Burada estetik değil burun kemiği eğriliğinin düzeltilmesi yani deviasyon ameliyatından bahsediyoruz di mi?
"Septum Deviasyonu (Burunda Kemik - Kıkırdak Eğriliği)
Burun boşluğunu ikiye ayıran ve kemik ile kıkırdaktan oluşan bölmenin bir tarafa ya da her iki tarafa doğru eğilmesidir. Bu bozukluklar genellikle doğumdan itibaren geçirilen herhangi bir kaza sonucu , düşme veya yüz kemiklerinin gelişmesi sırasında kemiklerin biribiriyle orantısız büyümesi sonucu oluşur.
En fazla oluşturduğu şikayet burun tıkanıklığıdır. Aynı zamanda horlama, uykuda nefes durması ( uyku apnesi) ,çabuk yorulma, baş ağrısı, geniz akıntısı, öksürük gibi şikayetlerde hastayı rahatsız edebilir. Burun tıkanıklığını yol açtığı problemlere( Sinüslerin havalanmasını bozulmasına bağlı sinüzit, oluşturduğu geniz akıntısı, farenjit, larenjit ve bronşite yol açabilir. Özellikle ileri yaşlarda oksijen alınmasını azalttığı için akciğer ve kalp hastalıklarının oluşmasına veya mevcut hastalığın iyileşmesinin zorlaşmasına neden olabilir) yol açar..
Rahatsızlık vermeyen hafif derecede kemik kıkırdak eğriliğinin tedavisi gerekmez. Ancak problem oluştura kemik kıkırdak eğriliği tedavi edilmelidir ve bunun da tek yolu ameliyattır.
Ameliyat hem lokal anestezi hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta kemik ve/veya kıkırdaktaki eğri kısımlarının düzeltilmesi işlemi yapılır. Düzeltilemeyecek kadar eğri kısımlar dışarı çıkartılır. Bazen dışarı çıkarılan kıkırdakların bir kısmı düzeltilerek yerine konur. Ancak özellik gerektiren bazı deviasyon ameliyatlarında iz kalmayacak şekide küçük kesi gerekebilir. Ameliyattan sonra burun içine nefes almayı engellemeyen tampon konur. Yani hasta ameliyattan hemen sonra burundan nefes alabilir. 48 - 72 saat sonra burun tamponu çıkarılmaktadır.
Op. Dr. Tayfun Apuhan
Kulak burun boğaz hastalıkları ve baş boyun cerrahisi uzmanı "
kaynak
Benim durumun bu resimdekinin aynısıydı.Hem deviasyon hem konka vardı.Nefes almamda büyük bir sıkıntı hatırlamıyorum ama pilot olacam diye ameliyat masasına yattım, daha doğrusu oturdum.Eğimli sandalye gibi birşeydi.Sene 92. Lokal anestezi ile doktor işe girişti.Bildiğin keski ve çekiçin tıbbi modelleri ile herif ağzımı burnumu kırdı bi güzel.Bi de üstüne para verdik iyi mi! Ameliyat boyunca uyanıktım.Çatır çutur lırılan kemiklerin dışarı alınmasını falan, kanlı alet edevatın yandaki masayı konmasını tekrar alınıp konmasını vs. seyrettim.Ameliyat bitti tamponlar burnuma tıkıldı. Kalktım ayağa yürüyerek hastaneden çıktım, bir taksiye bindim gittim. Birkaç gün o tamponlarla yaşadım.Yutkunmak bela.Bilmeyen varsa burnunu tıkayıp yutkunsun. Yemek yemek su içmek eziyet oldu. Arada sızım sızım kan sızıyor. Bi de nezle oldum mu! Süper oldu. Tamponu alması için tekrar doktorun yanına gittiğimde çıkan tamponun neye benzediğini ne ben söyleyeyim ne siz aklınızda canlandırın.Bir süre ilaç kullanılıyor.Burun spreyi falan.Burnumdaki tüm kıllar döküldü.Burnum akarsa hiçbir yere takılmadan musluktan damlar gibi damlaya damlaya gidiyordum. Sadece o ilaçları kullandığım dönemde nefesimde açılma olduğunu hissetti.Sonra aradan yıllar da geçince burnum yeniden tıkandı.Nedeni de bu ameliyat yarası iyileştikten sonra olmam gereken konka ameliyatını olmadım, kaçtım.Zaten pilot da olamadım.O gaz olmasa bu ameliyatı da asla olmazdım. Eğer durumun acil değilse yada büyük bir problem yoksa bence hiç ameliyat falan olma derim.Hele konkası olan boşuna uğraşmasın.Sonradan araştırıp öğrendim ki konka alerjik bir tepki sonucu oluşuyor.Neye alerjin olduğunu bulmak imkansıza yakın. Havada hemen her yerde bulunan toz bile olabilir.Yani kaçışı kurtuluşu olmayan bir şeyde olabilir. Hapı var. İşin gücün yoksa zırt pırt hap yutacan. Her hapın bir yan etkisi ve vücutta başka bir şeyleri bozma ihtimali var. Milyonda bir olsa da var. Bu yüzden mesela doktorlar çok zorda kalmadıkça yada nöbetler nedeniyle hayattan bezmedikçe hap map yutmaz.
Ülkemizde anestezi uzmanlığı pek çok uzmanlık yada profesyonel meslek gibi hak ettiği değeri bulamayan bir meslek. Adam/kadın azıcık dozu kaçırsa tahtalı köyü boylarsın. Bence öyle şak diye ameliyat masasına yatıp genel anesteziye girmek 3 kere 5 kere düşünülmesi gereken gayet ciddi bir olay.Ameliyatın ne olduğunun önemi bundan sonra geliyor.
Ben ülkemizdeki öğrenci seçme ve eğitim sisteminin gittikçe moka sarmasından mütevellit hiç kusura bakmasınlar doktorlara da güvenmez oldum. Ha diyeceksiniz ki mesela apandisitin patlayınca n'apıcan kendin evde ekmek bıçağıyla ameliyat mı yapacan? Ya da düştük kırdık kolu bacağı.Çıkıkçıya mı gidecez.Hayır tabi. Hayır ama; zırt pırt hastalanmamak yada bazı sakatlıkları yaşamamak için, yemin ediyorum, ister inanın ister inanmayın, sırf bunun için, yani hastaneye gitmemek, doktorların eline düşmemek için spora başladım.Sigarayı bıraktım.Mümkün olduğunca organik ürünler tüketiyorum.Kiloma dikkat ediyorum.
Hastalanmadan direkt öleceğimin garantisini verse birisi hemen bu işleri bırakır bir sigara yakardım. Gün içinde yeterince yorulmuyormuşum gibi bi de akşam çıkıp beygir gibi koşturuyorum.Kan ter içinde gelip duş alıp biraz tv izleyip 11 demeden sızıp kalıyorum.Eskliden hiç olmasa cumartesi geceleri Okan Bayülgen'i falan izlerdim, o da bitti. Yahu hiçbir işim gücüm yokken pazar günü sabah 7 de falan uyanır mı insan!Fakat biliyorum ki bu da hayatımın böyle bir dönemi.Süreklilik arz edeceğini sanmıyorum. Keyiflimiyim, hayır. Sağlıklımıyım, evet. Gün içinde merdivenleri koşarak inip koşarak çıkıyorum, banamısın demiyor. Zaten alışkanlık oldu yürüyen merdiven yada asansör olan yerlerde de merdivenlerden beygir gibi koşturuyorum. Sürekli terli durumdayım.Yaz kış fark etmiyor.Günde 3 litre falan su içiyorum.At gibi işiyorum. Beni mahveden sağlık sistemidir.Şaka yapmıyorum, laf dokundurma, alay falan kesinlikle yok.Evde yayılıp tv başında çikolata pasta börek çörek tıkınmayı özledim. Hayatım zehir oldu.Ne tadı kaldı ne tuzu.lafı uzattım, konudan da sapıttım. Buraya kadar okuyandan öncelikle özür diler, herkese iyi günler dilerim.
Hastaneden korkan adam.Beygir jawa.