Evet zift yamalar çok kaygan. Ek olarak; içinde parlaklık veren kristal kürecikli katkılar olan ve üst üste boyanmış şerit veya kavşak ayırım çizgilerine de dikkat etmek lazım. Onlar da çok çok kaygan olabiliyor...
Yol çizgileri ile ilgili bilgim dahilinde kabaca bilgi paylaşayım, sanırım az da olsa bir işe yarayacak.
Karayolunda kullanılan mevzubahis yol çizgileri temelde iki farklı tip.
Bunlardan ilki genellikle yolun ortasında yolu bölmekte kullanılan şerit çizgileri ki genellikle (tabiri caizse) basit diyebileceğim bir boya ile yapılıyor. Bir yol çizgi makinesi bu boyayı kazandan nozzle' a basınçlı şekilde yola püskürtüyor. Bu sadece boyama işlemi. Bunun hemen arkasında bulunan ikinci nozzle' dan ise boyanın üzerine bol miktarda ve yine basınçla "cam küresi" püskürtülüyor. Cam küresi dediğimiz şey bildiğiniz camın 0,7 kalem ucu ile bir kağıda yazacağınız "nokta(.)" boyutunda kürecikler. Aslına bakarsanız büyük ihtimalle o büyüklük şu anda ekranınızda gördüğünüz nokta kadar camdan bir kürecik. Kayganlığa neden olan şey boya değil bu cam küresi. Eğer ki cam küresinden bir avuç alıp beton bir zemine serpsem büyük ihtimalle o alanda hiçkimse iki ayağı üzerinde yüreyemeyecektir. O kadar ki, bidonla yağ dökseniz çok daha az kayacağından emin olun. Bu nedenlerle özellikle yeni çizgi çalışması yapılmış yerlerde olağan üstü dikkatli kullanmalı, yeni çizgilerin üzerinden geçmemekte daha dikkatli olunmalı.
İkincisi ise genellikle yol ayrımlarında, yaya kaldırımlarında, yol kenarı şeritlerde, emniyet şeridi ayrımlarında kullanılan tip. Bu tip çizgiler sanılanın aksine boya değil, bildiğiniz plastik. Bu plastik malzeme yol çizgi makinesinin kazanında ısıtılır (birkaç saat sürüyor), ardından çizgi uygulanacak alanda yine nozzle yardımıyla basınçlı şekilde püskürtülüyor. Bu şekilde çizgiler elde ediliyor. Nispeten daha uzun ömürlü ve özellikle sürüş esnasında sürücünün dikkatini dağıtmak veya dikkatini çekmek için kullanılıyor. Ancak plastik olduğundan yoldan kopmalar da gerçekleşebiliyor, kot farkına neden olduğundan motosiklet gibi iki tekerli araçların sürüş hakimiyetini olumsuz etkileyebiliyor hatta çizgi boyu seyir zorunda kalınırsa kazaya neden olabiliyor. Bu tip çizgilerden mümkün mertebe uzak durulmalı. Özellikle küçük ve ince tekerleklere sahip scooter ve düşük hacimli motosikletler emniyet şeridi ve dar geçişlerde çok daha dikkatli olmalı.
Bir de kimsenin bahsetmediği, kazınmış yollar var. "Freze" diye tabir edilen "Asfalt Beton Kazıma Makineleri" ile yoldaki eski ve/veya bozuk asfalt kazınır ve ardından yola yeni asfalt çalışması yapılır. Yani en azından gezegenin geri kalanında böyledir. Lakin ülkemizde o asfalt kısım kısım o şekilde bırakılır. Kazınmış asfalttaki 4 tekerli araçların direksiyonlarında dahi hissedilen bir kontrol kaybı vardır, lakin iki tekerli araçlarda durum çok daha vahim oluyor. Motosiklet resmen bir ize giriyor ve onu takip etmek istiyor, çıksanız da diğer ize girmiş oluyorsunuz çünkü asfaltın tamamı o izlerden oluşuyor. Yine özellikle scooter ile düşük hacimli motosikletlerin çok daha dikkat etmesi gereken tip yollardandır.
Asfalt yamasını eleştirmişsiniz, normal. Asfalt yamasını eleştireni eleştirmişsiniz, normal değil. Hizmetsizliğe ve düşük kaliteye bu denli alışmamalıyız. Bizim için çok tehlikeli, hatırlatmak ve uyarmak isterim.
Yapılması gerekeni yapmadığımız için durum böyle. Eğer sorun yaşadığınızda bir dilekçe ile ilgili kuruma şikayetinizi belirtirseniz söz hakkımız olur, yoksa her zamanki gibi "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok" vaziyetinden ileri gitmez. Siz ne zaman ki yaşadığınız sorunu başkasının çözmesini beklemektense üşenmez, şikayette bulunursanız o zaman hizmet ve ürün kalitesi artma ihtimali sergiler. Yoksa daha da kötüleşir, yavanlaşır, yetersizleşir.