Ben çocukluğumu özledim.....

Katılım
17 Şub 2007
Mesajlar
296
Sahamızın düzenini bozmaması için amcalardan daha ileriye parketmelerini isterdik. Kırmazlardı bizi, belki de topumuz arabaya çarpmasın diyeydi. O zaman sokaklarda araba parkedecek çok yer vardı. Şimdi insanlar park yeri için birbirini vuruyor.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 12:11 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 12:08 ----------

Pazar günleri banyo günüydü, ben hep Pazar konserine denk getirridim banyo sıramı, kovboy filimini ve çizgi filmleri (Voltran, He-man) kaçırmamak için.
 
Katılım
5 Eki 2006
Mesajlar
15,037
bisikletlere dinama takardık.. ne kadar sürat o kadar kuvvetli ısık saçardık..şimdi ledli ışıklar var.. pompadan yapma kornamız vardı.. kamyon mübarek.... bir mz bir jama mız birde mopet imiz vardı.. hepside işin hakkını alarak üretilmişti.... çin malı falan yoktu............
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
hepimiz sokakta en ateşli vaziyetimizde oynarken ...

arkadaşilardan biri nin bağırması...

-ATLANTİSTEN GELEN ADAM BAŞLADIIIIIIII

yada

-KARA ŞİMŞEK BAŞLADIIII

yada

-HE-MAN BAŞLADIIIIIIII

veya buna benzer bizim çocukluğumuzun nadir olan dizilerinden birinin başladığı haberi ile 30 saniye içinde o oyun oynadığımız alanda bir Allah'ın kulunu bulamazdınız...

aynı şekilde bitişinde ise çevre evlerden izlediğimiz dizinin başrol kahramanları!!! çıkar gelir dizilerin aksiyonlarını sokakta devam ettirirdik....
 
Katılım
17 Şub 2011
Mesajlar
218
Batıya benzedik.
Kalabalıkta yanlızlaştık.
Eskiden imkanlar yoktu herşeyin bir değeri vardı insanlar birbirlerine destek olarak yaşarlardı.
Allahın çikolatasını almanyadan beklerdik.
Bilgisayarda counter değil mahallede saklambaç,uzun eşşek,yakar top .... oynardık.
Sapanla,tuzaklarla kuş avlardık ( buna halen pişmanım)

Birde Tsubasa izlerdik tv de Tusuubasa izlerdik. :D
 
Katılım
5 Haz 2006
Mesajlar
702
Yakariden çocukken bile, o yoklukta bile nefret ederdim. Voltran süperdi, karaşimşekte kaçmazdı. Hatta telli plastikten arabalarımız vardı, yarışırdık arkadaşlarla. Yere yılan çizer gazoz kapağını kerlarına değdirmeden sonuna kadar götürmeye çalışırdık. Çivi oynardık, met oynardık(çelik-çomak da denir), lazım olan bir kısa iki uzun sopaydı sadece. Köye gidince de ayçiceklerinden tekerleri olan sapı ve mili ayçiçeği sapı olan 8-10 tekerli arabalar yapar tozu dumana kata kata koşardık toprak yollarda. çamurdan yemekler yapar , sigara kağıtlarını para gibi kullanır birbirimizle alışveriş yapardık. Su kanallarında yüzerdik. bilyalıları olurdu arkadaşların sırayla yokuş aşşa kayardık. Kimin olursa olsun paylaşılırdı , beraber binilirdi. Kimse gocunmazdı. Çocukluğumuz çok güzeldi bizim.

Şimdi playstation da futbol da birbirlerini yeniyolar , biz sokakta oynuyorduk. Onalr bilgisayarda adam öldürüyor, bir sopadan yada elektrik borularından yaptığımız silahlarla evlerin etrafında koşarak hırsız polis oynuyorduk. Keşke oğlumada benim cocukluğumu yaşatabilseydim ama bitti o günler maalesef.
 
Katılım
9 Kas 2008
Mesajlar
3,117
Doyasıyla yaşadım ben çocukluğumu ama yeniden yaşamak isterdim. :)

Sabahtan akşama kadar sokaklarda oynar, öğle ve akşam yemekleri için eve giderdik.

Yaz günleri sitenin fıskiyelerinde ıslanır kapıcılar bizi hep kovalardı.

Futbolda vardı tabi ki ben hep kaleye sürgün edilirdim. :p

Düzinelerce tasolarımız vardı. Sabah toplanır taso alır akşama kadar oynardık. :)

Aklıma geldikçe bişeyler yazıyorum valla küçüklüğüme döndüm resmen.
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
oyunları bile kim başlattı davası vardı..mevsimine göre oyun oynardık...

elektrik borularından külah üflerdik.arada birde iğne takardık...:p

külahı kim başlattı??? Ahmet... ne Ahmeti olum ondan önce Mehmet çıkarttı...çıkartan o senenin o oyununun meşhuru olurdu...

kışın misketin 5 çukuru tek çukuru,çelik çomağı,

baharın uçurtması çivi saplatmacası,yazın yılanı,misketi,başı - başaltı,istopu,yakartopu vardı..

baseball bile vardı kendimizce....

kukalı saklambacımız,japon kale maçlarımız vardı...

kibrit kağıtlarından bile oyunumuz vardı.kafamıza ,desenine göre değer biçerdik onlara...hacivat karagözlü kibrit kutuları daha değerliydi...

ayakkabının topuk lastikleri bizim bu oyunlarımızda mükemmel vurucuydu,süpürür geçerdi..herkes de bulamazdı...

şimdi düşününce bile o kadar oyunun birçoğu aklıma zor geliyor..

ortaokula başladığımızda gameboylar çıkmıştı..hiç sahip olamadım ama arkadaşlarımdan oynamak için aldığım bu oyuncakları okulda diğer arkadaşlarıma kiralayarak hem para kazanırdım hemde pil alıp sahibini mutlu ederdim...

plastik arabalara tel takıp onu direksiyon gibi kullanırdık.rulmandan tekerleri olan ve şimdi anlayabildiğim (deli ses çıkarırdı) ama o zamanlar kovalayanlara çok kızdığım masumane !!! arabalarımız vardı...

aynı yıllarda bayramlarda motor kiralardık..puch vardı bende..3-4 günlük bayram tatilinde motor parasından fazla para kazanırdık..ama hiç yeni motor aldığımızı hatta paramızı nereye harcadığımızı hala hatırlıyor değilim...:cherry:

o zamanlar sağda solda arsalar da boldu..mahalle maçları yapardık...tabi arada bu mahalleler arası aktiviteler maç yerine kavga da olurdu...:p

şimdi çocuklarıma bakıyorumda ne oyun oynamayı biliyorlar nede bizim kadar arkadaşları var...

bizi ilkokul 1. sınıfın ilk günü okula götürüp bıraktılar ahada burası okulun dediler, bir daha okul hayatımız bitene kadar kimse okulun yolunu bilmedi..
ama şimdi ortaokul çocuğunu bile anne-babalar okula götürüp getirmek zorundalar...:pr:

peki suç kimin?? biz anne - babaların mı??
yoksa ........
 
Katılım
29 Tem 2010
Mesajlar
1,347
Sigara kağıtlarını toplardık kutu sigaralar yoktu o zamanlar, pişti gibi oyun oynardık onlarla..
herkesin poşet poşet misketi olurdu..
Sokağa yeni asfalt döküldüğü zaman üstünde yumurta pişirmeyi denerdik :)
Kız kaçıranlar vardı.. Sokağımızı en güzel sokak ilan ederdik bütün çocuklar gençler sokağı tertemiz yapardık..
Herkesin poşet dolusu misketleri olurdu. boy boy desen desen, mikalı, demir vb..

Suç kimde???
Suç insanlarda... Artık çocuklarımı yiğenlerimizi okula gönderirken ya biz götürüyoruz ya da servise veriyoruz.. Neden?? Çocuğumuzun başına birşey gelmesin diye.. Kaçırılıp organları alınmasın, tacize tecavüze uğramasın diye. Ceplerindeki paralar alınmasın diye..

Ben çok küçükken hiç unutmam evimizin altındaki beyaz eşya dükkanı ne kadar beyaz eşya varsa kapıda bırakır akşam gider sabah gelirdi.. hiç birine bişey olmazdı...
Şimdi ise kapının önüne koyduğumuz ayakkabılarımız çalınır oldu...

Zor yaşam şartları insanları hırsızlığa yöneltiyor diyeceğim.. Ama değil.. Kolay para kazanmaya alışmış insanlar yüzünden bu hallere geldik, şartla değişti...
Emeksiz yemek isteyenler, başkasının sırtından geçinenler sayesinde Güzelim TÜRKİYE'm bu hale geldi..
 
Katılım
8 Şub 2011
Mesajlar
138
bizim mahhaleede taksitçiler wardı terlik sandalet v.s satarlardır alırdık telikleri bisikletin arka tekerleğinde eritirdik manuel ayak freni olarak sağ ayağımızın alt tabanıı yoktu en çok onu özledim :D

---------- Mesaj ekleme zamanı: 17:01 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 16:58 ----------

leblebi tozunu yeyip yusuf yusuf demeyi sakız sigara alıp içermiş gibi yapmayı özledim
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
o kadar çok zaman geçmiş ki, bir zamanlar çocuk olduğumu unutmuşum...

"anneeee sütümü ısıtır mısıııın" :p
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
yapma Sencer... sen de hala sütmü içiyorsun???
benim gibi,gönlü olupta hanım ısıtıp verdikçe:queen:
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
mantar tabancası



tombala



rengarenk misketler



torpiller



tüftüfler



su tabancaları



topaçlar



UNUTULMAZ BUNLAR
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
çatapatlar,kız kaçıranlar,mantar tabancaları,füzeler,torpiller (hepsi genelde bayram oyuncağıdır)

biraz şiddet içerikli gibi oldu ama...kurtlar vadisi hesaabı..:p

unutulmayanların içindedir bunlarda..:cat:
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
birde bisikletlerim(en azından benimkiler öyleydi)iz vardı ama ne şekil..bir kaç kişi merakımızdan çifte dinamolar farlar stoplar aynalar süsler takardık..

biraz abartı tabirle neredeyse bisikletin ağırlığından fazla aksesuarımız olurdu...
hiç sıkılmadan akşam geç saatlere kadar dolaşırdık..dolaşmada 2 sokak arası olurdu..uzağa izin verilmezdi ki...
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
ah bir çocuk olsaydım parklarda oynasaydım dertten kederden uzak arkadaşlıklar kursaydım...ferdi babanın çok sevdiğim şarkısıdr hani...
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
birde bisikletlerim(en azından benimkiler öyleydi)iz vardı ama ne şekil..bir kaç kişi merakımızdan çifte dinamolar farlar stoplar aynalar süsler takardık..

biraz abartı tabirle neredeyse bisikletin ağırlığından fazla aksesuarımız olurdu...
hiç sıkılmadan akşam geç saatlere kadar dolaşırdık..dolaşmada 2 sokak arası olurdu..uzağa izin verilmezdi ki...

benim bisikletimde janta ışıldaklar ve bu fırıldak vardı...:p


http://www.bizdenbak.com/emarket/ma...650 --2147479300.jpg&intSize=120
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst