Arkadaşlar birkaç gün önce de yazdığım gibi dün akşam Çorlu Honda'dan aradılar ve ben de gidip CBF 150'mi teslim aldım.Alır almaz da 60 km yapıverdim

Yaklaşık 10 km otoban gerisi köpeklerle dolu köy yolları ve şehiriçinde bayağı güzel bir gezi oldu.En çok tüm motosikletçilerin korktuğu titreşimi merak ettim.Şunu söyleyeyim: ''hiç yok''
''Debriyaj sorunu var'' deniliyordu birkaç sayfa öncesinde.Özellikle baktım.Kavraması gayet iyi.Yalnız birşey söyleyeceğim,debriyaja basılmadan ikiden üçe,üçten ikiye geçiyor.Zamanla böyle kullanım dişlerde tahribat yapabileceği için önceki sayfalardaki debriyaj sorunu ortaya çıkabilir.Benim fikrim bu.Siz bu motorda benden daha tecrübelisiniz.Yoruma devam edelim.İlk kilometreler olduğu için fazla zorlamadım ama performans olarak iyi.Zaten hız takıntım da yok.Kasktan giren o buğday,ot ve tezek kokuları,güneşin batışı,uçsuz bucaksız tarlalar... yavaş yavaş giderken tadı çıkıyor.Frenler etkili.Lastikler çok sert geldi.Daha yeni diye herhalde.Böyle bir düşünce içindeyken aniden mıcır havuzunda buldum kendimi ve gazı kesip yalpa yaparak geçebildim.Motosiklette takometrenin olmaması kötü.(Bu sorunu çözmek için Almanya'dan takometre getirtsem taktırabilir miyim?Size soruyorum)Ancak vites göstergesi ve motorun sesi bi nebze olsun bu açığı kapatıyor.Yakıtı hakkında birşey diyemeyeceğim.Depoyu doldurdum.Bitince bakacağım.(Önceki sayfadaki sorulara yanıt

k yukarda ise depo,aşağıda ise;rezerv;ortada ise yakıt akışını kesiyor.)İlerleyen zamanlarda resimleri de ekleyeceğim.Birkaç tane var ama nasıl yükleneceğini öğrenmem gerek.Fotoğrafları arabadan çeken babam bana çok imrendi.

Kışa A2 almayı ciddi ciddi düşünmeye başladı.Son olarak;bana hertürlü hizmeti sağlayan
samimi Çorlu Honda çalışanlarına çok teşekkür ederim.