- Katılım
- 1 Nis 2006
- Mesajlar
- 148
- Konu Yazar
- #1
4.sınıf finallerinin yaklaşması ve kötü havalar içimi karartmıştı.Konyada mayıs ayının yaklaşmasına rağmen havanın ısınmadığını görünce,kaçmaya karar verdim sıcak ortamlara.İhtiyaç duyabileceğim herşeyi sırt çantama doldurup,serin bir bahar sabahı atladım motoruma.Fazla sürat yapmadan (ortalama 90km ile),sonderece keyifli ve rahat bir yolculuğun ardından 280km yolu molalarla birlikte 4.5-5 saatte bitirdim.Başka bir motorla elbette ortalama 150km/h ile durmadan 2 saatte de gidilebilirdi bu yol ama amaç gezmek,motor kullanmak olunca fazla sıkıntı vermedi geçen süre.

Konyanın çıkışında Altınapa barajında hem bir fotoğraf molası hem de yağ,zincir,mekanik-elektronik aksam kontrolü yapıyorum.Motor ısındıktan sonra yapılan kontrol,yolun devamında başımı ağrıtacak problemlere karşı çok faydalı.

Yaklaşık 70 km nin ardından,Beyşehire yaklaşırken yine küçük bir mola vererek,bacaklarımı açıyorum.Daha da önemlisi vizörümdeki böcek lapasını siliyorum.

Beyşehir gölü kenarında fotoğraf molası veriyorum.Yol kenarına park etmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha hatırlıyorum.Yanlara eğimli asfaltta yolun içine doğru park etmezseniz yan ayak,motoru ya dimdik tutuyor ya da sağa deviriyor.En iyisi yoldan çıkmak.

Neredeyse mayıs geldi ama dağlar halen karlı,hava halen insanın içini titretiyor içanadoluda.

Benzin istasyonundayım ama benzin almak için değil.Benzin bitürlü bitmediği ancak dinlenme ve böcek temizliği molası veriyorum Gelendost ta.

Bu motorun (cbf150) garip bir çekiciliği var,nerde yavaşlasam insanlar yaklaşıyor,biranda başım kalabalıklaşıyor,büyük bir motorda normal ama 150cc için sıradışı bir çekicilik.Amcalar,abilerle eller arkada birleşik,göbek dışarda bildik muhabbetleri yaptıktan sonra hatıra pozu verip ayrılıyorum.

Nihayet Eğirdir gölüne ulaşıp benden uzun bitkiler görüyorum Konyanın ovalarının ardından.

Ah 3-5 beygir daha güçlü,30-40 km daha hızlı olsaydıda hiç değiştirmeseydim,hep kullansaydım bu motoru ! İlerde 600-1000 ne kullanırsam kullanayım seneler sonra dahi cbf150 yi hatırladıkça yüzüme bir tebessüm yerleşicek.

Eğirdirde durup balık yemeyi falan planlıyordım adada ama yanımdan geçen 8-10 touringden oluşan konvoyun gazıyla devam ettim yola.

İçanadolu da bir vaha gibi eğirdir.

Eğirdirde komando birliğinin sırtlarındaki dağlar.Bu memleket gerçekten sevilmeyi hakediyor.

Fazla duygusallık motorcuyu mozar diyerek kara tosbağaya atlayıp yola koyuluyorum.

Bir nefeste Ispartadayım.Klasik bir tabela pozu alıp devam ediyorum.

Arkadaşlarımla buluşuyorum ve özlem giderirken fotoğraf çekmeyi unutuyorum.Sağolsunlar beni ıspartanın bilmediğim doğasıyla tanıştırıyorlar.

Piknik yerine giderken düz lastiklerle adrenalin dolu bir cross keyfi yaşıyorum.

Isparta nüfusunun yaklaşık yarısına motosiklet kullanmayı öğrettiğim gezimin 4.gününde dönüş yoluna koyuluyorum.

Gezi sırasında arka stop lambasının plastik kaplamasını kırmam dışında çok keyifli ve faydalı bir yolculuk oldu.Kaç beygir olursa olsun iki tekerle en alalade güzergah bile zevkli bir geziye dönüşüyor.:cat:

Konyanın çıkışında Altınapa barajında hem bir fotoğraf molası hem de yağ,zincir,mekanik-elektronik aksam kontrolü yapıyorum.Motor ısındıktan sonra yapılan kontrol,yolun devamında başımı ağrıtacak problemlere karşı çok faydalı.

Yaklaşık 70 km nin ardından,Beyşehire yaklaşırken yine küçük bir mola vererek,bacaklarımı açıyorum.Daha da önemlisi vizörümdeki böcek lapasını siliyorum.

Beyşehir gölü kenarında fotoğraf molası veriyorum.Yol kenarına park etmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha hatırlıyorum.Yanlara eğimli asfaltta yolun içine doğru park etmezseniz yan ayak,motoru ya dimdik tutuyor ya da sağa deviriyor.En iyisi yoldan çıkmak.

Neredeyse mayıs geldi ama dağlar halen karlı,hava halen insanın içini titretiyor içanadoluda.

Benzin istasyonundayım ama benzin almak için değil.Benzin bitürlü bitmediği ancak dinlenme ve böcek temizliği molası veriyorum Gelendost ta.

Bu motorun (cbf150) garip bir çekiciliği var,nerde yavaşlasam insanlar yaklaşıyor,biranda başım kalabalıklaşıyor,büyük bir motorda normal ama 150cc için sıradışı bir çekicilik.Amcalar,abilerle eller arkada birleşik,göbek dışarda bildik muhabbetleri yaptıktan sonra hatıra pozu verip ayrılıyorum.

Nihayet Eğirdir gölüne ulaşıp benden uzun bitkiler görüyorum Konyanın ovalarının ardından.

Ah 3-5 beygir daha güçlü,30-40 km daha hızlı olsaydıda hiç değiştirmeseydim,hep kullansaydım bu motoru ! İlerde 600-1000 ne kullanırsam kullanayım seneler sonra dahi cbf150 yi hatırladıkça yüzüme bir tebessüm yerleşicek.

Eğirdirde durup balık yemeyi falan planlıyordım adada ama yanımdan geçen 8-10 touringden oluşan konvoyun gazıyla devam ettim yola.

İçanadolu da bir vaha gibi eğirdir.

Eğirdirde komando birliğinin sırtlarındaki dağlar.Bu memleket gerçekten sevilmeyi hakediyor.

Fazla duygusallık motorcuyu mozar diyerek kara tosbağaya atlayıp yola koyuluyorum.

Bir nefeste Ispartadayım.Klasik bir tabela pozu alıp devam ediyorum.

Arkadaşlarımla buluşuyorum ve özlem giderirken fotoğraf çekmeyi unutuyorum.Sağolsunlar beni ıspartanın bilmediğim doğasıyla tanıştırıyorlar.

Piknik yerine giderken düz lastiklerle adrenalin dolu bir cross keyfi yaşıyorum.

Isparta nüfusunun yaklaşık yarısına motosiklet kullanmayı öğrettiğim gezimin 4.gününde dönüş yoluna koyuluyorum.

Gezi sırasında arka stop lambasının plastik kaplamasını kırmam dışında çok keyifli ve faydalı bir yolculuk oldu.Kaç beygir olursa olsun iki tekerle en alalade güzergah bile zevkli bir geziye dönüşüyor.:cat: