- Konu Yazar
- #1
Bana yirmi sene önce İstanbul trafiğinde motosiklet kullanacaksın denilse inanmazdım , taşradan gelmişim , trafik anneannemin boğazköprüsünü ilk gördüğünde ki yorumu gibi arabalar parke taşları gibi dizilmişler.
Ama başladık bir kere el yordamı ile geçen sene nisan gibi.Sonra da düşmeye başladım , motorcu düşer derler ama benim ki biraz fazla gibi.
İlk koruma ekipmanlarım kask (airoh speedfire) ve eldivendi , arkasından ucuzundan bir tanede mont aldım (o zaman ekipman fiyatlarını fahiş buluyordum.İlk gençlikteki peugeot mobilet tecrübemi saymazsak ilk motosikletimle 700 km'de iken yanlış sapma sonucu kendimi Tem'de buldum , ayaklarım titredi soğuktan mı , korkudan mı hala emin değilim.Sonrasında bir pazar Tekirdağ'a niyet düştüm yola ve düşmeler serim başladı.
Hiç saymadım bu yazı ile sayacağım.
1- Saray toplam km 1400 km : Tekirdağ yolu nerede diye bakarken hız 40-50 arası soldan bir araba önüme daldı , panikle ön frene abandım , garç sesi gelince bıraktım , sonra tekrar sıktım , yerdeyim , hafif bir acı bereket koruma demirleri var sola düştüm , motordan 18-19 yaşlarında iki çocuk indi , sürücü olan "abi bu şeytan icadı" diyerek geldi neyse birşeyin var mı dediler yok dedim motoru kaldırdık gittiler ön cam çatlamıştı , mont işe yaramıştı , sola düştüm ama sağ ayağım sanırım koruma demirine çarpıp kanamıştı , sol dizde yine kanadı.o an düşündüğüm ne kadar kırılgan olduğumuz idi , şehir hayatında bunu unutuyoruz.
2-Şok ve korku olunca dedim ya devam ederim yada korkarım devam dedim düştüm yola Kırklareli'ne gittim dönüşte bir yolda önümdeki araba yavaşlayınca sağa kaydım ve mıcıra girdim , arka frenle yavaşladım ve atladım motor düştü , orada düşmek doğalmış gibi insanlar geldiler motoru kaldırdık.
3- Mecidiyeköy toplam km : 3000 civarı sabah işyerine giderken önümdeki araba sola dönmeden fren yaptı arka sağdan lastikle çarpıp devrildim , adam arabasında hasar var mı bakana kadar bekledim motor hemen çalışmadı sonra devam ettim.
4- Mecidiyeköy toplam km :4000 civarı soldan dönerken frene bastım devrildim bu sefer motor istop etmedi sanırım devriyajı sıktım biraz panikledim
5-İkitelli OSB 8000 km Bir akşam iş dönüşü nedense içimde kaza yapacağım hissi ile organize sanayiye geldim dedim atlattım dörtyolda yeşil yandı ilerledim , benzinlikten çıkan bir araba yola giriyordu kornaya bastım nasılsa yol benim diye (hata) devam edince yine ön frene abandım yine yerdeyim , sorun yok gibiydi yine 18-21 arası idi sürücü canın sağolsun dikkat et dedim (Yalnız bu sefer 4-5 saat sonra ayağımı basamaz hale geldim , sekerek banyoya gittim her yere değişte inanılmaz bir acı , sıcak suya tuttum acıdan bayılacak gibi oldum , ertesi gün evden çalıştığımdan ertesi gün geçti)
6- Pirinçi üzerinden Göktürk 11000 km orman yolunda çocuklar gibi şen ilerlerken bir viraja 60 ile girdim ve karşıdan karşıya geçen bir köpek , panikle ön fren ve tahmin edeceğiniz gibi garç sesi ve sola devrilerek yine yerdeyim.Bu sefer dizler kanadı ,2. kotun dizi delindi , sağ başparmak acıdı (hala hafif sızı var) -(hala koruyuculu bir pantolon yok iki sefer almaya gittim beğenmedim)
7-13000 km civarı Mecidiyeköy girişinde sıkışık trafikte iki araba arasından geçmek için hamle yaparken nasıl becerdiysem öndeki arabaya sağdan vurdum , arka stopta 7-8 mm çapında dairesel bir delik , eleman ben kaçmayınca ve hatta sonra iş yerine gidince tutanak için afalladı ben önce arayınca.(gelecek sigortada etkisini göreceğiz)
8- 14000 km Bu sefer Göktürk içi yol epey uzun sürdü canım sıkkın önüme çöp kamyonu durunca yolu zaten kaybetmişim sola girdim arayoldan hızlı çıkan bir araba , yine ön fren , garç sesi ve yerdeyim , dizler acıdı 3 kot pantolonun dizinde kocaman bir delik.Eleman kusura bakma dedi hastaneye gidelim benim hatam dedi (oysa benim engellemem lazımdı) , neyse kalktım motor yine 3-4 dakika çalışmadı , sonra arkadaşa gittim süpriz annesi , kayınvalidesi ve kayınpederide var efendi yemek yedik pantolon yırtık kaza yaptığımı söylemedim
*korumalı ucuz bir kot alında Oj atmosfer , ilerde aynı mantıkla kendi korumalı pantolonlarımı yaptırmayı düşünüyorum.Pantolon korumalar için cepler.
9- 20000 km Sabah maskoya uğradım bir arkadaş için girdiğim kapıdan çıkmadım , diğer kapı kapalı idi ilerledim baktım epey geriden çıktım kafam onda , birden kafayı kaldırdım arabalar kırmızıda durmuş hız 50-60 arası ani ön fren , garç
, yerdeyim , sola yattım yine gelenek olduğu üzere yalnız bu sefer , sağ ayağım frenin arada kaldı , ayağına atının eğerinin ipi dolanmış barbar conan gibi debeleniyorum br yandanda arkaya işaret ediyorum durun diye kırmızı bir şahin solumdan geçti durmadı kimi sağdan kimi soldan o sırada insanar geldi , servis bekleyen bir arkadaş beni bırakmadı birşeym yok gidin dedim baktı durdu (teşekkür etmedim o karmaşada
) bu sefer pantolon nedeni ile dizler sağlam , montta (prosev en ucuz) sigara yanığı gibi bir delik , sağ ayak bileğinde hafif yara.(http://www.ydsshop.com/?urun-212-diablo-7-4--yazlik- düşünüyorum)
Şimdi her motorcu düşer tamamda ben biraz fazla düşüyor gibiyim , ilk fırsatta bir motosiklet hakimiyet eğitimi düşünüyorum.
Lastikler üzerinde gelen lastikler , herkesin önerisi değiştirmek ama bu kadar etki eder mi , değiştirmeyen herkes düşmüyordur herhalde.
İnsan vücudu kırılgan ve hassas kademe kademe koruma giysilerim artıyor , çok iyi bir sürücü değilim , bakıyorum iğne deliğinden geçen arkadaşlar var , benimse kendimi geliştirmem şart.
Ama başladık bir kere el yordamı ile geçen sene nisan gibi.Sonra da düşmeye başladım , motorcu düşer derler ama benim ki biraz fazla gibi.
İlk koruma ekipmanlarım kask (airoh speedfire) ve eldivendi , arkasından ucuzundan bir tanede mont aldım (o zaman ekipman fiyatlarını fahiş buluyordum.İlk gençlikteki peugeot mobilet tecrübemi saymazsak ilk motosikletimle 700 km'de iken yanlış sapma sonucu kendimi Tem'de buldum , ayaklarım titredi soğuktan mı , korkudan mı hala emin değilim.Sonrasında bir pazar Tekirdağ'a niyet düştüm yola ve düşmeler serim başladı.
Hiç saymadım bu yazı ile sayacağım.
1- Saray toplam km 1400 km : Tekirdağ yolu nerede diye bakarken hız 40-50 arası soldan bir araba önüme daldı , panikle ön frene abandım , garç sesi gelince bıraktım , sonra tekrar sıktım , yerdeyim , hafif bir acı bereket koruma demirleri var sola düştüm , motordan 18-19 yaşlarında iki çocuk indi , sürücü olan "abi bu şeytan icadı" diyerek geldi neyse birşeyin var mı dediler yok dedim motoru kaldırdık gittiler ön cam çatlamıştı , mont işe yaramıştı , sola düştüm ama sağ ayağım sanırım koruma demirine çarpıp kanamıştı , sol dizde yine kanadı.o an düşündüğüm ne kadar kırılgan olduğumuz idi , şehir hayatında bunu unutuyoruz.
2-Şok ve korku olunca dedim ya devam ederim yada korkarım devam dedim düştüm yola Kırklareli'ne gittim dönüşte bir yolda önümdeki araba yavaşlayınca sağa kaydım ve mıcıra girdim , arka frenle yavaşladım ve atladım motor düştü , orada düşmek doğalmış gibi insanlar geldiler motoru kaldırdık.
3- Mecidiyeköy toplam km : 3000 civarı sabah işyerine giderken önümdeki araba sola dönmeden fren yaptı arka sağdan lastikle çarpıp devrildim , adam arabasında hasar var mı bakana kadar bekledim motor hemen çalışmadı sonra devam ettim.
4- Mecidiyeköy toplam km :4000 civarı soldan dönerken frene bastım devrildim bu sefer motor istop etmedi sanırım devriyajı sıktım biraz panikledim
5-İkitelli OSB 8000 km Bir akşam iş dönüşü nedense içimde kaza yapacağım hissi ile organize sanayiye geldim dedim atlattım dörtyolda yeşil yandı ilerledim , benzinlikten çıkan bir araba yola giriyordu kornaya bastım nasılsa yol benim diye (hata) devam edince yine ön frene abandım yine yerdeyim , sorun yok gibiydi yine 18-21 arası idi sürücü canın sağolsun dikkat et dedim (Yalnız bu sefer 4-5 saat sonra ayağımı basamaz hale geldim , sekerek banyoya gittim her yere değişte inanılmaz bir acı , sıcak suya tuttum acıdan bayılacak gibi oldum , ertesi gün evden çalıştığımdan ertesi gün geçti)
6- Pirinçi üzerinden Göktürk 11000 km orman yolunda çocuklar gibi şen ilerlerken bir viraja 60 ile girdim ve karşıdan karşıya geçen bir köpek , panikle ön fren ve tahmin edeceğiniz gibi garç sesi ve sola devrilerek yine yerdeyim.Bu sefer dizler kanadı ,2. kotun dizi delindi , sağ başparmak acıdı (hala hafif sızı var) -(hala koruyuculu bir pantolon yok iki sefer almaya gittim beğenmedim)
7-13000 km civarı Mecidiyeköy girişinde sıkışık trafikte iki araba arasından geçmek için hamle yaparken nasıl becerdiysem öndeki arabaya sağdan vurdum , arka stopta 7-8 mm çapında dairesel bir delik , eleman ben kaçmayınca ve hatta sonra iş yerine gidince tutanak için afalladı ben önce arayınca.(gelecek sigortada etkisini göreceğiz)
8- 14000 km Bu sefer Göktürk içi yol epey uzun sürdü canım sıkkın önüme çöp kamyonu durunca yolu zaten kaybetmişim sola girdim arayoldan hızlı çıkan bir araba , yine ön fren , garç sesi ve yerdeyim , dizler acıdı 3 kot pantolonun dizinde kocaman bir delik.Eleman kusura bakma dedi hastaneye gidelim benim hatam dedi (oysa benim engellemem lazımdı) , neyse kalktım motor yine 3-4 dakika çalışmadı , sonra arkadaşa gittim süpriz annesi , kayınvalidesi ve kayınpederide var efendi yemek yedik pantolon yırtık kaza yaptığımı söylemedim
*korumalı ucuz bir kot alında Oj atmosfer , ilerde aynı mantıkla kendi korumalı pantolonlarımı yaptırmayı düşünüyorum.Pantolon korumalar için cepler.
9- 20000 km Sabah maskoya uğradım bir arkadaş için girdiğim kapıdan çıkmadım , diğer kapı kapalı idi ilerledim baktım epey geriden çıktım kafam onda , birden kafayı kaldırdım arabalar kırmızıda durmuş hız 50-60 arası ani ön fren , garç
Şimdi her motorcu düşer tamamda ben biraz fazla düşüyor gibiyim , ilk fırsatta bir motosiklet hakimiyet eğitimi düşünüyorum.
Lastikler üzerinde gelen lastikler , herkesin önerisi değiştirmek ama bu kadar etki eder mi , değiştirmeyen herkes düşmüyordur herhalde.
İnsan vücudu kırılgan ve hassas kademe kademe koruma giysilerim artıyor , çok iyi bir sürücü değilim , bakıyorum iğne deliğinden geçen arkadaşlar var , benimse kendimi geliştirmem şart.