cloud kardes sen beni bastan sona yanlış anlamişsin

bilinçli kullanıcı derken seni kendimi başkasını kast ettim.
Siz de kusura bakmayın o zaman, bu yüz yüze olmayan iletişim ortamlarında birbirimizin yüzündeki mimikleri, ses tonunu görme şansı olmayınca sadece yazılanlardan genellikle yanlış algı olabiliyor. Selamlar kardeşim.
Bu arada genele söylüyorum motorumdan devasa yakınmam yok.
Bakın kendi bloğuma yazdıklarımı ekleyeyim sanırım en adam gibi yorumum bu yazıda oldu.(Bloğumdaki yazıyı mesajın en sonuna açık olarak ekledim)
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:45 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:42 ----------
[/COLOR]
Motorun şimdiyekadar olan sorunları gaz kesme ve titreşim.Bu titreşim stock dişliler ile rahatsız edecek boyutlarda.Ne yalan söyliyeyim benim hayal kırıklığına uğradığım yanları bunlar değildi.Bunlar bana göre çözülebilir bir sorun.Bahsettiğiniz gibi bencede balansör yeterli değil.Yazılımla çözülebileceğinede bende inanmıyorum.Mekanik bir sorun yazılım ile nasıl giderilir?Ben yazılım yükletmeyi düşünmüyorum mecbur kalmadığım sürece.Pulsarlarla yaşadığım tecrübe bana sorunun yok ise yazılım attırma diyor.Yaklaşık 10 ündür motor sürmüyorum.Nedeni ise hala ön dişliyi değiştirecek bir zaman bulamamış olmam.Yaklaşık olarak 100 km yol kat etmek zorundayım.Bu mesafeyi stock dişliler ile yapmak ancak 80-90 hadi bilemedin 100 km hızlar ile mümkün.
Stock dişiler ile ışıklarda kalkarken gazlayın.Sanki ellerinize darbeli matkap ile vuruluyormuş hissiyatı var.Bu pulsarda yoktu.Pulsarda bukadar torkda yoktu.Dişli değişiminden sonra aynı hareketi yaptığınızda kaybettiğiniz torkdan ötürümüdür bilemiyorum o hissiyat azalıyor.
Ben ön 16t arkada 43t kullanıyorum.Bana en büyük kaybı debriyaj balatası olur.Eğer debriyajı çok kullanırsam ve yarım debriyajı sık kullanırsam.Zaten 6.vitese geçince ışıklar olmadan uzun bir süre gittiğim için sorun olmuyor.
Bu bahsettiğim dişliler ile bile şehir içinde kaçacak torku muhafaza ediyor.Zaten gazladığınızda sizi üzmüyor.
Arkadaşlar mal bu.Bundan iyisi cb500f.Cb500f de eşşek yükü ile para.Zaten bütçe olsa gider onu alırız.Şuan 33 bin tl ben aldım dominarı 16 bin tl civarı arada 2 kat fark var.
Bu yazdıklarına aynen katılıyorum. Ve dün yaptığım ilk işe git gel sonrası kafamda daha fazla şey oturdu, motorumdan ayrılma gibi bir niyetim yok, bu pekişti. Yukarıdaki blog yazımı aşağıya linksiz açık olarak da koyacağım. Senin ve Kemal kardeşimin ÖM'lerle desteğine buradan da teşekkürler. Gerçekçi yaklaşımına ayrıca teşekkür ederim. Benim anlatmaya çalıştığım şeyleri daha uzun süredir kullanan biri olarak net yazmışsın.
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:47 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:45 ----------
Ben sık sık antalya side arasında gidip geliyorum iş için. Beni bu mesafeler kesinlikle yormuyor. Pulsar ile gidon yükseltme olmadan ellerde uyuşma ve yorgunluk oluyordu. Bunda olmuyor. Bence biraz fazla takıyorsunuz kafaya. Ben özellikle gidon yükseltme öncesi de pek rahatsız olmamıştım pulsar'daki kadar. Bunu yaptıktan sonra daha da rahatladım. Şu 2000 km muhabbeti bitsin de biraz daha gaz açıcam. Yarından sonra bundan da kurtuluyorum. Bazı şeyler hakkında daha somut görüş belirtirim.
Siz Pulsar NS200 de alıyordunuz o titreşimi çünkü güçlü idi, bense NS150'de dominara göre neredeyse çok az alıyordum, bunun referansı var benim bünyede fark ondan sanırım.

2000km mevzusuna gelince ben de 6000devri geçmeden sürüyorum ama servisim istediğin gibi kullan hiç bir şey olmaz dedi. Ha ben kitabına uyacağım o ayrı. Bu vibrasyon için bir ürün sipariş ettim gidon yükseltme bağlantılarına ve sele altına hatta uyarsa peglere de uygulayacağım sonucu buradan yazarım işlemi yapınca. Haklısınız bazen fazlaca titizlenen ve kafaya takan bir yapım vardır, sebebi iyi olsun istemek. Bir de evet bir 250ccden az para verdik belki ama genel ekonomik durumumuza bakınca ben bir motosiklete verebileceğim en yüksek meblağı verdim, e biraz titizlenmeyelim mi yani.:cherry:
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:47 ----------
bende onu diyorum titreşimden memnun değilsiniz belki ama bu paraya daha iyisinin olmadığını düşünüyorum japon 250 lik bile alınmıyor bu paraya bence kıymetini bilelim yeterki zırt pırt masraf çıkarmasın ben titreşimi göze alarak aldım
Sana da katıldığımı belirteyim kardeşim, bu konuda fikriyatım biraz yumuşadı dün iş dönüşü. Aşağıya bloğumdaki yazımı açık olarak ekleyeceğim.
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:52 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:50 ----------
Dominar 400 ile rodaj bakımı sonrası izlenimler...
15 Mayıs Salı günü Midnight'ın(Bajaj Dominar 400) rodaj bakımı vardı.
Servisim Baymoto'da sağ olsunlar oldukça detaylıca ilgilendiler motorumla. Yan ayaklıktaki müşür işe yaramıyordu, onu düzelttiler artık düzgün çalışıyor. Soğutma sıvısı biraz azdı, onu da tamamladılar. Ön maşadaki boşluk hissi halledildi. Yağ değişti. Vidaları kontrol edildi. Benim gidon yükseltme aparatını takarken yanlışlıkla çıkarttığım ve üstünkörü sabitlediğim km kablosu doğru şekilde yerine oturtuldu. Motorla ilgili şikayet ettiğim gidondaki ve aynalardaki titreşim için gidonda ufak ayarlamalar yapıldı, ayrıca arka çanta demiri de takıldı ve eve dönünce elimdeki 45 lt. arka çantayı taktım. Motor oldukça kalıplı olduğu için Pulsar NS150'de biraz büyük duran çanta daha kalıplı bir motosiklet olan Dominar'da sırıtmadı ve güzel durdu. Servisin taktığı yüksek arka çanta demiri de gayet iyi durdu, bana göre görüntüsünü çok fazla bozmadı motorun.
Tüm bunların sonunda bugün (yani dün) ilk kez işe gidip geldim Midnight'la, yani siftahı yaptık, onunla sezonu açtık diyebilirim.
Bakım sonrası titreşimde bir nebze azalma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim, özellikle bugün TEM üzerindeki sürüşümde bunu hissettim, bakımın hemen sonrası eve gelirken sanki o kadar iyi gelmemişti, ama bugün işe gidip gelirken daha hoşuma gitti. Ayrıca aynalardaki titreşimin özellikle 80 km ve üstünde arkayı - hele de gece - seçilemeyecek kadar kötü göstereceğini düşünüyordum ama 110 km'ye çıkana dek titreşim olsa da arkadaki araçlar rahat seçiliyor. 110km civarında ise görüntü de bozulmalar başlıyor. Bu konuyu kendi yöntemimle gidon yükseltici ile gidon arasına yalıtım malzemesi koyarak iyileştirmeyi düşünüyorum, hatta ilgili malzemenin siparişini de verdim. Aynı malzemeden sele altına, şasi borularına da uygulamayı düşünüyorum. Gidondaki ve seleden gelen vibrasyonu biraz daha azaltabilirsem Midnight tadından yenmez olacak çünkü.
Bugün bakım sonrası ilk kez işe git gel yapınca kendisine daha çok ısındım. Motorun özellikle ivmelenmesi ve ara hızlanmaları çok iyi. Gazı açtığınız anda uzamaya başlıyor ve insana böyle gidecekse titresin varsın dedirtecek kadar sıkı gidiyor. İşte o titreme işini de hem kendi uygulamamla hem de belki 2000 küsur km sonra servisimin de önerdiği gibi arka dişliyi 42T ile değişerek daha da iyi hale getirebilirsem, gerçekten de Midnight ile uzun süreli beraber olabiliriz. Ki onu alış nedenim 4 - 5 yıl civarında kullanmaktı. Vibrasyon biraz fazla olunca önce ufak bir hayal kırıklığı yaşadım açıkçası, bu haliyle uzun süre kullanabilir miyim diye düşüneyazdım, ama dün rodaj sonrasındaki izlenimim bu haliyle bile işe git gel de çok fazla yormayacağı oldu. Hele iyileştirme yapılırsa bu iş tamamdır.
Bu arada iş dönüşü ilk kez gece sürüşü yaptım, Dominar'ın farları bugüne kadar sürdüğüm motorlar içinde en iyi aydınlatan farlar diyebilirim rahatlıkla. Sanki otomobil farı gibi aydınlatıyor yolu. Çok beğendim. Aynı şekilde led sinyaller ve arka stoplar da çok uzaktan bile fark edilecek kadar iyi yanıyorlar.
Dominar, 100 km hız üstüne çıkılınca kulağa hoş gelen bir motor sesi veriyor. Gaz verdikçe zevk alıyorsunuz bu sesten.
Kısaca, 600 küsur km sonra Midnight'la yaptığım ilk iş günü sürüşü düşündüğümden çok daha güzel geçti. Titreşimi dert ediyordum ama o kadar yormadı beni 33 km gidiş ve 33 km dönüş boyunca. Motorun gidişi, dengesi, virajı, gaz tepkisi, müthiş farları ve gece çok net görünen göstergesi v.s. gibi iyi özellikleri, titreşimi unutturdu açıkçası ve ciddi ciddi kafaya takmaya başladığım titreşim konusunda moralimi yükseltti bugün Midnight. Yapacağım iyileştirmeler sonrasında sanırım bunu dert etmeden sürüşün keyfine varmaya odaklanacağım.
Dominar 400'ün rodaj döneminde, yani ilk 500 km'lik kullanımımda, ortalama 100km'de 3.5 lt. benzin tükettiğini söyleyeyim. Bu esnada 80 km hızı geçmeden ve genelde şehir içi kullanımı yaptığımı belirteyim.
Şimdilik bu kadar, çok bile yazmışım. Ama bugün gerçekten kafamdaki endişelerimi epeyce gidermeme neden oldu Dominar 400. Sanırım onunla bugün, ilk 600 km'nin sonunda işe gidiş geliş yolunda daha iyi bir dostluk kurmaya başladık.
Ne diyeyim yeni bir sezon ve yine yeni bir motosiklet, keyifli ve heyecan verici bir durum bu motosikletseven için. Üstelik Midnight benim satın aldığım 250 cc üstündeki ilk sıfır motosikletim, enjeksiyonlu, su soğutmalı ve abs'li ilk motosikletim de oluyor kendisi aynı zamanda.
Daha önce de söylediğim gibi sizler daha iyilerine sahip olursunuz umarım.
Nice yollara!
Yazının orjinali şurada meraklısına:
https://mymotorcycleexperience.blogspot.com.tr/2018/05/dominar-400-rodaj-bakm-sonras-izlenimler.html