- Katılım
- 23 Şub 2022
- Mesajlar
- 82
- Konu Yazar
- #1
Öncelikle herkese iyi günler, kazasız belasız sürüşler...
19 Mayıs'ta geçirdiğim kazayla ilgili yaşadıklarımı ve deneyimlerimi sizlere iletmek isterim dostlar. Hem yeni başlayanlara ders olması için, hem de tecrübelilerimizden tavsiye dinlemek için...
Öncelikle motor sürmeye başlayalı 1 buçuk sene oldu. Her hafta güvenli sürüş eğitimi almalıyım diye diye geçti lakin iş yoğunluğu, haftaya giderim diye sallamalarım sayesinde bir türlü almak nasip olmadı. Sorunlardan bir tanesi...
Her bindiğimde kaskımı, eldivenimi ve montumu kesinlikle giyip, pantolonu ve botu ise giymediğim zamanlar oluyordu. Scooter kullanıyorum ve agresif de kullanmadığım için kask mont ve eldivenle yetiniyordum. Yetinmeye devam edip, deneysel yolla hayat öğretti hikayenin ilerisinde zaten
Tarih 18 Mayıs, kazadan bir gün öncesi. Motosiklet tamir konusunda çok deneyimli bir arkadaşımla kahve içiyoruz. Skuterimin gaz verildiğinde gidon salladığını ve güvensiz bir geri dönüş verdiğinden falan bahsettim. O da sağolsun bir baktı ve motoru tutan çeşitli vidaların kulakların vs. iyi durumda olmadığını, aslında sallananın gidonun değil kupanın olduğundan falan bahsetti. Daha sonra hemen yarın onun da zamanında çalıştığı özel servise götürmek için sözleştik.
Gün döndü velhasıl benim için hatırlamak istemeyeceğim 5 günlük süreç başladı, tabii benim bundan 19 Mayıs sabahı haberim yok
Kalktım her zamanki gibi kahvaltı vs. yaptıktan sonra saat 1 gibi çıkmaya ve servise gitmeye karar verdim. Servis 15 dakika mesafe, zaten skuterde sorun var yavaş gideceğim, ee en az 2-3 gün serviste kalacak zaten diye diye yazlık montu giymek yerine korumasız olan deri ceketimi giydim. Hani skuteri bırakıcaz ya montu elimizde de taşımıcaz bu zaten gündelik ceket üzerimde dursun win-win yani anlayacağınız, akla bak!
Giyindim çıktım. Bilenler bilir Maltepe e-5'ten Hasanpaşa'ya yol alacağım. Daha e-5'e çıkar çıkmaz bismillah ilk tehlikeyi atlattık. En sol şeritten en sağdaki yanyola girmek isteyen zeki bir arkadaş üzerime sürdü onu atlattık. Mesaj verilmiş aslında şimdi düşünüyorum da
Erenköy sapağına geldim, acaba minibüs yoluna inip orada bir şeyler atıştırıp öyle mi geçsem diye düşündüm, motoru bıraktıktan sonra yerim diye ondan da vazgeçtim. Kaza olacak ya bin türlü ihtimal gerçekleşiyor.
Hava yağışlı, köprünün altında durup deri ceketin üzerine yağmurluk giydim. Bir yandan da tedirginim skuter sallıyor hafif, yerler yaş şansa bak diyorum...
Derken yapımı biteli sanırım 1,5-2 yıl olan Ünalan Göztepe ayrımının olduğu noktaya ilerliyorum. En sağ şerit trafikten durmuş vaziyette SIFIR hareket. Ben de sağ şeritteki arabaların sağından kısa bir mesafe geçip daha sonra başlayan çok geniş emniyet şeridine kendimi atarım diye düşünüp devam ettim. Hızım 60-70 civarı.
Tam kendimi emniyet şeridine atacağım, bir arabanın aniden sağa dönüş yapıp yanyola girmek istediğini gördüm. Fakat ben ilerlerken hem bayağıdır duruyorlar zaten ilerleme yok hem de dönüş yapılacak yer zaten taralı yasak alan diye daha rahat sürdüm oraya doğru. Aracı gördüğümde artık benim için durabilmenin pek mümkün olmadığını hissettim ve şu anda hatırladığım da sadece "çarptım" kelimesi oldu.
Aracın sağ kapısına sanıyorum 50 km/h hızla çarpıp yere düştüm. Çarpma anı var yere düşme anı yok hafızamda, en erken hatırladığım asfaltta uzandığım... Yerde yatıyorum nefes almakta güçlük çekiyorum, sağ omzumu ise asfalta yapışmış hissediyorum, inanılmaz bir ağrı... Daha sonra toplanan insanlar kaskı çıkarmaya çalışanları uyarılarım derken bilinçli bir arkadaş gelip beni telkin etti ve ambulansı aradı, 20 dakikalık beklemeden sonra hastaneye getirildim.
Çok uzun uzun yazdım arkadaşlar fakat merak etmeyin sonuca geldik. Hastanede yapılan kontrollerden sonra hiçbir yerimde bir çizik dahi olmadığı fakat omzumun üzerine düşmemden dolayı kol kemiğinin üst başı yani omuza gelen kısımda -proximal humerus üst uç kırığı- 4 tane kırık olduğu, omzunun çıkık olduğu ve bunların çok zor kırıklar olduğunu öğrendim.
19 Mayıs Cuma yatırıldığım hastanede 22 Mayıs Pazartesi'ye kadar omzum çıkık ve dağılmış halde ameliyatı bekledim. O 3 günü siz bana sorun
Daha sonra 3 buçuk saatlik başarılı bir ameliyatla koluma bir humerus plağı ve 11 adet titanyum vida takıldı, 15 dikişlik bir yara. 1 ay oldu askıyı çıkardım, fizik tedaviye başladım fakat sağ kolum çok kısıtlanmış durumda umarım fizik tedavi ile daha iyi günler göreceğim.
Ezcümle arkadaşlar, ekipman ekipman ekipman, daha sonra sürüş eğitimi, daha sonra hele İstanbul'daysanız her an her şeyi bekleyip ona göre davranma refleksi (o dönmez sinyali yok, burası u için yasak atmaz, ters yol girmez gibi) edinmek gerektiğini çok zor yoldan öğrendim. Size tavsiyem biraz olsun kendinize ders çıkarıp ve ne gerekiyorsa onu yaparak motosikletlere binmek.
Hepinize sağlıklı huzurlu kazasız belasız sürüşler dilerim...
Kırıkların görüldüğü röntgenler;


Bu da implantların görüldüğü son röntgenim,

19 Mayıs'ta geçirdiğim kazayla ilgili yaşadıklarımı ve deneyimlerimi sizlere iletmek isterim dostlar. Hem yeni başlayanlara ders olması için, hem de tecrübelilerimizden tavsiye dinlemek için...
Öncelikle motor sürmeye başlayalı 1 buçuk sene oldu. Her hafta güvenli sürüş eğitimi almalıyım diye diye geçti lakin iş yoğunluğu, haftaya giderim diye sallamalarım sayesinde bir türlü almak nasip olmadı. Sorunlardan bir tanesi...
Her bindiğimde kaskımı, eldivenimi ve montumu kesinlikle giyip, pantolonu ve botu ise giymediğim zamanlar oluyordu. Scooter kullanıyorum ve agresif de kullanmadığım için kask mont ve eldivenle yetiniyordum. Yetinmeye devam edip, deneysel yolla hayat öğretti hikayenin ilerisinde zaten
Tarih 18 Mayıs, kazadan bir gün öncesi. Motosiklet tamir konusunda çok deneyimli bir arkadaşımla kahve içiyoruz. Skuterimin gaz verildiğinde gidon salladığını ve güvensiz bir geri dönüş verdiğinden falan bahsettim. O da sağolsun bir baktı ve motoru tutan çeşitli vidaların kulakların vs. iyi durumda olmadığını, aslında sallananın gidonun değil kupanın olduğundan falan bahsetti. Daha sonra hemen yarın onun da zamanında çalıştığı özel servise götürmek için sözleştik.
Gün döndü velhasıl benim için hatırlamak istemeyeceğim 5 günlük süreç başladı, tabii benim bundan 19 Mayıs sabahı haberim yok
Kalktım her zamanki gibi kahvaltı vs. yaptıktan sonra saat 1 gibi çıkmaya ve servise gitmeye karar verdim. Servis 15 dakika mesafe, zaten skuterde sorun var yavaş gideceğim, ee en az 2-3 gün serviste kalacak zaten diye diye yazlık montu giymek yerine korumasız olan deri ceketimi giydim. Hani skuteri bırakıcaz ya montu elimizde de taşımıcaz bu zaten gündelik ceket üzerimde dursun win-win yani anlayacağınız, akla bak!
Giyindim çıktım. Bilenler bilir Maltepe e-5'ten Hasanpaşa'ya yol alacağım. Daha e-5'e çıkar çıkmaz bismillah ilk tehlikeyi atlattık. En sol şeritten en sağdaki yanyola girmek isteyen zeki bir arkadaş üzerime sürdü onu atlattık. Mesaj verilmiş aslında şimdi düşünüyorum da
Erenköy sapağına geldim, acaba minibüs yoluna inip orada bir şeyler atıştırıp öyle mi geçsem diye düşündüm, motoru bıraktıktan sonra yerim diye ondan da vazgeçtim. Kaza olacak ya bin türlü ihtimal gerçekleşiyor.
Hava yağışlı, köprünün altında durup deri ceketin üzerine yağmurluk giydim. Bir yandan da tedirginim skuter sallıyor hafif, yerler yaş şansa bak diyorum...
Derken yapımı biteli sanırım 1,5-2 yıl olan Ünalan Göztepe ayrımının olduğu noktaya ilerliyorum. En sağ şerit trafikten durmuş vaziyette SIFIR hareket. Ben de sağ şeritteki arabaların sağından kısa bir mesafe geçip daha sonra başlayan çok geniş emniyet şeridine kendimi atarım diye düşünüp devam ettim. Hızım 60-70 civarı.
Tam kendimi emniyet şeridine atacağım, bir arabanın aniden sağa dönüş yapıp yanyola girmek istediğini gördüm. Fakat ben ilerlerken hem bayağıdır duruyorlar zaten ilerleme yok hem de dönüş yapılacak yer zaten taralı yasak alan diye daha rahat sürdüm oraya doğru. Aracı gördüğümde artık benim için durabilmenin pek mümkün olmadığını hissettim ve şu anda hatırladığım da sadece "çarptım" kelimesi oldu.
Aracın sağ kapısına sanıyorum 50 km/h hızla çarpıp yere düştüm. Çarpma anı var yere düşme anı yok hafızamda, en erken hatırladığım asfaltta uzandığım... Yerde yatıyorum nefes almakta güçlük çekiyorum, sağ omzumu ise asfalta yapışmış hissediyorum, inanılmaz bir ağrı... Daha sonra toplanan insanlar kaskı çıkarmaya çalışanları uyarılarım derken bilinçli bir arkadaş gelip beni telkin etti ve ambulansı aradı, 20 dakikalık beklemeden sonra hastaneye getirildim.
Çok uzun uzun yazdım arkadaşlar fakat merak etmeyin sonuca geldik. Hastanede yapılan kontrollerden sonra hiçbir yerimde bir çizik dahi olmadığı fakat omzumun üzerine düşmemden dolayı kol kemiğinin üst başı yani omuza gelen kısımda -proximal humerus üst uç kırığı- 4 tane kırık olduğu, omzunun çıkık olduğu ve bunların çok zor kırıklar olduğunu öğrendim.
19 Mayıs Cuma yatırıldığım hastanede 22 Mayıs Pazartesi'ye kadar omzum çıkık ve dağılmış halde ameliyatı bekledim. O 3 günü siz bana sorun
Ezcümle arkadaşlar, ekipman ekipman ekipman, daha sonra sürüş eğitimi, daha sonra hele İstanbul'daysanız her an her şeyi bekleyip ona göre davranma refleksi (o dönmez sinyali yok, burası u için yasak atmaz, ters yol girmez gibi) edinmek gerektiğini çok zor yoldan öğrendim. Size tavsiyem biraz olsun kendinize ders çıkarıp ve ne gerekiyorsa onu yaparak motosikletlere binmek.
Hepinize sağlıklı huzurlu kazasız belasız sürüşler dilerim...
Kırıkların görüldüğü röntgenler;


Bu da implantların görüldüğü son röntgenim,

Son düzenleme: