BIKTIK ŞU KAZA HABERLERİNDEN, YETER ARTIK!!

Katılım
13 May 2006
Mesajlar
287
İnsan dikkatizliği ve eğitimsizliği olduğu müddetçe kazalarda her alanda olacaktır.
Evde, işte, trafikte, İnsan olmanın sorumluluğu ve dikkat malzeme kullanımında dikkat, Yemek yerken bile dikkat önemli. Mesela adam kalp hastası, tansiyon var, kollestrol var. Bu adam yediğine dikkat etmek zorunda... Sorumsuzca yiyince ve fenalık geçirip vefat edince iş işten geçmiş oluyor. Hadi bu tür olaylarda insan kendisine zarar veriyor. Ya diğer olaylar... Tüpü açık unutmak, elektirik kablosuna önlem almadan dokunmak, yada emniyet önlemi almadan çalışmak ve en ufak bir dalgınlık sonrası kaza... Trafik yaşamın bir parçasıdır. Sen varsan başkalarıda var. Sen duyarlı ve dikkatli olabilirsin ama diğerleri dikkatsizdir.Yani herkes aynı değil. Ben motorla giderken Geceyse Duran aracın yanından geçerken, muhakkak sellektör yapıp korna çalarım. Belki içinde adam vardır dalgınlıkla kapıyı açar yada harekete geçer diye...Gündüzse korna çalarım. En önemlisi bu tür durumlarda hızımı azaltırım. Dikkatle geçerim. Uzun yolda giderken, Takip mesafesine, görüş açıklığına, önüme ve arkama sağıma soluma dikkat ederim. Çünkü önüm arkam sağım solum sobe durumu olabilir. Mesela geçenlerde sola dönüş yaparken bir dolmuş sağımdan yanaşıp beni göbeğe sıkıştırdı. Ben farkedip dönüş yapmasaydım kaza olabilirdi... Birlikte paşa paşa döndük. Başka bir yerde ola çıkış yaparken Motorlu bir arkadaş tam gaz hatta son gaz geliyordu... Sanırım maça yetişecekti ... Bu aralar Dünya kupası maçları var ya onun için iki kere dikkatli olmak lazım. Kafa kafaya girecektik birbirimize ben dikkat etmeseydim. Ben fren yaptım o da önümden mermi gibi geçti... Dönüşümü tamamladığımda Motorunu bir kamyonetin arkasında kendisini yerde gördüm. Kaskı da yoktu. "Hızlı kurnaz ölmektense, yaşayan aptal olmak iyidir..." Görmüyor ve duymuyormuyuz. iş kazalarını ev kazalarını, çıkan yangınların, olan kazaların % 98'i dikkatsizlik, bilinçsizlik, araç kullanma bilinçsizliği, En önemlisi ihmalkarlıktır ki yaşam sanatı ihmalkarlığı affetmez.
30 yıldır motosiklet dahil her türlü aracı kullandım.Uçak hariç hiç bir ciddi kazam olmadı...Tebdir almam sayesinde kurtulduğum muhtemel kazalar çok oldu... İlk anlarda çok düştüm motordan ama ne kros yarışlarında, ne de motosiklet kullanım sürecimde kaza yapmadım... Hatta 650 cc'lik honda motorum varken de ... Hız sa hız ama herşey kurallarınca ve olanaklarınca...Dikkat, Bilinç, Sorumluluk duygusu,bunlar çok önemli arkadaşlar...
 
Katılım
13 May 2006
Mesajlar
287
Nihayet bende ilk kazamı yaptım. Sayılırmı bilmem ama... Teknik bir sorun yüzünden oldu... Karataş'tan eşimle beraber sağ salim eve geldik. Yanlız marketin önünde alış veriş yaparken motor ileri doğru gitmek istiyordu... Rolantisi yükselmiş herhalde dedim rolanti ayarıyla biraz uğraştım. ama halledemedim. Tamirci bulmak için çıktım... Pazar günü tamirci nerdeee... Tam caddede gidiyorum. Öndeki aracı geçmek için kurallar içinde gerekeni yaptım kiii... O zaman olan oldu... Motor kontrolden çıktı... İbre 80 -90 gaz iptal takılı kalmış... Frenlere müraacat... Yerleri de esnaf sulamış sağolsunlar... Motor kaydı ve sola yıkıldık... Karşıdan gelen kamyonun fren sesi, Kasktan gelen güüüüüm sesi... Arkadan gelen fren sesi her şey birbirine karıştı... Sonra Orda açık olan bir tornacı selami usta koştu beni kaldırdı motorumu kaldırdı... Trafiği ayarladı... Kendime geldiğimde tornacı dükkanında oturuyor buldum... Selmi usta başımda... "Sakin ol bir kaza yaptın... Sende önemli bir şey yok... Motorun sol grenajı çizilmiş biraz... Şİmdi şu sodalı rakıyı iç al bir de sigara yak... " koşturdu meyve filan... Tabii ki ben halen gidip geliyorum. Şok geçirdiğimi söyledi... Sonra durum değerlendirmesi yaptık... Motorun gaz teli dağılmış, Uğraştı yağladı yapamadı...adam torna ustası... Bir ara motorunun gaz telini söküp takmayı önerdi kabul etmedim. Neyse sol kolum ve dizimde esaslı bir berelenme ile atlattık. Kaskım olmasaydı Kafamda da bir şeyler olabilirdi. 48 yaşımda bir şey daha öğrenmiş oldum... Gaz teli, fren telleri önemli arkadaşlar... Paradan kaçıp ucuz kullanılmamalı... Gerçi ben Bu tür harcamalardan kaçınmam ama... Yeni motorda almış olsanız... Muhakkak gaz telini, fren tellerini kaliteli olanlarla değiştirin...Belirli kilometre bakımlarında muhakkak kontrol ettirin ve gözünüz tutmuyorsa değiştirin... Her zaman şans insana gülmez. İlk kazam oldu... Umarım son kazam olur.... Şimdi motorumda çok kaliteli gaz teli takılı... Fren telleri de değişti... Anlıyacağınız... Kaza yapmadım yapmam dememek lazım önlem almak lazım... Hayatta her şey olabilir.
 
Katılım
30 Ara 2005
Mesajlar
131
Duyarlı Olmak,
Tarih: 14.12.2003 Saat: 19:20
Konu: Her Turlu Duyurular


Sevgili Arkadaşlar,

Daha önceden de bu konu ile ilgili bir yazım olmuştu. Rahmetli Raif Ağabeyin vefaatinde içinde bulunduğum duyguların etkisiyle oldukça saldırgan bir yazı yazmıştım. O günden bugüne fikirlerim halen değişti mi, hayır.

Motosiklet, hepimizin hayatında oldukça önemli bir yere sahip ve hatta birçoğumuzun hayatının çoğunluğunu kapsayan bir hobby. Kimimiz için artık hobby den çok bir ulaşım aracı. Ancak gördüğüm o ki, genç yaşlı demeden bir çoğumuzu da aramızdan alıp götüren ve bizlere büyük acılar bırakan bir hobby olmaya başladı. Bunda suçlu, acaba motosiklet denilen araç mı, yoksa bizler mi? Evet motosiklet tehlikeli bir araç. Ancak içinde bulunduğumuz şu ortamda yürümek de, alışveriş mağazasından alışveriş yapmakta, bankaya gitmek de tehlikeli. Diğer seçenekler de alternatifler yaratabiliyoruz. Suçu, kana susamış canilere atabiliyoruz. Ölenlere rahmet ediyor, kalanlara başsağlığı diliyoruz. Aynı motosiklette olduğu gibi. Ama motosiklet kazalarında ne hikmetse hiç motosikletlere suç bulmuyoruz. Bu aletlerin suçu yok mu? Bence var. Ama onların suç teşkil ettiği konuyu aslında bizler yaratıyoruz. Nasıl mı?

Yeni bir motosiklet modeli çıkıyor. Çok hoş, çok güzel.

"İşte hayatımın motosikleti, bundan mutlaka edinmem lazım. Bu sayede hem kendi egomu tatmin eder, hemde çevreme bol bol hava atarım.."

Yada,

"İşte benim almam gereken, bana yakışan motor bu. Bundan başkasını alırsam, çevremdekiler ne der sonra? Klasıma yakışmaz diğerleri!"

Yada,

"Hayat tehlikelerle dolu zaten. Olacağı varsa olacak. O yüzden alayım anasını sattığımın motorunu. Hem bana birşey olmaz. Koca camiada beni mi bulacak kaza?"

Gibi birçok sebepler üretiyoruz kendi kendimize. Henüz yeni motorcular (lütfen kimse alınmasın yeni motorcu dediğim için ama biraz çuvaldızı kendimize batırmanın zamanı geldi.) ki bunlardan kastım sene itibarıyla değil, km itibarıyla söylüyorum, motosikletini hemen büyütmenin yollarını arar oldular. Soruyorsun,

- 10000 km yol yaptım. Artık motorumu büyütmenin zamanı geldi, hem diğerlerinde büyük motosikletler varken benim ki onların yanında oyuncak kaldı, diyerek savunmalarını baştan hazırlıyorlar.

Yada,

- 16000 km oldu, biliyorum daha erken motorumu büyütmek için ama aklım o motorda işte. Aklımda kalacağına altımda yol alsın. Hem ben hız yapmam.

Arkadaşlar, kabullenmesek de motosikletini büyütmenin en büyük sebeplerinden biri, çevremize atacağımız "HAVA" dır. Altımızdaki motosikleti de aynı otomobilimiz gibi gösterişlisinden, en pahalı olanından, en güçlü olanından seçiyoruz. Hadi otomobilde bir şansımız var. Peki motosiklette var mı?

Henüz yeni motosiklet sahibi olan arkadaşlarla tanışma fırsatım oluyorlar. İlk motosikletleri büyük hacime sahip motorlar oluyor.

- 600 cc lik aldım ama gidip 1000 cc lik almadım. Biraz tecrübelenince onlardan alacağım.

Savunmaya bak!!!! Size kısaca bir teknik açıklama yapayım.

600 cc lik bir Racing, Motor Gücü 100-125 hp arasında. Bu gücü 11500 rpm ile 13000 rpm (Rpm = Devir/dk.) da sağlıyor. Yani, krank dakikada 11500 rpm dönüyor. Saniyede 191 defa dönüyor. Biraz düşündürücü dimi? Ve bu motorların 0-100 km/h hızlanma değerleri ise 2,4 - 2,9 saniye gibi oluyor. Şimdi bu gücü kontrol etmek sizce kolay mı?

Peki Racing değil de Enduro'dan bahsedelim. Aşağı kalır yanı mı var? Hayır.

650 cc lik bir Enduro, Motor gücü 45-55 hp arasında. Bu gücü 7500 rpm - 8500 rpm de sağlıyor. Yani krank dakikada 7500 devir dönüyor. Saniyede 125 kez dönüyor. Ağırlıkları ise 180 kg civarında oynuyor. Bunlarında 0-100 km hızlanma değerleri 4,5 - 6 saniyeler arasında değişiyor. Yani yukarıdakilerden çok da aşağı kalır değil. Evet bu gücü kontrol etmek, yukarıdaki bir racing ten daha kolay. Ama yeni başlayan biri için mi? Değil... Yada henüz birkaç bin km yapmış insan için mi? Yine hayır. 1000 cc likleri söylemeye gerek görmüyorum bile.

Avrupa'da yeni başlayan bir motosiklet sürücüsü, ilk olarak 50 - 200 cc arasındaki motosikletleri en az 2 sene kullanmak zorunda. Ondan sonra yeniden sınava girip, yeterlilik sağladığı takdirde 2 sene de 200 - 400 cc arasındaki hacimli motosikletleri kullanıyorlar. Ondan sonra seneye göre motosikletlerini büyütüyorlar. Ancak her seferinde yeterlilik sınavına tabi tutuluyorlar. Eğer bu sınavlardan başarısız olurlarsa, küçük cc li motosikletleri kullanmaya devam ediyorlar. Taa ki eğitmenlerini ikna edene kadar. Ancak maalesef ki ülkemizde bizler kendi kendimize yeterlilik veriyor ve en kısa zamanda daha büyük motosikletleri almaya çalışıyoruz. Sonuç "GERİDE ACILI BİR AİLE, ARKADAŞLAR, TEHLİKELİ İMAJ"

Sevgili arkadaşlar, 10000 -15000 - 20000 km ler tecrübe kazandırmaz. Bu km'lerle sadece kullanmış olduğunuz motosiklete adapte olursunuz. Onunla bütünleşirsiniz. Ancak yeni bir motosiklete geçtiğinizde ki bu büyük bir motosikletse, siz çok acemisinizdir. Ne motorun özelliklerini, ne karakterini bilmiyorsunuzdur. O motosiklet, sizin için POTANSİYEL BİR TEHLİKE 'dir. Şunu sakın aklınızdan çıkarmayın, ister 4 teker, ister 2 teker olsun her aracın bir karakteristik sürüş tarzı vardır. Bu aynı marka, model olsun farketmez. Şöyle deneyin, aynı model, aynı km.lerde, aynı marka bir başka arkadaşınızın motosikletini kullanın, farklı gelecektir size. Yabancılık çekeceksiniz. Hareket ederken, viraja girerken, fren yaparken çok büyük farklılıklar hissedeceksiniz. İşte o size yabancı bir motosiklet. Ve siz ona alışıncaya kadar sizin katiliniz olmaya aday. O ana kadar yapmış olduğunuz km'ler, o an için tamamen resetlenmiş olacaktır. Siz artık acemi durumunda olacaksınız. Ne zaman ki yeni motosikletinizle birkaç bin km yaparsınız, o zaman alışacaksınız. Ha burda eğer sizin yapmış olduğunuz km, eğer 10 -15000 km değil de 25-30000 km olsaydı, alışma süreciniz daha kısa olurdu. Daha fazlası olsa çok daha kısa süreler olurdu. Dikkat edin, tehlikede olduğunuz süreden bahsediyorum.

Geçtiğimiz sene Yunanistan'dan gelen motosikletli dostlarımızla yapmış olduğumuz konuşmalarda, aynı motosikletle 100000 km ler yapanlar, bunu aşanlar vardı. Onlar bu işi gerçekten hobby amaçlı yaptıklarından altlarındaki motosikletlerin büyük yada küçük olması, onlar için birşey ifade etmiyordu. Sonuçta yine iki teker üstünde hareket ediyorlar ve hobby lerini gerçekleştiriyorlardı. Onlar bizden daha mı az tecrübelilerdi peki? Tabii ki hayır. Ama onlar bilinçli kullanıcılardı ve motosikletin onlar için tehlikelerini bertaraf etmenin yolunu biliyorlardı.

Şimdi büyük bir motosikletin tehlikesinden biraz bahsedelim.

Her insanın içinde adrenalin duygusunu yaşamak vardır. Bunun çeşitli yollarını arar. Elimin altında güç olsun ama ben bunu kullanmam diyen yalan söyler. Mutlaka o gücü kullanır.

- Ya, uzun yolda araç sollarken, düşük gücü olan bir motor beni tehlikeye sokuyor. Bastım mı geçmem lazım ki tehlikeden kaçayım.

Geçme o zaman kardeşim. Yol boşalınca geç sende. Niye riske atıyorsun ki kendini? Güç olduğu sürece risklerini de artırıyorsun. Nasıl olsa geçerim düşüncesi ile ona göre yol almaya başlıyorsun. Bunu bilinç altından yapıyorsun. Oysa gücünü bildiğin bir motosiklet olsa altında, risklerini en aza indirmeye çalışıyorsun. Yol boşsa geçiyorsun, daha düşük limitlerde gidiyorsun, daha yavaş virajlara giriyorsun. Yani tehlikeleri otomatikman minimuma indirgiyorsun. Gideceğin yere daha rahat gidiyorsun, yorulmuyorsun, etrafını görme fırsatlarını kaçırmıyorsun. Süre olarakta hızlı gidenden çok az bir farkla ulaşıyorsun gideceğin yere.

Bir diğer nokta ise tehlike anında, tehlikeden mi kaçayım, motorun gücünü mü kontrol edeyim derken kaza zaten oluşuyor. Sadece büyük hacimli motosiklet değil sorun, ebatsal olarak daha büyük, ağırlığı daha fazla motosikletler de tecrübesiz insanlar için büyük tehlike oluşturuyor. Altınızdaki kütle ne kadar büyük olursa, kontrol etmeniz de o kadar zorlaşıyor. Bunu en kolay kaygan bir yolda hissediyorsunuz. Kendi cüsseniz ile altınızdaki kütleyi kontrol etmenin ne denli zor olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Yarış amaçlı üretilen motosikletlere dikkat edelim. Genelde çok hafif olurlar. Bunun sebebi sadece daha az ağırlık, birim kütleye düşen daha yüksek beygir gücü değil, kontrolü daha kolay bir kütle, daha az harcanan enerji, daha az yorgunluk vs. vs... Görüyorum ki 50 kg. olan bir bayan, 180 kg lık kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Sizce ne derece başarılı olabilir? Yada 70 kg olan bir adam, 240 kg lık bir kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Şöyle bir hesap vardı yanlış hatırlamıyorsam, bir insan, ancak kendi ağırlığı kadar olan bir kütleyi zorlanmadan kaldırabilir. Bunun üstündeki ağırlıkları, insan üstü bir çaba ile yapar. Ancak limitlerdir ve çok çabuk yorulur. (Halterciler hariç)

Bir de diğer bir konu sele yükseklikleri. Bacak boyu 75 cm olan bir kişi, 85 cm sele yüksekliği olan motosiklet kullanıyor. Tecrübesi ise zayıf. Ayaklarını yere koyma isteği sürekli var. Yavaşlamalarda hemen ayaklar yere iniyor. Yere değecek mi? Belki parmak uçlarında. Peki o kütleyi parmak uçlarında nasıl taşıyacak? Hasbelkader taşıyor. Ama en ufacık zorlanmada motosiklet yerde. Şanslı ise ayakları altında kalmaktan kurtuluyor. Diyeceksiniz ki Cross motosikletlerinde adamların ayakları bile yere değmiyor ama bu adamlar yarışıyor. Sizde de o tecrübe olsa, sizde binin. Adamların işleri. Yada uzun yıllardır artık motosikletin üstünde olduklarından, ayaklarını yere indirme gereğini pek duymuyorlar.

İşte arkadaşlar, yukarıda saymış olduğum bir çok sebep, motosikletleri kana susamış katillerden farklı kılmıyor. Ama bu cansız kütleler mi suçlu? Hayır. Buna sebep veren insanlar, yani yine bizler suçluyuz. Bu masum hobby amaçlı araçlarımızı, kana susamış cani yapan bizleriz, onlar değil. 1992 yılından beri bu motosiklet kullanıyorum. Toplam yapmış olduğum km, 300.000'e merdiven dayadı. Ama halen 650 cc bir motosiklet kullanıyorum. Bundan sonra alacağım da 650 cc olacak. Lütfen bu duyarlılığı sizlerde gösterin. Gösterin ki, artık bu mail guruplarında kaza haberleri, kaza sonucu ölüm haberleri olmasın.

Biliyorum yazı çok uzun oldu. Belki çok ukalaca bir yazı oldu. Ama eminim ki bir çoğunuz okuduğunda bana hak verecektir.

KONTROL EDEBİLDİĞİN GÜÇ HER ZAMAN GÜLDÜRÜR, KONTROL EDEMEDİĞİN GÜÇ İSE BİRGÜN ÖLDÜRÜR.

ÖLMEK İÇİN DEĞİL, ÖLENE KADAR MOTOSİKLETE BİNMEYİ DENEYİN.

Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.

Sevgiler

Zafer Yangın
Suzuki XF650 Freewind
İstanbul

--------------------------------------------------------------------------gözünüze çarpmadıysa lütfen mutlaka okuyun okutun
 
Katılım
13 May 2006
Mesajlar
287
Seninle aynı fikirdeyim... Dün gece kıl payı biraz da gaz kitleyince üstüne gittiğim kamyonun frenlerinin sağlamlığı vs. sayesinde Kurtulduğum kazada motorum 150 cc idi... Bir şu an sattığım 650 cc'lik honda olsaydı düşünmek bile istemiyorum...Ölebilirdimde... Bir de gazı kitlemiş honda olsaydı ne olurdu acaba...Belki üç beş sıyrık ve ağrıyla atlatamazdım kazayı...
 
Katılım
18 Haz 2006
Mesajlar
10
"kazayı makıne yapmaz" dostlar

kaza kaza kaza en buyuk dert ve acı ama sunuda unutmamalıyızkı 1 gun ıcerısınde sadece 1 gun ıcerısınde motorsıklet gıbı bır makınanın ustunde sıslıde 580 ehlıyetsız surucu yakalandı ehlıyet motorumu kullanır elbette hayır ama egıtımı aldıgını belgeler korde topalda kuralları bılırsın sol serıdın dıbınden araba sollamayı ogretmez makasa gırmeyı ogretmez kuralları ogretır bu kurallara arabalar uyuyormu uymuyor ama rıskı kaza anında motorsıkletten az bunu unutmamamk ve kurallara uymak gerekıyor bır motor hıcbır zaman bır araba ıle asık atmasın sız beyler bayanlar ben antı motorcuyum cunku artık ıstemıyorum hergun en az ıkı motorun yerde yatmıs ve ambulanıle surucusunun goturulomesını seklı onemlı degıl
her ne olursa olsun kurallara uyun uyunkı rıskınız en aza ınsın motorsıklet oldurmuyor veya sakat bırakmıyor KURALLARA UYUN
tamam bıraktım sosyal mesaj vermeyı :p
uzun omurlerınız olsun....
 
Katılım
13 May 2006
Mesajlar
287
sevgili arkadaşlar...

phonx1905' Alıntı:
kaza kaza kaza en buyuk dert ve acı ama sunuda unutmamalıyızkı 1 gun ıcerısınde sadece 1 gun ıcerısınde motorsıklet gıbı bır makınanın ustunde sıslıde 580 ehlıyetsız surucu yakalandı ehlıyet motorumu kullanır elbette hayır ama egıtımı aldıgını belgeler korde topalda kuralları bılırsın sol serıdın dıbınden araba sollamayı ogretmez makasa gırmeyı ogretmez kuralları ogretır bu kurallara arabalar uyuyormu uymuyor ama rıskı kaza anında motorsıkletten az bunu unutmamamk ve kurallara uymak gerekıyor bır motor hıcbır zaman bır araba ıle asık atmasın sız beyler bayanlar ben antı motorcuyum cunku artık ıstemıyorum hergun en az ıkı motorun yerde yatmıs ve ambulanıle surucusunun goturulomesını seklı onemlı degıl her ne olursa olsun kurallara uyun uyunkı rıskınız en aza ınsın motorsıklet oldurmuyor veya sakat bırakmıyor KURALLARA UYUN
tamam bıraktım sosyal mesaj vermeyı :p
uzun omurlerınız olsun....

Siz kime ne mesaj vermeye çalışıyorsunuz. Motor kullananlar yani arkadaşlarım pırıl pırıl insanlardır. Bu gün bir otomobil kaç paraya alınıyor ve kaç para ile yürüyor? düşündünüz mü? Ayrıca otomobil'in yani dört tekerlinin harcadığı benzin ülkemizin ekonomisine ne kadar yara veriyor düşündünüz mü? Ya kamyonların tekerleri altında ezilen ve yamru yumru olan asfaltların onarımı için kaç para gidiyor hiç düşündünüz mü? Bizim ülkemiz ekonomik yönden dört dörtlük bir ülke değil. Her gün bir arabanın tek bir sürücü ile ülke ekonomisine maliyeti nedir acaba ? Motosiklet ülke ekonomisine ve çevreye otomobil kadar zarar vermiyor...Katkıda bulunuyor tam tersine Ben 30 yıldır motosiklet kullanıyorum ve ölünceye kadar da kullanacağım... Motosiklet kullanmaktan gurur duyuyorum. Kullanan arkadaşlara saygı duyuyorum. Benim kardeşlerimin ne suçu var? Eğitimsizse eğitmek yolunda öneri geliştireceğinize Hatayı makine yapmaz insan yapar... Evet İnsan Yapar... İnsanlar bencildir. Özellikle trafikte...Birisi geçtimi uyuz olurlar... Yolları babalarının tarlası sanırlar...Yayası, bisikletlisi, mobiletlisi, motosikletlisi, otomobillisi, vs. hepsi bir an önce gidelim ulaşalım egosundalar... Bazıları sola dönerken sağına bakar, Araba sürerken cep telefonuyla konuşur, Yani evlerinde nasıllarsa arabalarında da öyleler. İşte bu egolar, zaaflar insanları hataya yöneltir...Fren müşürlerim çalışmadığı zaman, frenlerim zayıfladığı zaman huzursuz olurum...Ayna düzgün göstermezse tedirgin olurum...Yolda ise tüm kurallara bildiğim kadarıyla tam uyarım...Şimdiye kadar ciddi kazam olmadı... 30 yıllık motosiklet kullanım sürecimde sadece geçtiğimiz gün gaz telinin kitlemesi nedeniyle kaza atlattım... Demek ki bakımı dikkatli yapılmayan makine kazaya neden olabilirmiş? Sokakta halı yıkayanlar, Dükkanlarının önünü sulayanlar, yolları sulayanlar kazaya neden olabilirmiş... Yol sulanmamış olsaydı ... Ben frenlerimle motoru durrabilridim ve düşmeden kaymadan yollara serilmeden daha ucuz atlatabiliridm kazayı... Bir kamyon tekerini eminim ki benim kadar yakından görmemişsinizdir. Kamyonun frenleri sağlam olmasaydı, şoförü dikkatli olmasaydı, kamyon dolu olsaydı şu an bu yazıyı yazma olanağım olmazdı... Basit bir gaz teli lifinin kopması neden oldu bunlara... Binalar çöküyor neden malzemeden çalındığı için... Ne iş yaparlarsa yapsınlar malzeme çalanlar insanlarında hayatını çalıyorlar... Eğitimsizlik ve dikkatsizlik işte bunlar kaza nedenlerinin önemli bir bölümü... Şarhoş sürücülerin kaza yapmaları normaldir. O zaman buyrun bunları tartışalım çevremizde her kes kendi kapısının önünü temizlesin... Biz motora binelim siz anti motorculuğa devam ediniz... Sizin demediğiniz gibi " Siz Beyler ve bayanlar ben motorcuyum ve motorcu kalacağım... İnatla motorumu maviliklere umutlara yeni dostluklara, barışa kardeşliğe süreceğim..."
 
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
611
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
arkadaşlar slm öncelikle
bu güzelim ülkemin yol şartları ve camış sürücüler olduğu muddetce kaza yapmamak imkansız gibi,
nekadar dengesiz varsa araç sürücülerinden bahsediyom motora aldırmadan ne oldunu anlamadan yola cıkıyor yada üstüne sürüyor ,
bu ankutlar olduğu sürece zor
 
Katılım
28 May 2006
Mesajlar
687
Ben arabayla da, motorla da kaza yaptım. Genelde ilk kazalar acemilikten sıyrılma aşamasında, kendine aşırı güvenden ve ben bu işi kaptım moduna girmekten oluyor, en azından bende öyle olmuştu.
Neyse herkese kazasız keyifli sürüşler diliyorum.

Öncelikle en çok kaza sürücülüğün ilk yılında yapılır. (Hurt raporundan bu),
Sonra 2 sene deneyim kazandıktan sonra, yine kazalarda bir sene süreyle artış oluyor: Bu da kendine fazla güvenmekten.
Ondan sonraki yıllarda kaza oranları azalır.

-t

Arkadaşlar, geçen gün bana olan bişeyi de anlatayım:
orta şeritte 100 km ile falan gidiyorum, sağımda da 18 tekerlekli bir TIR, ben onu yavaş yavaş geçiyorum.
Şöför ya beni hiç görmedi (bu uzun araçlarda bizi fark etmeleri hakikaten güç), yada gördüğünü unuttu, sol şeride geçmeye karar verdi.
Direksiyonu aniden kırdı, bereket sol şerit boştu kendimi oraya attım. Korna falan ama faydası olmadı.

Özet: TIR'ların yanından gitmeyin! Gidecekseniz de, sizi gördüklerine emin olun!
 
Son düzenleme:
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
Colakoglu ne güzel dedin.. motorla seyir halindeyken (hızın n'lursa olsun) anormal olan herşey kaza ya girer bana kalırsa... mesela (tecrübeyle sabittir) 30km ile giderken vizörüme yawru bi yarasanın yapışması..bu da bi kazadır!!

yavru yarasa mı??? yaşını yarasa mı söyşedi yani :queen: :queen: :queen:
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
Valla benim hiç motorum olmadıgı için kendim kaza yapmadım.Ama bir kere artçı olarak bi arkadasımla(İsmini vermiyim bu sitenin uyesi belki isminin kullanılmasını istemez ismi lazım değil diyelim)6 saat motor gezisinin sonunda dönerken 30 le fln bi çukura girdik ama o an düşmedik ismi lazım değil arkadasım seyir halindeyken çok afedersiniz salaklığından hafif ayaga kalkıp bişe varmı diye motorun arka tarafına bakması sonucu motor devrildi ve düştük.Valla o süratle bile düştüğümde yüregim agzıma geldi elimde çizikler oluştu,motorda azcık çizildi .(tırsmadım desem yalan olur)Umarım ilerde kendi motorumla büyük kazalar atlatmam bütün kazalarım böyle olur.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Üst