Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanılır !....
Bu kazandığın tecrübenin, senin için son derece önemli olduğu
kanaatindeyim...
'' emrello '' dost insan; önemli olan sağlığına herhangibir zeval
gelmemesi idi.
Tabiki bu olay hiç yaşanmasa daha mükemmel olurdu..
Yaptığın ve yapacağın enbüyük ve en son kazanın bu olmasını dilerim..
Tekerin düz bassın.. Kazasız keyifli rotalar dilerim..
Bu ufak durum seni yıldırmasın sakın !..:cat: ::saad::
![]()
Sağol Savaş Abi,
Aslında manet haricinde bahsettiğin malzemelerin hepsi vardı. Tel de dahil. Motor vitesteydi. Taş koyma, tahtalarla destekleme vs. her türlü numarayı denedim ama olmadı (resimde taş görünüyor zaten). Aslında zorlasam belki başarabilirdim ama birincisi belimi sakatlama riskini almak istemedim, ikincisi de kaldırsam bile gevşek zeminde güvenle harekete geçirebilir miydim bilemedim. Jandarma arkadaşlarla motoru sabitlemek için resimdeki taşı kullandık.
Freni sabitlemek için genelde kalın paket lastiği kullanıyorum bu arada, çok iyi iş görüyor. :cat:
.
ilk şok anında enerjimiz diptedir.
Sanıyorum sen motoru yatırır yatırmaz hemen kaldırmaya çalıştın
böyle bir durumda benzin sızıntısı yoksa 10-15 dk dinlenip şoku atlatmak,su içmek hatta varsa bir kesme şeker yemek gerekir
kendini zorlarsan motoru kaldıramazsın ,dogru kaldırmayı bilirsen zaten zorlanmazsın
motorun saga yatması aslında senin avantajınmış.
Ben aksi kanaatteyimEvet, ders oldu. Tabii ki hafif arazi koşullarının olduğu gezilere devam edeceğim ama tek başına tehlikeli ve ıssız rotalara girmeye artık son veriyorum. Bir şey yanlışsa yanlıştır, ısrarcı olmanın alemi yok. Dalışta olduğu gibi en az iki kişi olmakta fayda var.
Ben aksi kanaatteyim
Issız rotalar sadece bana kalmamalı.Endurocu kolay pes etmez.
dalışla motosiklet kullanmayı birbirine karıştırman doğru değil.
(bu arada ilk dalış brövem motosiklet ehliyetimden en az 15 yıl öncesinde alınmıştır).
doğru planlanmış rotalarda,doğru yöntemlerle ilerlemek tek başına da olsa daima sorunsuzca mümkün kılınabilir.
Önemli olan başımıza gelenin analizini doğru yapabilmektir.
Endurocu dediğimiz macera adamı bazen bir sezonda beş on kez düşer.Bu düşmelerin çoğu yol dışı rotalarda olur.,Yoldışı rotalardaki düşmelerin neredeyse tamamı mola verileceğine yakın gerçekleşir ve bir endurocu aynı yerde,aynı hatalarla,aynı şekilde asla 2.kez düşmez.
Motor kullanırken konsantrasyonun bitmesine yakın anlarda.konsantrasyon azaldığında yolu değerlendirebilme yetisi azalır.
yol dışı rotalar çoğu kez asfalt rotalardan kat be kat zorludur.
Bazen 20 km lik bir yoldışı rota 500 km lik bir asfalt rotadan daha yorucudur.ve bizi yanıltan yoldışı rotanın kısalığıdır.
Seni düşüren hem konsantrasyon eksikliği ve köpeklerle karşılaşma endişesinin birleşimi olmuş.
Geri dönüp hata analizlerini buna göre yaparsan aynı rotayı düşmeden yüzlerce kez aşabilirsin.
doğru planlanmış rotalarda,doğru yöntemlerle ilerlemek tek başına da olsa daima sorunsuzca mümkün kılınabilir.
Önemli olan başımıza gelenin analizini doğru yapabilmektir.
savaş Bey, sizinde bu şekilde tek başınıza enduro geziler yaptığınızı bu sayfalardan biliyoruz. Ben enduroclup.sitesine de üyeyim ve orada tek başına, suriyeden girip filistinden çıkan, kuzey kutbuna giden abilerimiz ustalarımız ve maceraları var,
Ancak tek başına motora binipde dur şu dağı keşfedeyim, dur şu ormanı fethedeyim mantığı yok kimse de...,
Bilgisayar başında google den çıkartılan yollarla, arazi hiç bir zaman birbirine uymaz, hadi uydu diyelim, diğer faktörleri (hava durumu, aniden çıkan arızalar, aniden çıkan sağlık sorunları, -enduro srasında geçici felç olan arkadaşımız var- ve en önemlisi KAZA yı nasıl planlayacaksınız. KAZA geliyorum demez.
Emrollo arkadaşımız Allah korusun bacağını kırıp motorun altında kalsaydı ve telefon çekmese idi yahut allah korusun başını vurup bilincini yitirse idi, vs. vs. dağın başında bir başına nasıl bir analiz yapacaktı gerçekten merak etmekteyim.
Enduro da hatta motosiklette önemli olan aynı rotayı yüzlerce kez yapmak değil, sürekli keşfetmektir. ve bu da bence yalnız yapılması gereken en son şeydir.
Herkese kazasız belasız sürüşler.....
savaş Bey, sizinde bu şekilde tek başınıza enduro geziler yaptığınızı bu sayfalardan biliyoruz. Ben enduroclup.sitesine de üyeyim ve orada tek başına, suriyeden girip filistinden çıkan, kuzey kutbuna giden abilerimiz ustalarımız ve maceraları var,
Ancak tek başına motora binipde dur şu dağı keşfedeyim, dur şu ormanı fethedeyim mantığı yok kimse de...,
Bilgisayar başında google den çıkartılan yollarla, arazi hiç bir zaman birbirine uymaz, hadi uydu diyelim, diğer faktörleri (hava durumu, aniden çıkan arızalar, aniden çıkan sağlık sorunları, -enduro srasında geçici felç olan arkadaşımız var- ve en önemlisi KAZA yı nasıl planlayacaksınız. KAZA geliyorum demez.
Emrollo arkadaşımız Allah korusun bacağını kırıp motorun altında kalsaydı ve telefon çekmese idi yahut allah korusun başını vurup bilincini yitirse idi, vs. vs. dağın başında bir başına nasıl bir analiz yapacaktı gerçekten merak etmekteyim.
Enduro da hatta motosiklette önemli olan aynı rotayı yüzlerce kez yapmak değil, sürekli keşfetmektir. ve bu da bence yalnız yapılması gereken en son şeydir.
Herkese kazasız belasız sürüşler.....
Bunlar da sizin yorumunuz ve tercihinizdir saygı duyarım.
Ancak bir konuda eleştiride bulunurken en azından bireysel tecrübelerden yola
çıkmakta büyük fayda olduğu kanaatindeyim.
Benzer bir kaç rota yapmış arkadaşların önerileri çok daha yapıcı olacaktır.
bu tip rotalara hazırlanırken Googleearth olmazsa olmaz bir yardımcıdır Ancak yoldaki çukurları göstermez,eğimleri,berbat rampaları,tarla yollarını,patikaları göstermez.bunları biz görmek zorundayız.
Hava durumunu dikkate almadan,motorun bakımı yapılmadan,fiziksel kondüsyon ve moral tam olmadan böyle bir yola zaten çıkılmaz.
Gaz teli,debriyaj teli değiştiremiyen,basit arızalarla başedemeyen bir motorcunun uzun yoldışı rotalara girmesi sadece aptallıktır
Donanımlı,tecrübeli bir endurocu iyi planlanmış her rota ile başa çıkabilir.
kaza planlanmaz diyorsun doğrudur ama kazanın önlenmesi planlanabilir.
bu da kendi performansımızı,motorun durumunu,yolun durumunu doğru değerlendirerek yapılır.
Motorun üzerinde duramayacak kadar yorgun biri yola devam ederse düşecektir,Düşmemesi imkansızdır.Ama yorgunlugunun farkına varan biri
durur dinlenir,gerekirse her 3-4 km de dinlenir öyle devam eder ve bununla kaza olmamasını planlamış olur.
16 yaşındaki kızların tekbaşına tekneyle dünya turu yaptığı 2010 yılında bizim 20 km lik yoldışı bir rotayı bu kadar korkutucu bulmamız oldukça gariptir.
Kaldı ki Kuzey kutbuna motorla tek başına gidiliyorsa taşdelen ormanına niye gidilmesin?
Nordcapp yolu daha az mı tehlikeli?,
Diğer yandan bakarsak;
yoldışı rotalarda gezip de düşmemek,en azından motoru yatırmamak mümkün değildir.
Endurocu düşüp kalkan adamdır,bu yüzden kazanın analizini daha rahat yapabilir.
Ben yola tek başıma çıkarken tehlikenin elbette farkındayım.Bazı rotalarımda 20 30 km cep sinyali almadığım oluyor,GPS in sadece pusula olduğu,sadece koordinat verdiği yerlerde geziyorum çoğu zaman.
Bu da benim tercihimdir,kimse aynısını yapmak zorunda değil.benim tecrübem bana özgüdür,motor kullanıcısı olmanın dışında farklı tecrübelerim olmasa yola çıkmam bile.
Ama şurası da bir gerçek ki tek başına çıkılan yol dışı rotalar emin olun ki İstanbul trafiğinden daha zor değildir.İstanbul trafiğinde daha fazla tehlike içindeyiz.
Bu yüzden kimse tek başına yol dışı rotaları ne hafife alsın,ne de gözünde büyütsün sadece yeterli tecrübe olduğunda gidilebilecek,başarılabilecek rotalar olduğunu bilsin kafi.
Savaş Abi'nin dediklerine katılıyorum. Kendisi sürüş anlamında örnek aldığım, hatta ilham aldığım insanlardandır. Ayrıca sonuçta motosiklet kullanarak belli bir riski kabullenmiş oluyoruz en baştan. Ancak herkesin risk algılaması ve değerlendirmesi doğal olarak farklı. Sonuçta hepimizin kapasitesi veya karakteri aynı değil.
Bu tür rotalara bir daha girmemek gibi bir düşüncem yok; aksine daha sertlerine de girmek istiyorum. Üstelik Savaş Abi'nin dediği gibi düşmenin enduro sürüşünde doğal bir şey olduğuna ben de katılıyorum. Yalnız, bu gibi rotalara tek başına girme konusunda eskisi gibi düşünmüyorum. Kesinlikle girilmemeli de diyemem. Onun zevki bambaşka, çok iyi biliyorum.
Arazide veya yukarıdaki gibi yollarda düşmek, motoru devirmek çok doğal bir şey. Motoru devirmiş olmak, kaldıramamış olmak, acemi gibi görünmek vs. hiç umrumda değil. Önemli olan bunlardan dersler çıkarmak. Benim bu gezide bir sürü hatam oldu. Hepsini aklımda bir kenara not aldım. Tüm bu hatalarımın üzerine gidip, gerekli önlemleri alsam bile bu yola bir daha tek başına girer miyim bilemiyorum. Benim şu anki risk değerlendirmemde sınırlarımı aşıyor. İki kişi derseniz kesinlikle girerim. Hiç düşünmem.
Dediğim gibi sonuçta hepimizin karakteri, deneyimi farklı ve risk değerlendirmelerimiz de ona göre farklı oluyor.
O değil de Savaş Abi, bir ara o taraflara gelsem de şöyle biraz tozu dumana katsak birlikte... :bounce: