Bence forumda bir çok arkadaş, bir çok 250-300 cc yi başlangıç motoru olarak öneriyor.
Ben hepsini önermiyorum arkadaş!
Günümüzde ki bu 250 cc lerin çoğu 120 km yi rahat rahat geçiyor.
R25 başlangıç motoru olamaz. Burada şekli itibariyle herkese çatır çatır öneriliyor. Bilende övüyor, bilmeyende. Bir video vardı. R25 neden başlangıç motoru olmaz diye. Onu izleyiveein. Burada aynılarını uzun uzun yazmayayım.
İnazuma ilk başlangıç motoru olmaz. Ağırdır. Daha önce bir kaç defa scooter sürmüş adam, inazumayı alsın, binsin yürütür. Sokağın sonunda dönerken, çat diye yere yatırır.
Ktm Duke 250 başlangıç motoru olmaz. Tek silindirin verdiği, hart hurt ayarsız ve agresif gaz, az bi ıslak zeminde adamın başına iş açar.
Ktm RC de olmaz. Keza o da aynı.
Yamaha xmax 250 olmaz. Ağırdır. Tekerlek çağı küçük mesela. Memleketin yolunda ufak bi çukura düşse sürücü, düz çıkmaz o çukurdan. Çıkışta illaki yatırır bi tarafa.
Hyosung gt250r olmaz. Gazı iyi açınca uzar oda. Frenlerinde cbs yok ABS yok. Acemi sürücü, yaslanır depoya, şekil olsun diye iyice öne kaykılır, trafiği okumaz girer bi tarafa.
Bu motorlar, öyle çokta basit değiller arkadaşlar. Bir defa, bu alacağınız ilk motorlar kesinlikle düşecek. Bak, tekrsr ediyorum, kesinlikle. Ya sehpayı açmayı düşünüp yatıracaksın, ya kaldırıma yaklaşırken yanını çizdireceksin, egzozu değdireceksin. Sonra başlıcaksın forumda grenaj tamiri yapan usta aramalarına. Ya da servise çuvalla para vermelere. Kaldı ki, bunlae en küçük örnekler. Şehiriçinde az daha az daha derken, ktm ile 150 basacaksın.
Ve tüm bunları, öğrendiğini ZANNETTİĞİN zaman yapacaksın. Mesela 2000 km sonra. Ama aslında öğrenemediğini, çok km sonra anlayacaksın.
Tabi yukarıda hepsini yazmadım araçların. Beyler, ilk defa motosiklet sürecek adam diyoruz peşine de, "cbr 150 de kalıyo, r 25 al dostum" diye öneri veriyoruz.
Olmaz hocam olmaz. Başlangıç motoru, 120 km yi geçmeyecek. Geçmesin bi zahmet. Adam kendine hakim olamayıp gazı hart diye açsa da gidemesin. Mümkünse grenajsız olsun. Çünkü, kesinlikle düşecek. Parana yazık. Hem rezil olmak ta var.
Aldın diyelim r25 i. Henüz 1000 km yol yapmışsın. Gittin kafeye oturdun. Kaldırıma dayadım ön tekerleği, cayır cayır yaktın arka lastiği. Çıkamadın bir türlü. Ya da diyelim bir şekildi çıktın. Gittin, kaskı masaya koydun. Sohbet muhabbet. Havan tavan yapmış. Dışarı da da hafif çise başladı. Kalktın, vedalaştın, geldin motorun yanına. Kaskı taktın. O hafif çiseyle birlikte, o kalebodur dan kafenin önü olmuş sabun gibi. Bindin. Sehpayı kapattın çalıştırdın. Artık, geri itmek için kapağın ayağınla mı düşersin, vıcort diye birden yanına gelen arka lastiğinle mi düşersin bilemem. Gururun acır.
O sebepten, gitmeyen motor alın bence. Hafif olsun. Düşürmezsin. Hem bütün bütçenş motora yatırmadığın için, 300 tl verip babalar gibi en kral lastiği alırsın.
Yağmurda sürersin, çamurda sürersin. Hafif ormana girersin. Bazen anayola girersin, bazen şehir içinde giderken ayağa kalkarsın. Yavaş yavaş öğrenirken, hemde ne tarz motor sevdiğini keşfedersin. Dersin ki, yok ben endurocuyum. Ya da, bu rüzgar beni mahvediyor, bi Cruiser alıp, cam takıp fıtığı fıtığı gitmeliyim. Ben yavaş bi adammışım, ondan zevk alıyormuşum dersin.
Yani kısaca hem kendini, hem motosiklet kullanmayı öğrenirsin.
Yaptın mı 9-10 bin km. Hadi yine az söyledim. Kendini tanırsın zaten. Dersin ki artık filan motoru alabilirim. Alırsın sonra babalar gibi, hem tarzını bildiğin için seve seve kullanırsın. Hem nasıl kullandığını bildiğin için nerede ne yapacağını bilirsin. Tertemiz, yavru gibi binersin.
Sonra, sahibinden de görmeye alışık Olduğumuz, 1000 km de, 3000 km de sıfır motorlar görmeyiz. İşte onlar hep bu sebepten oluyor.
Epey uzattım gece gece. Umarım bir faydası olur. Derdimi anlatabildiysem ne mutlu bana. Başka yere gitmesin de konu. Şimdi arkadaşlar saydırır gelip. Vay efendim, neyi alsınmış, para olayı filan, konu nerelere gider kimbilir.