Çok geçmiş olsun arkadaşım, umarım herşey bundan sonra daha iyi olur senin için. Anlattığın hikayelerden çıkarılacak çok büyük dersler var bunlardan birinci ve fiziksel olanı emniyet kemerinin önemi. Ama ikinci ve sorunun kaynağı olan psikolojik ve ruhsal nedenlere inmek istiyorum ki dünyanın gerçek olmadığını bir oyun alanı olduğunu hatırlayalım. Zaten kendin için dersler çıkarıp buraya görmemiz ve dikkat etmemiz için yazmışsın. Eline sağlık.
Böyle bir kaza yapmış ve sapasağlam olman gerçekten mucizevi bir olay.
Bu kazadan önce vücudun bir çok uyarı mesajı vermiştir. Stres, mide rahatsızlıkları, ağrılar sancılar... Başkalarının mutluluğu ve dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu unutup kendini feda etmenin vermiş olduğu olumsuz duygular.
Eğer hislerimiz ve duygularımızın kontrolü kendi irademizden çıkıp, başka insanlara yada maddelere bağlı olarak devam ediyorsa çok büyük bir nimeti unutmuşuz demektir. Bu yüzden toparlanmamız için başımıza küçük olaylar gelir, görmez ve kendimizi iyileştirmezsek yine ve yine gelir.
Bazı insanların sürekli şikayet etmeleri ve başlarına ufak veya büyük sorunlar ( insanlarla olan sürtüşmeler, hastalıklar) gelip işlerin içinden çıkamamaları kendilerini görmek istemeyişlerindendir. Çoğu zamanda egosal benlik devreye girer ve bu kısır döngünün devamlılığını sağlar (çeşitli mazeretler, sorumluluklardan kaçmak, başkalarını yada çevrelerini suçlamak, durumlardan şikayet etmek vs. egonun sesidir ) Nefes almanın bile ne kadar güzel olduğunu unutup, yüzde 99.9 u boşluk ve geriye kalanı ışık olan maddelerin peşinden hırsla koşmalarındandır.
Bu kısır döngünün nedenini görmek istemediğimizde ve devam ettiğimizde, başımıza gelen bir travma bize ancak ne olduğumuzu gösterebilir. Ama bu durumları yine suçlarsak hayatımızda bu gibi olayların devamlılığı sağlanır. Peki neden?
Yaşam güzel ve eşsizdir. Sevgi üzerine kuruludur. Allah böyle yaratmıştır. Böyle bakınca kötü dediğimiz şeylerin aslında iyinin noksanlığı olduğunu görürüz. Kötü diye birşey yoktur. İnsanın tüm yaşamı daima gelişme üzerine kuruludur. Esasen kötü, sıkıntı, zor diye birşey yoktur. Eğer olaylara bu gözle bakmazsak, kısır döngüleri yaşamamız için nedenlerimiz olur. Ama kabul eder ve bu tür zorlukları bizim gelişmemiz daha yükseklere çıkmamız için bir araç olarak görürsek ozaman bolluk bereket ve rahat bir yaşama kavuşuruz.
Özetle, yaşamın tokatı bazen sert olabilir fakat kendimizi farketmemizi sağlar.
Umarım anlatabilmişimdir, fikirlerinize ve düşüncelerinize saygı gösteriyorum.
Tekrar çok geçmiş olsun.