Önce geç istanbul'a geç gelen dalaman uçağım yüzünden gecenin köründe yola çımak zorunda kaldım. (marmokun hemen sonrası datçadaydım, marmok sonrası marmokun izlerini de ayrıca bir rapor olarak belki yazarım, çok birşey yok ama olsun) Neyse konu EMOK,
Hazırlıklar tamam...
Atladık motora gidiyoruz, yollar boş, güzel ama tek başına olunca insan korkuyor hafiften, iyi ki şu sis lambalarını takmışım, hem sise yakalandığımda kullandım hem de ziiri karanlıkta köy yollarında viraj alırken hayatımı kurtardılar...
Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik,
ve sonunda vardık...
Kamp alanın gidip kısa bir uyku çektikten sonra acıkan karınları doyurmak lazımdı artık... Karnımızı doyururken akşam konserde sahnede kimler olacağına dair karşı masadan ip ucu alabiliyorduk,
Ve akşam sahnede,
Barış Manço ve Cem Karaca şarkıları ile coştuk konser boyunca...
Gece soğuk ve rüzgar etkisini iyice hissettirmeye başlamıştı artık, gecenin zor geçeceği belli olmuştu ve sonuç olarak dandik uyku tulumum içinde kendimi bir ince sweatshirt+2 t-shirt+motosiklet montu ile yatarken buldum, utanmasam motor botları ile giricektim tuluma...
Sonra ertesi gün oldu ve biz hala donmadığımızdan toparlanma vakti geldi ve toplanaraktan kamp alanını terk etmeye hazırlandık...
Kamp alanını terkettikten sonra bir ar ol üstü dyip Oylat mağarasına uğradık, mağara içide fotoğraf çekmek yasak ama girişi fotoğraflayabiliyorsunuz,
Oylattan sonra inegölde bibuçuk inegöl köfteyi mide ile buluşturup akabinde tempolu bir şekilde rüzgara karşı savaşaraktan istanbula doğru yol aldık,
ve bitti
:rendeer::cat: