- Katılım
- 9 Şub 2008
- Mesajlar
- 2,858
- Konu Yazar
- #101
Trafikteki otomobil, motosiklet, kamyon, minibüs, otobüsleri kullananlar, her gün sokakta, iş yerinde, markette vb. her yerde karşılaştığımız insanlar; kimi dalgın, kimi aptal, saldırgan, beceriksiz, psikopat,... Ne ararsan var içlerinde. Trafikteki araçları, trafik kurallarına uymak zorunluluğu olan makineler olarak düşünmek yerine, bunların çeşit çeşit insanlar tarafından kullanılan araçlar olduğunu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. Diğer araç sürücüsünün dalgın olabileceğini hesap ederek hep daha uyanık, psikopat olabileceğini düşünerek daha sakin olabilmeliyiz. Öfke ile yapacağımız her hareketin karşımızdakinden çok kendimize zarar verebileceğini unutmayalım, ne de olsa iki teker üzerinde giden ve kaportası kendi gövdesi olan biziz.
Şerit hakkımıza sahip çıkmalı ve arkasından yaklaştığımız aracın sürücüsünün bizi fark etmesini sağlamalıyız. Bazen otomobillerin bile kör noktaya denk geldiğinde fark edilemeyebildiğini düşünürsek, öndeki aracın sürücüsünün aynadan bizi görebileceği bir alanda bulunmalıyız. Daha iyi fark edilebilmek için gündüzleri de farlarımızın açık olmasının faydalı olacağını düşünüyorum.
Seyir halinde iken diğer aracın sürücüsü ile didişmek yerine, en yakındaki trafik polisine derdimizi anlatmak daha iyi olur diye düşünüyorum.
Otomobil sürücülerinin motosikletlere karşı olan psikolojisinin düzeltilmesinde bize de önemli görevler düşüyor. En başta biz kurallara tam olarak uymalı ve trafikte motosikletlere hak ettiği yeri ve saygınlığı kazandırmalıyız.
Dediğiniz gibi polise şikayet etmek en mantıklısı.
Nedense bu hiç aklıma gelmeyen bir şey idi.
Sanki biz motorların arabaları polislere şikayet etmeye hakkı yokmuş gibi :rendeer: