- Katılım
- 26 May 2008
- Mesajlar
- 3,547
- Konu Yazar
- #1
Bulgaristan'da bulunan Bansko kayak merkezine gitmeyi düşünen arkadaşlar için yardımcı olacak bir kaynak...
Evet, artistik bir fotoyla giriş yapıyorum
Yolculuk
Hepinizin bildiği gibi yolculuk İzmir'den başladı. Elif, Tuncay, Serhat Abi ve Ben (Hüner), Halil Abi'nin şoförlüğünde, Tüğçe'nin uğurlaması eşliğinde yolculuğumuza 18:30 gibi Bornova (Ege)'dan başladık.
Araç sahibi ve şoförümüz Halil Abi, eski bulgaristan göçmenlerinden şeker bir adam, seyahatimizi freddy'ler, scorpions'lar, bon jovi'ler ve diğer klasik rock efsaneleri eşliğinde sürdürdü. Şoförun uykusunu getirmeyecek ve kaliteli cinsten müzikler yani, e kolay değil 15 saat civarında bir yol var önümüzde. Çiğli otobanından yola koyulduk.
Acıktığımızı hissettiğimizde Çanakkale-Lapseki'ye varmıştık bile, feribota tam da zamanında yetişip giriş yaptık. Burada feribot saatlerini web sitesinden takip etmek, boş boş beklememek için önem arz ediyor, neyse ki Halil Abimiz tecrübeli olduğu için harika bir zamanlamayla vakit kaybetmeden yolumuza devam edebildik.
Feribot kantininde sandviçlerimizi yedik, biraz manzara seyrettik sonra ver elini Edirne. Yolda haberleşip İstanbul grubu ile buluşma noktasını Edirne Emniyet olarak belirledik, Erol, Göksel, Mikail ve İlhan ile buluştuk ve davay komşi kapıkuleye.
Kapıkule
Sınıra 03:30 civarında vardık sanırım, Türk tarafından ateş alıp geçtik, Bulgar tarafında vardiya değişimi için 10dk kadar bekledikten sonra biraz canı sıkılmış, eğlence arayan bir memur geldi ve biraz gırgır şamata ile tek tek pasaportlarımızı elden geçirdi :lol:. Araçta toplam 9 kişi olduğumuzdan biraz süzdüler içerilerde ne var, bagajda ne var diye lakin Bansko lafını duyup, birkaç da malzeme görünce 10sn'lik, üstün körü bir bagaj süzme kontrolünden öteye geçmedi durum. Elbette bunda komşi'nin Elif'i çok şirin bulmasının etkisi de olabilir bilemiyorum
. Ha birde Serhat abinin "biz dostuz" mesajı verme ipuçları da işe yaramış olabilir (Işıkları açma, Tuni'yi otobüste tutma (bu dönüşte oldu), ciddiyet gibi..
). Biz her nasılsa yırttık ancak komşi boş durur mu, Halil Abiye kaş göz bir şekilde bir şeyler koparttı. Eski usül devam yani, çorbayı bıraktırdı kendisine. Kesinlikle rüşvetlik bir durum yoktu daha çok bahşiş gibi oldu 
Sınırda, TR'den almış olduğumuz euro'ları (yoksa tl) leva'ya dönüştürdük, maddi konuları en sona ekleyeceğim. Buradan sonrasını çok iyi hatırlamıyorum sanırım herkesin uykusu gelmişti, fosur fosur gittik.
Bansko'ya Girerken
Ben gözümü Bansko'ya 2 saat kala açtım. Otobandan Pazarcık'tan sonra yollar biraz bozulmaya başlıyor, burada emin olmak adına 1 kez yön sorduk gerisini Tuni halletti. Buralarda artık dağları yakından görmeye başlıyorsunuz ya, çek çek gelmiyor bansko, heyecandan 2 saatlik yol 10 saat gibi hissettirdi. Neyse ki yol boyunca görülecek güzel dağlar, yeşil ormanlar var. Elbette pomak köylerini de unutmamak gerek, zamanında müslümanlığı seçmiş bu bulgar halkının köylerinde cami ve kiliseler iç içe görülebiliyor. Pomak köylerinden geçerken boşnaklardan sırplara birçok kökeni de konuşma fırsatı bulduk, kültürleşme yaşadık.
Otel
Otele 9 civarı vardığımızda bizi Velina karşıladı, biliyorsunuz otelimiz Bisser (Bisser-Bansko). Aile işletmesi otelimiz mütevazi olduğu kadar tavsiye edilebilir de (komisyona bağladım sanki
). Neden tavsiye edilebilir: Öncelikle konaklama ve yemek fiyatları çok uygun, piste kadar servisi var, ücretsiz sauna, odalar gayet yeterli, sıcak su sorunu yok, aile çalışanları ilgili. Aile babası, içkinizi alın burda için diye bir teklifte bile bulundu (yanında meze gider hesabı)
Otelle ilgili tek sorun, siz de farketmişsinizdir ki ''internet''. İnternet bağlantısı var ancak kendimizce koyduğumuz bir tespite göre bağlantı şifresiz olduğu için çevredeki insanlar bizden çok sömürüyor olabilir, böyle söylendik durduk birkaç gün
Gondol (Aman)
Bansko'da sıkılabileceğiniz belki de tek yer, Gondol sırası olabilir. 09.30'dan sonra o sıraya girerseniz 1 saat bile beklemek zorunda kalabilirsiniz (bu konuda İlhan bizi aydınlatabilir hatta beklerken yaptığı buzdan sanat eserleri varsa onları da gösterebilir). Medeniyetin öldüğü yer, kibarlığı kapıda bırakıp gelin. Beklerken ister istemez çapraz çapraz kaydığınızı istemsizce fark edecek, sonra da vicdanınızı dindirmek için kendinizi gondolda yiyeceğe vereceksiniz. Gondol sizi yaklaşık 30dk boyunca taşıyor, bu sırada yanınıza aldığınız muzları, elmaları, protein ve enerji barlarını tüketebilirsiniz. Yiyecekleri, sağlı sollu ceplerden bir birinize uzatırken abartmayın, azcık da turistlere uzatın. Şansınız varsa çenesi düşük ingilizlerle oturmazsınız, sabah sabah çok ağır mevzulara girebiliyorlar, yarım saat tristan ve isolde dinlemek kolay değil.
Neyse sırayı kolayca geçmek için 08:45'da en geç orada olmaya çalışın, otel servisi 08:30'da hareket ediyor, 5dk'lık yol. İkinci Gondol çıkışı için imza toplanıyordu sanırım önümüzdeki yıllarda bu sorun da aşılacak gibi. Gondol'dan son durakta indikten sonra hangi pistlerin açık olduğuna dair bilgi almak için elektronik tabelaya yöneliyoruz ve ilk çıkış rotamızı buna göre belirliyoruz.
Pistler
Bansko tesis ve pistlerini bir de benden dinleyin demeyeceğim illaki araştırmışsınızdır ama burasını, günlük 58 (öğrenci 53) leva skipass ücretini, sonuna kadar hak eden, harika bir yer diye özetleyebilirim. Gondollar, telesiyejler onlarda zaten sorun yok da onlarca kilometrelik pistlerin her akşam araçlarla tekrar düzenlendiğini görmek bizi çok şaşırttı ve sevindirdi.
Konuyu takip edenler pist haritasını görmüştür, uzun uzun-geniş geniş birçok pist var. Bazı siyah pistlerin hafif buzlanması dışında bir sorunla karşılaşmadık (kendi adıma). Belirli rotalar dışında kendiniz de ağaçlar arasından rota çizebilirsiniz, İlhan'ın peşine takılırsanız şirinleri bile görebilirsiniz. Ağaçlar pistlerin çevresini kaplıyor, zirve dışında pist içinde kayarken rüzgardan neredeyse hiç etkilenmiyorsunuz, bu açıdan sarıkamış'a benziyor.
Şehirler Arası Kayak Yapmak
Tamam biraz abartmış olabilirim lakin gerçekten in in bitmiyor, kaymak insana şehirler arası yolculuk hissi veriyor. En zirveden, gondol girişine kadar olan mesafeyi kayarak geçmek istediğinizde aşağıdaki istatistiklerle karşılaşıyorsunuz.
Hiç durmadan indiğimde aldığım bir istatistik, durma zamanı sanırım sonlara doğru eğimin azaldığı hızın düştüğü kısımlar olabilir.
SkiPass
Türk öğrenci kartları SkiPass alımında geçerli, az da olsa indirim sağlıyor. Toplu alımlar (4-5 gün) bir uludağ kadar avantaj sağlamıyor ancak yine de düşünebilirsiniz. Satın almadan önce gişenin yanında biraz bekleyin, size günlük 35-40'a günlük skipass satmak isteyenler çıkabilir onlardan alabilirsiniz. İlk gün ne olduğunu anlamadan Mikail ve İlhan'a kaptırdık 40'lıkları
Öğlene kadar kaydığımız son gün, biz de aynı şekilde 40'dan satmıştık kalan skipass'ımızı, görevliler de var dikkatli olmak lazım. İstanbul ekibinin maceraları var belki anlatırlar.
Ders almak isteyenler için birçok dilde kayak eğitimi veren eğitmenler var, saat ücretleri değişiklik gösteriyor, Erol ders almıştı detaylı bilgi için kendisine sorabilirsiniz.
Şehir İçi
Güvenlikle başlayalım. Tuncay'ın da dediği gibi evlerin ilk katında dahi korumalık yok, son model arabalar sokakta öylece duruyor, çal-kaç için endişelenecek bir şey yok. Sokaklarda da yolunuzu kesecek serseri diyebileceğiniz, zorba tiplere de rast gelmedik. Otelin yolunu kaybedip sabahın 5'ine kadar gezen Erol beyimiz belki bir şeyler ekler buna
Rahatsız olacağınız ancak yabancılık duymayacağınız bir şey var. Nerden kapmışlarsa artık bilmiyorum BG'nin hiç bir yerinde olmayan şey Bansko'da var. Restoranların kapısında bekleyenler sizi "arkeddaş-arkeddaş" diye buyur etmeye çalışıyor, burda hep gördüğümüz şey, dediğim gibi no yabancılık.
Para dönüştürme işlemini sınırda yapın mutlaka fakat olur da paranız tükenir ve TL ile Leva almak isterseniz nereye girdiğinizde dikkat edin. Bazıları TL değerini inanılmaz düşük gösterebiliyor. Aynı caddede 0.78'e bulabiliyorken bazıları 0.24 gibi saçma bir rakam yazabiliyor.
Bir de göz kırpayım yeri gelmişken 
-O kutular yıkılmaz, kaptırma paranı zenciye.
-Zenci Türkçe konuşuyor yorma dilini ecnebi diye
Yemek-Alışveriş
Bisser'de karnınızı doyurmak hem uygun hem de çeşitlilik fena sayılmaz, sadece menüden az tercih edilen bir şey isteyecekseniz öğlen söylemeniz gerekebiliyor. Onun dışında çorbalar 2.5tl, ana yemekler 8-9tl, en babası da 13-14tl civarı. BG'de ekmek dilimleri (30kr) ve marketten alacağınız poşetler de ücretli (20kr) sonra şaşırmayın.
Gondol'a bağlanan ana caddede her türlü restoran bulabilirsiniz. Fiyatları Gondol'a yaklaştıkça artıyor, uzaklaştıkça ucuzluyor bilginiz olsun. Bu sadece yemek için değil her şey için geçerli. Örneğin Gongol'a yakın magnetler 3 leva iken Bansko eski meydanında aynı magnetler 1 leva olabiliyor. Pizza dilimi 3,5lv'den 2lv'e iniyor.
Dağda 5-6 noktada yiyecek alabileceğiniz ve mola verebileceğiniz mekan var. Buralarda sıcak çorbadan, ızgaraya kadar birçok şey bulabiliyorsunuz. Kendi sandviçinizi kendiniz yapacaksanız otele yakın mahalle bakkalından çok ucuza malzeme alabilirsiniz. Aynı şekilde eski Bansko meydanında bulunan BG Market'te de birçok şey daha ucuz. Örnek vermek gerekirse Gondola yakın yerde Kruvasanlar 1,25lv, otele yakın markette 0,65-0,80lv, BG markette indirim vardı 0,50lv
Çok detaylı detaylı oldu gibi, uzatmayayım daha fazla. Son olarak mataralık 200ml BG Votkası 3tl 
Sonuç olarak restoran var 274 leva hesap ödersiniz, restoran var 80 leva hesap ödersiniz, meşrebinize göre her şeyi deneyebilirsiniz.
Hediyelik alışverişinizi de aynı şekilde ara sokaklardan yapın aynı ürünleri daha ucuza almış olursunuz. İndirim yapma olasılıkları da artıyor buralarda. Kozmetik mağazasında %10 indirim aldık ve de arkadaşlarınızı getirin sizi de görürüz teklifi
Dönüş
Dönüş yolu daha bir hızlı geliyor insana, yorgunluktan olsa gerek. Dönüşte et, kaşar alışverişinizi sınırdan yapabilirsiniz, para dönüştürülen yerin karşısında tl, euro,leva olarak alışveriş yapılabilen ve fiyatların duty free ile aynı olduğu bir market var. Dönüşte gümrükten çok daha kolay geçtik, keşke kayakları atıp içine içki doldursaydık diye sesler duyduğuma eminim
Şimdilik aklıma gelenler bunlar arkadaşlar, bir yerden sonra üslup da karışıyor kurgu da, hatam olduysa affola. Aklınıza gelen bir şey olursa sorabilirsiniz. Son olarak İzmir'den bu türde organizasyon için araç ihtiyacı olanlar Halil Abi'ye ulaşmak isterlerse pm atmaları kafi.
Evet, artistik bir fotoyla giriş yapıyorum
Yolculuk
Hepinizin bildiği gibi yolculuk İzmir'den başladı. Elif, Tuncay, Serhat Abi ve Ben (Hüner), Halil Abi'nin şoförlüğünde, Tüğçe'nin uğurlaması eşliğinde yolculuğumuza 18:30 gibi Bornova (Ege)'dan başladık.
Araç sahibi ve şoförümüz Halil Abi, eski bulgaristan göçmenlerinden şeker bir adam, seyahatimizi freddy'ler, scorpions'lar, bon jovi'ler ve diğer klasik rock efsaneleri eşliğinde sürdürdü. Şoförun uykusunu getirmeyecek ve kaliteli cinsten müzikler yani, e kolay değil 15 saat civarında bir yol var önümüzde. Çiğli otobanından yola koyulduk.
Acıktığımızı hissettiğimizde Çanakkale-Lapseki'ye varmıştık bile, feribota tam da zamanında yetişip giriş yaptık. Burada feribot saatlerini web sitesinden takip etmek, boş boş beklememek için önem arz ediyor, neyse ki Halil Abimiz tecrübeli olduğu için harika bir zamanlamayla vakit kaybetmeden yolumuza devam edebildik.
Feribot kantininde sandviçlerimizi yedik, biraz manzara seyrettik sonra ver elini Edirne. Yolda haberleşip İstanbul grubu ile buluşma noktasını Edirne Emniyet olarak belirledik, Erol, Göksel, Mikail ve İlhan ile buluştuk ve davay komşi kapıkuleye.
Kapıkule
Sınıra 03:30 civarında vardık sanırım, Türk tarafından ateş alıp geçtik, Bulgar tarafında vardiya değişimi için 10dk kadar bekledikten sonra biraz canı sıkılmış, eğlence arayan bir memur geldi ve biraz gırgır şamata ile tek tek pasaportlarımızı elden geçirdi :lol:. Araçta toplam 9 kişi olduğumuzdan biraz süzdüler içerilerde ne var, bagajda ne var diye lakin Bansko lafını duyup, birkaç da malzeme görünce 10sn'lik, üstün körü bir bagaj süzme kontrolünden öteye geçmedi durum. Elbette bunda komşi'nin Elif'i çok şirin bulmasının etkisi de olabilir bilemiyorum
Sınırda, TR'den almış olduğumuz euro'ları (yoksa tl) leva'ya dönüştürdük, maddi konuları en sona ekleyeceğim. Buradan sonrasını çok iyi hatırlamıyorum sanırım herkesin uykusu gelmişti, fosur fosur gittik.
Bansko'ya Girerken
Ben gözümü Bansko'ya 2 saat kala açtım. Otobandan Pazarcık'tan sonra yollar biraz bozulmaya başlıyor, burada emin olmak adına 1 kez yön sorduk gerisini Tuni halletti. Buralarda artık dağları yakından görmeye başlıyorsunuz ya, çek çek gelmiyor bansko, heyecandan 2 saatlik yol 10 saat gibi hissettirdi. Neyse ki yol boyunca görülecek güzel dağlar, yeşil ormanlar var. Elbette pomak köylerini de unutmamak gerek, zamanında müslümanlığı seçmiş bu bulgar halkının köylerinde cami ve kiliseler iç içe görülebiliyor. Pomak köylerinden geçerken boşnaklardan sırplara birçok kökeni de konuşma fırsatı bulduk, kültürleşme yaşadık.
Otel
Otele 9 civarı vardığımızda bizi Velina karşıladı, biliyorsunuz otelimiz Bisser (Bisser-Bansko). Aile işletmesi otelimiz mütevazi olduğu kadar tavsiye edilebilir de (komisyona bağladım sanki
Otelle ilgili tek sorun, siz de farketmişsinizdir ki ''internet''. İnternet bağlantısı var ancak kendimizce koyduğumuz bir tespite göre bağlantı şifresiz olduğu için çevredeki insanlar bizden çok sömürüyor olabilir, böyle söylendik durduk birkaç gün
Gondol (Aman)
Bansko'da sıkılabileceğiniz belki de tek yer, Gondol sırası olabilir. 09.30'dan sonra o sıraya girerseniz 1 saat bile beklemek zorunda kalabilirsiniz (bu konuda İlhan bizi aydınlatabilir hatta beklerken yaptığı buzdan sanat eserleri varsa onları da gösterebilir). Medeniyetin öldüğü yer, kibarlığı kapıda bırakıp gelin. Beklerken ister istemez çapraz çapraz kaydığınızı istemsizce fark edecek, sonra da vicdanınızı dindirmek için kendinizi gondolda yiyeceğe vereceksiniz. Gondol sizi yaklaşık 30dk boyunca taşıyor, bu sırada yanınıza aldığınız muzları, elmaları, protein ve enerji barlarını tüketebilirsiniz. Yiyecekleri, sağlı sollu ceplerden bir birinize uzatırken abartmayın, azcık da turistlere uzatın. Şansınız varsa çenesi düşük ingilizlerle oturmazsınız, sabah sabah çok ağır mevzulara girebiliyorlar, yarım saat tristan ve isolde dinlemek kolay değil.
Neyse sırayı kolayca geçmek için 08:45'da en geç orada olmaya çalışın, otel servisi 08:30'da hareket ediyor, 5dk'lık yol. İkinci Gondol çıkışı için imza toplanıyordu sanırım önümüzdeki yıllarda bu sorun da aşılacak gibi. Gondol'dan son durakta indikten sonra hangi pistlerin açık olduğuna dair bilgi almak için elektronik tabelaya yöneliyoruz ve ilk çıkış rotamızı buna göre belirliyoruz.
Pistler
Bansko tesis ve pistlerini bir de benden dinleyin demeyeceğim illaki araştırmışsınızdır ama burasını, günlük 58 (öğrenci 53) leva skipass ücretini, sonuna kadar hak eden, harika bir yer diye özetleyebilirim. Gondollar, telesiyejler onlarda zaten sorun yok da onlarca kilometrelik pistlerin her akşam araçlarla tekrar düzenlendiğini görmek bizi çok şaşırttı ve sevindirdi.
Konuyu takip edenler pist haritasını görmüştür, uzun uzun-geniş geniş birçok pist var. Bazı siyah pistlerin hafif buzlanması dışında bir sorunla karşılaşmadık (kendi adıma). Belirli rotalar dışında kendiniz de ağaçlar arasından rota çizebilirsiniz, İlhan'ın peşine takılırsanız şirinleri bile görebilirsiniz. Ağaçlar pistlerin çevresini kaplıyor, zirve dışında pist içinde kayarken rüzgardan neredeyse hiç etkilenmiyorsunuz, bu açıdan sarıkamış'a benziyor.
Şehirler Arası Kayak Yapmak
Tamam biraz abartmış olabilirim lakin gerçekten in in bitmiyor, kaymak insana şehirler arası yolculuk hissi veriyor. En zirveden, gondol girişine kadar olan mesafeyi kayarak geçmek istediğinizde aşağıdaki istatistiklerle karşılaşıyorsunuz.
Hiç durmadan indiğimde aldığım bir istatistik, durma zamanı sanırım sonlara doğru eğimin azaldığı hızın düştüğü kısımlar olabilir.
SkiPass
Türk öğrenci kartları SkiPass alımında geçerli, az da olsa indirim sağlıyor. Toplu alımlar (4-5 gün) bir uludağ kadar avantaj sağlamıyor ancak yine de düşünebilirsiniz. Satın almadan önce gişenin yanında biraz bekleyin, size günlük 35-40'a günlük skipass satmak isteyenler çıkabilir onlardan alabilirsiniz. İlk gün ne olduğunu anlamadan Mikail ve İlhan'a kaptırdık 40'lıkları
Ders almak isteyenler için birçok dilde kayak eğitimi veren eğitmenler var, saat ücretleri değişiklik gösteriyor, Erol ders almıştı detaylı bilgi için kendisine sorabilirsiniz.
Şehir İçi
Güvenlikle başlayalım. Tuncay'ın da dediği gibi evlerin ilk katında dahi korumalık yok, son model arabalar sokakta öylece duruyor, çal-kaç için endişelenecek bir şey yok. Sokaklarda da yolunuzu kesecek serseri diyebileceğiniz, zorba tiplere de rast gelmedik. Otelin yolunu kaybedip sabahın 5'ine kadar gezen Erol beyimiz belki bir şeyler ekler buna
Para dönüştürme işlemini sınırda yapın mutlaka fakat olur da paranız tükenir ve TL ile Leva almak isterseniz nereye girdiğinizde dikkat edin. Bazıları TL değerini inanılmaz düşük gösterebiliyor. Aynı caddede 0.78'e bulabiliyorken bazıları 0.24 gibi saçma bir rakam yazabiliyor.
-O kutular yıkılmaz, kaptırma paranı zenciye.
-Zenci Türkçe konuşuyor yorma dilini ecnebi diye
Yemek-Alışveriş
Bisser'de karnınızı doyurmak hem uygun hem de çeşitlilik fena sayılmaz, sadece menüden az tercih edilen bir şey isteyecekseniz öğlen söylemeniz gerekebiliyor. Onun dışında çorbalar 2.5tl, ana yemekler 8-9tl, en babası da 13-14tl civarı. BG'de ekmek dilimleri (30kr) ve marketten alacağınız poşetler de ücretli (20kr) sonra şaşırmayın.
Gondol'a bağlanan ana caddede her türlü restoran bulabilirsiniz. Fiyatları Gondol'a yaklaştıkça artıyor, uzaklaştıkça ucuzluyor bilginiz olsun. Bu sadece yemek için değil her şey için geçerli. Örneğin Gongol'a yakın magnetler 3 leva iken Bansko eski meydanında aynı magnetler 1 leva olabiliyor. Pizza dilimi 3,5lv'den 2lv'e iniyor.
Dağda 5-6 noktada yiyecek alabileceğiniz ve mola verebileceğiniz mekan var. Buralarda sıcak çorbadan, ızgaraya kadar birçok şey bulabiliyorsunuz. Kendi sandviçinizi kendiniz yapacaksanız otele yakın mahalle bakkalından çok ucuza malzeme alabilirsiniz. Aynı şekilde eski Bansko meydanında bulunan BG Market'te de birçok şey daha ucuz. Örnek vermek gerekirse Gondola yakın yerde Kruvasanlar 1,25lv, otele yakın markette 0,65-0,80lv, BG markette indirim vardı 0,50lv
Sonuç olarak restoran var 274 leva hesap ödersiniz, restoran var 80 leva hesap ödersiniz, meşrebinize göre her şeyi deneyebilirsiniz.
Hediyelik alışverişinizi de aynı şekilde ara sokaklardan yapın aynı ürünleri daha ucuza almış olursunuz. İndirim yapma olasılıkları da artıyor buralarda. Kozmetik mağazasında %10 indirim aldık ve de arkadaşlarınızı getirin sizi de görürüz teklifi
Dönüş
Dönüş yolu daha bir hızlı geliyor insana, yorgunluktan olsa gerek. Dönüşte et, kaşar alışverişinizi sınırdan yapabilirsiniz, para dönüştürülen yerin karşısında tl, euro,leva olarak alışveriş yapılabilen ve fiyatların duty free ile aynı olduğu bir market var. Dönüşte gümrükten çok daha kolay geçtik, keşke kayakları atıp içine içki doldursaydık diye sesler duyduğuma eminim
Şimdilik aklıma gelenler bunlar arkadaşlar, bir yerden sonra üslup da karışıyor kurgu da, hatam olduysa affola. Aklınıza gelen bir şey olursa sorabilirsiniz. Son olarak İzmir'den bu türde organizasyon için araç ihtiyacı olanlar Halil Abi'ye ulaşmak isterlerse pm atmaları kafi.
Son düzenleme: