- Konu Yazar
- #1
Yine 4 günlük sürem vardı ve yol beni bekliyordu.
Perşembe sabahı çocukları servislerine bindirdikten sonra saat 8:30 gibi yola düştüm.Çıkış kilometrem 19136 km.Resmi biraz geç çektim.
Hedef Kastamonu olduğundan Bolu vb transit geçiyorum.Giderken aslında Mengen'e de uğrayayım diye düşünüyordum ama Gerede üzerinden sapıp Karabük ve Safranbolu'nun içinden geçtim.(Dönüşte Mengen'e uğradım uğranmasa da olur)
Yanımda ekstra olarak iki şişe su ve bir de fasulye konservesi vardı , Düzce civarının adalet yürüyüşünde yaptığı terbiyesizlikten dolayı burada mola vermek istemedim , yol kenarında durup konserve fasulyemi yedim , suyumu içtim ve devam ettim.
Safranbolu gibi turistik özellik kazanmış yerlerde kendimi rahat hissetmiyorum (kabul genel olarak rahatsızım
) o nedenle sadece bir kare fotoğraf çekecek kadar durdum.
Karabük'ün ise sadece içine girip çıktım , tam ortaya heyula gibi bir mutant avm dikmişler trafiği felç etmişti.
Durmak istediğim yerler bu gibi yerler işte.
Çiş ve böğürtlen molası , her zaman ki gibi.
Araç ilçesi üzerinden geçip Kastamonu'ya girdim.Kastamonu'da potansiyel'inin altında kalmış bir şehir bunu girer girmez hissediyorsunuz.Burada da apartmanlaşma yaygınlaşmış bazı bölgelerde boş evler var.Bazı bölgelerde de kente yakışmayacak kadar yüksek apartmanlar.
Oteli ayarlayıp dolaşmaya çıkıyorum (Otel vasat altı bir pazarlamacı oteli , kirli değil belki ama banyo yapmak istemedim) fiyat ucuz 45 tl ne bekliyorsun ki demeyin tüm gezilerimde otele verdiğim para maksimum 70 tl oluyor ve çok güzel oteller mevcut bu fiyatlarda.
Kastamonu Ormanlık bir alan epey ahşap minare gördüm.
Dolaşırken bir kapıya asılmış keçi kafaları dikkatimi çekti.
Çarşı da dolaştım durdum , çarşısında pastırmacılar vb bol , sepet helvası (cazip gelmiyor) ve nerede ise her yerde sarımsak var Taşköprü nedeni ile.Yemek ararken kuyu kebapçıları gördüm kasaplar çarşısında ama zamanı geçti , ısıtırlar dedi sorduğum berber , onun yerine döner önerdi.Oradaki lokantaları önerdi ama ben dolaşıp başka bir yer gördüm Naila Döner diye , Vedat Milör'ün gezdiği bir yermiş , bu adamın Anadoluyu gezmemesi lazım , firmalara gereksiz bir gerginlik ekliyor.Döner aman aman değildi , ama iyi et olduğu belli , kimse bana ne içersin demediğinden masada bulunan bedava suyu içtim , dönerin farkı küçük bir tabak ve sadece et , yanında bir çay tabağı gibi tabakta doğranmış soğan-maydonuz var.Denenebilir porsiyon fiyatı 17 tl , bana göre pahalı.
Dolaşırken simit tiridi yazısını gördüm bunu denemeliyim dedim sabah (Antalya'da paçacı Şaban'da simitli beyin yemiş birisi olarak tabii kastamonu simidi biraz farklı) , yolun diğer tarafındaki dar sokaklar fakir semtler , boş evler , dik yokuşları dolaştım.
Çorba içmek istedim gece yatmadan ama baktım işkembe vb çoğu yerde 12 tl (beklenti 7 tl) , ben de gidip üniversite zamanlarımızın fakir dostu yemeği kastamonu kır pidesi yedim patatesli tanesi 2 tl
Sabah erken uyandım kahvaltı yapıp (otelle pazarlık yapıp kahvaltı varsa da istemiyorum) Taşköprü'de kuyu kebabı yemek amacım.Simit tiridi yazan gözüme düzgün gözüken yere girdim ara sokaklarda ama yoktu , bende yeşil mercimek çorbası içtim , içine yoğurtta katılmıştı bu açıdan farklıydı makul buldum su yine masada (samimi buluyorum böyle yerleri) fiyat 4 tl.Simit tiridini artık kısmet olursa başka zaman denerim.
Çorba makuldü ama artık anadolu'da yemek fiyatları eskisi gibi ucuz değil , tavuk döner kültürü maalesef her yeri sarmış mesela Bartın'da belli saatten sonra alternatif yok gibi bir şeydi.
Çorba'dan sonra toparlanıp , Taşköprü'ye doğru yola düştüm.
Kastamonu güzel bir yer insanları önyargılarımda olduğu gibi kaba-saba değil.
Not: bu arada son dönemde kötü yemek vb tecrübesi edindiğim yerler hakkında en doğru görüşler tripadvisor sitesinde idi , google yorumları manipülasyona daha açık.
Perşembe sabahı çocukları servislerine bindirdikten sonra saat 8:30 gibi yola düştüm.Çıkış kilometrem 19136 km.Resmi biraz geç çektim.
Hedef Kastamonu olduğundan Bolu vb transit geçiyorum.Giderken aslında Mengen'e de uğrayayım diye düşünüyordum ama Gerede üzerinden sapıp Karabük ve Safranbolu'nun içinden geçtim.(Dönüşte Mengen'e uğradım uğranmasa da olur)
Yanımda ekstra olarak iki şişe su ve bir de fasulye konservesi vardı , Düzce civarının adalet yürüyüşünde yaptığı terbiyesizlikten dolayı burada mola vermek istemedim , yol kenarında durup konserve fasulyemi yedim , suyumu içtim ve devam ettim.
Safranbolu gibi turistik özellik kazanmış yerlerde kendimi rahat hissetmiyorum (kabul genel olarak rahatsızım
Karabük'ün ise sadece içine girip çıktım , tam ortaya heyula gibi bir mutant avm dikmişler trafiği felç etmişti.
Durmak istediğim yerler bu gibi yerler işte.
Çiş ve böğürtlen molası , her zaman ki gibi.
Araç ilçesi üzerinden geçip Kastamonu'ya girdim.Kastamonu'da potansiyel'inin altında kalmış bir şehir bunu girer girmez hissediyorsunuz.Burada da apartmanlaşma yaygınlaşmış bazı bölgelerde boş evler var.Bazı bölgelerde de kente yakışmayacak kadar yüksek apartmanlar.
Oteli ayarlayıp dolaşmaya çıkıyorum (Otel vasat altı bir pazarlamacı oteli , kirli değil belki ama banyo yapmak istemedim) fiyat ucuz 45 tl ne bekliyorsun ki demeyin tüm gezilerimde otele verdiğim para maksimum 70 tl oluyor ve çok güzel oteller mevcut bu fiyatlarda.
Kastamonu Ormanlık bir alan epey ahşap minare gördüm.
Dolaşırken bir kapıya asılmış keçi kafaları dikkatimi çekti.
Çarşı da dolaştım durdum , çarşısında pastırmacılar vb bol , sepet helvası (cazip gelmiyor) ve nerede ise her yerde sarımsak var Taşköprü nedeni ile.Yemek ararken kuyu kebapçıları gördüm kasaplar çarşısında ama zamanı geçti , ısıtırlar dedi sorduğum berber , onun yerine döner önerdi.Oradaki lokantaları önerdi ama ben dolaşıp başka bir yer gördüm Naila Döner diye , Vedat Milör'ün gezdiği bir yermiş , bu adamın Anadoluyu gezmemesi lazım , firmalara gereksiz bir gerginlik ekliyor.Döner aman aman değildi , ama iyi et olduğu belli , kimse bana ne içersin demediğinden masada bulunan bedava suyu içtim , dönerin farkı küçük bir tabak ve sadece et , yanında bir çay tabağı gibi tabakta doğranmış soğan-maydonuz var.Denenebilir porsiyon fiyatı 17 tl , bana göre pahalı.
Dolaşırken simit tiridi yazısını gördüm bunu denemeliyim dedim sabah (Antalya'da paçacı Şaban'da simitli beyin yemiş birisi olarak tabii kastamonu simidi biraz farklı) , yolun diğer tarafındaki dar sokaklar fakir semtler , boş evler , dik yokuşları dolaştım.
Çorba içmek istedim gece yatmadan ama baktım işkembe vb çoğu yerde 12 tl (beklenti 7 tl) , ben de gidip üniversite zamanlarımızın fakir dostu yemeği kastamonu kır pidesi yedim patatesli tanesi 2 tl
Sabah erken uyandım kahvaltı yapıp (otelle pazarlık yapıp kahvaltı varsa da istemiyorum) Taşköprü'de kuyu kebabı yemek amacım.Simit tiridi yazan gözüme düzgün gözüken yere girdim ara sokaklarda ama yoktu , bende yeşil mercimek çorbası içtim , içine yoğurtta katılmıştı bu açıdan farklıydı makul buldum su yine masada (samimi buluyorum böyle yerleri) fiyat 4 tl.Simit tiridini artık kısmet olursa başka zaman denerim.
Çorba makuldü ama artık anadolu'da yemek fiyatları eskisi gibi ucuz değil , tavuk döner kültürü maalesef her yeri sarmış mesela Bartın'da belli saatten sonra alternatif yok gibi bir şeydi.
Çorba'dan sonra toparlanıp , Taşköprü'ye doğru yola düştüm.
Kastamonu güzel bir yer insanları önyargılarımda olduğu gibi kaba-saba değil.
Not: bu arada son dönemde kötü yemek vb tecrübesi edindiğim yerler hakkında en doğru görüşler tripadvisor sitesinde idi , google yorumları manipülasyona daha açık.