Nükleer çöplük Türkiyeme hoşgeldiniz....

Katılım
25 May 2006
Mesajlar
737
nukleer enerji sart.....nukleer santral yapimina gec bile kaldi..butun ulkelerde nerdeyse ..ermenistanindan gurcustanina bulgaristanindan yunanistanda bile varken bi nehir uzerine 20 tane 30 tane baraj yapmakmi mantikli sence..unutmayinki dunyanin tatli su yu git gide azaliyor gelecekte ne yapacagiz...? ben cernobilin bizzat muzesine gittim ukrayna kievde..ve ordaki dediginiz kasabada yanlizca santralde calisan halk icin kurulmus bi kasaba.dogrudur bi cok kisi olmustur..cernobil 5 santralden olusuyor..ve yanlizca bi unitesinde kaza oldu..diger 4 unite faliyette.avrupanin acma demesine ragmen calisiyor..sizce bu ulkenin hukumeti salakmi bu uniteleri aciyor o ulkede nehir yokmu baraj yapsin..guldurmeyin yaa..eger bu ulkenin disa bagimli kalmasini , guclenmesini istemiyorsaniz nukleer enerjiye karsi cikarsiniz...NUKLEER ENERJI SART...
 
Katılım
10 Eyl 2006
Mesajlar
1,105
arkadaşım bahsettiğimiz konular farklı.... ben nükllerin her çeşidine karşıtım. bu yer küre sadece bzim değil bizden sonraki nesillerinde... ben nükleri hangi ülke kullanırsa kullansın karşıyım.... bu insanlık suçudur. tamam silah insan öldürdüğü için yargılanmaz ama bir bombanın alacağı can sadece o kuşağı etkiler fakat bu allahın belası bombalar kaç kuşağı etkiliyor? benim derdim bu başımıza bela ettikleri gibi yok edilmesi.... anlaşılan kimsenin canı yanmamış burada çernobilden çok basit geliyor...

illa nükleermi şart bize elektrik üretmek için? bu ülkede sula çalışan sistemer yapıldı adam kayıp... magnetizmayla motor çalıştırıldığını duyduk adamın yanına gitmeden adam kayıp daha neler var. hadi bunlar boşver safsata de peki akarsuyumuzdamı yok?




mostwanted_57

arkadaşım bende bu yazıları arıyodum sağol yaa.. beni anlayan bi sen çıktın kardeş :)
tabiki başka enerji uretim yolları var ama keban barajının kaç turbini çalışıyor ve çalışmayanlar neden çalışmıyor istersen araştır veya guneş panelleini hangi ulke yapıyor ve omurleri ne kadar birim başına maaliyetleri ne kadar ruzgar santralleri neden hep en degerlenebilecek veya en degerli arazilere kurulmaya çalışılıyor yada şuanda daha kaç ulke nukleer santral inşaa ediyor istersen araştır ben cahilim bu kadar biliyorum.saygılar.
 
Katılım
27 Eki 2007
Mesajlar
490
tabiki başka enerji uretim yolları var ama keban barajının kaç turbini çalışıyor ve çalışmayanlar neden çalışmıyor istersen araştır veya guneş panelleini hangi ulke yapıyor ve omurleri ne kadar birim başına maaliyetleri ne kadar ruzgar santralleri neden hep en degerlenebilecek veya en degerli arazilere kurulmaya çalışılıyor yada şuanda daha kaç ulke nukleer santral inşaa ediyor istersen araştır ben cahilim bu kadar biliyorum.saygılar.

arkadaşım benim kızdığım sen değilsin. şahsıada bi gıcıklığım yok. benim düşmanlığım nükllere... bunun zamanında acısı çekildi.. bak arkadaşımızda benim arayıp bulamadığım kaynağı bulmuş bi oku..... tamam hdi nükller ucuz!!! diyelim hadi sağlıklı diyelimde çıkan atıklar nereye gömülecek allah aşkına nükleere iyi diyen arkadaşlar bi söyleyin?

şöylede bir durum var o zaman. kimimizin üniversite hocaları nükllere iyi demiş nedense benim konuştuklarım se hep kötüledi ve inşşaat ilgi alanım değil sadece hocaların yalancısıyım bir nehire her 50 km de br santrak kurabilirsiniz dedi. bunun sadece yapım maliyeti var. sonrası? çöpüne maliyet varmı? yok işletme için maliyet ne? çok az.... artı baraj göllerinin etrafı erozyona dayanıklılık için ağaçlandırılıyor çevreye yarra. çevre trlaları8n sulamaları yapılailiyor.. ve kapasiteleri büyük baraj gölleri yapıldığında kuraklığa bir nebze de yararı olacağını düşünüyorum....



peki nükleer elektrik üretimi hariç ne yapıyor?
 
Katılım
10 Eyl 2006
Mesajlar
1,105
nukleer santraller sadece buyuk gollerin etrafına veya deniz kenarına kurulabilir ve dogaya hiç bir salınımıda yoktur kullanılan uranyumuda rusya bertaraf etmektedir
 
Katılım
27 Eki 2007
Mesajlar
490
nukleer santraller sadece buyuk gollerin etrafına veya deniz kenarına kurulabilir ve dogaya hiç bir salınımıda yoktur kullanılan uranyumuda rusya bertaraf etmektedir

de nasıl etmektedir. avrupa ülkelerinin sibiryya gömjülmesi için yoladığı atık varilleri samsunda çıktı buna ne denir? artı babasının hayrına yok etmiyo ya maliyeti ne olacak?
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
***********
Son yıllarda Fakirleştirilmiş Uranyum (Depleted Uranium (DU)= fakirleştirilmiş uranyum, posa uranyum) ve bunun Birleşik Devletler (US) Ordusu tarafından 1991’deki Irak savaşında ve yine şimdiki Irak savaşında kullanımı hakkında malumatım oldu. DU’dan kaynaklanan sakat doğumların fotoğrafları, katlanılan sıkıntılar ve çekilen acılarla ilgili hikâyeler beni şok etti. Bunlar bana Amerika’nın Vietnam savaşında Agent Orange’daki mağdurlarını hatırlatıyor. Bu konu şüphesiz ki bugün dünyamız üzerindeki en önemli mesele ve pek çok medya kuruluşu hala bu konuda sessiz kalıyorlar.
Fakirleştirilmiş Uranyum (DU), saf uranyumun son derece radyoaktif olan U-235 izotopuna zenginleştirilmesi sonrası arta kalan posadır. Bu posa silahlarda ve enerji üretiminde kullanılmaktadır. Her 1 ton U-235’e karşılık 7 ton DU elde edilmektedir. Tahminler değişik olabilir, ancak şu an sadece Birleşik Devletlerin elinde 5 Milyon tondan fazla DU stoku bulunmaktadır. Bunun tıbbi cihazlarda radyasyon kalkanı olarak kullanılması ve radyasyon ihtiva eden sığınakları oluşturmak için betonlara ilave edilmesi gibi alanlar dışında ticari bir kullanımı yoktur. Hâlbuki bu kullanım alanları her yıl üretilen DU’nun cüzi bir miktarına ihtiyaç duymaktadır.
DU’nun yarı ömrü 4.5 milyar yıldır, yani DU’yu güvenli ve böyle süresiz olarak saklamanın maliyetinin yanına bile yaklaşılamaz. Bu duruma bir çare bulmak için Birleşik Devletler Enerji Bakanlığı DU’yu Pentagon’a ve Birleşik Devletler Silahlı Kuvvetlerine ve zırh üreticilerine ücretsiz olarak vermekte ve DU 29 ülkeye ihraç edilen silahlarda kullanılmaktadır. Basitçe açıklamak gerekirse; DU’yu silahların yapımında kullanmak onu depolamaktan daha ucuz bir yol.
DU’nun nano-partikülleri hava, elbiselerin veya cildin üzerine inmesi, gıda veya suya karışması yollarıyla insan vücuduna girer. Bu nanopartiküller tüm koruyucu giysi ve maskelerin içine nüfuz edebilir ve bir kere vücut ile temas etmesi durumunda DNA’yı dağıtmaya ve değiştirmeye başlar. Çözünebilir olmadığı için vücuttan atılamaz. Uranyum kurşun, cıva, kadmiyum ve krom gibi zehirli kimyasal bir elementtir.
Önceden gizli tutulan ve sonra 1943’de Manhattan Projesinde açıklanan bilgiye göre, DU’nun silahlar üzerindeki özelliği 60 yıldır bilinmekte ve üzerinde strateji yapılmakta idi. Amerika Birleşik Devletlerin DU’nun savaş alanındaki etkilerini ve kendi askerlerine olan tehlikelerini 60 yıldır bildiği aşikârdır.
Neden DU bir silah olarak bu kadar işe yarıyor?
DU çok serttir, metaller arasında en sert ve yoğun olanıdır. Bundan dolayı tanklardan, gemilerden, uçaklardan ve sniperlardan ateşlenen zırh delici top ve mermilerde ve ayrıca 2003’de Bağdat’a yapılan saldırıda kullanılan ünlü sığınak delici bombalarda kullanılmaktadır. Aynı zamanda gemilerden ateşlenen Tomahawk Cruise füzelerinde de bulunmaktadır. Çok sert olmasından dolayı ayrıca tankların ve zırhlı arabaların zırhlarının kaplamasında yaygın olarak kullanılmaktadır
Çeşitli savaşlarda kullanılan DU’nun miktarı hakkında konuşmak Hiroşima’yı yerle bir eden bombada kullanılan uranyum miktarının 13 kg civarında olduğunu anlamamıza değer, ki bu yaklaşık 2 litrelik bir süt kabı kadardır. Japon profesör Dr. K. Yagasaki, savaş alanında kullanılan 1 ton DU’nun 100 Hiroşima bombasının atmosfere bıraktığı radyasyona eş değer radyasyon oluşturduğunu atomik açıdan hesap etmiştir. Nitekim uzmanların aktarmasına göre son 3 yıl içinde Irak’a atılan ve böylece Irak ve müteakiben tüm dünya atmosferine yayılan 2000 ton DU, 200.000 Hiroşima bombasına eşdeğer gelmektedir. 1991’den bu yana Birleşik Devletlerin kullanmış olduğu DU yaklaşık 4600 tondur (1000’i Körfez Savaşı, 800’ü Kosova, 800’ü Afganistan ve ilaveten 2000 ton mevcut Irak savaşında kullanılmıştır.) Bu miktar yaklaşık 460.000 Hiroşima bombasına tekabül etmektedir, yani dünya çapında önceden yapılan tüm nükleer testlerde açığa çıkarak atmosfere yayılan radyasyonun 10 katıdır.
Körfez Savaşı Sendromu
Geçen 18 aydan sonra Birleşik Devletler Emekli İşleri Bakanlığında bir skandal patlak verdi, DU çok daha fazla saygıdeğer bilim adamı tarafından Körfez Savaşı Sendromu için suçlu bulundu (Aynı zamanda Balkan Savaşı sendromu için de)
Irak’da 1991’de görev almış olan 580.000 Birleşik Devletler askerinden 518.739’u, 2004 ortalarında tıbbi engelli olarak emekliye sevkedildiler.(Radyasyon ve halk sağlığı konusunda uzman bilim kadını) Leuren Moret’e göre Mississippi’deki araştırma grubu arasında Körfez savaşından önce normal bebek sahibi olmuş olan 251 askerlik bir grubun % 67’sinin savaş sonrası olan bebekleri çok ciddi özür ve sakatlıklarla doğmuşlardır. Bebekler eksik ayak, kol, organ veya gözlerle veya bağışıklık sistemi ve kan hastalıkları ile doğdular. Şimdiki bazı emekli asker ailelerinin normal veya sağlıklı olan aile bireyleri sadece savaş öncesi doğmuş olan çocuklardan oluşmakta. Moret, “Fakirleştirilmiş Uranyumlu silahların kullanımı bir insanlık suçudur, tüm türlere karşı işlenmiş bir suçtur ve gezegenimize açılmış bir savaştır” diyor. “Fakirleştirilmiş Uranyumlu silahların satışı ve kullanımı konusunda uluslararası kalıcı bir moratoryumun istenmesi bir zorunluluktur."
Çoğu DU metali, metal buharı haline gelir, böylece ilk tahribat gerçekleştiğinde o artık gerçek bir radyoaktif gaz silahıdır. DU silahları nükleer silahlardır. Bunda hiç şüphe yok.
Bu sahsim için cok dikkat cekici konuyu sizlerle paylaşmak istedim.Saygilarımla.
kaynak: Alok O'Brien
Byronchild Dergisi / Mart 2006
Avustralya
***********

Nükleer silahı kimler kullanıyormuş buyrun okuyup öğrenin.

Nükleer santral bir silah değildir.
 
Katılım
3 Şub 2006
Mesajlar
1,961
Motosikleti
Mondial Virago 50i
Tercih edilesi bir enerji çeşidi değil, rüzgar enerjisi ülkemiz için en uygun olanı diye düşünüyorum. Fakat her malzemesini dışarıdan almayacak, kendi üretim dev rüzgar güllerimizi yapıp, işletmeliyiz. Üç tarafımız deniz, deniz demek rüzgar demek, rüzgar enerji demek. :)

Nükleer enerji çok kontrollü olmak zorunda, kurulacağı yer önemli, atıklarının depolanması çok ciddi bir konu, Japonlara yaptırmak lazım, hatta işletmeyi de alsınlar. Bizim uyanık mühendislerde aradan uranyum zenginleştirme yapıp Amerikan zulmüne karşı dursunlar, madem dinsel yönetimi hayatımızdan atamıyoruz bari İran'a benzeyelim.......... :silent:
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
Aslında konu çok net, ülkemizin diğer ülkeler gibi vurulamaz enerji kaynaklarına ihtiyacı var.

Sadece iyi günü düşünürseniz, kötü günde kaçacak delik bulamazsınız.
 
Katılım
23 Eyl 2007
Mesajlar
3
arkadaşlar gelişmiş ülkeler nükleğer santralleri yavaş yavaş kapatmaktadır
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
arkadaşlar gelişmiş ülkeler nükleğer santralleri yavaş yavaş kapatmaktadır

400'den fazla nükleer santral var, yavaş yavaş kapatılanlar miyadı dolmuş eski teknolojiye sahip yüksek maliyet getiren santrallerdir.

Yerine kesinlikle daha güzelini yapmışlardır.:cherry:

Şu kapatılanların listesini bir görebilirmiyiz, kaç yılında kurulmuşlar, hangi teknolojiye sahiplermiş ve hangi tarihte kapatılmışlar.
 
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
379
valla ben de karşı degilim kulanalım bizde artık ucuz enerji ha tehlikesimi başkasının nukleri patlayıp biz zarar gorene kadar bizim patlasın bea yerli malı turkun malı
 
Katılım
27 Eki 2007
Mesajlar
490
evet beyler depolanma yeri belli olmuş.. toroslar;

Toroslar nükleer çöplük olacak

Nükleer santralde en büyük sorun atıkların nasıl depolanacağı. Daha önce olduğu gibi bu kez de nükleer atıklar için Toros Dağları adres gösteriliyor.

TÜRKİYE'NİN daha önce iptal ile sonuçlanan nükleer santral macerasında atıklar için adres olarak gösterilen Toroslar yeniden gündemde. [COLOR="Red] Türkiye'nin bir nükleer santrale ihtiyacı olmadığını söyleyen aynı zamanda nükleer mühendisi de olan Marmara Üniversitesi Enerji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tanay Sıtkı Uyar, daha önce yaşanan nükleer santral ihale sürecini anımsatarak, "O dönem Türkiye'de nükleer santral yapmak isteyen firmalar 'Toros Dağları bu iş için uygun' diyorlardı. Şimdi de aynı şeyi söyleyecekler. Oysa halen dünyada sürekli depolamanın nasıl yapılacağına dair bir görüş birliği yok. Amerika nükleer atıklarını santrallerinin yanındaki soğutma havuzlarında halen bekliyor. Sürekli atık deposu için fikir birliğine varamadıkları için bu konu 2010 yılına ertelendi."[/COLOR] Sürekli depoların başka bir ülkede toplanması konuşuluyor. Siz de bu olaya bulaştığınız zaman bedelini ödersiniz. Eğer olaya karışmak istemiyorsanız Beyoğlu'nun arka sokaklarında dolaşmazsınız. [COLOR="Red"] Türkiye kendi nükleer atıkları olduğu gibi başka ülkelerin atık deposu olma tehdidi altında da kalabilir" [/COLOR] uyarısında bulunuyor. Aynı şekilde Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu Hilal Atıcı da atık konusunun büyük bir sorun olacağına dikkat çektikten sonra, "Üstelik uranyum rezervlerinin 40-50 yıl sonra tükeneceği biliniyor. Yani uranyum önümüzdeki yıllarda daha da pahalı bir alternatif olacak" diyor.

KÖMÜR, SU, GÜNEŞ, RÜZGÂR
Dünyada bazılarına göre 50 bazılarına göre ise 60-70 yıl sonra tükenecek uranyum yataklarına karşın kömür yatakları için biçilen süre ise 150 ile 250 yıl arasında değişiyor. Nükleer karşıtları Türkiye'nin kömür yataklarını değerlendirmesine işaret ederken, su, rüzgar ve güneş gibi tükenmesi mümkün olmayan kaynakların da önemine işaret ediyorlar. Ancak savunucuların önündeki bir başka arguman ise Türkiye'de bulunan toryum madeni. Nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabileceği ifade edilirken hükümetin toryum madenlerinin de kullanılabileceği bir teknolojiyi getirmek istediği kaydediliyor.


kaynak : http://arsiv.sabah.com.tr/2006/02/16/eko111.html

arkadaşlar kırmızı yerlere dikkat edin..

depolama hazır... kulanımda hazır ve cidden çok ucuz bir üretim olacak. petrol dahi 35-40 yıl sonra rezerv bitirecek ve fiyatı tüm dünyada malumken sizce bu çokmu uygun bir yakıt?
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
Nerden nasıl alıntılar yapıyorsun bilmiyorum ama madem dünya nükleer enerjiyi bırakmış, demekki kalan uranyum bize 700 sene yeter.

Ayrıca toroslar çok uzak benim salon boş duruyor orda depolasınlar.:cherry:
 
Katılım
27 Eki 2007
Mesajlar
490
Nerden nasıl alıntılar yapıyorsun bilmiyorum ama madem dünya nükleer enerjiyi bırakmış, demekki kalan uranyum bize 700 sene yeter.

Ayrıca toroslar çok uzak benim salon boş duruyor orda depolasınlar.:cherry:

baba kaynak yazdık ya :) hem toroslara hiç yolu düşen oldumu bilmem ama cennettir... az rakı mangal yapmadık orda karamanda falan işimiz olduğunda. oranında bişeyini çıkaracaklar...... bu arada dayı salon boşsa nüklleere gerek yok benim bi arkadaş var kırşehirde aynı evi paylaşmaktayım. illa bomba istiyosan onu yolluyum. evde gaz maskesiz ve kulağında tıpasız dolaşamazsın :)
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
Meselede orda zaten, emin ol nükleer senin ev arkadaşından daha güvenli.

Atıkları kazma kürekle mi depoluyorlar zannediyorsun?
 
Katılım
31 Eki 2006
Mesajlar
602
Geçen yaz istanbulda elektrik kesintilerine gidilecekti neredeyse sırf biraz fazla klima çalıştı diye şehirde.Bilgi sahibi olmadan nükleere hayır demen biraz özenti çevrecilik gibi geliyo bana.
 

aYe

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Haz 2007
Mesajlar
3,875
hoca burası türkiye gerçeğini unutma istersen.... insanımız radyasyondan koşarak kaçtı :) onuda kazma kürekle gömer erak etme :)

Nükleer'i Türkler eline yüzüne bulaştırır, sadece amerikalı iyi yapar demek istedin sanırım.

Sinopu kurtaralım diyenlerin asıl derdide bu zaten, hadi amerikalıdan daha aptalız(asla değiliz) kabul ettik diyelim, iranlılardan da daha aptal olamayız ya.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst