dhocka
arkadaşlar tekrar selamlar...
bugün regalimi aldım ruhsat ve plaka işlemlerinden sonra yani en geç yarın akşama doğru motoru alıyorum... bu arada yardımlarından dolayı aykon daki murat bey ve tüm personele çok teşekkürler...
ayrıca bir hoşgeldin diyen bile olmadı ya neyse
Hayırlısı olsun... iyibir karar verdin de burada bu kadar adam var... bugün alacağım, haftaya alacağım gibi yazılar yazıyorlar... Sen ve
ozguryasar ve sizin gibi birkaç kişi daha var çıkıyorsunuz diyorsunuz ki ben dün aldım, bugün aldım falan... Demek ki yazılarımızı okuyan o kadar çok gizli elemanlar varki saman altından su yürüterek gidip motoru alıyorlar:mrgreen:
Süper bir makina aldınız... Şuan
3500 km.yi geçtim ve sorunsuz olarak kullanıyorum...
Kaldera ilk birkaç gün özellikle boş vites bulmada veya 1. vites ile 2. vites arasında zorlanabilirsin ama inan çok basit.. Sadece ayağının ve sol elinin alışmasına bağlı...
Ben genelde kırmızı ışığa gelince debriyajı sıkıp tak tak tak kaçıncı viteste olmuşsam olayım farketmez 1. vitese kadar geliyorum... Bu tak taklar arasında boş vitesi belirten yeşil ışık yanıp sönmüşse eğer, bil ki 2. vitesten 1. vitese geçmişsindir... Sonra ayağını pedalın altından hafifçe kaldırsan
tık diye tatlı bir ses duyacaksın ve
yeşil ışık yanacak... İşte boştasın... Sadece o sesi yakalaman önemli... Ayağını fazla kaldırırsan 1. vitesten sonra yeşili gördüğün gibi ışık yine sönecek ve 2. vitese geçmiş olacaksın... İyice sol ayak egzersizi gerek...:mrgreen:
Şaka bir yana hakikatten çok kolay ve yarın diyeceksin ki ne kadar kolaymış... Bu iş servise gidince düzelir diye bekleme... Servisin yapabileceği birşey yok sadece ayağının hafifliği önemli...
Örneğin yolda araba kullanırken
sol ayağınla frene bir dokun bak nasıl küt diye frenliyorsun... Ama
sağ ayak frene sanki altında yumurta varmış gibi istemeden dokunuyor... Senin ayakta 1. vitesten sonra pedalı boşu bulmak için yukarı kaldırırken ayakkabının burnunda yumurta varmış gibi alışacak ve boşu istemeden de olsa bulacaksın...:mrgreen:
işte bunun gibi birşey... Yumurta tarifi gibi oldu yaw...
Bu arada yeni modelin radyatörünün büyütüldüğünden bahsetmişti arkadaşlardan biri ve ne gerek var demişti... Resme bakınca radyatörün büyütülmeyip sadece yan monte edildiğini görüyorum...
spjet dostum bu su soğutmanın İngiltere'de tutulmama nedenini pahalı olarak belirtmişsin... Haklısın... Orada paund cinsinden bakarsan hava soğutmalılar bile oldukça pahalı aslında... Bir de adamlar zaten güneşe hasretler ve orada 30 derecenin üzerinde hava ısınmıyor bile... Buradaki İstanbul'un, İzmir'in, Antalya'nın sıcağını onlar ancak rüyalarında yada buraya gelirlerse görürler...:mrgreen: Demek hava soğutma orada yetiyor...
Son 2 aydır ben benim radyatörün fanının devreye bile girdiğini görmedim...:silent: Buda ortalama İngiltere'nin hava sıcaklığı zaten...
Rüzgarınız bol olsun arkadaşlar... :cat: