xanoria;
regallerin vites geçiş sorunu yoktur. boşta yeşil lambasını da kolaylıkla bulursunuz. hyosung gv 250 ile ilgili bahsedilen sorunları ben de bu forumda okudum. hayrette kaldım. onca para vereceksiniz, motordan heves alamayacaksınız. bu şartlar altında hyosung gv 250 yi kötülemiyorum ama, bir terslik var biryerlerde.
b.müslüm;
sizi tebrik ediyorum. o kadar km yol yaptınız.
benim de küçük tecrübelerim oldu. hatırlayanlar bilir, ben bursa da motora binmiştim. şu an erzurum dayım. motorum bursa dan paketlenerek, ambar ile erzurum - oltu ya geldi. bu geliş süresi yaklaşık 20 günden fazla sürdü. 150 tl para ödedim. sizlere tavsiyem.. böyle bir nakliye durumu ile karşılaşırsanız, güzelce bir motorcuya paketlettirin.. derhal bir kargo firmasına aldırın. en geç 4 gün sonra elinizde olur. bizimkisi biraz acemilik oldu, ucuz olur diye ambara verdirdim.. pek de ucuz olmadı. onu geçin daha da kötüsü çok zaman aldı gelmesi.
motor gelince burda bir motorcuya toplattım. sürmeye başladım. ben de müslüm bey'in bahsettiği gibi ucuz tarifeden kıyafetler ayarlamıştım. örneğin, önceden derimontum vardı. yeni mont almadım. ama elbette ki bu montun korumaları yok. bu nedenle dikkatli olmaya çalışıyorum. yine 75 tl verip, yağmur ve soğuk geçirmeyen motorcu pantolonu almıştım. en ucuzu bu idi. yine kışın giydiğim botlarım vardı. onları kullanıyorum. yine.. kask meselesi.. bursa dan Nolan'ın yan ürünü olan tam kapalı Grex marka kask vardı. 160 tl ye almıştım.. 4 taksit. en pahalı kıyafetim bu oldu. illa Nolan almak şart değil. gayet güzel kask. son olarak eldiven, marketlerde kışın satılan içi bol elyaf dolu kışlık eldivenlerimden vardı. 10 TL lik. neyse bu kıyafetler ile bir erzurum a gideyim dedim. hava güzel. çıktım yola.. gördüm ki.. 100 ve üzeri hızlarda aşırı bir rüzgar kaskın içinden kulaklarımı üşütüyor. kask yüzüme tam oturuyor. ayrıca boğaz kısmında da üşüme oldu. bu nedenle kask içi maskenin şart olduğunu anladım. gerçi bazılar boğaz için flör takmayı da öneriyor ama.. maske daha güzel olur. her yeri kapatır. pantolon ile bot arası ister istemez açılıyor. çünkü botlar motorcu botu değil.. ordan ayak bileği üşüyor. buranın bir malzeme ile kapatılması gerekir. onun projelerini düşünme aşamasındayım. hani ucuz tarifeden giyiniyoruz ya. benzer sorun eldiven ile mont arasında oluyor bazen. ister istemez el bileğinde de açılmalar oluyor ve üşüme oluyor. eldivenin kol üzerine doğru uzayan kısımları olmalı. şöyle bir 15 cm filan uzun olmalı bileklik örten yerleri. elbette ki bu yazdıklarıma yağmur dahil değil. bir de yağmur olsa idi, o zaman görecektik ne olduğunu. bu durumda tüm kıyafetlerin yağmur geçirmeyen türden olması gerekir.
bunlar neyse, gelelim asıl meseleye.. motorumun önünden malum sesler geliyordu. bu sesler uzun uzun yazıldı "nedir bu zırıltılar" diye. sonunda bulundu tabi topikte bunların ne olduğu. aynısı bende de oldu. öncelikle km saatinden bu zırıltılar geliyor. belirli bir hızdan sonra.. zırıltı çıkıyorsa km saatini yolda giderken tutun, kesildiğini göreceksiniz. diğeri ise, her iki fanın radyatör ile birleşme yerlerinden geliyor. dikkat ettim, oradaki vidalar gevşemiş.. elimle fanları ileri geri yaptığımda boşluk olduğunu anlıyorum. ve ne yazıkki fanları tutan bazı vida yerleri kırılmış. bazı arkadaşlar yazmıştı. bunların bazı yerleri plastik diye. doğru, plastik vida tutma yerleri kırılmış. şu an her iki fanımda da bu kırılmalar mevcut ve değişmesi gerekiyor. bunlar erzurum yolunda olan hadiseler. asıl önemli hadise ise şudur: radyatörüm yolda delindi. daha önce bursa da delinmişti ve garantiden değişmişti. değişen radyatör tekrar delindi. yoldayım.. ne olacak, hız düşürerek erzuruma girdim. derhal erzurumda Doğan Motosiklet e gittim. ordaki usta, regal gibi büyük motosikletler ile de uğraşan bir usta idi. bana dediki, bunu erzurum da kaynatabilecek bir usta yok. istersen radyatör delik tıkayıcı atalım buna dedi. herhangi bir zararı olmadığını ve bir çok motosiklete bunu uyguladıklarını ifade etti. motorun erzurum da servisi de yok. mecbur kabul etmek zorunda kaldım. 1 litre antifiriz de aldım. çünkü yolda gelirken yaklaşık 3/1 lt antifiriz fırlattı makine. delik tıkayıcıyı antifiriz ile birlikte radyatöre döktük. motoru çalıştırdık.. hararet yapması için boşta gaz verdik durduk.. yaklaşık 5 dk sonra fanlar açtı ve antifiriz fışkırma derdi son buldu. oltu ya tekrar dönerken yolda motoru epey zorladım ki.. gerçekten delik tıkandı mı diye.. bir damla antifiriz eserine rastlamadım. hadi bunu hallettik diyelim ama, fanlara olan oldu.
sarıkayaları aradım. durumu izah ettim. erzurum da servis yok.. ne olacak dedim. bu arada, parçayı siz gönderin, ben burda kendi param ile taktırırım dedim. buna razıyım çünkü alternatif yok. sarıkayalarda motosiklet yetkilisi Cihan bey var. bu düşüncemi kabul etti. kendisine yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. yani ben fanları söküp ve istersem radyatörü de söküp.. kargo ile sarıkayalar a göndereceğim.. onlar bana yenisini gönderecekler. ben takma parasını vereceğim. parçayı sarıkayalar karşılamış olacak.
bu arada Cihan bey'e, bir ara çelik radyatörler gelecekti ne oldu diye sordum. çelik radyatörlerin gelmediğini ve eski sistem radyatörler ile devam etmek durumunda olduklarını ifade etti. bu konudaki son gelişme böyle oldu.
sizlere tavsiyem, fan vidalarınızı sürekli kontrol ediniz. ancak, plastik olan kısım ile ilgili yapacak bir şey yok.. plastik oluduğu için bir zaman sonra mutlaka kırılacaktır. bu plastik yerler için, ayrı bir donanım icat edebilirsek uygulamalıyız.. örneğin, plastik üzeri ince sac kaplama gibi bir şey olmalı ki, plastik kırılsa bile, fan yerine sağlam monteli dursun.
keyifli sürüşler...