- Katılım
- 13 Eyl 2006
- Mesajlar
- 4,669
- Motosikleti
- Piaggio beverly 400 / Aprilia sr gt 200
Bu mesajım da kimseye laf sokma yahut çamur atma içermediği için dikkat çekmeyebilir ama ben gene de yazayım =) Geçen yaz Scarabeo'mu şehir içinde iş görmek, arada da hanımla yine şehiriçinde gezmek için almıştım. Daha önceden CBF150 kullanıyordum ama şehir içinde kullanmak için sukuter daha cazip geldiğinden böyle bir değişiklik yaptım. Naked model şasesinden klasik sukuter şasesine geçince ilk farkettiğim motosikletin g*tünün başının ayrı oynaması oldu. Bir de yoğun trafiklerde sürekli dur kalk yapıldığı (anormal trafikten bahsediyorum) anlarda kayıştan sıyrılmaya benzer bir ses geliyordu. Bunun haricinde şehiriçinde hiçbir sorun yaşamadım. Hiç de dikkat ederek kullanmıyorum. Kaldırımdan atlarım, çukurda pek gaz kesmem. Eşimle de İstanbul'un civar köylerine bir kaç kez, bir seferde E5 üzerinden Bursa'ya bir sefer olmak üzere kullanım amacıma uygun geziler yaptım. Pek çekiş problemi de yaşamadım. Tek başıma maksimum ulaştığım sürat 160km/s, eşimle de 140 km/s civarları idi. Genelde artçılı iken daha güven veriyor sürüşler ağırlıktan dolayı. Toplamda da iki sefer bakım yapıldı, yağ değişti. Pek birşey tutmadı fiyatı. Alırken ben de İtalyan olmasından dolayı biraz çekiniyordum acaba pahalı bir idame masrafı çıkarır mı diye ama şimdilik olmadı. Şu an sanırım 6000km'ye yaklaştı. Genel olarak kullanım amacınızı biliyorsanız ve bu amaca uyuyorsa hiç düşünmeyin alın derim. Zira benim sukuter seçerkenki kıstasım güven vermesinden ötürü yüksek teker ve şehir içinde kullanım kolaylığından dolayı ufak ölçülerdi. Tabi iki kişi bindiğimizde de rahatça taşıyabilmeliydi. Eğer böyle bir isteğiniz varsa zaten çok fazla seçim şansınız yok. Güç eksikliğinden ve artçıya kalan yerin dar olmasından ötürü PCX i eledim. Keza BWs de çok hoşuma giden bir araçtı ancak onu da sele küçüklüğünden eledim. Yamaha'nın diğer yüksek teker grubu zaten fiyat olarak bakıldığından rekabet edebilecek yerde değildi (yaklaşık 7000TL civarına satın almıştım) Honda PS ise yine ufak tekerden kaybetti. Zaten başka bir model de yoktu sanırım. Hala da yok.
İşin özeti: kendi tercihlerinizi yapın, akabinde gidin beğendiğinizi fazlaca forum dikkate almadan satın alın. İnsana kafa karışıklığından başka birşey kazandırmıyor genelde. Ayrıca zaten gidip de saçma sapan çin markaları almıyorsanız tüm motosikletler (otomobiller) artık zaten belli bir standardın üzerine ulaşmış durumda. Bu arzın karşısında bu kadar tartışma bence yağı bol bulduğumuzdan, fevkaladenin fevkini aramamızdan kaynaklı bir şımarıklık bence. Kararınızın hayırlı olmasını dilerim.
işte budur.........
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:29 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:01 ----------
kimseye bişey ıspatlamak zorunda değilim ben objektif ve ispatlı konuşurum, kimseye ille bunu seç diye tavsiye de etmem ama haksız yerede iftira attırmam. beğenen alır beğenmeyen, pahalı gelen almaz o kadar. önümüzdeki 12000km bin bakımda kayış değişimi öngörüşüyor ama bu sadece duygusal bir öngörü. eğer 12bin bakımda kayış değşirse 500tl civarlarında bir ağır bakım masrafı oluyor değişmezse zaten 200tl geçmez. 40 küsürbin km de halen orj kayış ile devam eden arkadaşlarımız var, ben kendi adıma kayış koptuğuna denk gelmedim. (12binden önce kayış koparsa garanti dahilinde tabi.) zaten o erken km de kayış koparsa başka bir sorun var demektir.
1000 ve 6000km bakım faturam. (ha bana normal gelir sana pahalı ona bişey diyemem o motorla ne kadar seviştiğine bağlı..)
not: 6000km bakımda isteğim üzerine 90tl tutarında orj aksesuar takılmıştır onu yekünden düşünüz.


---------- Mesajlar birleştirildi - 19:42 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:29 ----------
italyan motorlarının ve parçalarının azizliğine uğradığı zaten bariz bir gerçek. hor kullanılmış her markanın her motoru problem çıkartır. hele italyanın ölüsü denk gelir birde motordan anlamıyorsanız allah yardımcınız olsun.