Bazen ceketi alıp gidesim geliyo bu şehirden

Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
Çalıştığım işten,iş yerimdeki insanların kişiliksizliklerinden, etrafımdaki insanların oyunlarından ,istanbulun kalabalığından,hayatın adaletsizliğinden bıktığım zamanlarda herşeyden kaçıp , kimsenin olmadığı bir yere gidip doğada tek başıma yaşamak istiyorum.Kimlik olmadan,diploma olmadan,resmiyet olmadan,para olmadan,hiçbirşeye sahip olmadan tek başıma yaşayıp yanlız ölmek istiyorum.
Zamanında ''into the wild'' diye bi film izlemiştim beni baya etkiledi.Aynı duyguları paylaşan arkadaşlara tavsiye ederim.Ama 1kereden fazla izlemeyin sonra hiçbirşey yapmak istemezsiniz.Sanırım bu akşam yine izleyeceğim bu filmi.
 
Kocaeli İl Temsilcisi
Katılım
29 Mar 2011
Mesajlar
4,134
valla filmi ben izlemedim fakat hakikaten izleyesim geldi şimdi :)
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
3,199
ilk cümleni okuyunca sana gidip "into the wild" izle diyecektim :))

---------- Mesaj ekleme zamanı: 11:09 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 11:07 ----------

ha bi de şu var çekip gitmek o kadar kolay değil :))

bakınız Can Yücel ne demiş :
Gitmek

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel.

Can Yücel
 
Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
ben bu sene dolaştım hayatımda ilk defa.... izin sürem yoktu..çünkü işimde yoktu...köyde dolaştım çapa yaptım tarla sürdüm koyun otlattım... kafanın rahat olması insanın ömrüne ömür katıyor... buda gezi fotoğrafları.. başka bir bendim o zamanlarda...

http://www.motosiklet.net/forum/etkinlik-gezi-fotograflari/89264-bozok-diyarinin-yigit-evladi.html
En güzelini yapmışsın abi ama köy ortamıda değilde bildiğin dağa çıkıcaksın orda yaşıyıcaksın.hiçbirşey olmayacak ,avlanarak karnını doyurucaksın.Çünkü artık köylerdede eski anlatılan hayat kalmamış.Şimdi duyduğum köy insanları şehirliden beter durumdalar:pale:
valla filmi ben izlemedim fakat hakikaten izleyesim geldi şimdi :)

Film çok güzel, bende izleyeli 1yıldan fazla oluyor ama son zamanlarda sürekli aklıma gelmeye başladı

ilk cümleni okuyunca sana gidip "into the wild" izle diyecektim :))

---------- Mesaj ekleme zamanı: 11:09 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 11:07 ----------

ha bi de şu var çekip gitmek o kadar kolay değil :))

bakınız Can Yücel ne demiş :

Ah be abi tam oturdu konuya şu şiir ne güzel dile getirmiş Can Yücel
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Nis 2010
Mesajlar
1,714
bazen kaskı montu alıp çıkıyoruz ama dönüp dolaşıp geleceğimiz yer aynı...
 
Katılım
29 Haz 2010
Mesajlar
317
Bu Şehr-i İstanbul öyle enteresan bir yerdir ki,bugüne kadar nerdeyse tebessümle gezen bir insan evladı görmedim diyebilirim.Hayat zor,hele ki şehr-i İstanbul'da:wiinkk:Metrobüs olsun,tramvay olsun vs. olsun herkesin yüzü asık,mutlu değil...Ama yine de seviyorum İstanbul'u,bir o kadar da kaçmak istiyorum...İşin aslı biliyor musun dostum,hayat bir saklambaç gibi.Ara ara acılar,sıkıntılar,pişmanlıklar,riyakar insanlar bizi sobeliyor,ara ara da biz onları sobeliyoruz.Ama saklanıp bir daha ortaya çıkmamak,işte tüm mesele bu!(RAMİZ DAYIDAN ALINTI DEĞİLDİR,MINÇIKA_35 DAYI:cherry:) Şaka bir tarafa her şey gönlünbce olsun.Hayattan kaçmak olmaz,sonuna kadar mücadele etmek lazım,unutma ki hayatın zap tuşu yok derler ya,doğru laftır.Sadece yaşa...:)
 
Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
bazen kaskı montu alıp çıkıyoruz ama dönüp dolaşıp geleceğimiz yer aynı...

motosikleti sevme nedenlerimden biride insanın tek başına kalabilmesi aslında.Şu sıralar onuda yapamıyorum ya baharında gelmesiyle iyice bunaldım.
Paylaşmak iyi geliyor ama

Bu Şehr-i İstanbul öyle enteresan bir yerdir ki,bugüne kadar nerdeyse tebessümle gezen bir insan evladı görmedim diyebilirim.Hayat zor,hele ki şehr-i İstanbul'da:wiinkk:Metrobüs olsun,tramvay olsun vs. olsun herkesin yüzü asık,mutlu değil...Ama yine de seviyorum İstanbul'u,bir o kadar da kaçmak istiyorum...İşin aslı biliyor musun dostum,hayat bir saklambaç gibi.Ara ara acılar,sıkıntılar,pişmanlıklar,riyakar insanlar bizi sobeliyor,ara ara da biz onları sobeliyoruz.Ama saklanıp bir daha ortaya çıkmamak,işte tüm mesele bu!(RAMİZ DAYIDAN ALINTI DEĞİLDİR,MINÇIKA_35 DAYI:cherry:) Şaka bir tarafa her şey gönlünbce olsun.Hayattan kaçmak olmaz,sonuna kadar mücadele etmek lazım,unutma ki hayatın zap tuşu yok derler ya,doğru laftır.Sadece yaşa...:)
Çok haklısın hocam bu şehirde herkes sinirli herkes mutsuz.Çanakkaleye gittiğim oluyodu bazen orda ilk dikkatimi çeken şey insanların yüzündeki gülümsemeydi.
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Nis 2010
Mesajlar
1,714
Bu Şehr-i İstanbul öyle enteresan bir yerdir ki,bugüne kadar nerdeyse tebessümle gezen bir insan evladı görmedim diyebilirim.Hayat zor,hele ki şehr-i İstanbul'da:wiinkk:Metrobüs olsun,tramvay olsun vs. olsun herkesin yüzü asık,mutlu değil...Ama yine de seviyorum İstanbul'u,bir o kadar da kaçmak istiyorum...İşin aslı biliyor musun dostum,hayat bir saklambaç gibi.Ara ara acılar,sıkıntılar,pişmanlıklar,riyakar insanlar bizi sobeliyor,ara ara da biz onları sobeliyoruz.Ama saklanıp bir daha ortaya çıkmamak,işte tüm mesele bu!(RAMİZ DAYIDAN ALINTI DEĞİLDİR,MINÇIKA_35 DAYI:cherry:) Şaka bir tarafa her şey gönlünbce olsun.Hayattan kaçmak olmaz,sonuna kadar mücadele etmek lazım,unutma ki hayatın zap tuşu yok derler ya,doğru laftır.Sadece yaşa...:)

Hayatımda yaptığım en kötü yolculuk bir otobüs yolculuydu. Ankara'dan Bolu'ya İstanbul otobüsünde gidiyoruk. Hayatımda öyle bir insan kitlesi görmedim. Herkezin suratı asık, otobüs içinde 1 kelime laf eden yok, sadece birşeylerden rahatsız olduğunda sağına-soluna bakan soğuk soğuk insanlar. Herkez bir havalarda... Anadolu insanı her zaman başka ben onu anladım...
 
Katılım
29 Haz 2010
Mesajlar
317
Hayatımda yaptığım en kötü yolculuk bir otobüs yolculuydu. Ankara'dan Bolu'ya İstanbul otobüsünde gidiyoruk. Hayatımda öyle bir insan kitlesi görmedim. Herkezin suratı asık, otobüs içinde 1 kelime laf eden yok, sadece birşeylerden rahatsız olduğunda sağına-soluna bakan soğuk soğuk insanlar. Herkez bir havalarda... Anadolu insanı her zaman başka ben onu anladım...

Gerçekten haklısınız.Normalde İzmir'liyim.İstanbul'a öğrenci olarak geldim.Dediğiniz gibi İstanbul'un enteresanlığı okula kayıt için gelirken otobüste başlamıştı.İnsanların yüzündeki donuk ifadeler,hatta mavinin bile ayrı bir havada olması.Her bir mahallesi,her bir sokağı ayrı bir dünya.Kısmetse ağustos sonunda işi bırakıp İzmir'e döneceğim zaten.İnşallah İstanbul'un donuk yüz hatları bulaşıcı değildir de bana da bulaşmaz:mrgreen:Dediğiniz gibi Anadolu insanı her zaman başka.İkram ettiği çayın demi bile bir ayrı:)
 
Katılım
25 May 2010
Mesajlar
99
bende ankaradan gönüllü eskişehirin bir kasabasına tayin geldim.burada çok daha mutluyum insanlar daha samimi daha içten.
 
Katılım
10 Eyl 2007
Mesajlar
941
Emekli olayın diye çalışıyorum ilk işim köye yerleşmek bıktım usandım şehir hayatından hergün cinayet kaza araba uçak sesi bir sürü olay. Alıcam 10 dönüm yer kondurcam üstüne prefabrik evi ekicem bağımı bahçemi 2 3 köpek alıcam tavuk koyun bakıcam rahatıma. Böyle kafa dengi arkadaşları özendirmek istemem ama.O günü iple çekiyorum Felon kardeşim. İstanbul insanı robot makina olmuş kardeşim sabah yüzlerine bakıyorum işe giderlerken resmen kurmalı oyuncak gibi böyle hayatmı olur diyorum içimden Allahtan Bandırma gibi denizli ormanlı bir sahil ilçesinde yaşıyorum büyük şehirde olsam ne yapardım acaba. Allah korusun.
 
Katılım
10 Nis 2010
Mesajlar
1,714
Emekli olayın diye çalışıyorum ilk işim köye yerleşmek bıktım usandım şehir hayatından hergün cinayet kaza araba uçak sesi bir sürü olay. Alıcam 10 dönüm yer kondurcam üstüne prefabrik evi ekicem bağımı bahçemi 2 3 köpek alıcam tavuk koyun bakıcam rahatıma. Böyle kafa dengi arkadaşları özendirmek istemem ama.O günü iple çekiyorum Felon kardeşim. İstanbul insanı robot makina olmuş kardeşim sabah yüzlerine bakıyorum işe giderlerken resmen kurmalı oyuncak gibi böyle hayatmı olur diyorum içimden Allahtan Bandırma gibi denizli ormanlı bir sahil ilçesinde yaşıyorum büyük şehirde olsam ne yapardım acaba. Allah korusun.

Çoluk-çocuk ne yapacak? yenge köy işlerine meraklı olsa bile çocuğun eğitimi, işi vs sebeplerden dolayı, hayata köyde başlamadıysanız köyde bitmez...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Şub 2011
Mesajlar
1,768
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bugüne kadar izlediğim en iyi filmdi mükemmel seçim:cat::bounce:
 
Katılım
25 Mar 2008
Mesajlar
433
İnanın yaramı deştiniz...Hep kafamda köyüme gidip orada ki küçük ve full manzaralı arsamıza olabildiğince büyük bi ahşap ev yapıp orada kalmak , kuşları dinlemek.derenin şırıltısını dinlemek , rüzgar estiği zaman kavak ağacının yapraklarının hışırtısını dinlemek istiyorum,ama nafile, herşey bağlıyor elimi kolumu...Bazen nefret ediyorum hayattan,bazen de yaşamanın mecburiyetini anlayıp oturuyorum k.çımın üstüne...
 
Katılım
16 Nis 2003
Mesajlar
1,149
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.

Gelir dağılımının daha adaletli olduğu medeni ülkelerde devlet işsizler için geçimini sağlayacak kadar aylık yardımı yapıyor bildiğiniz gibi. Daha iyi bir hayat yaşamak isteyen mecburen çalışıyor.Bunun dışındakiler de kimseye yalvarmadan dilenmeden hayatını sürdürebiliyor.Bu ülke vatandaşlarının işi gücü bırakıp turist olarak dünyayı aylarca, hatta yıllarca gezebilme rahatlıkları da buradan geliyor.İnsanların ülkelerine dönünce aç açıkta kalacakları korkusu yok.Hele ki bir mesleği varsa mutlaka dönünce iş bulur. Deneyimi de varsa işsiz kalma diye bir olasılık çok çok az.O ülkelerin çalışma hayatı bizdeki gibi köle seçmece türünden bir seçimle yürümüyor.Bizde az kaldı; ağzımızı açıp dişlerimize bakacaklar eksik çürük var mı diye.

Ancak bu yakınmalar tamamen haklı olmakla birlikte çözümü bireysel kaçış değil bence.Zaten bunu yapabilecek kişi sayısı %1 bile değil.Çözümü daha adil bir gelir dağılımı.Şehirlerin daha yaşanabilir yerler olması ve nüfus planlaması.

Bunları yapacak kişiler işin uzmanlarıdır.Bu uzmanları göreve siyasi iktidar getirir. Hayata ezberletilmiş değerler üzerinden değil insan ihtiyaçlarının doğallığı üzerinden bakabilecek kişiler seçilip iş başına gelirse ancak o zaman bu türden değişimler olabilir. Aksi durumda klişelerle, ezberlerle, nasıl davranmamız, nasıl bakmamız, nasıl konuşmamız, nasıl yürümemiz, nasıl oturup kalkmamız, kısaca nasıl yaşamamız gerektiğini sürekli dikte eden, başınıza kakan adamlarla muhatap olursunuz.
 
Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
@kolcay
ne kadar az kalabalık o kadar huzur.
@Beycivan
emeklilik kalmadı artık be abi mezarda emekliyiz resmen
@ZIPPIRMAN
çok gereksiz filmler var ama bazılar öyleki 1buçuk saate hayatı sığdırıyolar.
@Blacklove16
malesef ne kadar şikayet etsemde aynı şekilde yaşamaya devam edicem.Bu dediklerimi yapabilcek cesaret yok sanırım:silent:

---------- Mesaj ekleme zamanı: 13:01 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 12:50 ----------

@jawa
hani her zaman diyolarya türkiye fakir bi ülke değil evet değil ama eşit gelir dağılımı yok.Birisi sokakta aç dolaşırken bir diğer insanda 300milyarlık jipiyle yanından geçebiliyor.Ve insanoğlunun yapısı gereği kendi rahatta olan hiçkimse bu durumdan şikayetci olmuyor.Şikayetci olanıda sistem sindiriyor...
 
Katılım
11 Ara 2008
Mesajlar
4,209
Bir tane 4 metrelik fiber sandal satın al,üstüne bir güneşlik . Kıçına da 5 beygirlik ikinci el 2 zamanlı motor tak. Kafan bozulduğunda iş çıkışı açıl gece sabah geri gel. Dilersen denize gir dilersen balık tut veya kitap oku. Bunu yıllardır yaparım. Cep telefonunu kapattın mı teknenin altına vuran dalga sesinden başka seni hiçbirşey rahatsız edemez. Yazın balıkçı barınağında veya sahile yakın tonozda, kışın da boş bir arsaya çekersin , küçük olduğundan sorun çıkartmaz.
 
Katılım
13 Nis 2010
Mesajlar
5,448
Bir tane 4 metrelik fiber sandal satın al,üstüne bir güneşlik . Kıçına da 5 beygirlik ikinci el 2 zamanlı motor tak. Kafan bozulduğunda iş çıkışı açıl gece sabah geri gel. Dilersen denize gir dilersen balık tut veya kitap oku. Bunu yıllardır yaparım. Cep telefonunu kapattın mı teknenin altına vuran dalga sesinden başka seni hiçbirşey rahatsız edemez. Yazın balıkçı barınağında veya sahile yakın tonozda, kışın da boş bir arsaya çekersin , küçük olduğundan sorun çıkartmaz.

10beygire kadar ehliyette gerekmiyormuş sanırım ama hoşuma gitsede çok bi ilgim yok o olaya :) .Gece motosikletle dolaşmakta iyi geliyor ama yinede yollar bomboş diyemiyorum.Ne yazıkki yollar sarhoş sürücü dolu oluyor. :|
 
Katılım
23 Ağu 2009
Mesajlar
1,821
ben de ıstanbulda tekstıl ışınde kafayı sıyırmışken geldım oralardan. şu an kasabada ılcede herkezın bır bırını cok tanıdıgı ufacık olaylarda bır bırının daha dogrusu herkezın haberı oldugu bır yerdeyım burdan daha yukarısı yaylalar ama oralarda kalmak iş ıcabı olmuyor. buyuk yerın artı cok ama eksı side yınede ben mutluyum kucuk yerde yaşamaktan hayat boyle devam edıyor işte
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst