Öncelikle ben arkadaşı ilk motosikleti olan bir 200cc Bajaj’la Avrupa’da 15 ülke gezebildiği için bu cesaretinden ve gözü pekliğinden ötürü tebrik ediyorum. Açıkçası ben ikinci Bajaj motosikletimi kullanmama rağmen bırakın Bajaj’ı , Honda, Yamaha ve Avrupalı çok yaygın BMW tarzı bir motosiklet haricinde bunu göze al(a)mazdım doğrusu. Tebrik ederim samimiyetle!
Bir diğer nokta başkaları da yazmış, bu kadar uzun soluklu bir seyahatte gidilecek her ülkede servis ve yedek parça hizmeti sogulanmalı idi. Ayrıca Bajaj Türkiye’den en kısa zamanda sonuç alınabilecek gerekli telefonlar(satış, servis ve yedek parça için) elde edilmeli idi. (Edilmiş ise bunu dikkate almayınız.)
Mesela servisiniz Oktay motoru aradınız ve size yedek parça için yardımcı olmadı mı bunu çok net anlamadım ben. Ya da giderken servisinize “Bak sana işim düşerse direkt ulaşmak istiyorum bana bu konuda bir ya da birkaç telefon ver” denebilir miydi?(denmişse dikkate almayınız)
Başa gelen olay gerçekten çok tatsız, insanın moralini sıfırlayabilecek ve ortada kaldım şimdi n’apacam dedirtebilecek bir olay kabul, ama bu olayın başka herhangi bir marka ile meydana gelmeyeceğinin garantisi yok bunu arkadaş da kabul etmiş zaten. Ekrem bey benim haberim olmadı diyor, arkadaşın iddiası tersi. Oktay usta’dan ses yok v.s. v.s.
Benim şaşırdığım, hani birileri hep ve hemen diyor ya, şimdi Bajaj kullanıcıları gelir savunmaya geçer filan, bunu anlarım da birileri de aynen tam aksini yapıyorlar şurada yazılan her Bajaj başlığında. Oysa bakıyorum neredeyse her markada benzeri olaylar yığınla, bilhassa şikayet var gibi sitelere girerseniz, motosiklet alma aşamasında pek çok markadan soğutur adamı oradaki yazılanlar.
Bajaj muhteşemdir, harikadır demek zaten gerçekçi olmaz, tabii ki belli başlı kendini ispatlamış markalarla kıyaslanamaz, bu komik olur zaten. Ama fiyatına göre belli ekonomideki insanların erişebildiği eli yüzü düzgün binilebilir ürünlere sahip bir markadır bana göre. Siz bu markayı alırken ne aldığınızı bilerek alırsınız genelde(şayet iyi araştırdıysanız). Zaten o daha iyi bildiğimiz markalara ulaşamadığımız için bu tip fiyatına göre size o ulaşılamayanların verdikleri donanımı veren markaları tercih ederiz işin başında. Veya benim gibi 250cc motosiklete (hatta genel olarak motosiklete) 20 bin tl üstü bir para vermek istemeyen biri iseniz bu tip fiyatına göre size en fazla şeyi veren ürünleri tercih edersiniz eksisini artısını hesap edip.
Ekrem bey kişisel tercihle burada ya da benim hiç üye olmadığım sosyal medyadaki platformlarda aktif olarak bulunuyor olabilir, ama şunu kabul etmek gerekir ki, bu insan bir firmanın satış ve pazarlama müdürü yani sizin her mesajınızı her dakika görebilme ya da o anda cevaplayabilme(me) ihtimalini düşünmek lazım. Buna rağmen şahsi deneyimim benim her yazdığım maile, mesaja olabilecek en kısa sürede geri dönüş yapmış, kendisi ilgilenemeyecekse birisine yönlendirmiştir. Belki de kurumsallık anlamında Ekrem bey’in yaptığı mı yanlıştır, yani öyle bir yerde durmalı ki, kimse adını bile bilmemelidir. Asla ulaşamamalıdır filan. Ben Honda, Yamaha filan kullanırken hiçbir müdürün adını bilmiyordum, ulaşma şansım da yoktu. Bu erişilemez yöneticilikse kurumsallık o zaman Ekrem bey yanlış yapıyor. Yok keşke hepsi Ekrem bey gibi olabilse diyorsak yanlış diğerlerinde mi? Kabul dünyada da ülkede de kurumsallık üst yöneticilerin bu işlerle ilgilenmemesi bunu daha alt birimlerin yapmasıdır, ama kendisi ifade ediyor bu benim kendi tercihimdi diye. Soğuk kurumlarla karşı karşıya olmak mı, böyle bir yönetici ile karşı karşıya olmak mı?
Koruma demiri ve yan ayağı olmadan getirilmiş Honda cbf150 için, müşteri hizmetlerine “bunları temin etme şansımı” sorduğumda bana 2şu an öyle bir düşüncelerinin olmadığını” söylemişler ve bir daha da aramamışlardı zamanında. Neticede servisler kendileri yan sanayii ürünlerle activanın yan ayağını takmak, yerli üretim koruma demirini takmak gibi çözümlerle bunu halletmişlerdi filan. Eee bu da kurumsallık mesela alın size. Ya da aynı markanın bir bayisinin daha çok kuryelere ürün sattığı için aynı malı daha ucuza satıp diğerinin bağdat caddesi motorcularına yöneldiği için daha pahalıya satması v.s.(Hani bu fiyat işi de eleştirilir ya Bajaj da ondan yazdım bu son cümleyi.
Yani mesele Marka meselesi değil genel olarak bir ülkedeki ticari zihniyet meselesidir sanki.
Bana göre arkadaşın, “başıma şu şu gelirse n’aparım’ı “çok iyi hesaba katmadan yola çıkmış olduğu izlenimi edindim, ki bu tip büyük seyahatlerde ilk planlanması gerekenlerden biri bu tip arızi sorunlardır bana göre, ama böyle bile olmuş olsa eğer dediği doğruysa bir bayii’nin “öyle bir şey olursa, at o motoru ben sana parasını veririm” demesi bile (tekrar ediyorum şayet bu doğru ise) Bajaj Tr’nin bayii ve servis olayına ciddi el atması gerektiğinin göstergesidir.
Ekrem bey’i hiç yüz yüze görmedim, telefonla bile konuşmadım burada avukatlığını yapacak değilim, sadece kişisel deneyimimi aktardım.
Benim arkadaşa tavsiyem ülkeye döner dönmez Ekrem bey’in yukarıdaki çağrısına icabet edip durumu yüz yüze konuşmasıdır, ki bunun diğer pek çok markada asla olamayacağını da hesaba katarak.
Ve bu başlık altından ya da tümden yeni bir başlıkla sonucu buradan da duyurmasıdır. Açıkça Ekrem bey çağrı yapmış hazır işte.
Ekrem bey ve Bajaj Türkiye’ye ise naçizane tavsiyem, asıl en sorunlu kullanıcının sorunları çözüldüğünde marka değerinin artacağının düşünülmesidir(Bunu düşünmüyorsunuz demiyorum ama bu tip konuların daha ivedilikle ve daha efektif çözümlenmesi gereği var gibi görünüyor en azından kullanıcı yorumlarından).
Servislerin kesinlikle kalite düzeyinin ülke çapındaki en iyi servis hangisi ise ona yakın seviyeye getirilmesidir. Eminim servis eğitimleri düzenleniyor, eminim şirket içi ve bayii eğitimleri düzenleniyor, ama benim de gözlemlediğim Bajaj hala bu kurumsallığı tam olarak yansıtamıyor müşterisine. Kişisel memnuniyetlerle idare edilemez, genel memnuniyet ve güvenilirliktir aslolan.
Yani bizler, bilhassas Bajaj kullanıcıları yarın öbür gün büyük bir sorunla karşılaştığımızda bu kurumsallığı mı, yoksa servislerin basitçe baştan savmalarını mı yaşayacağız tereddütünde olmamalıyız. Çünkü siz de kabul edersiniz ki Bajaj bir Kanuni değil, hem marka hem ürün kalitesi ve gamı olarak üst düzey markalarla pazarda yarışmakta olan bir marka. Epeyce bir süredir başta ns200 olmak üzere Türkiye pazarında olan bir markayı en azından servis imajı konusunda belli bir yere taşımanız şarttır diye düşünüyorum.(Bunu yapmıyorsunuz demiyorum, etkinlikleriniz, servis kamplarınız, bana da yaptığınız gibi ilk bakımı hediye ediyor oluşunuz v.s. bunlar hep olumlu şeyler, ama demek ki bir yerlerde hala eksiklikler var, hala müşterinin en azından bir kısmı halen kullanıyor olduğu motosiklete yeterince güvenemiyor, ilk imkanı olduğunda markayı terk edecek, belki de bir daha dönmeyecek. Bu bir marka için çokça iyi bir şey olmasa gerektir.)
Arkadaşa geçmiş olsun diyorum, bu yaşadığı da dahil bence bu seyahat hayatının deneyimlerinden biri olmuş ve bence bu durum atlatılmışsa ya da atlatılırsa bunu tecrübe hanesine iyi anlamda yazılmış bir puan olarak görmelidir. Yaşadıkları kulağına küpe olacak belki bir sonraki seyahatinde belki çok daha farklı iyi şeyler yaşayacak.
Ama yineliyorum mutlaka Ekrem bey’in çağrısını dinleyip gidip yüzyüze de görüşüp bu sorunu net olarak çözüme kavuşturmalıdır, sonra isterse motorunu satsın, isterse yaksın, ama bunu mutlaka yapmalıdır kanaatimce.
Bu arada bazı yorumcuların şahsen tanımadıkları gerek Ekrem bey, gerekse bu arkadaşa(kinyas0) karşı hitapları çok ağır olmuş yazık, yazanların kendileri adına yazık olmuş.
---------- Mesajlar birleştirildi - 16:19 ---------- bir önceki mesaj zamanı 16:16 ----------
Geçmiş olsun. İlla reklam edilmesine gerek yoktu, gerekli parçalar toplanıp kargolanabilirdi, hani nedir yani. Bedavaya yollamasanız bile en azından daha ucuza halledilmesini sağlasaydınız Ekrem bey, hiç yoktan helalleşirdiniz. Anladığım kadarıyla arkadaşın derdi motor falan değil, ihtiyaç olduğun da bazılarının ölü taklidi yapması.
Benim de arkadaşın yazdıklarından anladığım ve yukarıda tavsiye etmeye çalıştığım bu tip yaklaşımlara atıftı biraz.
Mesela Oktay motor ya da başka bir TR servisi ya da Bajaj fabrika(şayet arkadaş ulaşmışsa telefonla bunu tam anlamadım) arkadaşa gerekenleri en kısa zamanda tedarik edip yollayabilirdi. Ama Ekrem bey konudan haberim olmadı demiş zaten.
Oktay motor aranmış ve ilgilenmemiş midir onu anlamadım ben?