- Katılım
- 24 Eki 2006
- Mesajlar
- 712
wayway benim kankam da neymiş öyleee.
Bi Bursa macerası da benden;
Yıl 1989. Kulakları çınlasın canciğer bir arkadaşım var lise 2 de okuyorum.
Bİr cumartesi sabahı telefon çaldı.
-Yasin, ben bursadayım. Parayı cuma akşamı hesabıma yatırdım. Üzerimde fazla parayla gezmeyeyim risk olur diye ama atm de hesap "0" görünüyor. Bana acil para transfer et. Cep te kuruş para yok. ( Atm ler yanılmıyorsam o yıl piyasaya girdi henüz millet ne işe yarıyor nasıl kullanılıyor onu dahi bilmiyor. Bizim eleman da cuma dan parayı yatırdığı çin hesaba geçmemişler parasını)
-Takma kafanı adamım hallederim dedim.İyi de Bursa da ne işin var?
-Nurten i görmeye geldim. Lise aşkıydı Nurten de. Uludağ üniyi kazanmış orda okuyordu.
Neyse bankaya uğradım. Bankada bir görevli bulduk.
-Kardeşim para pazartesinden önce eline geçemez dedi. Sen şimdi para yatırsan yine de eline geçmez.
Eeee noolacak şimdi.
O zamanlar cep felan yok ben ona ulaşamıycam belli bir tlf no da yok.
Neyse eve geldim. Telefon beklemeye koyuldum.
Çok geçmeden telefon geldi.
-Olum. Sen zı....., sana bez getiriyorum hazırlan dedim. O zaman yanlış hatırlamıyorsam 150 dm la çıktım Bursa yoluna. Kaba bir hesapla gece 23.30 da Bursa da olacaktım.
Neyse yaklaşık bir saatlik bir rotarla BUrsa ya ulaştım sağ salim.
İnmeye indik de bizim eleman ortalarda yok. "Sarı Çizmeli Memet Ağa" .
Lan olum diyorum kendi kendime. Aha RAmo yok tlf yok saat gecenin yarısı ne p.. yemeye geldin Bursa'ya?
Hava soğuk yanda da bir kestaneci, habire kestane çizip kestane kebap yapıyor.
Hadi seni de kestane gibi çizerlerse???EEeeee Yaş daha 16 parlak, yakışıklı da bir çocuğuz.
Büzüttük bir kenara Ramaoyu bekliyoruz, ama ne bekleyiş. Etrafımda tuhaf tuhaf tipler gezmeye başladı. Cepteki parayı da biri gelip çarparsa Ramo yu bırak kendini nasıl kurtaracaaan?
10 dk bekledim am 10 yıl ihtiyarladım.
Neyse Allahtan bizim Ramo göründü. Birbirimize nasıl sarıldık. Herhalde babasını görse öyle sarılmazdı bana. Yanında da bir evsiz sokak çocuğu. Onunla arkadaş olmuş. Benim uyku gözlerimden akıyor,
birşeyler atıştırdık.
Yatacak yer ayarlamış bizim eleman. Otogar yakınlarında bir yerde.
Abi otel ama ne otel?
Bir oda 3 yatak. 7 kişi.
Hiç tanımadığım tipler neyse sırt sırta verdik yattık. Allaha şükür sabah kadar zararsız ziyansız atlattık.
Sabah oldu Nurten Hanımla buluştuk da Bizimkinin surat sirke. Tophaende bir kafe vardı oray gittik oturduk. Tabi ben ayrı masaya, 3 saat konuştu bunlar bende habire çay kahve içtim. Neyse arkadaş için çiğ tavuk bile yeriz.
Neyse Bursa ya kadar gelmişiz. İsmet amca vardı. Almanyadan yaşıtım çocukları vardı onları bari ziyaret edelim dedik araya taraya evini bulduk kapıyı çaldık. Onların da bir çayını içmiş olduk. (Rahmetli olmuş teyze yakın zamanda)
Neyse akşam oldu Ramazanla beraber döndük geri memlekete ertesi gün de tarih dersinden yazılımız var.Otobüste tarih çalıştığımı hatırlıyorum.
Sonuç:
O gün Ramazanla Nurten in son buluşması oldu.
Ramazan hala çok iyi arkadaşım işi gereği sene de belki bir defa ancak görüşüyoruz. Çok başarılı bir veteriner oldu. Türkiye genelinde hizmet veren ünlü bir et ürünü firmasında çalışıyor.
Hala bir araya geldikçe o günü yad ederiz.
Bi Bursa macerası da benden;
Yıl 1989. Kulakları çınlasın canciğer bir arkadaşım var lise 2 de okuyorum.
Bİr cumartesi sabahı telefon çaldı.
-Yasin, ben bursadayım. Parayı cuma akşamı hesabıma yatırdım. Üzerimde fazla parayla gezmeyeyim risk olur diye ama atm de hesap "0" görünüyor. Bana acil para transfer et. Cep te kuruş para yok. ( Atm ler yanılmıyorsam o yıl piyasaya girdi henüz millet ne işe yarıyor nasıl kullanılıyor onu dahi bilmiyor. Bizim eleman da cuma dan parayı yatırdığı çin hesaba geçmemişler parasını)
-Takma kafanı adamım hallederim dedim.İyi de Bursa da ne işin var?
-Nurten i görmeye geldim. Lise aşkıydı Nurten de. Uludağ üniyi kazanmış orda okuyordu.
Neyse bankaya uğradım. Bankada bir görevli bulduk.
-Kardeşim para pazartesinden önce eline geçemez dedi. Sen şimdi para yatırsan yine de eline geçmez.
Eeee noolacak şimdi.
O zamanlar cep felan yok ben ona ulaşamıycam belli bir tlf no da yok.
Neyse eve geldim. Telefon beklemeye koyuldum.
Çok geçmeden telefon geldi.
-Olum. Sen zı....., sana bez getiriyorum hazırlan dedim. O zaman yanlış hatırlamıyorsam 150 dm la çıktım Bursa yoluna. Kaba bir hesapla gece 23.30 da Bursa da olacaktım.
Neyse yaklaşık bir saatlik bir rotarla BUrsa ya ulaştım sağ salim.
İnmeye indik de bizim eleman ortalarda yok. "Sarı Çizmeli Memet Ağa" .
Lan olum diyorum kendi kendime. Aha RAmo yok tlf yok saat gecenin yarısı ne p.. yemeye geldin Bursa'ya?
Hava soğuk yanda da bir kestaneci, habire kestane çizip kestane kebap yapıyor.
Hadi seni de kestane gibi çizerlerse???EEeeee Yaş daha 16 parlak, yakışıklı da bir çocuğuz.
Büzüttük bir kenara Ramaoyu bekliyoruz, ama ne bekleyiş. Etrafımda tuhaf tuhaf tipler gezmeye başladı. Cepteki parayı da biri gelip çarparsa Ramo yu bırak kendini nasıl kurtaracaaan?
10 dk bekledim am 10 yıl ihtiyarladım.
Neyse Allahtan bizim Ramo göründü. Birbirimize nasıl sarıldık. Herhalde babasını görse öyle sarılmazdı bana. Yanında da bir evsiz sokak çocuğu. Onunla arkadaş olmuş. Benim uyku gözlerimden akıyor,
birşeyler atıştırdık.
Yatacak yer ayarlamış bizim eleman. Otogar yakınlarında bir yerde.
Abi otel ama ne otel?
Bir oda 3 yatak. 7 kişi.
Hiç tanımadığım tipler neyse sırt sırta verdik yattık. Allaha şükür sabah kadar zararsız ziyansız atlattık.
Sabah oldu Nurten Hanımla buluştuk da Bizimkinin surat sirke. Tophaende bir kafe vardı oray gittik oturduk. Tabi ben ayrı masaya, 3 saat konuştu bunlar bende habire çay kahve içtim. Neyse arkadaş için çiğ tavuk bile yeriz.
Neyse Bursa ya kadar gelmişiz. İsmet amca vardı. Almanyadan yaşıtım çocukları vardı onları bari ziyaret edelim dedik araya taraya evini bulduk kapıyı çaldık. Onların da bir çayını içmiş olduk. (Rahmetli olmuş teyze yakın zamanda)
Neyse akşam oldu Ramazanla beraber döndük geri memlekete ertesi gün de tarih dersinden yazılımız var.Otobüste tarih çalıştığımı hatırlıyorum.
Sonuç:
O gün Ramazanla Nurten in son buluşması oldu.
Ramazan hala çok iyi arkadaşım işi gereği sene de belki bir defa ancak görüşüyoruz. Çok başarılı bir veteriner oldu. Türkiye genelinde hizmet veren ünlü bir et ürünü firmasında çalışıyor.
Hala bir araya geldikçe o günü yad ederiz.