İstanbul'da kimsenin kimseye ekstra bir kıyağı, çekincesi, ezikliği falan yok. Mercedes'e biniyorum diye kim sana yol versin. Herkesde var. Külüstür Tempra kendine daha fazla yol bulabilir. İçindekini serseri zannedip, bilakis lüks arabalar mavi-yeşil park lambalarını görünce yol verebilirler. Bilemem.
Ha clio symbol'e biniyorsundur, her BMW'ye yol vereceksen işin var. Eskidendi o jipe saygı. Milyon tane lüks araç, paranın rengi gibi kara arabalar dolu her yer. Kimse de kimseye yol vermiyor.
Hero Hunk kullanıyorum. Üsturuplu yaklaşıp hafifçe korna basınca çoğu kişi yol veriyor. Vermeyen adam da ne kullanırsan kullan vermiyor.
Ben gar-gur geçen harleyciler racingcilere antipati duyuyorum. Sağ arka koltuğumda kızım uyuyor. Onun hizalarındayken aragazı verip -hele tünelde- ne diye kızımı korkutuyor.
İşin temelinde, egolardan arınabilmiş olmak ve insan olmak var.
Asil azmaz bal kokmaz. Kokarsa yağ kokar kökeni ayrandır, diye bir laf var. Dededen, atadan zenginlere bakın, hayatları daha mütevazidir. Adam 40 günlükken uçak yolculuklarına çıkmaya başlamış, 1 yaşına geldiğinde akülü arabalara binmiş, zenginlikle gösterişi ayırdedebilir olmuştur. Bizim millet daha Pinokyo marka bisiklete binmeden, BMX bisikleti dengede tutamamışken hasbel kader para bulup atlıyor motora. Ne oldum delisi adamların doldurduğu trafikte o bana yol verdi bu benden korktu yapıyor.
Ve tabi ki imza