çoğu zaman.
Bu da benim tercihimdir,kimse aynısını yapmak zorunda değil.benim tecrübem bana özgüdür,motor kullanıcısı olmanın dışında farklı tecrübelerim olmasa yola çıkmam bile.
Ama şurası da bir gerçek ki tek başına çıkılan yol dışı rotalar emin olun ki İstanbul trafiğinden daha zor değildir.İstanbul trafiğinde daha fazla tehlike içindeyiz.
Bu yüzden kimse tek başına yol dışı rotaları ne hafife alsın,ne de gözünde büyütsün sadece yeterli tecrübe olduğunda gidilebilecek,başarılabilecek rotalar olduğunu bilsin kafi.

Savaş Abi'nin dediklerine katılıyorum. Kendisi sürüş anlamında örnek aldığım, hatta ilham aldığım insanlardandır. Ayrıca sonuçta motosiklet kullanarak belli bir riski kabullenmiş oluyoruz en baştan. Ancak herkesin risk algılaması ve değerlendirmesi doğal olarak farklı. Sonuçta hepimizin kapasitesi veya karakteri aynı değil.

Bu tür rotalara bir daha girmemek gibi bir düşüncem yok; aksine daha sertlerine de girmek istiyorum. Üstelik Savaş Abi'nin dediği gibi düşmenin enduro sürüşünde doğal bir şey olduğuna ben de katılıyorum. Yalnız, bu gibi rotalara tek başına girme konusunda eskisi gibi düşünmüyorum. Kesinlikle girilmemeli de diyemem. Onun zevki bambaşka, çok iyi biliyorum.

Arazide veya yukarıdaki gibi yollarda düşmek, motoru devirmek çok doğal bir şey. Motoru devirmiş olmak, kaldıramamış olmak, acemi gibi görünmek vs. hiç umrumda değil. Önemli olan bunlardan dersler çıkarmak. Benim bu gezide bir sürü hatam oldu. Hepsini aklımda bir kenara not aldım. Tüm bu hatalarımın üzerine gidip, gerekli önlemleri alsam bile bu yola bir daha tek başına girer miyim bilemiyorum. Benim şu anki risk değerlendirmemde sınırlarımı aşıyor. İki kişi derseniz kesinlikle girerim. Hiç düşünmem.

Dediğim gibi sonuçta hepimizin karakteri, deneyimi farklı ve risk değerlendirmelerimiz de ona göre farklı oluyor.

O değil de Savaş Abi, bir ara o taraflara gelsem de şöyle biraz tozu dumana katsak birlikte... :bounce:
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Bir hafta sonu daha yaklaştığına göre gectıgımız hafta kazanılan tecrubeleri de yanımıza alarak bu hafta sonu ortak birşeyler yapmaya ne dersiniz?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
5,610
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Savaş Abi'nin dediklerine katılıyorum. Kendisi sürüş anlamında örnek aldığım, hatta ilham aldığım insanlardandır. Ayrıca sonuçta motosiklet kullanarak belli bir riski kabullenmiş oluyoruz en baştan. Ancak herkesin risk algılaması ve değerlendirmesi doğal olarak farklı. Sonuçta hepimizin kapasitesi veya karakteri aynı değil.

Bu tür rotalara bir daha girmemek gibi bir düşüncem yok; aksine daha sertlerine de girmek istiyorum. Üstelik Savaş Abi'nin dediği gibi düşmenin enduro sürüşünde doğal bir şey olduğuna ben de katılıyorum. Yalnız, bu gibi rotalara tek başına girme konusunda eskisi gibi düşünmüyorum. Kesinlikle girilmemeli de diyemem. Onun zevki bambaşka, çok iyi biliyorum.

Arazide veya yukarıdaki gibi yollarda düşmek, motoru devirmek çok doğal bir şey. Motoru devirmiş olmak, kaldıramamış olmak, acemi gibi görünmek vs. hiç umrumda değil. Önemli olan bunlardan dersler çıkarmak. Benim bu gezide bir sürü hatam oldu. Hepsini aklımda bir kenara not aldım. Tüm bu hatalarımın üzerine gidip, gerekli önlemleri alsam bile bu yola bir daha tek başına girer miyim bilemiyorum. Benim şu anki risk değerlendirmemde sınırlarımı aşıyor. İki kişi derseniz kesinlikle girerim. Hiç düşünmem.

Dediğim gibi sonuçta hepimizin karakteri, deneyimi farklı ve risk değerlendirmelerimiz de ona göre farklı oluyor.

O değil de Savaş Abi, bir ara o taraflara gelsem de şöyle biraz tozu dumana katsak birlikte... :bounce:

tek kişilik rotaların keyfini ancak yaşayan bilir.Motorun ve sürücünün sınırlarını gördüğü rotalardır,kimsenin gevezelik etmediği,naz yapmadığı,kıllık çıkarmadığı,
pes etmediği rotaları hep tercih etmişimdir:)
 
Son düzenleme:
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
1,610
Okudukça ben daraldım :)
Geçmiş olsun bizede iyi bir ders oldu bunlar.

"KAZASIZ SÜRÜŞLER"
 
Katılım
19 May 2007
Mesajlar
1,302
dostum öncelikle geçmiş olsun diyorum sonrada 1tavsiye bu yollara kesinlikle tek gitme en azından 1 artçı ile çık adanadan selamlar.:rendeer:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst