Araba sürücülerinin motorlara karşı psikolojisi

Katılım
9 Şub 2008
Mesajlar
2,858
Trafikteki otomobil, motosiklet, kamyon, minibüs, otobüsleri kullananlar, her gün sokakta, iş yerinde, markette vb. her yerde karşılaştığımız insanlar; kimi dalgın, kimi aptal, saldırgan, beceriksiz, psikopat,... Ne ararsan var içlerinde. Trafikteki araçları, trafik kurallarına uymak zorunluluğu olan makineler olarak düşünmek yerine, bunların çeşit çeşit insanlar tarafından kullanılan araçlar olduğunu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. Diğer araç sürücüsünün dalgın olabileceğini hesap ederek hep daha uyanık, psikopat olabileceğini düşünerek daha sakin olabilmeliyiz. Öfke ile yapacağımız her hareketin karşımızdakinden çok kendimize zarar verebileceğini unutmayalım, ne de olsa iki teker üzerinde giden ve kaportası kendi gövdesi olan biziz.

Şerit hakkımıza sahip çıkmalı ve arkasından yaklaştığımız aracın sürücüsünün bizi fark etmesini sağlamalıyız. Bazen otomobillerin bile kör noktaya denk geldiğinde fark edilemeyebildiğini düşünürsek, öndeki aracın sürücüsünün aynadan bizi görebileceği bir alanda bulunmalıyız. Daha iyi fark edilebilmek için gündüzleri de farlarımızın açık olmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Seyir halinde iken diğer aracın sürücüsü ile didişmek yerine, en yakındaki trafik polisine derdimizi anlatmak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Otomobil sürücülerinin motosikletlere karşı olan psikolojisinin düzeltilmesinde bize de önemli görevler düşüyor. En başta biz kurallara tam olarak uymalı ve trafikte motosikletlere hak ettiği yeri ve saygınlığı kazandırmalıyız.

Dediğiniz gibi polise şikayet etmek en mantıklısı.
Nedense bu hiç aklıma gelmeyen bir şey idi.
Sanki biz motorların arabaları polislere şikayet etmeye hakkı yokmuş gibi :rendeer:
 
Katılım
31 Ocak 2006
Mesajlar
159
Bence siz yine de motorize polislere şikayet etmeye çalışın..Çünki diğerleri pek halden anlamıyabilir...:)
 
Katılım
9 Şub 2008
Mesajlar
2,858
Tesadüfen uzun zaman sonra kendi yazıma rastladım.
O zamanki motorum Honda Dylan'dı ( 150cc )

Sorumun cevabını yine kendim veriyorum. Özellikle İstanbul'da küçük cc motor kullanmak intihar sebebi...
Sonrasında Beverly 500 aldım En doğru şerit kesinlikle SOL ŞERİT.

Eski motorumla 120'nin üzerine pek çıkamıyordum ve En solda giderken önümde hiç araba yoksa bu risk oluşturuyordu.
Oysa şimdi; En solda ilerlerken önümde birden boşluk oluşursa şerit değiştirmek yerine gazı açıp en öndeki arabanın arkasına hemen gelebiliyordum ve riskleri atlatıyordum.

Altımda 500cc var diye gazı kesinlikle köklemiyorum ama biliyorumki zor durumda kaldığımda gazı açınca çok kısa sürede beni bu güç güvenli bölgeye kadar taşıyacak.

Hoşça-Dostça
 
Katılım
4 Eki 2007
Mesajlar
990
yasal sınırları aşmadan güvenle istanbulda motosiklet kullanabiliyorum yalanıyla kendini kandıran yoktur sanırım :).....

ben aslen çok sakin bir insan olmama karşın, trafikte agresif bir sürücü oluyorum sürekli... elbetteki agresiflik derken, ne kendimi ne başkasını riske atacak bir davranışta bulunmuyorum....

ancak arabaların beni taciz edip hayatımı tehlikeye atmasındansa, ben onları, hayatımı tehlikeye atmadan taciz etmeyi tercih ediyorum...

zira 250cc den küçük motorların bu şansı da yok :(... bu gün olan olay işte. 2. köprüdeyim her yer kamyon otobüs araba... arkamda bi focus sellektör yapar tamponu dayayacakmış gibi dibime gelir. napayım uçayım mı? uçabilsem senin gibi yolda yuvarlanan odunun önünde ne işim var.

ben de torkuma minnet asılıp gaza aralardan uzuyorum. halbuki en sevmediğim şeydir aralardan uzamak.

zira ani manevra yapmayacağını kestirdiğim birinin yanından çok güvenli olmasa da tedbir dahilinde hızlıca geçiverdiğimde ben arkamdaki odundan kurtuluyorum ama, bu sefer de yanından hızla "bişey" geçen sakin kullanıcı panikliyor.


hepimiz biliriz, aynada farketmediğimiz bir aracın birden yanımızda bitmesinin paniğini.. panik derken, ben böyle durumlarda " hiii " paniğinden değil, "aman allahım ben bunu nasıl görmedim ya sol yapsaydım" paniği yaşıyorum... çok nadir de yaşasam... halbuki trafikte aralardan geçerken ne kadar çok otomobil sürücüsünü bu durumda bırakıyoruz.. özellikle acemi araç sürücüleri motoru görünce bazen istem dışı manevra yapıyorlar zıt yöne.. bu da kimi zaman kazaya sebebiyet verebilecek durumlar oluşturabiliyor.

ben şahsen çok gerekmedikçe, yada aralarından geçmem çok rahat değilse, veya trafik kimsenin panik olmayacağı kadar yavaş değilse aralardan geçmemeyi tercih ediyorum.

lakin böyle adamlar arkamıza yapışınca ister istemez ya herro ya merro oluyor...

psikolojilerini bilmem.

ama tek araçlık bir virajda, yolu ortalamış giden bir motosikletin, üstelik de aracın virajı dönebileceği güvenli süratten daha hızlı virajı dönen bir motosikletin sağındaki yada solundaki bir arabanın sığmayacağı o boşluğa burnunu sokmaya çalışanların psikolojisini merak bile etmiyorum.

merak edilip öğrenilince ele hiç birşey geçmeyecek acınası bir psikoloji bence...

çoğunun motosikletlilerin yollardaki varlığını ve onların aptal davranışı olmayan cesaretlerini kıskanan kişiler olduğunu düşünüyorum.


bir üstteki yoruma kesinlikle katılıyorum. 250cc den daha büyük motorunuz, yeterli tecrübe ve bilginiz varsa en güvenlisi sol şeritteki arabanın arkası...
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
yasal sınırları aşmadan güvenle istanbulda motosiklet kullanabiliyorum yalanıyla kendini kandıran yoktur sanırım :).....

Ben varım. Ve bunun bir yalan ya da kendini kandırma durumu olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaz kış, her hafta en az iki, genelde 3 kez köprü kullanırım. Her iki köprüyü de kullanıyorum. Sürat sınırlarını gerçekten çok mecbur kalmadığım sürece aşmıyorum. Genelde de çok mecbur kalmıyorum. TEM'de 100'ü, E5'te 90'ı nadiren geçerim (1000km'de bir kez filan). Geçtiğimde de beni buna zorlayan durum ortadan kalkar kalkmaz makul sürate geri dönerim. Akan trafikte bulunduğum şeridin süratinde giderim. Bulunduğum şerit süratli ise bir sağ şeride geçerim. En sağ şeritteysem ve yine de trafik yasal sınırın üzerinde akıyorsa (ki böyle bir durumla hayatımda, ister otomobil ister motosiklet kullanırken olsun, hiç karşılaşmadım) ben yasal maksimumda sabitlerim. Arkamdan gelenin ruh hali beni enterese etmez. Trafik normal olsa da arada, en sağ şeritte sıkıştıran hasta ruhlular her zaman çıkıyor, doğru. Onlara yol veririm, geçer giderler. Bir kaç kez ileride kaza yapmış olarak bulmuşluğum vardır bu manyaklardan. Buradaki birçok arkadaşın aksine, ben bir keyif sigarası yakmak yerine, inip yardım etmeyi, en azından elimden geleni yapmayı tercih ediyorum. Sonuçta manyak ta olsalar onlar da insan.

Bu güne dek ne motosiklet ne de otomobil ile, trafikte sürat sınırına uyduğum için kaza tehlikesi yaşamadım, hayatım risk altına girmedi. Bundan sonra da gireceğine inanmıyorum. Girdi diyenlerin de gaza asılmak için bahane ürettiğine inanıyorum.

Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum?

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:32 ----------

Şimdi farkettim ki yukarıda yazdıklarım, "bu güne dek hiç kaza tehlikesi yaşamadım" gibi anlaşılabilir. Elbette öyle değil. Kaza tehlikesi de atlattım, kaza da yaptım. Yalnız bunların hiç biri sürat sınırlarına uymaktan kaynaklanmadı.
 
Son düzenleme:
Katılım
4 Eki 2007
Mesajlar
990
Ben varım. Ve bunun bir yalan ya da kendini kandırma durumu olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaz kış, her hafta en az iki, genelde 3 kez köprü kullanırım. Her iki köprüyü de kullanıyorum. Sürat sınırlarını gerçekten çok mecbur kalmadığım sürece aşmıyorum. Genelde de çok mecbur kalmıyorum. TEM'de 100'ü, E5'te 90'ı nadiren geçerim (1000km'de bir kez filan). Geçtiğimde de beni buna zorlayan durum ortadan kalkar kalkmaz makul sürate geri dönerim. Akan trafikte bulunduğum şeridin süratinde giderim. Bulunduğum şerit süratli ise bir sağ şeride geçerim. En sağ şeritteysem ve yine de trafik yasal sınırın üzerinde akıyorsa (ki böyle bir durumla hayatımda, ister otomobil ister motosiklet kullanırken olsun, hiç karşılaşmadım) ben yasal maksimumda sabitlerim. Arkamdan gelenin ruh hali beni enterese etmez. Trafik normal olsa da arada, en sağ şeritte sıkıştıran hasta ruhlular her zaman çıkıyor, doğru. Onlara yol veririm, geçer giderler. Bir kaç kez ileride kaza yapmış olarak bulmuşluğum vardır bu manyaklardan. Buradaki birçok arkadaşın aksine, ben bir keyif sigarası yakmak yerine, inip yardım etmeyi, en azından elimden geleni yapmayı tercih ediyorum. Sonuçta manyak ta olsalar onlar da insan.

Bu güne dek ne motosiklet ne de otomobil ile, trafikte sürat sınırına uyduğum için kaza tehlikesi yaşamadım, hayatım risk altına girmedi. Bundan sonra da gireceğine inanmıyorum. Girdi diyenlerin de gaza asılmak için bahane ürettiğine inanıyorum.

Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum?

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:32 ----------

Şimdi farkettim ki yukarıda yazdıklarım, "bu güne dek hiç kaza tehlikesi yaşamadım" gibi anlaşılabilir. Elbette öyle değil. Kaza tehlikesi de atlattım, kaza da yaptım. Yalnız bunların hiç biri sürat sınırlarına uymaktan kaynaklanmadı.

evet. bence farklı bir istanbulda yaşıyorsun :)... yani E5'e pek girmem gerekmiyor da, temde birine yol versen öteki geliyor. ve hiç eksilmiyorlar...

ziraa, özellikle motosikletliye yer açan sürücüler de oldukça fazla. ama motosikletliyi transparan gören de çok fazla. yani bilmiyorum okunmuş üflenmiş olabilirsin.

ama gazlamak istediğimde trafiği bahane etmem ben şahsım adına, gazlanabilecek bir yolda gazlamak istiyorsam gazlarım da. önemli olan kendi hayatını riske atarken başkasını riske atmamak o noktada... pistte olur, okyanus dibinde olur.. dağda bayırda olur... hız sınırlarına uyacağım diye de risk oluşturabilecek şartlar altında da sürmeyi mantıklı görmüyorum kesinlikle... zira hız sınırlarını belirleyenlerin bir gün bi motosikletle trafiğe çıktığını düşünsem "aaa biz naapmışız " diyeceklerine de eminim. he, sana denk gelmiyordur da bana denk geliyordur :) tecrübelerimiz çok farklı şeyler söylüyor. yapcak bişey yok... demekki biz çekiyoruz.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
hız sınırlarına uyacağım diye de risk oluşturabilecek şartlar altında da sürmeyi mantıklı görmüyorum kesinlikle... zira hız sınırlarını belirleyenlerin bir gün bi motosikletle trafiğe çıktığını düşünsem "aaa biz naapmışız " diyeceklerine de eminim.

Elbette trafik kurallarına uyacağım diye kendimizi riske atmayalım. Ben sürat konusunda böyle bir durumla karşılaşmadım, söylediğim bu. Ancak şunu da söyleyeyim, motosikletler için sürat sınırının otomobiller ile aynı seviyeye çekilmesi gerektiğine katılıyorum.
 
Katılım
17 Eyl 2011
Mesajlar
401
araba kullanırken 120yi geçmem tedirgin olurum nedense sıkışıp kalmak gibi bir korkum var ama motor kullanırken içime başka bi ruh giriyor, istanbul içinde motosiklet kullanmaktan nefret ediyorum hiç keyif alamıyorum, araç sürücülerinin psikolojisine gelince adam köprüyü 1 saatte geçiyor, araç sürücüsü ne kadar efendi de olsa bisürü cins araç kullanan insanla uğraşıyor dolayısıyla sinirler de geriliyor dikkat dağılıyor bana kalsa istanbulda motorlu araç bile kullanmayı düşünmüyorum ama kullanıyoruz işte

benim tavsiyem siz siz olun sinirinize hakim olup dikkatli kullanın,kimin hata yaptığı önemli olmaz siz ölürsünüz onlar suçlu olur ama siz ölmüşsünüzdür
 
Katılım
23 May 2011
Mesajlar
603
Ben varım. Ve bunun bir yalan ya da kendini kandırma durumu olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaz kış, her hafta en az iki, genelde 3 kez köprü kullanırım. Her iki köprüyü de kullanıyorum. Sürat sınırlarını gerçekten çok mecbur kalmadığım sürece aşmıyorum. Genelde de çok mecbur kalmıyorum. TEM'de 100'ü, E5'te 90'ı nadiren geçerim (1000km'de bir kez filan). Geçtiğimde de beni buna zorlayan durum ortadan kalkar kalkmaz makul sürate geri dönerim. Akan trafikte bulunduğum şeridin süratinde giderim. Bulunduğum şerit süratli ise bir sağ şeride geçerim. En sağ şeritteysem ve yine de trafik yasal sınırın üzerinde akıyorsa (ki böyle bir durumla hayatımda, ister otomobil ister motosiklet kullanırken olsun, hiç karşılaşmadım) ben yasal maksimumda sabitlerim. Arkamdan gelenin ruh hali beni enterese etmez. Trafik normal olsa da arada, en sağ şeritte sıkıştıran hasta ruhlular her zaman çıkıyor, doğru. Onlara yol veririm, geçer giderler. Bir kaç kez ileride kaza yapmış olarak bulmuşluğum vardır bu manyaklardan. Buradaki birçok arkadaşın aksine, ben bir keyif sigarası yakmak yerine, inip yardım etmeyi, en azından elimden geleni yapmayı tercih ediyorum. Sonuçta manyak ta olsalar onlar da insan.

Bu güne dek ne motosiklet ne de otomobil ile, trafikte sürat sınırına uyduğum için kaza tehlikesi yaşamadım, hayatım risk altına girmedi. Bundan sonra da gireceğine inanmıyorum. Girdi diyenlerin de gaza asılmak için bahane ürettiğine inanıyorum.

Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum?

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:32 ----------

Şimdi farkettim ki yukarıda yazdıklarım, "bu güne dek hiç kaza tehlikesi yaşamadım" gibi anlaşılabilir. Elbette öyle değil. Kaza tehlikesi de atlattım, kaza da yaptım. Yalnız bunların hiç biri sürat sınırlarına uymaktan kaynaklanmadı.

80 km hızla 2.köprü yolunda en sağ şeritten gidiyorum trafik akış hızı 100-120 km arasında aynaya bakıyorum koca koca kamyonlar 80 km hızla gitmesi gerekirken birbirlerine 100 km hızla makas atıyor mecbur emniyet şeridine giriyorum kamyoncular takometreleri ayarlatıyolar sanırım.Sizin yasal hız sınırlarına uymanız güzel ama arkanızdakinin umrunuzda olmamasını tehlikeli buluyorum.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
80 km hızla 2.köprü yolunda en sağ şeritten gidiyorum trafik akış hızı 100-120 km arasında aynaya bakıyorum koca koca kamyonlar 80 km hızla gitmesi gerekirken birbirlerine 100 km hızla makas atıyor mecbur emniyet şeridine giriyorum kamyoncular takometreleri ayarlatıyolar sanırım.Sizin yasal hız sınırlarına uymanız güzel ama arkanızdakinin umrunuzda olmamasını tehlikeli buluyorum.

Üstad, TEM'de sürat sınırı 100km, 80 ile gitmene gerek yok. Zaten, arkandaki manyağa bağlamış geliyorsa, illa da sürat sınırına uyacağım diye, herifin göz göre göre üzerinden geçmesine izin verecek halin yok. Gazlarsın, ilk fırsatta yol verirsin, o yoluna gider, sen sakin sakin devam edersin...

Otomobil sürücülerine söylemediğimizi bırakmıyoruz gerçi ama sırf yavaş gidiyor diye önündeki motorluyu bile bile öldürecek kadar canileşmiş otomobil sürücüsü çok azdır. Yoktur diyemiyorum. Var. Ama her toplumda sosyopatlar, katiller var. Sırf İstanbul trafiğinde değil. Abartmayalım.
 
Katılım
9 Şub 2008
Mesajlar
2,858
Ben varım. Ve bunun bir yalan ya da kendini kandırma durumu olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaz kış, her hafta en az iki, genelde 3 kez köprü kullanırım. Her iki köprüyü de kullanıyorum. Sürat sınırlarını gerçekten çok mecbur kalmadığım sürece aşmıyorum. Genelde de çok mecbur kalmıyorum. TEM'de 100'ü, E5'te 90'ı nadiren geçerim (1000km'de bir kez filan). Geçtiğimde de beni buna zorlayan durum ortadan kalkar kalkmaz makul sürate geri dönerim. Akan trafikte bulunduğum şeridin süratinde giderim. Bulunduğum şerit süratli ise bir sağ şeride geçerim. En sağ şeritteysem ve yine de trafik yasal sınırın üzerinde akıyorsa (ki böyle bir durumla hayatımda, ister otomobil ister motosiklet kullanırken olsun, hiç karşılaşmadım) ben yasal maksimumda sabitlerim. Arkamdan gelenin ruh hali beni enterese etmez. Trafik normal olsa da arada, en sağ şeritte sıkıştıran hasta ruhlular her zaman çıkıyor, doğru. Onlara yol veririm, geçer giderler. Bir kaç kez ileride kaza yapmış olarak bulmuşluğum vardır bu manyaklardan. Buradaki birçok arkadaşın aksine, ben bir keyif sigarası yakmak yerine, inip yardım etmeyi, en azından elimden geleni yapmayı tercih ediyorum. Sonuçta manyak ta olsalar onlar da insan.

Bu güne dek ne motosiklet ne de otomobil ile, trafikte sürat sınırına uyduğum için kaza tehlikesi yaşamadım, hayatım risk altına girmedi. Bundan sonra da gireceğine inanmıyorum. Girdi diyenlerin de gaza asılmak için bahane ürettiğine inanıyorum.

Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum?

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:32 ----------

Şimdi farkettim ki yukarıda yazdıklarım, "bu güne dek hiç kaza tehlikesi yaşamadım" gibi anlaşılabilir. Elbette öyle değil. Kaza tehlikesi de atlattım, kaza da yaptım. Yalnız bunların hiç biri sürat sınırlarına uymaktan kaynaklanmadı.

Dostum 90'ı geçmiyorum diyorsun ancak İstanbul'da bu çok ama çok riskli.

En sağdan 90km hız ile gittiğini düşün (kaldıki Motosikletlere 90'a bile izin verilmiyor 80km ye kadar izin veriliyor o ayrı bir konu ) sen sağda iken arkandan bir tane kamyon/otomobil hızla gelip sana selektör yaptığında çekil ulan dediğinde ne oluyor ? Hızını artırmazsan en sağ varsa güvenlik şeridine çekilecek ve kamyona yol vereceksin yada Kamyon sürücüsü seni ezmesin diye dua edeceksin.
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756
Nedense motosiklet kazalarında ölenlerin büyük çoğunluğu hız ve hıza bağlı nedenlerle ölürken ,ben hiç çok yavaş gittiği için ölen , kamyonlar tarafından ezilen görmedim daha.
 
Katılım
16 Şub 2009
Mesajlar
2,377
Nedense motosiklet kazalarında ölenlerin büyük çoğunluğu hız ve hıza bağlı nedenlerle ölürken ,ben hiç çok yavaş gittiği için ölen , kamyonlar tarafından ezilen görmedim daha.

böle bir video vardı adam en sağdan yavaşça gidiyor ve tır farketmiyip altına alıyor adamda ne kafa ne başka birşey kalıyor..
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
24 Haz 2011
Mesajlar
5,247
Kırmızı ışıklarda aralardan geçtiğimiz için de olabilir mi acaba :queen:

Önceden kırmızı ışıklarda normal şeritte beklerdim ama ta ki arkadan gelen arabanın kırmızı ışık olmasına rağmen hızını kesmeden 10-15 metre kala frene asılmasına kadar.. Allah'tan aynadan adamı gördüm de bastım gaza ileri kaçtım,yoksa ne olurdu bilemem..

Velhasılkelam 5-6 saatlik direksiyon eğitimi+ezbere dayalı trafik kuralları eğitiminin sonucu olarak bu tip manzaralar çok anormal olmasa gerek...
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Dostum 90'ı geçmiyorum diyorsun ancak İstanbul'da bu çok ama çok riskli.

En sağdan 90km hız ile gittiğini düşün (kaldıki Motosikletlere 90'a bile izin verilmiyor 80km ye kadar izin veriliyor o ayrı bir konu ) sen sağda iken arkandan bir tane kamyon/otomobil hızla gelip sana selektör yaptığında çekil ulan dediğinde ne oluyor ? Hızını artırmazsan en sağ varsa güvenlik şeridine çekilecek ve kamyona yol vereceksin yada Kamyon sürücüsü seni ezmesin diye dua edeceksin.
E, ver kamyona yol, ne olur ki? Süratini artırıp hala kamyonun önünde kalmaktan iyidir...

Bu arada, sürat sınırları:

Otomobiller için; yerleşim yeri içinde 50km/h, şehirler arası çift yönlü karayollarında 90km/h, bölünmüş yollarda 110km/h, otoyollarda 120km/h.
Motosikletler için; yerleşim yeri içinde 50km/h, şehirler arası çift yönlü karayollarında 80km/h, bölünmüş yollarda 90km/h, otoyollarda 100km/h.

Bir not; otomobiller dışında kalan araçların içinde yasal sürat sınırları motosikletten fazla olan yoktur, minibüs ve otobüslerinki motosikletle aynıdır. Detaylı bilgiye KGM'nin web sitesinden rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Nedense motosiklet kazalarında ölenlerin büyük çoğunluğu hız ve hıza bağlı nedenlerle ölürken ,ben hiç çok yavaş gittiği için ölen , kamyonlar tarafından ezilen görmedim daha.
+1

böle bir video vardı adam en sağdan yavaşça gidiyor ve tır farketmiyip altına alıyor adamda ne kafa ne başka birşey kalıyor..
Ben kendini tehlikeye sokacak kadar yavaş seyretmekten değil, mecbur kalmadıkça kuralların izin verdiği sürat limitlerini aşmamaktan bahsediyorum. Emin ol, çok nadiren sürat yapmaya mecbur kalınıyor. Risk yaratan bir durum ortaya çıktığında bu riski bertaraf etmek için süratini artırmak dışında seçenekler hemen her zaman vardır. Tabii gaz açmak için bahane arıyorsan o ayrı...
 
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
istanbul trafiğinde yavaş gitseniz bile altınızda her zaman saklı bir gücün bulunması lazım....
kaçmak aradan kurtulmak gibi....
gerisi hikaye....
 
Katılım
14 Ara 2009
Mesajlar
224
kullanmasan da bulunsun,zarar gelmez :) üstelik altınızda iyi bir motosiklet olduğunda bu maddi açıdan-bununla bağlantılı olarak da statü açısından güçlü olduğunuz izlenimi oluşturacağından size saygısızlık etmek yemeyebilir(kaba tabirle).ama baktı altında ybr var cbf var apache var,kuryedir bu başıma çok bela açamaz der kendi kendine...ülke gerçekleri maalesef
 
Katılım
16 Mar 2011
Mesajlar
160
Ben varım. Ve bunun bir yalan ya da kendini kandırma durumu olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaz kış, her hafta en az iki, genelde 3 kez köprü kullanırım. Her iki köprüyü de kullanıyorum. Sürat sınırlarını gerçekten çok mecbur kalmadığım sürece aşmıyorum. Genelde de çok mecbur kalmıyorum. TEM'de 100'ü, E5'te 90'ı nadiren geçerim (1000km'de bir kez filan). Geçtiğimde de beni buna zorlayan durum ortadan kalkar kalkmaz makul sürate geri dönerim. Akan trafikte bulunduğum şeridin süratinde giderim. Bulunduğum şerit süratli ise bir sağ şeride geçerim. En sağ şeritteysem ve yine de trafik yasal sınırın üzerinde akıyorsa (ki böyle bir durumla hayatımda, ister otomobil ister motosiklet kullanırken olsun, hiç karşılaşmadım) ben yasal maksimumda sabitlerim. Arkamdan gelenin ruh hali beni enterese etmez. Trafik normal olsa da arada, en sağ şeritte sıkıştıran hasta ruhlular her zaman çıkıyor, doğru. Onlara yol veririm, geçer giderler. Bir kaç kez ileride kaza yapmış olarak bulmuşluğum vardır bu manyaklardan. Buradaki birçok arkadaşın aksine, ben bir keyif sigarası yakmak yerine, inip yardım etmeyi, en azından elimden geleni yapmayı tercih ediyorum. Sonuçta manyak ta olsalar onlar da insan.

Bu güne dek ne motosiklet ne de otomobil ile, trafikte sürat sınırına uyduğum için kaza tehlikesi yaşamadım, hayatım risk altına girmedi. Bundan sonra da gireceğine inanmıyorum. Girdi diyenlerin de gaza asılmak için bahane ürettiğine inanıyorum.

Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum?

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:32 ----------

Şimdi farkettim ki yukarıda yazdıklarım, "bu güne dek hiç kaza tehlikesi yaşamadım" gibi anlaşılabilir. Elbette öyle değil. Kaza tehlikesi de atlattım, kaza da yaptım. Yalnız bunların hiç biri sürat sınırlarına uymaktan kaynaklanmadı.

benim motosiklet tecrübem 2 yıl ve 6000 km ıle sınırlı. hatta düz vitesli motosiklet bile kullanmadım ama 1998 den beri araba kullanıyorum ve km olarak 200.000 den fazla yol yaptım. İstanbul'da motosiklet kullanan arkadaşları gerçekten tebrik etmek istiyorum. İstanbul'da değil motosiklet araba bile kullanmak çok tehlikeli. Ben İzmir'de yaşıyorum. İstanbul'a ne zaman gelsem hep arabama çarptılar. İlki e5 te göbekten çarptılar. ikincisi bağdat caddesinde arkadan çarptılar. üçüncüsüde kırmızı ışıkta beklerken 3. şeridi oluşturmak isteyen bir sürücü sağ şeritte beklerken sol şeritteki arabayla beraber arabama boydan boya çarpıp kaçtı arkasından baka kaldık. plaka alıp bildirdik tabii ama olay ilginçti. kadıköy de arabım cok rahat ve güzel bir yere park etmiştim. gezindim geldim arka çamurluktan vurmuşlar. en sonuncusu ise yalova dan hızlı arabalı vapura bindim. ben bindim arkama bir araç daha geldi ve kapılar kapandı. herşey ne kadar normal di mi? :) İstanbul a geldik kapılar açıldı araçlar inmeye başladı. Önümde son model ford mondeo ( daha naylonları çıkmamış ) ben ve arkamdakıi araç kaldık. Tüm aarçlar indi biz hala harket etmedik. Bende ayıp olmasın diye kornaya basmadım nasılsa hareket eder diye taktım 1. vitese ayagım debriyajda ve frende beklerken mondeo geri vitese takıp patinajla bana bir patlattı bende arkadakine arada pestil oldum. Afallamam 3-5 saniye geçtikten sonra indim aşağıya ne göreyim. mondeo nun sahibi kendi arabasına bakıyor ve ne benimle nede arkadaki sürücüyle ilgileniyor. İnsan bir geçmiş olsun der dedim hala suratıma mal mal bakıyor. benim arabada birşey yok dedi ilk cümle olarak . istersen birde bizimkilere baksaydın dedim. ne bakacam gidin servise yaptırın demez mi????? sözün bittiği yer bu olsa gerek dedi kendi kendime. baktım bizi hiç sallamadan arbasına biniyor yakaladım kolundan eşimle kız kardeşi ne olur yapma çığlıkları yüznden bıraktım. Vapurda tutanakta tutulamadığı için ben sana yapacağımı biliyorum dedi. Niyetim liman çıkışında ilk ışkta arkadan çarpmaktı ama yine kız kardeşim ve eşim bana engel oldu. Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum? Sorusuna benim için İstanbul u tanımladım sizin için. Ay başında honda nın ılk ıkı sevıye kursuna katılamak için yine İstanbul' a geliyorum. Bakalım bu sefer aracıma çarpılmadan izmir e geri dönebilecek miyim? ne dersiz :)
 
Son düzenleme:
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
benim motosiklet tecrübem 2 yıl ve 6000 km ıle sınırlı. hatta düz vitesli motosiklet bile kullanmadım ama 1998 den beri araba kullanıyorum ve km olarak 200.000 den fazla yol yaptım. İstanbul'da motosiklet kullanan arkadaşları gerçekten tebrik etmek istiyorum. İstanbul'da değil motosiklet araba bile kullanmak çok tehlikeli. Ben İzmir'de yaşıyorum. İstanbul'a ne zaman gelsem hep arabama çarptılar. İlki e5 te göbekten çarptılar. ikincisi bağdat caddesinde arkadan çarptılar. üçüncüsüde kırmızı ışıkta beklerken 3. şeridi oluşturmak isteyen bir sürücü sağ şeritte beklerken sol şeritteki arabayla beraber arabama boydan boya çarpıp kaçtı arkasından baka kaldık. plaka alıp bildirdik tabii ama olay ilginçti. kadıköy de arabım cok rahat ve güzel bir yere park etmiştim. gezindim geldim arka çamurluktan vurmuşlar. en sonuncusu ise yalova dan hızlı arabalı vapura bindim. ben bindim arkama bir araç daha geldi ve kapılar kapandı. herşey ne kadar normal di mi? :) İstanbul a geldik kapılar açıldı araçlar inmeye başladı. Önümde son model ford mondeo ( daha naylonları çıkmamış ) ben ve arkamdakıi araç kaldık. Tüm aarçlar indi biz hala harket etmedik. Bende ayıp olmasın diye kornaya basmadım nasılsa hareket eder diye taktım 1. vitese ayagım debriyajda ve frende beklerken mondeo geri vitese takıp patinajla bana bir patlattı bende arkadakine arada pestil oldum. Afallamam 3-5 saniye geçtikten sonra indim aşağıya ne göreyim. mondeo nun sahibi kendi arabasına bakıyor ve ne benimle nede arkadaki sürücüyle ilgileniyor. İnsan bir geçmiş olsun der dedim hala suratıma mal mal bakıyor. benim arabada birşey yok dedi ilk cümle olarak . istersen birde bizimkilere baksaydın dedim. ne bakacam gidin servise yaptırın demez mi????? sözün bittiği yer bu olsa gerek dedi kendi kendime. baktım bizi hiç sallamadan arbasına biniyor yakaladım kolundan eşimle kız kardeşi ne olur yapma çığlıkları yüznden bıraktım. Vapurda tutanakta tutulamadığı için ben sana yapacağımı biliyorum dedi. Niyetim liman çıkışında ilk ışkta arkadan çarpmaktı ama yine kız kardeşim ve eşim bana engel oldu. Ne dersiniz, sizce ben farklı bir İstanbulda mı yaşıyorum? Sorusuna benim için İstanbul u tanımladım sizin için. Ay başında honda nın ılk ıkı sevıye kursuna katılamak için yine İstanbul' a geliyorum. Bakalım bu sefer aracıma çarpılmadan izmir e geri dönebilecek miyim? ne dersiz :)

Ahahahaha... Bunlar olur birader :) İstanbul trafiğine alışkın olmak, okuyabilmek diye bir kavram var sonuçta. İzmir'de kullandığın gibi kullanırsan tabii başına gelmedik kalmaz :) Ona bakarsan trafikte kaç defa arkadan çarptıklarını ben unuttum. Kaşarlandık tabii biz, öyle ufak arkadan çarpmalara filan takılmıyoruz. Çoğu zaman motordan bile inmiyorum, el ediyorum "devam et" diye :queen:

---------- Mesajlar birleştirildi - 17:26 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:24 ----------

İstanbul'a gelmeden önce MotorKafa'ya uğra, sana bir hızlandırılmış İstanbul trafiği kursu versin :) Daha unutmamıştır buraları, İzmir'e yeni taşındı...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst