Çernobil Faciasına Motosikletçi Gözüyle Bakış

Katılım
13 Ocak 2010
Mesajlar
899
Görüş mü?Daha ne densin ki.. Nükleer santralin amacı daha ucuza enerji sağlayabilmek başka ne amacı var ki zararlarının yanında? Bi faydası var mı ? YOK.. E 13 yerine 29 kuruş olcaksa ne diye yapılıyor? Denenmemiş bir teknolojiyi kobay olarak üstümüzde deniyecekler. Tamam belki güvenli bi teknolojidir ama fay hattına bu kadar yakın bir noktada yapmak.. Saçmalık.. Ben nükleere açıkçası karşıyım... Bir de başbakanın müthiş bir projesi varmış. Türkiyenin altına devasa fay hatları açmak..

Başbakan Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılına yetiştirilmesi amacıyla başlattığı ve hazırlıkları çok gizli yürütülen ‘Çılgın Proje’nin, Samsun’dan Yumurtalık’a kadar 500 kilometre uzunluğunda bir denizyolu tüneli olduğu ortaya çıktı.

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/609704-basbakanin-cilgin-projesi-bu-mu



Edit: İTÜ'de bulunan nükleer araştırma enstitüsünden yardım alınmayıp rusya ile anlaşmak?
 
Katılım
10 Eyl 2007
Mesajlar
1,015
çok hoşuma gitti gerçekten.siteyi dolaştım biraz.insanı sürüklüyor.ordaymış gibi oldum bi an :)
 
Katılım
27 Eki 2010
Mesajlar
454
Çok üzücü ve büyük bir kaza arkasında kalanda esrarengiz bir şehir, Allah kimsenin başına vermesin..
 
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Nükleere hayır! Sonuna kadar hayır!

Hiçbir gerekçe nükleer enerji kullanımı için bahane olamaz!

Japonlar tsunamide hasar gören santrali 8,2 şiddetinde bir depremi hesap ederek yapmışlardı. Onlar Japon olduğu için 8,9'a bile dayandı, ama soğutma sistemi dayanmadı.

Nükleer gücün ne kadar yıkıcı olduğunu en iyi bilen toplum Japonlar. Depremi ve sonuçlarını en iyi bilen de onlar. Ayrıca teknik açıdan üstünlükleri tartışılmaz. Şimdi, Japonlar bile bu işte sınıfta kaldıysa, bize pazarlamaya çalıştıkları ne olduğu hala muamma olan tekonolojiye nasıl güveneceğiz?

Şu anki sonuç çok açık ve nettir (eskiden de öyledi ama kanıtlanmış oldu): NÜKLEER ENERJİ ÖLDÜRÜR!


Ne zaman olacağını bilemezsiniz ama mutlaka öldürür. Bu gerçeği üretim maliyetleri, enerji fiyatlarıyla, şununla bununla gizleyemezsiniz.

Doğanın ve toplumsal olayların geleceği öngörülemez. Bugün çok güvenli denilen bir bölge belki 10 bin yıllık deprem döngüsünün sonuna yaklaşmıştır ve 10 bin yıl önceki deprem bizim kayıtlarımızda yoktur! (Japonlar 8,2'yi öngördü ama 8,9'u tahmin edemedi)

Depremi boş verin, ya birkaç psikopatın saldırısına uğrarsa (ülkemde manyak çok!)...

Haydi biraz hayalgücünü çalıştıralım: Ya göktaşı çarparsa? (olmaz olmaz demeyin, yüzlerce kez oldu.)

Tonlarca nükleer atığı ne yapacağız peki? (Dilovası'na gömeriz, unutmuşum onu.)

Tüm bunları bilerek hala nükleer enerjiyi savunmak nasıl bir mantıktır anlamak mümkün değil!
 
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
188
Depreme ve felaketin tetiklediği nükleer tehlikeye "Japon" bile dayanamadı. İnsanoğlu ne kadar gelişirse gelişsin doğaya karşı her zaman güçsüz ve aciz.
Çernobil 1, Tsunami 2, Allah biz insanları daha nasıl uyarsın?
 
Katılım
6 Mar 2009
Mesajlar
232
cernobile cok yakin yasiyorum uzun zamandir hayalim oralari gidip gormek gecen sene mayis ayinda ukraynali motosikeltcilerle grup halinde gitcektik yagmurdan dolayi iptal oldu ne alakadir bilmiyorum yagmurda yerdeki radyasyon kalkiyo daha teklikeli falan dediler bu arada bolgeye arabayla girilebiliyor yanliz anlamsiz bir sekilde motosikletle girmek yasak o kiz biyerlerden kacak girmis heralde bizim planimiz yakindaki bi ilcede motorlari birakip otobusle devam etmekti gecen sene olmadi bu sene insallah
 
Katılım
16 Nis 2003
Mesajlar
1,149
Elektrik üretme yöntemleri düşünüldüğünde en temizi güneş enerjisi.Ardından rüzgar türbinleri vs. geliyor.Ancak bildiğim kadarıyla bunlardan elde edilen elektrik enerjisi ihtiyaç duyulan miktarı karşılayamıyor.Yada şöyle demek daha doğru olur: ihtiyaç duyulan miktarı karşılayabilmek için çok çok geniş alanları güneş panelleri yada rüzgar türbinleri ile doldurmak gerekiyor. Bu mantık sınırları dışında bir miktar diye biliyorum.Yani dağı taşı bunlarla doldurmak gerekecek.Bulutlu gün sayısı ve rüzgarsız geçen günleri hesap ederek yapmak gerekiyor.

Şu anda Türkiye'de barajlar üzerine kurulmuş hidroelektrik santralleri, kömürü yakarak çalışan termik santraller ve doğal gazla çalışan santraller olmak üzere 3 yöntemle elektrik üretiliyor.

Baraj kurmanın doğal hayatı mahvettiği, kömür yakmanın havayı kirlettiği biliniyor.Bu üçünden en temizi doğal gaz, o da bizde yok. Dışarıdan ihraç edip, veren ülkenin insafına kalmış halde fiyat ve miktar belirleniyor.

Nükleer santrallerle ilgili olarak anlaşılmayan şey bence şu: bu bir tercih meselesi değil. Sanayisi ve ekonomisi belli seviyeye çıkan, nüfusu büyük, yani elektrik ihtiyacı fazla olan ve gün geçtikçe hızlı bir şekilde artmaya devam eden bir ülkede diğer yöntemlerin dibine dayanılınca nükleer santral kurmaya mecbur kalıyorsun.Elektriği daha pahalıya da üretsen, çevre sorunları ile de karşılaşsan o ihtiyacı bir şekilde karşılamak zorundasın.

Türkiye'nin sınır komşuları olan Bulgaristan ve Gürcistan'da özellikle sınırımıza yakın yerlerde inadına kurulmuş gibi nükleer santraller var.Yani ülkemizde nükleer santral olmaması bizi bu tehlikeden de kurtarmıyor. Bize gayet uzakta patlayan Çernobil'in etkilerini hisseden Türkiye sınırlarımızdaki sovyet dönemi eski santralleri ne yapacak? Birşey yapabilir mi, yapamaz.

Bugün sanayisi gelişmiş ülkelerin tamammında, dünyada pek çok ülkede nükleer santral var ve 50 60 yıldır kullanıyorlar.Biz ha babam kömür yakıyoruz.

Gidin greenpeace yetkililerine sorun.Hangisi daha temiz elektrik üretiyor? Nükleer santral mi, termik santral mi?

Usulune uygun yapılırsa nükleer enerji gayet temiz bir enerjidir.Türkiye'de japonya'daki gibi tusunami olmaz. Oradaki kazaya neden olan deprem değil tusunamidir. Türkiye'de yapılması planlanan santrallerin son teknoloji ürünü olacağı söyleniyor. Muhtemelen doğrudur.Böyle büyük bir iş yaparken her şey göz önünde olur, kolay kolay bir şey saklayamazsın.Ayrıca yapımın her aşamasında uluslaraarsı atom enerjisi kurumu belli safhalarda denetim yapacaktır.Kısaca ben nükleer enerjiye karşı değilim tam tersine çok geç kalındığını düşünüyorum.On yıllar önce yapılmalıydı.

Birisi senin yaşadığın yere yapılmasını istermiydin diye sormuş.İsterdim.Gelsinler benim binanın yanına yapsınlar. :)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Peki elektrik ihtiyacimizi disardan karsilasak olmuyormu?
Yani bu isin yapim maliyeti,isletme giderleri, uretecegi elektrik enerjisine degecekmi?
Bu konularda bilgisi olan varmi?

Yani memleketin ortasina bir mayin döseyecegine ihtiyacini disardan karsila soylemi daha mantikli degilmi?

Etrafta zaten onlarca santral var,zaten tehlikedeyiz,soylemi tatmin, edici degil pek.
Zaten risk var,bir tane daha yaparak riski arttirmanin alemi yok bence.

Ama çok daha önemlisi,daha önce de sordugum gibi,attigimiz tas, tuttugumuz kusa degecekmi?
 
Katılım
16 Nis 2003
Mesajlar
1,149
Sürekli verileceği garantisi olsa olur tabi.Ama kış biraz soğuk geçiyor, adam vanaları kısıyor yada aradaki dağıtıcı ülkelerden birisi gaza el koyuyor. Olmuyor yani.

Aynı zamanda stratejik bir konu enerji meselesi. Ülkeler kendi ihtiyacını karşılayabilmek adına çabalayıp duruyor. Belli bir oranda zaten herkes dışa bağımlı. Ama biraz bağımlı olmak var, %50 var, tamamen bağımlı olmak var. Biz şu anda ne kadar bağımlıyız bilmiyorum, google da aramaya üşendim.

Aslında nükleer santralde kuruluşundan yakıtına kadar dışa bağımlı bir teknoloji.Ama kurulunca burada kalıyor bizim oluyor. Sonrasında yakıta yetecek kadar maden var mı ülkede bilmiyorum.Varsa ne kadar yeter onu da bilmiyorum. Devlet binlerce makam aracına benzin bulacağına nükleer yakıt alsın, ne diyim.
 
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Birisi senin yaşadığın yere yapılmasını istermiydin diye sormuş.İsterdim.Gelsinler benim binanın yanına yapsınlar. :)

Peki tamamen düzgün çalışan, en son teknoloji nükleer santrallerin yakınlarında yaşayan çocuklarda bile lösemi oranının (diğer kanser türlerini saymıyorum) %117 daha fazla olduğunu söylesem...

Hititler nükleer enerji kullansaydı biz hala onların atıklarıyla uğraşıyor olacaktık. Gelecek nesillere bu kadar kötülük yapmaya hakkımız yok. Gerekiyorsa elektrik kesintisi olsun, ne olursa olsun. Yeter ki nükleer pislik benim toprağıma ayak basmasın.

Her düşman "geldiği gibi gider de", nükleer bir girdi mi hiçbirimizin gücü yetmez çıkarmaya.

Küçük bir not: Almanya 2020 itibariyle bütün nükleer santrallerinin kapanmış olmasını planlıyor. Yeteri kadar sanayileşmiş bir ülke değil herhalde. :bounce:

İkinci not: Almanya nükleer santrallerini kapatarak doğru bir iş yapmış olacak. Ama artık nükleer tesislerin bulunduğu alanlar binlerce yıl boyunca yasak bölge olacak. Binlerce yıl tehlike saçacak. Binlerce yıl boyunca savaş ve terör tehditlerine karşı korunması gerekecek. Almanya hiçbir zaman eski Almanya olmayacak. Oysa bizim hala ülkemizi koruma şansımız var. Her şeye rağmen....
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ocak 2011
Mesajlar
696
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Dün gece televizyonda zapping yaparken Uğur Dündara denk geldim.Bir uzmanla nükleer santral konusunu konuşuyolardı.Nükleer santral fay hattı üzerine turistik bölgeye yapılacakmış.Uğur Dündar soruyo uzmana sizce bu santral yapılmalı mı?Adam diyoki gidin turistlere sorun.Bir anket yapın.Bu bölgeye fay hattı üzerine nükleer santral yapılırsa tekrar tatile gelir misiniz diye?Sonuçta turizmi baltalıyacak bir proje.Belki farklı bir bölge seçilebilir.

Birde gözden kaçan başka bir unsur var.Bu nükleer santral olayı hadi hemen yapalım kuralım demekle olacak iş değil.Atomu parçala oh gelsn elektrik.Böyle çocuk oyuncağı değil.Bi kere nükleer santrallerin hammaddesi olan uranyum şu an dünyada yeterli miktarda yok.Petrol gibi yerden fışkırmıyo.Dünyada her ülke nükleer santral kursa dünya gerekli uranyumu karşılayamaz.Hem zaten uranyum uluslararası yaptırımlarla bir başka ülkeye satışı ya da alışı yasaklanmış bir madde.O yüzden her ülke kendi uranyumunu çıkarıp kullanmaya çalışıyo.Birde çıkan bu uranyumu zenginleştirme olayı var.Düşük oranda bir uranyum yatağından çıkan uranyumu zenginleştirmek istediğinizde astarı yüzünü geçiyo ve üreteceği elektrik daha pahalıya mal oluyo.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Peki alternatif?

Yani illa kendi elektirigimizi uretmemiz gerekiyorsa?
Nasil olacak bu is?

Mesela ben nukleer santraller konusunda bilgi sahibi degilim ve ne karsiyim,ne de taraftar.
Ama HES projelerine karsiyim.
Eeee????
Ne olacak simdi?
 
Katılım
18 Eyl 2008
Mesajlar
3,680
Çözüm; güneş santralleri, rüzgar türbinleri ve rüzgar türbini türevi olan boğaz akıntı üreteçleri (şu an yapılmış değil) örneğin boğazlara kurulabilecek türbinlerle en az 100 hidroelektrik santralinin üreteceği güç elde edilebilir deniyor..

Yeşil enerji her zaman mümkün, yeterki maliyeti düşsün, maliyet düşüşü olabilmesi için çok üretilmesi gerekir (ybr 125 parçaları misali :) )
 
Katılım
21 Mar 2009
Mesajlar
5,554
Bu başlığı göreli yaklaşık 2 saat oldu ve ancak kabaca inceleyebildim bu sürede.. Mükemmel bir kaynak. Bunun için coq kişisine bir eyvallah..

Beri yandan enerji konusundaki son mesajlara bakarak (yazdığım iki akademik makaleyi burada tekrarlamadan) insanlık, mevcut tüketim kapasitesiyle artık temiz enerjiden yararlanma/temiz enerjiye dönme eşiğini aşmış durumda. Artık bizi güneş enerjisi veya alternatif başka enerji şekilleri kurtaramaz. Nükleere bağımlı durumdayız. Dolayısıyla sur borusunun ikinci notası üflendi. 3 yü beklemekte ve geride hayatta kalanlardan biri olmayı (tercihe göre elbette) ümit ederek yeni çağın enerji düzenini konuşmaya başlamalıyız.

Biliyorum, anlaşılması güç ama durum bundan ibarettir, en azından kendi tespitime göre. "Demek" istedim..
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ocak 2011
Mesajlar
696
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Peki alternatif?

Yani illa kendi elektirigimizi uretmemiz gerekiyorsa?
Nasil olacak bu is?

Mesela ben nukleer santraller konusunda bilgi sahibi degilim ve ne karsiyim,ne de taraftar.
Ama HES projelerine karsiyim.
Eeee????
Ne olacak simdi?

Kendi elektriğimizi üretebilecekmiyiz acaba diye sormak lazım.O kadar tüketmeye alışmışız ki dünyanın kaynaklarını hızlı bir şekilde tükettiğimizin farkında değiliz.Bu dünyanın bize vereceklerinin bir sonu var ve sona gittikçe yaklaşıyoruz.Sanki deposu delik bir arabaya sürekli benzin doldururcasına tüketiyoruz kaynaklarımızı.Yuva isimli belgeseli izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.Dünyadaki petrol rezervlerinin son 50 yılı kaldı.Doğal gazın 70 yılı , kömürün 200 yılı var.Bu hızla tüketmeye devam edersek bi gün tüketecek bişey kalmayacak.Doğanın bir şekilde toprağın altına hapsettiği karbon bazlı yakıtları yakıp karbondiokside çeviriyoruz.Bu da atmosferin yapısını olumsuz etkileyerek küresel ısınmaya sebep oluyo.Buzullar gittikçe eriyo ve eridikçe dünyadaki su seviyesi yükseliyo.Esas en büyük problem sibiryadaki altında çok büyük miktarda metan gazı yatan buzullar erirse birden atmosfere karışacak ve dünyanın iklimi birden değişecek.

Çok olumsuz bir tablo çizdim ama bunlar gerçekler.Torunlarımıza nasıl bir dünya bırakıcaz iyice düşünmek lazım.
 
Katılım
30 May 2009
Mesajlar
687
mavililerdi



Offline

Üyelik tarihi: 03-06-07
Bulunduğu yer: Sakarya
Motosikleti: YBR 125
Kan Grubu: AB Rh+

18-07-2008, 15:11
İnsanlar doğa üzerinde denetim kurmaya çalıştıkça dünyanın
yaşanabilirliği giderek azalıyor. Bazıları doğayı tepe tepe
kullanılacak bir mal olarak görüyor ve bedelini herkes ödüyor.
Kızılderili reisin kendilerine toprak satmasını isteyen beyazlara
verdiği cevap çok güzel: "Toprak bizim malımız değil, biz toprakla,
ağaçlarla, ırmaklarla kardeşiz o da tıpkı bizim gibi doğanın parçası,
kardeşinizi satamazsınız".


Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/etk...tosikletci-gozuyle-bakis-2.html#ixzz1GhyCFVkN
Konu çok güzel öncelikle.Ve ben maviergün e katılanlardanım.Neden nükleer.?Çünki daha ucuza dahaçok riskle elde edilip daha kolay nemalanılabilen bir secenek.(riske girerken kazanan işleten riski yaşayacak olan bizleriz.)Fakat kimse gökdelenlerde veya işyerlerimizde vaya bankalarda en göz önündeki örnek hiç dekorasyon adı altında 100 metrekarelik bir alanda kaç watt aydınlatma için harcanıyor dikkat edenimiz oldumu?Bir armatur içinde 4 floresan(tasarruf amaçlı fakat her biri 36 watt).En az 10 armatür , bir saatde yaklaşık 1500 watt.Ve gökdelen her taraftan aydınlık cepheli.Floların arasında spot lar.Ve ışık için vazgeçilmez sorun ısı.Isıyı düşürmek için klima.Ve yazın içerisi buzz gibi kışın atletle gez.Kazanan kim?masrafları şişiren dekoratör,armatürleri ithal eden ithalatcı firma,elektrik faturasından kdv kesen devlet,enerji firmasını yöneten(kesin yabancı ortaklıklı)enerji holding.Her lüksün ceremesini çekecek kim?Burası motorsiklet sitesi.Özgür olmayı sevenlerin buluştuğu yer.Özgürlük nedir:Başkalarının haklarına özgürlüklerine kadar olan mesafen.Motorumun olduğu bir hayal kuracaksam ya deniz kenarıdır yada denize giden ormanlık bir yoldur.Ben dünyayı severim hatda şöyle derim:Allahım şu güzelim dünyayı yarattın tamam,peki insan oğlunu niye yaratdın.?Bu dünya bizim degil.Bizden sonra geleceklere ait.Onların haklarına bu taciz niye?
 
Katılım
17 Şub 2011
Mesajlar
218
Nükler temiz ve ekonomik bir enerji kaynagı evet ama görüyoruzki ne kadar güvenilir desinlerse desinler Büyük bir tehlike!

Japon arkadaşımın dediğine göre Japonyadaki santralleri Amerika kurmuş.
Rusya bu işte zaten mühendis durumunda. İsteyene parasıyla kuruyor.

Çernobilde patlama oldu, Japonyadada aynı şekilde patlama oldu.

Burdan şunu anlıyoruzki bu işin uzmanı olan 2 ülke halen güvenli-sorunsuz bir reaktör yapabilmiş değil.

Biz kalkıp rusyaya güvenli olduğunu KANITLAYAMAMIŞ bir tehlikeyi ülkemize parasıyla kurun diyoruz.

Japonyayı vuran deprem Türkiyeyi (Allah korusun) vurmayacak diye bir ihtimal yok.Böyle birşey olması durumunda radyasyonu hiç bir şekilde temizlemek mümkün değil Güzelim ülkemize bu denli tehlikeli birşeyi sokmamak en iyisi diye düşünüyorum.

Tüm dünya yeşil enerjiye dönüş yapıyor. Güneş,Rüzgar,Deniz Dalgası(halen prototip) Enerjisi git gide populer olacak en mantıklısı bekleyip o teknolojileri kullanmak diye düşünüyorum. Teknoloji o kadar hızlı gidiyorki şuan bir sürü bilim adamı hem uzay hem dünya için bişeyler geliştiriyor. Uzun sürmez elbet bir alternatif bulurlar.

Sonuçta rüzgarın heryerde estiği güneşin hergün doğduğu ve 3 tarafı deniz ve dalgalarla çevrili ,her şehrin kendi elektriğini üretebileceği bir ülkede yaşıyoruz.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ocak 2011
Mesajlar
696
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Az önce TRT'nin haberlerini izliyordum.Recep Tayyip Erdoğan açıklama yaptı:"Mersin ve sinoptaki nükleer santraller konusunda herhangi bir geri adım atma sözkonusu değildir.Ruslarla yaptığımız anlaşma yürürlüktedir.En kısa sürede tamamlanması için elimizden geleni yapıcaz."

Vatana millete hayırlı olsun ::angry2::

Bu arada japonyadaki nükleer sızıntıları hatırlatarak güvenlik konusuna değinen gazetecilere verdiği cevap : "O zaman evinizde de mutfak tüpü bulundurmayın".Tayyip Erdoğan olaya son noktayı koymuş.Biz boşuna tartışıyoruz burda :queen:
 
Katılım
28 Eki 2010
Mesajlar
530
nüklüer enerji birçok ülke için kaçınılmaz olsada türkiye için düşünülmesi bile ürkütücüdür. sebebi ise güvenliktir. böyle bir tesis bu topraklara kuruldugunda olası bir dış tehditte maça 1-0 yenik başlarsınız.

evet nüklüer enerji hidro ve termik santrallere göre daha verimlidir ama o enerjiyi üretmek için uranyuma ihtiyaç vardır. kullanılan uranyumu saklamasıdada ayrı bir derttir kullanılan su ise denize karıştırlır.

kısaca her ne kadar zorunda olsak bile ben karşıyım. elektirik üretim maliyeti düşsede bunun bize yansıması olmayacaktır buda olayın başka bir boyutu.

japonyayı son yaşanan deprem yıkamadı tusunami yıkamadı en azından bu felaketlerden bir şekilde yaralar sarılır ama nüklüer sızıntı işte bu japonyanın sonu olacaktır. etki alanıda oldukta geniş olacaktır.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst