Hep yazıyorum o iki BG'lik farklar % mertebesine vurunca çok bir şey yapmıyor çünkü kabaca hız artışı, güç artışının küp kökü kadar oluyo. Yani 2 kat hızlı gidebilmek için 8 kat daha fazla güce ihtiyacınız var. Bu hesaptan yola çıkarak kabaca 150 F ve CBF 150 için güçte %24, hızda da %7 fark oluyor. Yani CBF 150 110 yaparsa 150F 118 yapıyor. Karşıdan rüzgar biraz üfürdü mü fark kalmıyor. Bu sınıftaki motorlarda rüzgarın karşıdan 5 km hızla esmesi veya sürücünün cüssesinin (kilosu demiyorum dikkat edin) birazcık fazla olması o farkı yiyip bitiriyor.
150F'in CBF 150'ye'e göre 4 sübap olması gibi bir avanjtajı var, o sayede CBF 150'den daha fazla devir çevirebiliyordur ama bunu da malesef devir saati olmadığı için göremiyoruz. Bir de devir yükseldiğinde işin içine giren titreşim olunca devrin yükselmesinin çok anlamı kalmıyor. Görüldüğü üzere arkadaşlar dişli değiştirip o gücü sonuna kadar kullanmayı reddediyorlar. Bu motorda CBF gibi balansör olsaydı 4 sübaptan dolayı yine CBF'ten güçlü olacaktı. Hintlilerin eğer ilerlemek istiyorlarsa biraz kendi vatadaşlarının beklentilerinin üzerine çıkmayı öğrenmeleri gerekiyor. Yapacak mühendislik bilgileri fazlasıyla var ama tercih etmiyorlar. Pulsar'ın bu konuda diğer modellerden daha iyi olmasının tek sebebi alt kısımda KTM bloğu kullanması. KTM de titreşim konusunda örnek gösterilecek firma değildir ama o bile iş görüyor Pulsar'da... Hero da aynı yoldan gidiyor ve bir tane motor satamıyor. Bu şekilde kalmaya devam ederlerse iki seneye Çin'liler Hintlileri geçecek. Lifan'ın KP150 modeli şu anda Pulsar hariç tüm Hint modellerinden üstün bir motor. Hepsini sürdüm, oradan biliyorum. O da CBF kadar pahalı, daha güçlü ama motorda soru işareti yok.