helal olsun abi,emeğinize sağlık bizler de gezmiş kadar olduk.
Tam yazdım meğerse en altta yazıyormuş cevaplarımSaygılar İsmet abi
![]()
Hay maşallah. Gezi de sunum da yazılar da efsane olmuş.Elinize sağlık. Selamlar.
Rica ederim...
Fotografların tamamını ve videoyu izlemiştim.
Harbiye bizim sayfiye yerlerimizden biridir. Özellikle buz gibi şelaleler insanı sıcak yaz günlerinde serinletir. Şelaleler eskiden çok daha güçlü akardı. Zamanla bilinçsiz girişimlerle su azalmış.
Hatay, sizin de dediğiniz gibi uzun yıllar kendini tanıtmak için uğraşmamış. Bu yüzden de çok bilinmiyor. Antakya tarih öncesinden gelen bir şehirdir. Mutfağı daha geçen yıl Unesco tarafından koruma altına alındı. Künefemizin bile, başka bir şehre kaptırmak üzereyken son anda tescilini aldılar.
Bahsettiğiniz cadde Kurtuluş Caddesi'dir. Şöyle bir özelliği var, dünyada ilk aydınlatılan caddedir. Cadde üzerinde gördüğünüz camii ise Habibinneccar Camii'dir. Anadolu'nun ilk camisi olma ünvanına sahiptir. Kiliseden dönderilmiştir. İçinde üç Hırıstiyan'ın kabri vardır.
Kurtuluş Caddesi'ndeki sağlı sollu dar sokaklara girme imkanınız olsaydı eski Antakya evlerini görme şansınız olabilirdi.
St.Pierre Kilisesi'ni gezerken de bahsetmişsiniz. Hırıstiyan alemi için önemli bir hac yeridir. İlk mağara kilisedir. Mağara içindeki kaçış tünellerine girmenize izin vermemelerinin sebebi, girseniz tünellerde kaybolma ihtimalinizin olmasından dolayıdır. Tehlikelidir de.
Arkeoloji Müzesi yeni yapıldı. (4-5 yıl oldu.Eski müze çok küçüktü) Mozaik konusunda dünyada ilk sırada yer alıyor.
Ailenizi alarak tekrar gelmenize sevinirim İsmet Bey. O zaman elimden geldiğince daha detaylı gezmenize yardımcı olmaya çalışırım.
Selamlar.![]()
Bir düğün münasebetiyle evde değilim , ailecek bir araya geldiğimizde gezinin detaylarını onlarla paylaşıcam abi. Hatta sabah telefonda hanıma bahsettim birlikte mutlaka gözden geçiririz. Hatta benim en ilgini çeken kısmı 2-3 günlüğüne çıkıp 11 gün sonra dönmentamamen doğaçlama.
Tebrik ederim İsmet bey, zevkle okudum gezi raporunu. Bende 125 cc motosikletler ile bir çok uzun yol yaptım ve yapmaya devam ediyordum. Küçük cc motosiklet ile seyahat etmenin zorluğunu ve macerası birfil tecrübe etmisligim var. Size hayran olmamak elde değil. İyi günler dilerim.
İmrenerek izledim.Bizde geçen İstanbul Safranbolu yaptık on beş gün her yanım ağrıdı.Sizin maşallahınız var.Yolda bende yemek olayını çok aramasamda yatacak yer benim için sorun.Yerde çadırda yatamıyorum.O zamanda kalacak yer ayarlamakla geçen zaman ve giriş çıkış meşakkatli oluyor.Sizin gibi nerede yoruldun aç çadırı uyu mis gibi.Tekrar tebrik ediyorum.
süper gezi olmuş
Bravo, gerçekten bravo :cat:
Harika bir gezi olmuş, okurken ve resimlere bakarken içimdeki motosiklet gezisi arzusu resmen ateşlendi. Siz bu kadar resim bu kadar geziye rağmen 10-11 günde çok iyi bitirmişsiniz. Ben çıksam 15 günde dönemezdim herhalde. Hele yaş konusuna takılmadan, motosiklet ve cc, yok aluminyum çanta olmasa olmaz, yok iki yan çanta + artçı selesine heybe v.s.. takıntıları olmadan mükemmel bir gezi yapmışsınız.
Resimler ve anlatım ise mükemmel olmuş, emeğinize sağlık. Bizimle bunları paylaşmak için harcadığınız emek ve zaman için ayrıca teşekkürler.
İsmet bey,
İlk 24 saat epeyce korkuttunuz.
Ne zaman haritada benzincide durduğunuzu gördüm, tamam dedim uyuyacak artık
Sonrasında keyifli bir gezi olmuş.
Benim diyen gençlere taş çıkartırsınız
Ben daha bazı arkadaşlsrımı motorla Bandırma'ya gitmeye ikna edemiyorum.
Üstelik feribotla geçeceği için toplam motosiklet sürme mesafesi git gel 70-80 km kadar. Psikolojik olarak gözlerinde büyüyor.
Anlatımınız her zamanki gibi keyifli
Sizi tebrik ediyorum.
Bi dahada 24 saat LeMans turu sarmayın başımıza. Merak ediyoruz yahu![]()
Yemin ederim arkadaki domates kasasına hasta oldum. Yok topcaseydi, yok yançantaydı, yok depo üstü çantaydı hepsini tek kalemde geçiniz. Bir domates kasası her şeye muktedirdir.
İkinci olarak, abi hiç belin, kıçın falan ağrımadı mı ya!
Videonun en sonundaki eve varışı whatsaptan gönderdiğinizde
"Hah sonunda anacığının elini öptükten sonra güldü" demiştim. Videoyu seyredince birde suya daldığınızda güldüğünüzü farkettim
İsmet bey,
Siz mütevazi bütçeler kullanıyorsunuz gezilerde.
Genç arkadaşlara fikir vermesi açısından,
Yakıt, beslenme, konaklama, diğer şeklinde harcama nekadar tuttu ?
Masraflar konusunda bir şey yazmadım haklısınız sadece fikir vermek için yazıyorum.
YAKIT: Motosikletim 100 kilometrede 2 litre ile 2.5 litre arasında yakıyor 2.5 litre olarak kabul etmek daha doğru olacak.
BESLENME: Daha önceki gezimde fazla miktarda sallama çay, hazır makarna, konserve barbunya ve kuru fasulye almışım baktım son kullanma tarihleri geçmemiş serinde bir yerde saklamıştım onları yanımda götürdüm.
Kahvaltıda süt ve mısır gevreği yedim bazen lokantada çorba içtim. Bir sabah söke de fırından aldıklarımla kahvede çay içerek yaptım.
Öğle ve akşam yemeğini çoğunlukla kasada kilerle idare ettim. İki öğün ton balığı, şalgam suyu, ekmek, kuru soğan şeklinde yaptım. Bir kaç seferde lokantaya gittim. Yol üzerinde her yerde ucuz marketler var orada soğuk kutu ayran veya meşrubat mümkün oldukça içtim. Bu marketlerde tavuk göğüsü, kazan dibi gibi tatlılar oluyor onlardan da yemek insanın moralini yükseltiyor.
Yemeğe de doğru dürüst para verdiğim söylenemez. Lokanta kısmı sizin şahsi tercihiniz ağız tadınızla alakalı onu kendinize göre yorumlayın.
KONAKLAMA: Çadırda kaldım herhangi bir yere herhangi bir ödeme yapmadım.
TAMİR: Kırılan egzoz saplamasının tamiri, zincir yağlama, zincir muhafazasının kaynatılması gb işler için 20 lira, kopan zincirin tamiri için 10 lira, gösterge ampulü için 2 lira, bir avuç yedek somun için 2 lira toplamda 34 lira verdim.
MÜZE GİRİŞLERİ: Müze kartım var müzelere para vermedim. Sadece Manavgat şelalesi girişi için 6 lira ödedim.
FERİBOT VE OTOYOLLAR: Otoyolları kullanmadım zaten HGS de yok. Feribot için Çanakkale - Eceabat geçişi 10 lira, Sirkeci - Harem için 6 lira ödedim.
Kısacası benzini saymazsanız öyle korkulacak, ciddi ciddi bir masraf yapmadım.