Arkadaşlar merhaba,
Son günlerde bu konu kafam kurcalıyor.
Kaza geçirmenize ne sebep olmuştu? Suç kimdeydi? Düştüğünüzde veya çarptığınızda süratli miydiniz yoksa sakin sakin giderken mi kaza geçirdiniz? vs.
Bu konuyu açmamdaki sebep motosiklet kullanmak gerçekten tehlikeli mi, yoksa biz mi onu tehlikeli hale getiriyoruz?
Görüşlerinizi ve deneyimlerinizi herkesle paylaşmanızı bekliyorum.
Teşekkürler.
Kaza anından sonra (eğer kişi hayatta kaldıysa ve ciddi bir tramva yoksa) nasıl oldu sorusuna aldığım (okuduğum) genel cevap şu; şu şöyleyi bu böyleydi....... ve bir anda ne olduğunu anlamadım. Zaten kaza bir anlık hata sonucu olan birşey değildir, kaza hatalar zincirini takiben olma riski artan bir durumdur. Herkes olayı yaşandıktan sonra şu veya bu şekilde anlatır ama kaza anını tam hatırlamaz, ama ondan önce yaptıklarını çok iyi hatırlar, çünkü kaza bir anda oluverir ne olduğunu anlayamadan. Burada önemli nokta önleyici unsurlardır, kaza olmadan öncesidir yani. Yüksek sürhat mi? yerine göre sürhat mi? yoksa sürhatsiz bir seyir mi?, her araya dereye girip çıkmak mı?, gerekli zamanlarda aralara girip çıkmak mı? yoksa yolundan şeridinden gitmek mi? Korumasız binmek mi?, Polis durdurmasın diye dandik altı çeneden bile bağlanmamış kask takmak ya da tam ekipman değilde duruma göre ekipman mı? yoksa tam koruma mı? Buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Bir de herşeyi kuralına göre oynayıp bir manyağa (belki hali hazırda manyak olmayıp o anda manyaklığı tutmuş) ve ciddi bir hata yapmış diğer sürücü ve/veya yayaya toslamak var, ayrıca teknik arızaları da unutmayalım bu ikili de işin istisnası olsun.
Şimdi hepsini bir üstüste koyalım araçlar yapay zekası olmayan bizler tarafından yürütülen, yönlendirilen (adı üstüne) vasıtalardır. Genel fizik, matematik kurallarıyla ilerlemeleri gerekir en genel mantıkla. Fakaat sürücü robot değildir, ve bazen fizik, trafik, matematik kurallarını zorlayabilir ya da dikkatsizleşebilir, herzaman yapmayacağı bir hatayı o an yapabilir. Bu durumda akan trafik ve insan tarafından yönetilen ve hızı 30km/h'yi geçen her türlü yürüyen, uçan, yüzen aksam belli başlı ciddi bir tehlikedir, hele Türkiye'mizde karadaki motorlu araç trafiği başlı başına bir tehlikedir. Her milletin dilinin konuşulduğu ve hiçbirşeyin anlaşılamadığı bir gürültü yumağı haline gelmiş toplu diyalogları çağrıştıryor bana, çeşit dolu, hertürlüsü var yani, herkesin dili başka sanki, herkes herzaman haklı, birbirini anlamıyor bırakın anlamayı denemiyor bile, kendisi hep haklı ya. Bu durumda motosikletliler herkes kadar tehlikede fakat bu hengamenin en küçük öğesi olarak herkesten daha fazla tehlikededirler. Bu durumda bizler önleyici unsurları daha fazla önemsemeliyiz.
İlk adım; bakım kontrol ve gerekli koruma ekipmanı, daha sonra nasıl bir sürüş geliştireceğimizin planı, agresif mi? soft mu? semi agresif mi?, buna göre dikkat durumumuz, bir tehlike atlatmışsak, hatayı her zaman kendimizde aramak ve acaba sürüş stilime dikkatim mi veyahut başka birşey mi yetersiz demeli ona göre aynı futbolda taktik değiştirir gibi sürüş planımızla oynamalıyız, hepsini yaptık diyelim eğer inaçlı biriyseniz bildiğiniz bir duayı da (hem motive eder hem nerde olduğumuzu hatırlatır) üstüne ekleyebilirsiniz. Tabi ne ekersek arkadaşlar onu biçeriz bunu hiçbirzaman aklımızdan çıkarmamalıyız, hem de hiçbir zaman. Diyelim ki 110km/h ile seyrederken hadi hızımızı 140km/h ye çıkaralım dedik, yani oyun planımızda bir değişiklik yaptık (futboldan örnek takımı öne çıkardık defansı bıraktık) hiçbirşey olmayabilir (yani gol atarız 1-0 öne geçeriz), ya da bir kaza gelebilir ya da bir ufak tehlike üstüne bir kaza (yani her teknik direktörün dediği gibi talihsiz bir gol yiyebiliriz, 0-1 bu maçtan sonra futbol hayatımıza bir son bile verebiliriz). Karar hep bizde önleyici önlemler çoğaltılabilir diğer üyelerinde katkısıyla. Önce iyi idman (bakım, tecrübe, korumalar), sonra kendine güven ve hem defansı hem ofansı düşünen bir oyun planı (yeteneklerimiz, tecrübelerimiz ve o anki psikolojimiz artı ihtiyaçlarımız doğrultusunda bir sürüş stratejisi). Ve kendini Allah'a emanet etmek... Sonuç çoğunlukla mutlu taraftar olur (yani akşam biz eve geldiğimizde ya da sesimizi duyduklarında sevinecek bizi seven insanlar) Karar bizim ama her oyun planı doğru gitmez ya da oyun planında kendimize ait bir hata vardır, "nasıl oldu bu?" dedirtecek cinsten (bilgi eksiği, tecrübe eksiği, sınırlarını tam görememe ve zorlama, oyunu okuyamama vs.) , tıpkı bu yazımda olabileceği gibi, o yüzden bize düşen bizlere birşeyler öğretecek, akıl verebilecek, kişilere birer hoca gözüyle bakmak aynen benim bu yazımda ki eksiklerimi görüp düzeltecek insanlara bakacağım gibi.
Uzuuuun lafın kısası, kaza mutlaka geliyorum der çoğunlukla (90dk iyi oynayıp şansız bir gol yemek de hayatın bir gerçeği, allah kimseye vermesin ama) ve önleyici önlemlerimiz bunu minimize etmemize katkıda bulunur. Bu durumda da her zaman iyi değerlendirme, her trafik elemanına gösterilen dikkat, konsatreli ama kasmadan gerçekleştirlen bir sürüş hepimize yardımcı olacaktır. Allah hepimize kazasız belasız sürüşler, sevdiklerimize de bize herzaman kavuşma şansı versin. Kendinize hep dikkat edin. Ayrıca bu kadaaar uzun yazıp sıktıysam özür dilerim.
Sevgili Elegant soruna gelince, ben de bir kere kayıp düştüm çok sürhatli değildim, zaten dönerken mazota basıp düştüm bana ya da motosiklete birşey olmadı ama olmayacak anlamına gelmediğini biliyorum, bazen bende hata yapıyorum bile bile ama allah koruyor bence. Şimdi yaz sonu cbr600rr, almayı düşünüyorum, evet gücü seviyorum onun orda olduğunu bilmeyi seviyorum ve bildiğim içinde o gücü kullanacağım, bazen kendime Allah akıl fikir versin bana diyorum, bile bile hata yapmanın nasıl bir mantığı var diyorum ve yapacağımı bile bile onu alacağım belki birşey olmayacak, belki olacak, Takdir-i ilahi mi? yoksa.... değil mi? Bu tür şeyler hep tartışılagelmiştir, ama sırf düşebilirim, yaralanabilirim hatta ölebilirim korkusuyla bu zevkten (bu delilikten) vazgeçebileceğime hiç inanmıyorum... Tek inandığım şey kendimi elimden geldiği kadar kontrol edebileceğim ve elimden gelmediği zamanlarda da kontrol edemeyeceğim... Motosiklet böyle bir şey işte benim için, çok davetkar ve bir o kadar tehlikeli bir kadın gibi...