Biliyorumda o adam birey, belediyeye resmi işlem başlatacak bir yerlere goturmek istiyorum.. Mahkemelere ciksin hem zamanından hem parasindan olsun. 1 yolcu alcak diye 50kisinin hayatini tehlikeye atan karaktersizler, 3hafta önce arabama carpti (duran araba) ve inip `ne yapiyorsun sen lan` diye bairmaya başladı. Günüm rezil oldu hepsine tavim lan
Burası Türkiye, öyle bir makam yok.
Nenemin evinin duvarını belediye yıkmış, kaymakamın özel kalem müdürne dilekçe yazdım, belediye başkanının şöförü hemen kaymakamlığa gelip bu dilekçeyi kim yazdı diye beni sordurmuş, 2000 nüfuslu yerde tek uzun saçlı şahıs ben olunca tanıdılar. Ellerinden gelse evin yolunu suyunu kapataklar. Burada otorite ile uğraşılmaz.
Sene 2006, ıspartada eski tabakhanennin yanında arkadaşlar ile top oynuyoruz, 2 tane serseri bize kelebek bıçak gösterip sizi asarım keserim diyordu. ( bizim yaşlar 13 ) Bizde bir arka sokağa gidip polisi aradık:
- Alo 155
+ Alo amca biz ...... yerdeyiz bize 2 kişi bıçak çekiyorlar
- Kaçın evladım oradan, kaçın uzaklaşın o ipnelerden
Telefonu kapatır, 30 saniye sonra ben tekrar 155'i aradım. Isparta o zamanlar 112 sistemine bağlı olmadığından yine aynı haber merkezinden aynı eleman telefona çıktı
- 155 buyrun
+ Alo amca, biz madem kaçacaktık devlet sana ne diye para veriyor ne diye sen beline taktın o silahı ?
- Gelirsem oraya bu silahı senin ananın .......... sokarım.
Ertesi gün valiliğe gittim, üst kata çıktım. Vali yardımcısının odasından çıkan ilk adamın önünü kesip durumu anlattım, adam kimdi bilmiyorum. Bana kolonya ve şeker verdiler, eve gittim.
Isparta Gönen Anadolu Öğretmen lisesinde geceleri yurtta kalan yatılı çocukarı, özellikle ailesinin durumu çok kötü olan, çocuğuna sahip çıkamayacak kadar uzakta bulunan ailelerin çocuklarını, kendini eğitimci sanan 2-3 tane şeref mağduru hocalar sağda solda sıkıştırıp, yurdun en alt katındaki banyoda, valiz odasında sıkıştırıp hakaret, küfürü geçtim hırsızlık gibi yüz kızartıcı suçlarla oradaki çocukları itham ettiler.
Okul müdürüne söyledik, sizi okuldan attırırım devlet memuru olamazsınız dedi. Kaymakalmlığa dilekçe yazdık 1 defa okuyan olmamıştır. BİMER'e mail attık takan olmadı. Okula gelen bakanlık müfettişine yemekhanenin ortasında durumu anlattım, müfettiş omzumdan tuttu :
devlet işlerinde çok kolay bir iş vardır evladım, birisinin üzerine bir çamur atarsın, hayatı boyunca temizleyemez. Bir daha okul idarecileri ile ilgili şikayette bulunmayın, altından kalkamayacağınız şeylerle uğraşırsınız dedi.
Ben ümidi kestim, bu devletten ve milletten sadece taze yoğurt olur, su olur, nane olur. Ama bunları bir araya getirip biz cacık yapamayız.
Bu arada bizim köyün belediye dolmuşunun şöförü öğrenci olmama rağmen tam parası istiyor benden diye belediyeye şikayet ettim, adam beni görünce artık minübüsü durdurmuyor bile. Yani yine kendi ayağımıza sıktık. Bulsam bi tane keleş falan, en azından kendi kapımın önünü temizleyim diyerek buradan 3-5 kişiyi uçurup bende dağa çıkacam.
Kısacası Türkiye'de idareciler kendi personellerini denetlemek yerine onları koruyup, kolluyor.