- Katılım
- 8 Tem 2004
- Mesajlar
- 7,735
- Konu Yazar
- #1
Yine entersan bir başlıkla sizlerleyim arkadaşlar
Son dönemde dikkatimi çeken bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Uzun zamandır girdiğim gezi yazılarının tamamına yakını mutlaka güzel bir şehrimizin, güzel bir mevkiisine yapılan; bazen patikadan, bazen sulardan geçilerek, maceralar atlatılan ve doğa ile iç içe olunan geziler. Bu gezi yazılarının hepsine yorum yapamasam da mutlaka okuduğumu bilin lütfen. Çünkü bu gezi yazıları bana keyif veriyor ve "görülesi yerler" dosyamda saklanıyor
Bu tarz geziler düzenleyerek endurocu ruhlarını ortaya koyan tüm arkadaşlarımı tebrik ederim. Umarım birçok geziye de sizlerle birlikte katılma şansını yakalarım.
Katılınan bu gezilerde dikkat ettiğim bir başka husus da; endurocuların sahip oldukları motorlar. Çin malı scooter'ından, Japon naked makinelerine kadar birçok motor modeline sahip arkadaşlar var. En başından beri savunduğum şey şudur; "endurocuyu endurocu yapan motoru değil ruhudur". Nice enduro makineler var sahipleri elinde garajda yatmaktan çürüyor. Elbette binmeye vakti olmayanlar olabilir, ancak binmeye vakti olup da dört tekeri tercih edenler, yaptıkları gezilere otobandan gidip otobandan gelenler, her ne kadar enduro kullanıyor olsalar da endurocu değiller. Onlara kısaca "enduro kullanıcısı" diyorum
Saygıdeğer "endurocu" arkadaşlarım, bu yazımda sadece hislerimi anlatmaya çalıştım. Doğru bir şekilde aktarabildiysem ne mutlu bana
Yazımı bitirirken hani sık söylenen bir cümlenin aksine "TEKERİNİZE TAŞ DEĞSİN" diyorum
Son dönemde dikkatimi çeken bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Uzun zamandır girdiğim gezi yazılarının tamamına yakını mutlaka güzel bir şehrimizin, güzel bir mevkiisine yapılan; bazen patikadan, bazen sulardan geçilerek, maceralar atlatılan ve doğa ile iç içe olunan geziler. Bu gezi yazılarının hepsine yorum yapamasam da mutlaka okuduğumu bilin lütfen. Çünkü bu gezi yazıları bana keyif veriyor ve "görülesi yerler" dosyamda saklanıyor
Bu tarz geziler düzenleyerek endurocu ruhlarını ortaya koyan tüm arkadaşlarımı tebrik ederim. Umarım birçok geziye de sizlerle birlikte katılma şansını yakalarım.
Katılınan bu gezilerde dikkat ettiğim bir başka husus da; endurocuların sahip oldukları motorlar. Çin malı scooter'ından, Japon naked makinelerine kadar birçok motor modeline sahip arkadaşlar var. En başından beri savunduğum şey şudur; "endurocuyu endurocu yapan motoru değil ruhudur". Nice enduro makineler var sahipleri elinde garajda yatmaktan çürüyor. Elbette binmeye vakti olmayanlar olabilir, ancak binmeye vakti olup da dört tekeri tercih edenler, yaptıkları gezilere otobandan gidip otobandan gelenler, her ne kadar enduro kullanıyor olsalar da endurocu değiller. Onlara kısaca "enduro kullanıcısı" diyorum
Saygıdeğer "endurocu" arkadaşlarım, bu yazımda sadece hislerimi anlatmaya çalıştım. Doğru bir şekilde aktarabildiysem ne mutlu bana
Yazımı bitirirken hani sık söylenen bir cümlenin aksine "TEKERİNİZE TAŞ DEĞSİN" diyorum


