- Katılım
- 7 Nis 2015
- Mesajlar
- 1,701
- Konu Yazar
- #1
Daha önce açılan başlıkta da yazdığım gibi, İç Anadolu'nun kuzeyinden geçen ve Orta ve Doğu Karadeniz sahil şeridini kapsayan geniş bir 8 çizme planım vardı. 10 Eylül çıkış ve 18 Eylül dönüş olmak üzere bu rotayı tamamladım. Toplam 3.880 km yaptım. Motorum Kuba Superlight 200. Profesyonel mesleğim yazarlık olduğu için gezi paylaşımlarımda bir tür mesleki deformasyon diyelim çok uzun ve bir turist rehberi tarzında anlatımlar yapmayı sevmiyorum. Bunun yerine görsel paylaşıp, o görselle ilgili iki teker kullanıcılarını ilgilendirecek duyguların özetini geçmeyi tercih ediyorum. Herkese güvenli ve keyifli sürüşler ...
Rotamın özeti budur :
Yola çıkış sabah 06:00 teker döner, kedilerimle vedalaşma
Askerlik yaptığım Amasya'ya 22 yıl sonra gelmek güzeldi. Konakladığım otelin sahibi motorculara alışık, "siz titizleniyorsunuz" diyerek arka kapıdan lobiye aldı motoru
Erzincan üzerinden Erzurum'a geldim. Yol genel olarak güzel, zaman zaman süpriz mıcır döküntülerine dikkat etmek gerekiyor. Erzincan'da mutlaka döner yemelisiniz. Erzurum'da bir gece konakladım ve "Taşhan" yanındaki çay bahçesinde nargile ve çay içtim.Çay ile birlikte toz şeker gelmesine içerledim tabii, garson "pahalı alamıyoruz" dedi.
Erzurum - Kars arası yollar hem asfalt kalitesi olarak iyi hem de dağ geçişleri arasında sürmek büyük keyif veriyor.
Kars'da 2 gece konakladım. Bu süre boyunca Ani Antik Kentine gittim. Ertesi gün Iğdır ve Ağrı'ya inerek Ağrı Dağı, Doğu Bayazıt bölgesini dolaştım ve Türkiye'nin en doğu noktası "dilucu" sınır kapısına gittim. Özellikle Iğdır tarafındaki dağ iniş ve çıkışları çok keyifli, yerleşim yerlerinde zemin kötü ve oldukça fazla jandarma kontrolü var. Çevirmelerde bir kez durduruldum, onda da motordan bile inmedim, nöbetçi subay hatıra kendi telefonu ile bir hatıra fotoğrafı çekti ve yoluma devam ettim. Kars'ın içi de tarihi doku olarak çok güzel binalarla bezenmiş durumda.
Iğdır'dan dönerken benzinci, müşterilerin dinlenmesi için salıncak var ve çay bedava
Kars'tan ayrıldıktan sonra, Ardahan üzerinden Doğu Karadeniz sahil şeridine doğru inmeye başladım. Şavşat inişinde belli bir süre bulutların üstünde olmak çok güzel bir duygu. İniş virajları, Avrupa rotalarını aratmayacak kadar güzel.Tabii yol boyunca bu güzelliğin içine eden HES'lere de bol bol saydırdım...
Hopa'ya gelene kadar bu güzel doku devam ediyor. Karadeniz sahil yoluna indikten sonra abuk bir yapılaşma ve beton yığınları arasında seyahat ediyorsunuz. Rize'de sıkı bir yağmur bastırdı ve Trabzon'a kadar yağmur altında sürüş yaptım.
Rize ...
Trabzon'dan, Samsun'a gelene kadar ender de olsa arada doğallığın bozulmadığı koylar var ...
Samsun'a gelip pide yemeden olmaz
Samsun'dan, Sinop'a geçip 1 gece konaklıyorum. Ayrılacağım sabah, Hamsilos koyuna ve Türkiye'nin en kuzey noktasına gidiyorum...
Sinop'tan, Çorum'a geçip Hattuşaş'ı ziyaret ettim. Parkurun özellikle son 80 kilometresi motosiklet sürüşü açısından son derece keyifliydi. Daha sonra Eskişehir'e giderek 1 gece daha konakladım.
Eskişehir dönüşü İnegöl üstünden Bursa'ya geldim. Çevre yollarından sıkıldığım için anlık bir kararla 1 saatlik tırmanışla Uludağ'a çıktım. Sezon dışı olması nedeniyle in cin top oynadığından, ufak bir kafede dibek kahvesi içip soluklandım...
Daha sonra Yalova-Pendik feribotu ile İstanbul'a geri döndüm. Elbette giderken beni uğurlayan kedilerim motorun sesini sokağın başından duyup beni bahçe girişinde karşıladılar
Bonus : Özellikle uzun yol tecrübesi olmayan arkadaşlarım için bir hatırlatma olsun. Çorum, Hattuşaş bölgesinde bir arı sürüsü ile karşılaştım. Bunlardan 4 tanesi vizöre çarptı. Benden size tavsiye, uzun yolda mutlaka fullface ya da önü tamamen kapanabilir kask kullanın, vizörünüzü kapalı tutun ve mümkünse kaskın altından börtü böcek girmemesi için boynunuza birşeyler takın/bağlayın ...
Rotamın özeti budur :
Yola çıkış sabah 06:00 teker döner, kedilerimle vedalaşma
Askerlik yaptığım Amasya'ya 22 yıl sonra gelmek güzeldi. Konakladığım otelin sahibi motorculara alışık, "siz titizleniyorsunuz" diyerek arka kapıdan lobiye aldı motoru
Erzincan üzerinden Erzurum'a geldim. Yol genel olarak güzel, zaman zaman süpriz mıcır döküntülerine dikkat etmek gerekiyor. Erzincan'da mutlaka döner yemelisiniz. Erzurum'da bir gece konakladım ve "Taşhan" yanındaki çay bahçesinde nargile ve çay içtim.Çay ile birlikte toz şeker gelmesine içerledim tabii, garson "pahalı alamıyoruz" dedi.
Erzurum - Kars arası yollar hem asfalt kalitesi olarak iyi hem de dağ geçişleri arasında sürmek büyük keyif veriyor.
Kars'da 2 gece konakladım. Bu süre boyunca Ani Antik Kentine gittim. Ertesi gün Iğdır ve Ağrı'ya inerek Ağrı Dağı, Doğu Bayazıt bölgesini dolaştım ve Türkiye'nin en doğu noktası "dilucu" sınır kapısına gittim. Özellikle Iğdır tarafındaki dağ iniş ve çıkışları çok keyifli, yerleşim yerlerinde zemin kötü ve oldukça fazla jandarma kontrolü var. Çevirmelerde bir kez durduruldum, onda da motordan bile inmedim, nöbetçi subay hatıra kendi telefonu ile bir hatıra fotoğrafı çekti ve yoluma devam ettim. Kars'ın içi de tarihi doku olarak çok güzel binalarla bezenmiş durumda.
Iğdır'dan dönerken benzinci, müşterilerin dinlenmesi için salıncak var ve çay bedava
Kars'tan ayrıldıktan sonra, Ardahan üzerinden Doğu Karadeniz sahil şeridine doğru inmeye başladım. Şavşat inişinde belli bir süre bulutların üstünde olmak çok güzel bir duygu. İniş virajları, Avrupa rotalarını aratmayacak kadar güzel.Tabii yol boyunca bu güzelliğin içine eden HES'lere de bol bol saydırdım...
Hopa'ya gelene kadar bu güzel doku devam ediyor. Karadeniz sahil yoluna indikten sonra abuk bir yapılaşma ve beton yığınları arasında seyahat ediyorsunuz. Rize'de sıkı bir yağmur bastırdı ve Trabzon'a kadar yağmur altında sürüş yaptım.
Rize ...
Trabzon'dan, Samsun'a gelene kadar ender de olsa arada doğallığın bozulmadığı koylar var ...
Samsun'a gelip pide yemeden olmaz
Samsun'dan, Sinop'a geçip 1 gece konaklıyorum. Ayrılacağım sabah, Hamsilos koyuna ve Türkiye'nin en kuzey noktasına gidiyorum...
Sinop'tan, Çorum'a geçip Hattuşaş'ı ziyaret ettim. Parkurun özellikle son 80 kilometresi motosiklet sürüşü açısından son derece keyifliydi. Daha sonra Eskişehir'e giderek 1 gece daha konakladım.
Eskişehir dönüşü İnegöl üstünden Bursa'ya geldim. Çevre yollarından sıkıldığım için anlık bir kararla 1 saatlik tırmanışla Uludağ'a çıktım. Sezon dışı olması nedeniyle in cin top oynadığından, ufak bir kafede dibek kahvesi içip soluklandım...
Daha sonra Yalova-Pendik feribotu ile İstanbul'a geri döndüm. Elbette giderken beni uğurlayan kedilerim motorun sesini sokağın başından duyup beni bahçe girişinde karşıladılar
Bonus : Özellikle uzun yol tecrübesi olmayan arkadaşlarım için bir hatırlatma olsun. Çorum, Hattuşaş bölgesinde bir arı sürüsü ile karşılaştım. Bunlardan 4 tanesi vizöre çarptı. Benden size tavsiye, uzun yolda mutlaka fullface ya da önü tamamen kapanabilir kask kullanın, vizörünüzü kapalı tutun ve mümkünse kaskın altından börtü böcek girmemesi için boynunuza birşeyler takın/bağlayın ...