marka dediğin oluşum marka olmuş olsa pulsar sayfasında onca kitlemeler, elektrik ve yazılımsal hatalarla bu ürünü piyasaya sunmazdı,
servis yetersizliğinden bahsetmedim bile, sen marka demeye devam et, işkembeden sallasak motoru bilip kullanmasak niye kötüleyelim sevgili kardeş?
şu konuda anlaşalım bence ucuz etin yahnisi bacacdır, kimse bana konuşmasın bacac ucuz maldır bu kadar basit.
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:41 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:40 ----------
o mesajımı bul göster bana lütfen, ben o şekilde saçmalamış olamam karıştırıyorsun.
Ben aldım, la kimse durmazsa arkasında, Ekrem abiye yazarım dedim, gerçekten kimse durmadı, Ekrem Ata'ya yazdım o da cevap vermedi :sunny:
Bakın ben Pulsar ile de işe gidiyordum her gün, CBR ile de işe gidiyorum. Benim gerek otomobil, gerek motosiklette bir huyum vardır. Mesela her sabah çalıştırır, en az 2 dk beklerim randımanlı yağlama yapmasını, öyle binerim. Bu konuda o kadar hassasım ki, Pulsarı orta sehpada çalıştırıyordum, CBR'ı çalıştırmak için arka sehpa aldım, motor dik konumdayken çalıştırıyorum. Yan ayaklıkta bile çalıştırmam motoru, çalıştır direk yürü hiç bana göre değil. Otomobilimi de çalıştırır, eve girer çay içer öyle çıkarım. Mesela Pulsarın yağ değişim aralığı 5 bin km ama ben 2500 km'de bir servise soktum, CBR'nin yağ değişim aralığı 4000km, çoktan servisle mutabık olduk 2000 km'de bir yağ değişimi için. Motordan normal olmayan en ufak ses duysam, götürüp servise gösteririm.
Buna rağmen Pulsar ile yolda kaldım. 10000 km'de pulsar ile. Bende 2000 model emniyet çıkması BMW1100RT vardı, canı çıkartılmış, nerelere gittim, motor yolda kalmadı.
Pulsar bir gün marş basmadı, beyni yanmış. Garanti süresindeki motorumun beynini kendim değiştirdim çünkü muhattabın yok.
CBR bir gün marş basmadı, hatta kontağı çevirdiğimde en ufak bir tepki vermedi motor elektrik anlamında, Pulsar marş basmadığında anımda olan arkadaşım "senin şansını" dedi, yok dedim bu honda, başka bir şey vardır. Koltuğu söküp akünün kutup başı ile oynadım, normale döndü. Kutup başlarına WD40 sıktım, sonra güzelce anahtar ile sıktım. Yolda kalacağım korkusu yok, avadanlık yanımda, biliyorum o bana yetecek. Otu ile boku birbirine temas edip yanmayacak.
Bu son cümleyi niye kurdum, çünkü benim pulsarda akü yerinden oynamış ve kutup başı beyne temas etmiş. Ulan beynin ne işi var akünün üzerinde? Nasıl bir mühendislik faciasıdır bu? Aküye (akü de dandik bu arada) her müdahale etmen gerektiğinde önce beyni sökmen gereken motor tasarlamışlar, tasarım harikası diyecekler neredeyse.
Not: İki motorumda da kaliteli lastik vardı, Pulsarı hiç bir zaman CBR'ı sıkıştırdığım gibi sıkıştırmadım. Referans olması açısından, 140'ı yokuş aşşağı bile geçmedim, ve 130'u da sadece ilk aldığımda geçtim. 130 km hızı geçmediğim pulsar ile CBR'nin 150 li hızını kıyaslıyorum, CBR daha çok güven veriyor. Hadi onu da geçtik, Ankara Pulsar tayfasından birisi bir gün mesaj yazmıştı, keşke silmemiş olsaydım da buraya koysaydım fotoğrafını. "Hocam benim bayiden sıfır aldığım motor giderken gidonu bırakınca sağa çekiyor, sende de durum aynı mı?" diye. Sıfır motor sağa çekiyor :santa: Yanlışın vardır sürüşünü gözden geçir diyecektim, ayıp olmasın diye araştırdım, motorun böyle bir sorunu varmış, birçoğunda bu varmış. Arkadaş ben CBR ile trafik ışıklarına yanaşırken gidonu tutmuyorum, arka freni kullanarak yavaşlıyorum, yokuş aşağı 6. vitese atıp motoru kompresyona sokmadan gidonu bırakıyorum, bazı ufak virajları bile öyle dönüyorum :sunny: Motor dediğin düz gider, niye sağa çeksin?