Atatürk'ün Kürt Açılımına Cevabı...

Katılım
31 May 2011
Mesajlar
127
:) neden türk denmiş neden kürt denmemiş misal neden laz denmemiş neden çerkez denmemiş neden rum denmemiş neden ermeni denmemiş neden neden neden bu böyle uzar gider arkadaşım.
sen bir kavramın içerisinde art niyetle bişey ararsan elbette bulursun. benim verdiğim örneği eleştirmişin ama neden o ülkeyi örnek verdiğim hakkında yanlış bir kanaate varmışın:)

bak sağolsun sinan arkadaşımız tarihçesini vermiş onlarca ayrı milleti bir arada barındırıyor. (turizm işindeyim hemen hemen hergün denk geliyorum) onlardan birisine sorduğunda nerelisin diye misal bolivyalıyım ama amerikan vatandaşıyım demiyor verdiği cevap amerikalıyım.

bundada dersiniz siz şimdi bizde türkiyeliyim diyoruz zaten diye :)
bunu sorduğunuzda onun cevabınıda ayrı vereyim adım adım ilerlemek daha düzgün sonuçlara varmamızı sağlayacak umarım:)

Aşama aşama da gideriz düzgünce konuştuktan sonra :) Fakat madem aşama aşama gideceğiz ben önce sorumun cevabını alırsm sevirim.

Dediğiniz söylem içerisinde

''Almanyada yaşayan, rızkını Almayadan kazanan ''Almanya'' Vatandaşı Türklere de ''Alman'' demeliyiz o zaman bu söylev kuralları içerisinde ????????????? Var mı böyle bir şey?''

Siz Almanım demek zorundaydınız yani... coq da nasıl Fransada yaşıyor bu mantıkla o da ''Fransız'' demeliydi kendisine çünkü sizin dediğiniz ideolojik bakış başka bir hak vermiyor insana ötekisi kabul etmiyor. Bunun cevabını alayım önce lütfen ?
 
Katılım
3 Şub 2006
Mesajlar
1,961
Motosikleti
Mondial Virago 50i
Terörün bitmesi için bir inisiyatif kullanılsın istiyorsunuz yani... Silah bırakılsın. Güzel. Peki sizce bunu PKK'dan istemek ne kadar mantıklı? Sizce ordu operasyonları durdurmadan PKK silah bırakır mı?

Senin açık seçik terör örgütü sempatizanlığı yapman sinirlerimi bozuyor! Aslında cıvık demokrasi zihniyetini zihinlerimize yerleştirenlere sinirlerim bozuluyor! Bir terör örgütünden silah bırakmasını istemek ne kadar mantıklı öyle mi? Bunları sınırda halayla karşılayıp hemen af ettiler de sonra kameralar çevrilince kurşuna mı dizdiler! Çok mu safsınız yoksa safı mı oynuyorsunuz! Hem karar verseler biz silah bırakacağız diye ağababaları, yıllardır bu özgürlük direnişlerini(!) destekleyen emperyalistler, peki bırakın kardeşlerinize sarılın diyecekler mi? Peh kime, neyi, neden anlatıyorsam!
 
Katılım
2 Nis 2011
Mesajlar
336
Senin açık seçik terör örgütü sempatizanlığı yapman sinirlerimi bozuyor! Aslında cıvık demokrasi zihniyetini zihinlerimize yerleştirenlere sinirlerim bozuluyor! Bir terör örgütünden silah bırakmasını istemek ne kadar mantıklı öyle mi? Bunları sınırda halayla karşılayıp hemen af ettiler de sonra kameralar çevrilince kurşuna mı dizdiler! Çok mu safsınız yoksa safı mı oynuyorsunuz! Hem karar verseler biz silah bırakacağız diye ağababaları, yıllardır bu özgürlük direnişlerini(!) destekleyen emperyalistler, peki bırakın kardeşlerinize sarılın diyecekler mi? Peh kime, neyi, neden anlatıyorsam!

:cat:

BBelt, silah bırakmazlarsa bırakmasınlar, dağda domuzlar gibi yaşayıp geberip giderler.

Sevgili BBelt,

Sence, terörün bitmesi için ne(ler) yapılmalı? Kısaca aydınlat bizleri.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
18 May 2011
Mesajlar
561
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Aşama aşama da gideriz düzgünce konuştuktan sonra :) Fakat madem aşama aşama gideceğiz ben önce sorumun cevabını alırsm sevirim.

Dediğiniz söylem içerisinde

''Almanyada yaşayan, rızkını Almayadan kazanan ''Almanya'' Vatandaşı Türklere de ''Alman'' demeliyiz o zaman bu söylev kuralları içerisinde ????????????? Var mı böyle bir şey?''

Siz Almanım demek zorundaydınız yani... coq da nasıl Fransada yaşıyor bu mantıkla o da ''Fransız'' demeliydi kendisine çünkü sizin dediğiniz ideolojik bakış başka bir hak vermiyor insana ötekisi kabul etmiyor. Bunun cevabını alayım önce lütfen ?

arkadaşım kusuruma bakma ama asıl burada ırk ayrımını ön plana çıkartan sensin. bak tekrar edeyim

Türkiye Cumhuriyeti Devletine ırk, kan ve kafatası değil altını çizmekte fayda var vatandaşlık bağı ile bağlı olan (türk-kürt-laz-çerkez-rum-ermeni-ingiliz-fransız-rus-arap vb.) herkese Türk denir.

şimdi osmanlı tarihinden itibaren kısaca bir bakalım. Osmanlı nedir bir imparatorluk mevcudiyetinde 10larca ırkı ve ulusu barındıran bir devlet ve 600 yıl boyunca bu ırk ve milletlerin birbirleriyle olan kaynaşmaları. osmanlının varisi kim oldu biz yani anadolu topraklarında mevcudiyeti bununan hangi ırk ve milletten olursa olsun beni tanıyan vergisini bana ödeyen ve beni devleti yaşadığı topraklarıda vatanı olarak gören herkesle bu ülke kuruldumu, kuruldu. yani bu ülke asla kafatascılığa kaymamıştır. kayamazda.

peki alman örneği verdiğinden veriyorum 2. dünya savaşına kadar saf alman ırkı oluşturmaya çalışan bir devletin alman ulusu demesiyle bizimkini mi kıyaslıyorsun
fransa örneği vermişin şuan dahi vatandaşlık verdiği romenleri sınır dışı etme örneğiyle bizimkilerimi kıyaslıyorsun
senin vurguladıgın ırk kavramını ön plana çıkartıyor ama bizim kastteddiğimiz bu değil.
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Terörün bitmesi için, finans ve silah yardımının kesilmesi lazım. (Bence)
Buda siyasi iradeyle alakalı bi durum.
Mağaralarda amerikan ve rus yapımı silahlar çıkıyor.
Bunları marketten almıyorlar herhalde?
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
252
Keşke tablo o kadar güzel olsaydı...
Samet abi yapma allahını seversen
daha düne kadar Kenan Evren denen adı batasıca sevgili paşa değil miydi Kürt diye bir ırk yoktur, Kürt Türkün karda yaşayanıdır. Karda yürüye yürüye çıkan ''kart, kurt'' seslerinden Kürt denmeye başlamıştır gibi dünyanın en gerizekalıca açıklamasıyla bir Irkı yok saymış, asimile politikasını gün yüze çıkartmıştır...

Daha dün değil mi bir Ahmet Kaya ''Kürtçe bir klip çekeceğim, Kürtçe de klip yayınlayacağım bunu yayınlayacak yürekli insanların bulunduğunu biliyorum'' dediği için sahnede çatal fırlatılani linç edilmek istenen, yurdundan toprağından sürülen...?

Ayrıca sevgili Samet abi :

''çanakkalede savaşa giden ermeninin şu lafı ibretliktir bence...(kimse ermenileri savunduğumu sanmasın) ....
ben ermeniyim...ama OSMANLIYIM....diyerek savaşa katılmıştır..
ben pkk lıyım diyerek yaşadığı ülkenin askerine polisine vatandaşına kadınına çoluk çocuğuna bebeğine kurşun sıkandan çoook daha değerlidir....''


demişsin.

Öncelikle şunu belirteyim ki Osmanlıda Ermeniler ve tüm diğer gayri Müslimler askere gitmezler, kendileri istese de alınmazlar bunun yerine ''cizye'' vergisi verir benim bildiğim. Ama benim esas takıldığım nokta söylediklerinin satır arasında.. alt metninde gizli olanlar. ''bir ermeni benim için teröristten çok daha değerlidir '' diyorsun. Bir Ermeni dediğin insan bu toprakların üvey evladı değil ki, anadoluda yüzyıllardır yaşayan bir ırk olarak en az senin kadar benim kadar bu toprakların çocuğu.. Hatta Ermeniler Osmanlıda Sadık-ı milliye (sadık millet) ünvanını alan tek millettir. Hala günümüzde birisine senin baban ermeni.. yok efendim ''rum tohumu'' vs demek hakaret olarak kullanılıyor. Bizden olmayan, yani Türk olmayan hakir görülüyor... Alevi olan hakir görülüyor ötekileştiriliyor. Bu ülkenin başbakan sıfatına sahip müstesna kişi muhalefet liderimi '' üstelik aleviiii'' gibi bir cümleyle aşşalıyor, seçmenlerine ''yuh'' çektiriyor....

Hayır ben mi başka topraklarda yaşıyorum..? Sizin anlattığınız bu sevgi toplumu, herkesi kucaklayan insanları neden göremiyorum? Hukuksal, anayasal bazda elbetteki herkes eşit. Ama sosyal hayatta bu eşitlik ne derece gerçekliğe kavuşuyor, toplumumuz bir ''sevgi toplumu'' mu? Ötekileştiriyor muyuz yoksa azınlıkları? Ben bu sorulara pek iç açıcı cevaplar veremiyorum....

söylediklerinin altına imza tıyorum şu detaya da çok güldüm harbiden osmanlıda ermenilerin askere gittiğini ilk defa duydum:)

---------- Post added at 21:54 ---------- Previous post was at 21:45 ----------

asıl o sözü milliyetçilik olarak algılıyanların bel...... versin
fenerde oynayan bir zamanlar aurello da türk milli takımında oynamasında tartışma çıktıda fatih terim ne dedi atatürk ne mutlu türküm diyene demiş dedi kendini böyle görüyosa budur ama yok asıl ben milliyetçilik yapıyom ben kürdüm diyenin allah b....versin

ne mutlu türküm diyene milliyetçilik değil de nedir sevgili kardeşim
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
söylediklerinin altına imza tıyorum şu detaya da çok güldüm harbiden osmanlıda ermenilerin askere gittiğini ilk defa duydum:)

Evet.
1.Sultan Murat döneminde kurulan yeniçeri birliklerinin büyük kısmı ermeni askerlerden oluşuyordu.
Hatta bunlar zorla müslüman yapıldı diyeceğim ama, bunada bi kılıf uydururlar diye susuyorum.
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
252
Yaklasik 1 saattir kendimi tutuyorum bu konuya tiklamayacagim diye.Allah senin belani versin.Ben kolumda olene kadar Ulu onderimiz Mustafa Kemal Ataturk un imzasini tasiyorum.Ben bu dovmeyi yaptirdim diye benim babam kafayi yedi,disarda gorupte o o..cocuklari satasirlarsa ogluma diye.Kolumda oldugu gibi arabamda da Onderimizin imzasini yapistirmistim arka cama.1 Ay olmadan sokulmus bu sticker arabamdan.Ve bulundugum yer Ataturk un gencleriyle dolup tasan bi yer.Burda bile o serefsizlerin o korkaklarin aptalliklarina magruz kaliyoruz.Simdi degerli adminlerimiz mesajimin basindaki cumle icin buyuk ihtimalle banlarlar beni,alinti yaptigim arkadasta rahatlar.ahmet kaya kopegini savunan akillarla ayni ortamda olmaktan utaniyorum

http://www.youtube.com/watch?v=Z0x6yLGmocU

Sizden tiksiniyorum

içinden geçenleri söylemişsin saygı duyuyorum ama bunu seviyesizce yaptığın için cevap vermiyorum...
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yahu o mesaj nerde yaziyor?
Ben bulamadim :silent:
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
tek bildiğim en önemli şey hoşgörüdür başka bişi bilmem bütün sorunları çözen tek anahtar.....
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
252
Evet.
1.Sultan Murat döneminde kurulan yeniçeri birliklerinin büyük kısmı ermeni askerlerden oluşuyordu.
Hatta bunlar zorla müslüman yapıldı diyeceğim ama, bunada bi kılıf uydururlar diye susuyorum.

devşirme sistemini ayrı tutyorum tabi o ayrı bir konu sadec vatanda ermeniyi askere almazlardı bunun yerine vergi verirdi kendisi... zorla müslümanlık konusu dediğin gibi başka bir konu başlığını hakediyr....

---------- Post added at 22:33 ---------- Previous post was at 22:26 ----------

Sırrı Süreyya Önder güzel bir tespit yapmış

TÜRK KARDEŞİM ! SENCE BİZ HALA KARDEŞMİYİZ ?

Ah sevgili Türk kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?

Ben dayak yiyerek öğrendiğim bir dille de olsa, seninle aynı ders kitaplarıyla eğitilmedik mi? Beş sınıf için tek öğretmenimiz de olsa, aynı öğretmenlerden ders almadık mı?

Her yıl 20-30 bin kolej ve özel okul mezunlarına figüran olmak için üniversite sınavlarına girmedik mi? Hasbelkader... üçüncü sınıf bir fakülteyi bitirip, hep beraber işsiz kalmadık mı?

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?

Askerde dil, din, ırk farkı gözetmeksizin, dayak yemedik mi? Komutanın köpeğine, hanımefendinin kedisine, paşanın çiçek serasına nöbet tutmadık mı? Kırıkkale tüfekleriyle üç mermilik atış eğitiminden sonra, dağlara savaşa yollanmadık mı? Elimize tutuşturulan pimi çekilmiş bombayla eğitim kaybı olmadık mı?

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?

Gözümüzü açtığımız günden itibaren, gerçek dünyada her gün yalanlanan bilgilerle donanmadık mı? Hani; insanlığın büyük göçle Orta Asya’dan dünyaya yayıldığı, Kızılderililerin bile Türk olduğu, Almanya savaşı kaybettiği için Osmanlı’nın hükmen yenik sayıldığı, Kürt diye bir halkın olmadığı, Ermenilerin toplu şekilde intihar ettiği.

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?

Yurtseverlerimiz aynı zindanlarda işkence görmedi mi? Yaşımız büyütülüp on yedisinde asılmadık mı? Özgürlük, emek, sol ve daha bir yığın kavram sakıncalı diye belletilmedi mi bize? Korkudan kitaplarımızı yakmadık mı? Şairlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız cezaevlerinde, sürgünlerde ölmedi mi? Dostlarımıza düşman, düşmanlarımıza dost edilmedik mi? Köylüyü cahil, dindarı yobaz, Kürt’ü hain, Ermeni’yi piç, Yunan’ı kahpe, Alman’ı orospu, Musevi’yi tefeci diye öğretmediler mi?

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?
Devlet dairesinden “bugün git yarın gel” diye, karakoldan dayak yiyerek gönderilmedik mi? Bankalarımızdan 50 milyar dolar çalınıp, vergi olarak bize ödettirilmedi mi? Bu ülkede her şey nüfusun yüzde 20’si iyi yaşasın diye düzenlenmedi mi? Kitap yazanlar 20 yıl cezaevinde yatarken, bizim emeğimizi çalan ihale düzenbazları, banka hortumcuları, hayali ihracatçılar serbest bırakılmadı mı?

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlamaz mıyım?

Yükün ağır. Doğru bildiğin her şey tuzla buz oluyor ellerinde. Yokluğuna inandığın, varlığından bihaber yaşadığın her şey, hayaletler gibi sağında solunda peyda oluyor birer birer. Dahlinin olmadığı katliamların kanı sıçrıyor üzerine, kör zindanlarda işkence görenlerin çığlıkları dolduruyor dört bir yanını. Ve üzerine kan sıçratan katiller, korkularını besliyorlar günbegün. Örtüleri sıyrılmış yalanlarını görmemen için, yeni yalanlar boca ediyorlar üstüne.

Ah sevgili kardeşim, ben seni anlıyorum da, sen de biraz çabalasan, anlamak için.

Sana devlette rüşvet yok desem, inanmazsın. Sana devlette torpil yok desem, inanmazsın. Yani devletin hepimize her fırsatta yalan söylediğini kesin bir inançla bilirsin. Ama aynı devletin sana Kürtlerle ilgili, Ermenilerle ilgili, tarihle ilgili söylediği her şeye istisnasız inanırsın. Bu sana garip gelmiyor mu?

Şimdilerde 24 saat Kürt sorunu konuşulurken, 10 yıl öncesine kadar, Kürt yok denmesi hiçbir soru işareti yaratmıyor mu sende?

Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta Türklerin kimlikleri için mücadelelerini haklı buluyorsun da, 20 milyon Kürt’ün kimliğini neden bu kadar önemsiz görüyorsun?

Benim çocuğum kendi anadilini öğrendiğinde, Trakya’daki ayçiçeği hasadı mı azalacak? Alevi Cemevi’nde ibadetini yaptığında, Manisa’daki üzüm bağları daha mı az meyve verecek?

Bir ülkede eşit olmak, o ülkenin maddi ve manevi bütün imkanlarından eşit şekilde yararlanmak değil midir?

Ankara’da bir tepeye 6 tane hastane kurup, en basit tedavi hizmeti için insanları 1500 km getirtmek, bir gelir transferi değil midir? Çocuğunu tedavi ettirmek için Hakkari’den Ankara’ya, İstanbul’a gelerek, tarlasındaki mahsulün, yaylasındaki koyunun parasını buralarda harcamak zorunda kalanlar olmasın, buranın gelişmişliğine katkı yapanlar? 1920’de Türkiye’nin 3. büyük ticaret ve sanayi şehri olan Diyarbakır, Kürtlerin aptallığı yüzünden mi bu kadar geri kaldı?

Kürt bölgesine yol ve fabrika yapılmasına, “Kürtlerde ulusal bilinç oluşur” diyerek engelleyen Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ı hiç merak edip Celal Bayar’ın anılarında okumadın mı?

Türkiye’de kamuda istihdam edilmiş insanların etnik dağılımı, gerçekten Kürtlerin nüfuslarıyla doğru orantılı mıdır? Kürtlerin dillerinin farklı olmasının ve eğitim alamamalarının bunda hiç etkisi yok mudur?

İran’la, Irak’la, Suriye’yle, Ermenistan’la sınır kapıları yıllarca kapalıyken, dış ticaretin o bölgeye 2000 km uzağa düşmesi yoksulluğumuzun bir sebebi olamaz mı?

7 yaşından sonra bir dili yarım yamalak öğrenerek, seninle aynı sınavlarla ölçülmemin haklılığına gerçekten inanıyor musun?

Sen hiç anadilini konuştun diye dayak yedin mi? Senin baban, annenin gözleri önünde köy meydanında çırılçıplak soyuldu mu? Vatandaşı olduğun ülkenin güvenlik görevlisi sana dışkı yedirdi mi?

Ve sırf bu yalanlar üzerine inşa edilen düzenin devamı için, bu devletin dünyaya ne kadar ödün verdiğini düşündün mü? İhtiyacımızın olmadığı ne kadar denizaltıya, tanka, savaş uçağına, ne kadar para ödendiğini hiç merak etmedin mi?

Ah sevgili kardeşim, biliyorum yükün ağır.

Bütün bunların diyeti bana mı düşer diyeceksin? Ben de onu söylüyorum işte. Peki tamamı mı bana düşer? Hiç mi anlamaya çalışmayacaksın? Hiç mi elini taşın altına koymayacaksın? Hiç mi bu yalanlarla yüzleşmeyeceksin? Daha ne kadar muktedirlerin sofrası dolsun diye, o kahrolası tabutları dolduracak, kendi kardeşlerinin kanına gireceksin?

Daha ne kadar bu günaha ortak olacaksın?

Benimle kucaklaşmadan güçlenemeyeceğini, ben özgür olmadan, özgür olamayacağını ne zaman anlayacaksın?

Ah sevgili kardeşim…
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
carsvegas

Keşke bu konuya önceden müdahil olsaydın.
Keşke bu yazılanları iki sayfa önce yazmış olsaydın.
Konu içindeki bütün soruları cevaplamışsın.

Fakat bu yazıyı Sırrı Süreyya'nın yazmış olması, konuyu tekrar ateşleyecegi fikrindeyim.
 
Katılım
3 Eki 2007
Mesajlar
623
Evet.
1.Sultan Murat döneminde kurulan yeniçeri birliklerinin büyük kısmı ermeni askerlerden oluşuyordu.
Hatta bunlar zorla müslüman yapıldı diyeceğim ama, bunada bi kılıf uydururlar diye susuyorum.
Sinan ağabey bugüne kadar yazdıklarından okur yazar bir insan olduğun çıkarımsamasını yaptığım ve hemşerim olduğun için bu yazdığının bir kanıtı vardır diye farz ediyorum, ki o kanıta Osmanlı tarihine çocukluğumdan beri duyduğum derin merak ile okuduğum hiç bir kaynakta rastlamadığım halde...
Bu hipotezin delilleri olduğunu farzedersek, delillerin doğruluğu konusunda şu konuda nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyorum.
Osmanlı devleti ağrılıklı olarak cihat politikası gütmüş bir devlet. Bu politikası 1699'a (isterseniz 1712 de kullanılabilir) kadar tökezlediği dönemler de olsa çoğunlukla başarıya ulaşmış. Yeniçeri ocakları ordu içerisinde sanılanın aksine çok da önemli bir rolü olmamasına karşın yine de Osmanlı'nın başarısına katkıları olmuş bir topluluk. Bir insanın dinini kalbinden zorlamayla söküp atamazsın. Dilinden o dini düşürsen de sana fayda sağlamasını senin için canını ortaya koymasını bekleyemezsin. Bu durumda Yeniçeri Ocağı nasıl başarıya destek sağlamış uzunca bir süre? Nasıl Osmanlı'yı uzunca bir dönem sırtından bıçaklamamış?
Bu sorunun ardından muhtemelen bana şu soru gelecektir: "Osmanlı Yeniçeri isyanlarıyla dolu sen bunu bilmiyor musun?"
Naçizane cevabım: Osmanlı devletinde II. Selim'in yeniçeri ocaklarına liyakatsiz insanları alması ve ocağın düzenini bozması. Tıpkı şu anda her gelen iktidarı devlet dairelerine liyakat gözetmeksizin kendi adamını getirmesi gibi"

Saygılarımla...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
18 May 2011
Mesajlar
561
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
http://www.dailymotion.com/video/xipfym_eybaykan_news
http://www.facebook.com/video/video.php?v=221377444558829&oid=139602049424906&comments
http://www.dailymotion.com/video/xj4kei_bop-ve-tayyyp_news
http://www.facebook.com/video/video.php?v=165610173505910&oid=123521044324584&comments
http://www.facebook.com/video/video.php?v=165615323505395&oid=123521044324584&comments

size bir öneri yukardaki videoları bi izleyin zahmet olmaz ise cok rica edeceğim

bunlar siyasi propaganda olarak değilde bugün tüm orta doğu ve kuzey afrikaya dayatılan bop un temel evrleridir.
22 ülkenin sınırları değişecektir bunların içerisinde türkiyede dahil bu ülkenin sınırı nasıl değişir asıl soru budur ve cavabıda göz önündedir
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sinan ağabey bugüne kadar yazdıklarından okur yazar bir insan olduğun çıkarımsamasını yaptığım ve hemşerim olduğun için bu yazdığının bir kanıtı vardır diye farz ediyorum, ki o kanıta Osmanlı tarihine çocukluğumdan beri duyduğum derin merak ile okuduğum hiç bir kaynakta rastlamadığım halde...
Bu hipotezin delilleri olduğunu farzedersek, delillerin doğruluğu konusunda şu konuda nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyorum.
Osmanlı devleti ağrılıklı olarak cihat politikası gütmüş bir devlet. Bu politikası 1699'a (isterseniz 1712 de kullanılabilir) kadar tökezlediği dönemler de olsa çoğunlukla başarıya ulaşmış. Yeniçeri ocakları ordu içerisinde sanılanın aksine çok da önemli bir rolü olmamasına karşın yine de Osmanlı'nın başarısına katkıları olmuş bir topluluk. Bir insanın dinini kalbinden zorlamayla söküp atamazsın. Dilinden o dini düşürsen de sana fayda sağlamasını senin için canını ortaya koymasını bekleyemezsin. Bu durumda Yeniçeri Ocağı nasıl başarıya destek sağlamış uzunca bir süre? Nasıl Osmanlı'yı uzunca bir dönem sırtından bıçaklamamış?
Bu sorunun ardından muhtemelen bana şu soru gelecektir: "Osmanlı Yeniçeri isyanlarıyla dolu sen bunu bilmiyor musun?"
Naçizane cevabım: Osmanlı devletinde II. Selim'in yeniçeri ocaklarına liyakatsiz insanları alması ve ocağın düzenini bozması. Tıpkı şu anda her gelen iktidarı devlet dairelerine liyakat gözetmeksizin kendi adamını getirmesi gibi"

Saygılarımla...

Sevgili kardeşim.

Benim bahsettiğim dönem 13.Yüzyil'in ortalarıdır.
Yani Orhan Gazi ve oğlu 1.Murat dönemi.
Yeniçeri ocaklarının kuruluşuda bu tarihlere dayanır. Hatta bunun mimarı Çandarlı Halil Paşa olduğu söylenir.
Benim bahsettiğim dönem devşirme dönemidir.
Osmanlının tökezlediği 17.Yüzyil döneminde yeniçeri bireylerinin bir çoğu Acemi ocağından eğitim görmüştür.
Hatta acemi ocağında devlet adamları dahi yetişmiştir.

Tarihe bende çok meraklıyımdır.
Bu konuda bildiklerim bunlar.

Saygılar kardeşim.
 
Katılım
3 Eki 2007
Mesajlar
623
Sevgili kardeşim.

Benim bahsettiğim dönem 13.Yüzyil'in ortalarıdır.
Yani Orhan Gazi ve oğlu 1.Murat dönemi.
Yeniçeri ocaklarının kuruluşuda bu tarihlere dayanır. Hatta bunun mimarı Çandarlı Halil Paşa olduğu söylenir.
Benim bahsettiğim dönem devşirme dönemidir.
Osmanlının tökezlediği 17.Yüzyil döneminde yeniçeri bireylerinin bir çoğu Acemi ocağından eğitim görmüştür.
Hatta acemi ocağında devlet adamları dahi yetişmiştir.

Tarihe bende çok meraklıyımdır.
Bu konuda bildiklerim bunlar.

Saygılar kardeşim.
Sinan ağabey ben de devşirme sistemi ile ilgili bildiklerimi hatırladığım kadarıyla söyleyeyim o vakit.
Sistemin şartı asla bir müslüman çocuğu devşirme olmaz.
Devşirme sistemi gayrimüslim halk tarafından oldukça rağbet gören bir sistemmiş. Çünkü bu çocuklar devlet tarafından en ileri düzey eğitimlere tabi tutuluyor devlet içerisinde en yüksek rütbelere yükselmesine izin veriliyormuş. Ayrıca belki de en önemlisi bir dönem devşirme çocuğu olan aileden gayrimüslimlerden alınan vergiler alınmıyormuş.
Peki bu devşirmeler nasıl seçiliyormuş? Başvuranlar içinden rastgele. Kimseye imtiyaz tanınmıyormuş. Ayrıca şunu da belirtmek isterimki çocuk ailesinden uzaklaştırılmıyor bilakis çocuğun bilgileri dikkatlice kaydediliyormuş.
Ayrıca bilgilerimizin çeliştiği bir yeri izninle kendibildiğim kadarıyla düzeltmek istiyorum. Yeniçeri ocağına girebilmek için tüm adayların acemi ocağından geçmesi gerekirdi.

Şu an hatırladıklarım bunlar Sinan Ağabey.
Saygılarımla, iyi akşamlar.
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sinan ağabey ben de devşirme sistemi ile ilgili bildiklerimi hatırladığım kadarıyla söyleyeyim o vakit.
Sistemin şartı asla bir müslüman çocuğu devşirme olmaz.
Devşirme sistemi gayrimüslim halk tarafından oldukça rağbet gören bir sistemmiş. Çünkü bu çocuklar devlet tarafından en ileri düzey eğitimlere tabi tutuluyor devlet içerisinde en yüksek rütbelere yükselmesine izin veriliyormuş. Ayrıca belki de en önemlisi bir dönem devşirme çocuğu olan aileden gayrimüslimlerden alınan vergiler alınmıyormuş.
Peki bu devşirmeler nasıl seçiliyormuş? Başvuranlar içinden rastgele. Kimseye imtiyaz tanınmıyormuş. Ayrıca şunu da belirtmek isterimki çocuk ailesinden uzaklaştırılmıyor bilakis çocuğun bilgileri dikkatlice kaydediliyormuş.
Ayrıca bilgilerimizin çeliştiği bir yeri izninle kendibildiğim kadarıyla düzeltmek istiyorum. Yeniçeri ocağına girebilmek için tüm adayların acemi ocağından geçmesi gerekirdi.

Şu an hatırladıklarım bunlar Sinan Ağabey.
Saygılarımla, iyi akşamlar.

Devşirme sistemi Ermenilere uygulanan bir sistemdi.
Yani gayrimüslim halkın, müslüman olduktan sonra Yeniçeri ordusuna katıldığı dönem.
Zaten yukarıda da 1.Murat döneminde bu sistemin yaygın olduğunu yazmıştım.

Ayrıca ;
Osmanlının tökezlediği 17.Yüzyil döneminde yeniçeri bireylerinin bir çoğu Acemi ocağından eğitim görmüştür.

Yeniçeri bireylerinin Acemi ocaklarında eğitim gördüklerini bende bi önceki mesajımda belirtmiştim.

Anlaşamadığımız nokta neresi onu anlamadım?
 
Katılım
28 Tem 2010
Mesajlar
1,667
Rastgele seçilenler yeniçeriler
Paşa vezir olacak olanlar bir tür zeka sınavıyla alınıyorlardı
Bir yerde okuduğuma göre çocukları sofraya karşılıklı oturtup bir metre uzunluğundaki kaşıklarla çorba içmeleri isteniyormuş.sınavı geçenler Enderun mektebine alınıyormuş.
Mimar sinanda enderunda okurken padişahın isteğiyle mimarlığa başlamış.
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Rastgele seçilenler yeniçeriler
Paşa vezir olacak olanlar bir tür zeka sınavıyla alınıyorlardı
Bir yerde okuduğuma göre çocukları sofraya karşılıklı oturtup bir metre uzunluğundaki kaşıklarla çorba içmeleri isteniyormuş.sınavı geçenler Enderun mektebine alınıyormuş.
Mimar sinanda enderunda okurken padişahın isteğiyle mimarlığa başlamış.

Çorba dökülmesin diye önlükte bagliyorlarmiydi hocam.
 
Katılım
28 Tem 2010
Mesajlar
1,667
Çorbayı karşısındakine içirmeyi akıledebilen geçiyormuş sınavı(okuduğuma göre)
ama enderun mektebine sınavla aldıklarından eminim
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst