- Katılım
- 13 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Konu Yazar
- #1
Merhaba
İşte yeni bir gezi raporumuzla Adana MT olarak karşınızdayız. Bu gezimizde çok şükür kazasız ve oldukça eğlenceli olarak tamamlandı. 1 - 2 ufak can sıkıntısı durum olduysa da bu durumu bile keyfli bir hale getirmeyi başardık. İşte resimlerle gezi raporumuz.
Geziye Katılanlar
Pazer (Volkan) Honda NX4 Falcon
motorlu avukat (Oğuz) Asya AS-200 GY2
wodka (Berker) Zongshen 200
ice300 (Cemil) Yamaha XT660R
Ertuğrul (3 - 4 motora artçı oldu 1 motourda kısa bir süre sürdü) :mrgreen:
Tamer Honda Transalp
kayasertac (Sertac) + Kız arkadaşı Kanuni Classic 125cc Scooter
Ben + Kız arkadaşım Suzuki DL650 V-Strom
26.11.2006 Pazar sabahı erkenden kalkıp kız arkadaşımı alıp saat 9:30'da buluşacağımız yere doğru yola çıktım. Vardığımda Tamer bizi bekliyordu ardından tüm motorlu arkadaşlar geldi 1 kişi hariç. Oğuz'un motoru boğulma belirtisi göstermiş yolda kalmıştı. Onu almaya giderken çok şükür çalışan motoruyla bizi karşıladı ve Karaisalı yoluna çıktık.
İlk resmimiz eski Karaisalı yolundan vadi manzarasıyla biz.

Oğuz'un çok özel pozları Resim 1 :mrgreen:

Çevreden manzaralar

Motorlarımız

Tarlalar arasında, sonbaharda yaprakları sararan ağaçları, koyun sürülerini ve güzelim tepeleri ile muhteşem manzaralı yoldan Karaisalı'na vardık. Benzinlikteki mola anımız.

Karaisalı girişinde bir anıt gördüm ve ilgimi çekti. Sanırım Büyük Zafere adanmış bir anıt. İşte o güzelim yapı.


Bu da Karaisalı'da tepedeki tarihi bir yapı. Kale kalıntısı veya bir savunma binası olduğunu düşünüyorum. Anlı şanlı bayrağımız dalgalanmakta.

Adana MT Zooloji grubu gene bir ilke imza atarak bir canlıyı daha resmetti. İşte Horoz :mrgreen:

Karaisalı'nın içinden Yerköprü sapağına giriyoruz. Yol tomruk kamyonlarında tahrip edilmiş ve stabilize bir durumda. Toz toprak içinde ilerliyoruz. Ancak buna değidiğini etrafa baktığımızda anlıyoruz. Çünkü muhteşem bir manzara karşımızda. İlerde Torosa daları karlı zirveleriyle bize bakmaktaydı. Bu güzel manzara eşliğinde Yerköprü'ye vardık.

Çevreden manzaralar


Oğuz ve Ertuğrul köprü üstünde

Güzel bir çiçek

Oğuz ve Volkan görülmekte.

İşte ben

Cemil Ertuğrul ve Oğuz

Kız arkadaşım ve Ben keşif gezisine çıkmaya karar verdik ve çevrede gezmeye başladık. Burda ilginç bir durumdan bahsetmek isterim. Su vadinin içinden yer altına inip bu kısımdan tekrar yüzeye çıkmakta. İşte Küçük bir şelale, su değirmeni ve nehir yaşamı.

İşte eski değirmen.




Keşif gezisini bitirdikten sonra acıkan karnımızı doyurmanın vakti geldi ve grubu topladık. Yemek için yukardaki et lokantasına yola koyulduk. Yürürken lokantanın sahip olduğu kaz sürüsü bizi gürültürlü bir biçimde karşıladı. Ayrıca üstümüze de yürüdüler. :mrgreen: İyi bir motorcu doğayı ve hayvanları sever ve sevmelidir de.



Yemek siparişlerimizi verip çardak'a oturmaya geçiyoruz.


Biz yemeği beklerken yemeği bekleyen başka bir dostumuz daha vardı.


Yemeklerimizi yerken.

Yemek yediğimiz yerin çevresinden manzaralar


Tekrar keşif gezisine çıkıyor ve suyun geldiği vadiyi görmeye gidiyorum.

Vadi çevresinden kareler


Bu güzelim yere son bir defa baktıktan sonra Alman Köprüsüne doğru yola çıkıyoruz. Ağaçların arasında ince kıvrılarak uzanan bir yol. Çam kokusu ciğerlerimize doluyor. Sakin bir sürüşle manzaranın keyfini çıkarıyorum. Virajı döndükten sonra bir baktım bizim grup durmuş. Durumu sorduğumda Sertaç'ın motorunun benzininin bittiğini öğrendim. İşin ilginç yanı Sertaç'ta çok şaşkın çünkü full depo yola çıkmış ancak benzin kısa sürede bitmişti. Sanırım küçük hacim bir noktada pekte ekonomik olmuyor. İşte benzin durumuna üzülen Sertaç ve motoru

İşte eski usül kamyoncu el freni. Çok işe yarıyor :mrgreen:

Benzin takviyesi için Volkan hortum ve şişe almaya geri dönüyor bizde sohbet etmeye başlıyoruz.
Herkes hala şaşkın bu motor nasıl bu kadar yaktı diye? Motorun incelendiği an :mrgreen:

Bu arada ben ve kız arkadaşım çevrede keşif yapıyor bitkilere bakıyoruz. İşte meşe palamudu.

Buda yapraklarını döküp hüzünlenmiş bir ağaç.

Çevreden güzel bir manzara

Sonunda Volkan geldi ve Sertaç görev başına geçti. Görev Tanımı: Tüm motorlardan biraz benzin çekmek :mrgreen:

Benim motordan benzin çekerken beni güldürecek sözler ediyor. Aklınca çaktırmadan benzini daha fazla çekecek :mrgreen:


Tüm ekip Sertaç'ın durumunu incelerken :mrgreen: Sertaç bir taraftan çekiyor bir taraftanda içiyor :mrgreen:

İşte o mutlu an. Benzin koyuluyor.

Benzin takviye işi bittikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Alman köprüsüne vardığımızda bizi bir süpriz bekliyor. Tren köprü üzerinde yol sırası beklemekteydi. Bizde motorlarımızla yanaştık ve trenin geçmesini bekledik. Tren geçerken ki bir resmimiz

Tren geçişinden sonra Volkan hemen tepeye çıkıp motoruyla poz veriyor.

Oğuz gene muhteşem bir pozuyla karşımızda

Ekip tepelerde. Yemeğin verdiği enerjiden olsa gerek :mrgreen:

İşte Alman Köprüsü (Varda Köprüsü). 1912 yılında Almanlar tarafından yapılmıştır. Çok güzel bir mimarisi var. 210m uzunluk, 99m yükseklikte bir yapı.


Oğuz ve Ben


Oğuz ve Volkan

Gençlik coşuyor. İşte Tamer ve Berker

Köprüden manzara

İşte ekip köprü üstünde ayaklarını dinlendirirken

Köprü üstünde yürürken son dakika fark ettikleri; Köprü bacaklarını kontrol etmek için aşağıya doğru açılan bir giriş.

Kanı kaynayan gençlik dururmu son noktayı koyuyoruz ve aşağıya inmeye bir keşif ekibi gönderiyoruz. :mrgreen:
İlk inen Tamer

Ardından Berker ve en son Volkan. Volkan'ın inmesine yardımcı olan arkadaşlar :mrgreen:

İşte tüm keşif grubu görülmekte.


Köprü ile işimizi bitirip yola devame diyoruz ve köprünün uzaktan güzel göründüğü bir yerde duruyor ve resim çekiliyoruz.



Bu güzel manzarya son defa bakıp Adana'ya doğru stabilize bir yoldan yola koyuluyoruz. Yolda güzel manzaralı bür düzlükte durup fotoğraf çekiliyoruz. Ayrıca enerjiyi alan arkadaşlar şov yapmaya başlıyor.


Gruptan coşma anları. Tabi gerekli nasihatı alıyor ve yolu iki taraftan kontrol ederek bunu gerçekleştiriyoruz.
Cemil lastik yakarken.

Tekrar yola koyulup güzel manzara eşliğinde giderken can sıkıcı bir durum meydana geliyor. Sertaç'ın scooterının lastiği sabahtan beri yol aldığı stabilize yol yüzünden iyice yorulmuş ve sonunda patlamıştı. Yoldan geçen kişilerinde hep bagajlar dolu motoru götüremiyoruz. Yavaşça sürerek götürelim dedik. Karaisalı'na en yakın mesafe 10km. Yavaşça sürerek gittik ama malesef bir yerden sonra durduk ve yardım getirmesi için arkadaşları Karaisalı'ya gönderdi. Bir tüpçü kamyonu bulduk ve motoru yükleyip lastikçiye götürdük. Mesle orda anlaşıldı. Lastik'teki daha önceki bir yama yoğun stresten dolayı açılmış ve lastik patlamıştı. İşte lastikçiden görüntülerimiz.
Sertaç kendini kolaya verdi. İyi içiyor :mrgreen:

Akabinde bizde kola servisimizi alıyoruz.

Lastiği söküp baktığımızda kullanılamaz durumda olduğunu görüyor ve pazar günü scooter lastiği bulamayacağımızı bildiğimizden motoru lastikçiye emanet ediyoruz. (Sertaç Pazartesi günü yeni lastikle tamir ettirecek inşallah) Sertaç ve kız arkadaşını diğer motorlara alıp Adana'ya doğru tatlı bir serinlik eşliğinde yol alıyoruz. Son sohbetimizi yapıp evlerimize gidiyoruz.
Bu güzel geziye katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Daha güzel gezilerimizde görüşmek üzere.
İşte yeni bir gezi raporumuzla Adana MT olarak karşınızdayız. Bu gezimizde çok şükür kazasız ve oldukça eğlenceli olarak tamamlandı. 1 - 2 ufak can sıkıntısı durum olduysa da bu durumu bile keyfli bir hale getirmeyi başardık. İşte resimlerle gezi raporumuz.
Geziye Katılanlar
Pazer (Volkan) Honda NX4 Falcon
motorlu avukat (Oğuz) Asya AS-200 GY2
wodka (Berker) Zongshen 200
ice300 (Cemil) Yamaha XT660R
Ertuğrul (3 - 4 motora artçı oldu 1 motourda kısa bir süre sürdü) :mrgreen:
Tamer Honda Transalp
kayasertac (Sertac) + Kız arkadaşı Kanuni Classic 125cc Scooter
Ben + Kız arkadaşım Suzuki DL650 V-Strom
26.11.2006 Pazar sabahı erkenden kalkıp kız arkadaşımı alıp saat 9:30'da buluşacağımız yere doğru yola çıktım. Vardığımda Tamer bizi bekliyordu ardından tüm motorlu arkadaşlar geldi 1 kişi hariç. Oğuz'un motoru boğulma belirtisi göstermiş yolda kalmıştı. Onu almaya giderken çok şükür çalışan motoruyla bizi karşıladı ve Karaisalı yoluna çıktık.
İlk resmimiz eski Karaisalı yolundan vadi manzarasıyla biz.

Oğuz'un çok özel pozları Resim 1 :mrgreen:

Çevreden manzaralar

Motorlarımız

Tarlalar arasında, sonbaharda yaprakları sararan ağaçları, koyun sürülerini ve güzelim tepeleri ile muhteşem manzaralı yoldan Karaisalı'na vardık. Benzinlikteki mola anımız.

Karaisalı girişinde bir anıt gördüm ve ilgimi çekti. Sanırım Büyük Zafere adanmış bir anıt. İşte o güzelim yapı.


Bu da Karaisalı'da tepedeki tarihi bir yapı. Kale kalıntısı veya bir savunma binası olduğunu düşünüyorum. Anlı şanlı bayrağımız dalgalanmakta.

Adana MT Zooloji grubu gene bir ilke imza atarak bir canlıyı daha resmetti. İşte Horoz :mrgreen:

Karaisalı'nın içinden Yerköprü sapağına giriyoruz. Yol tomruk kamyonlarında tahrip edilmiş ve stabilize bir durumda. Toz toprak içinde ilerliyoruz. Ancak buna değidiğini etrafa baktığımızda anlıyoruz. Çünkü muhteşem bir manzara karşımızda. İlerde Torosa daları karlı zirveleriyle bize bakmaktaydı. Bu güzel manzara eşliğinde Yerköprü'ye vardık.

Çevreden manzaralar


Oğuz ve Ertuğrul köprü üstünde

Güzel bir çiçek

Oğuz ve Volkan görülmekte.

İşte ben

Cemil Ertuğrul ve Oğuz

Kız arkadaşım ve Ben keşif gezisine çıkmaya karar verdik ve çevrede gezmeye başladık. Burda ilginç bir durumdan bahsetmek isterim. Su vadinin içinden yer altına inip bu kısımdan tekrar yüzeye çıkmakta. İşte Küçük bir şelale, su değirmeni ve nehir yaşamı.

İşte eski değirmen.




Keşif gezisini bitirdikten sonra acıkan karnımızı doyurmanın vakti geldi ve grubu topladık. Yemek için yukardaki et lokantasına yola koyulduk. Yürürken lokantanın sahip olduğu kaz sürüsü bizi gürültürlü bir biçimde karşıladı. Ayrıca üstümüze de yürüdüler. :mrgreen: İyi bir motorcu doğayı ve hayvanları sever ve sevmelidir de.



Yemek siparişlerimizi verip çardak'a oturmaya geçiyoruz.


Biz yemeği beklerken yemeği bekleyen başka bir dostumuz daha vardı.


Yemeklerimizi yerken.

Yemek yediğimiz yerin çevresinden manzaralar


Tekrar keşif gezisine çıkıyor ve suyun geldiği vadiyi görmeye gidiyorum.

Vadi çevresinden kareler


Bu güzelim yere son bir defa baktıktan sonra Alman Köprüsüne doğru yola çıkıyoruz. Ağaçların arasında ince kıvrılarak uzanan bir yol. Çam kokusu ciğerlerimize doluyor. Sakin bir sürüşle manzaranın keyfini çıkarıyorum. Virajı döndükten sonra bir baktım bizim grup durmuş. Durumu sorduğumda Sertaç'ın motorunun benzininin bittiğini öğrendim. İşin ilginç yanı Sertaç'ta çok şaşkın çünkü full depo yola çıkmış ancak benzin kısa sürede bitmişti. Sanırım küçük hacim bir noktada pekte ekonomik olmuyor. İşte benzin durumuna üzülen Sertaç ve motoru

İşte eski usül kamyoncu el freni. Çok işe yarıyor :mrgreen:

Benzin takviyesi için Volkan hortum ve şişe almaya geri dönüyor bizde sohbet etmeye başlıyoruz.
Herkes hala şaşkın bu motor nasıl bu kadar yaktı diye? Motorun incelendiği an :mrgreen:

Bu arada ben ve kız arkadaşım çevrede keşif yapıyor bitkilere bakıyoruz. İşte meşe palamudu.

Buda yapraklarını döküp hüzünlenmiş bir ağaç.

Çevreden güzel bir manzara

Sonunda Volkan geldi ve Sertaç görev başına geçti. Görev Tanımı: Tüm motorlardan biraz benzin çekmek :mrgreen:

Benim motordan benzin çekerken beni güldürecek sözler ediyor. Aklınca çaktırmadan benzini daha fazla çekecek :mrgreen:


Tüm ekip Sertaç'ın durumunu incelerken :mrgreen: Sertaç bir taraftan çekiyor bir taraftanda içiyor :mrgreen:

İşte o mutlu an. Benzin koyuluyor.

Benzin takviye işi bittikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Alman köprüsüne vardığımızda bizi bir süpriz bekliyor. Tren köprü üzerinde yol sırası beklemekteydi. Bizde motorlarımızla yanaştık ve trenin geçmesini bekledik. Tren geçerken ki bir resmimiz

Tren geçişinden sonra Volkan hemen tepeye çıkıp motoruyla poz veriyor.

Oğuz gene muhteşem bir pozuyla karşımızda

Ekip tepelerde. Yemeğin verdiği enerjiden olsa gerek :mrgreen:

İşte Alman Köprüsü (Varda Köprüsü). 1912 yılında Almanlar tarafından yapılmıştır. Çok güzel bir mimarisi var. 210m uzunluk, 99m yükseklikte bir yapı.


Oğuz ve Ben


Oğuz ve Volkan

Gençlik coşuyor. İşte Tamer ve Berker

Köprüden manzara

İşte ekip köprü üstünde ayaklarını dinlendirirken

Köprü üstünde yürürken son dakika fark ettikleri; Köprü bacaklarını kontrol etmek için aşağıya doğru açılan bir giriş.

Kanı kaynayan gençlik dururmu son noktayı koyuyoruz ve aşağıya inmeye bir keşif ekibi gönderiyoruz. :mrgreen:
İlk inen Tamer

Ardından Berker ve en son Volkan. Volkan'ın inmesine yardımcı olan arkadaşlar :mrgreen:

İşte tüm keşif grubu görülmekte.


Köprü ile işimizi bitirip yola devame diyoruz ve köprünün uzaktan güzel göründüğü bir yerde duruyor ve resim çekiliyoruz.



Bu güzel manzarya son defa bakıp Adana'ya doğru stabilize bir yoldan yola koyuluyoruz. Yolda güzel manzaralı bür düzlükte durup fotoğraf çekiliyoruz. Ayrıca enerjiyi alan arkadaşlar şov yapmaya başlıyor.


Gruptan coşma anları. Tabi gerekli nasihatı alıyor ve yolu iki taraftan kontrol ederek bunu gerçekleştiriyoruz.
Cemil lastik yakarken.

Tekrar yola koyulup güzel manzara eşliğinde giderken can sıkıcı bir durum meydana geliyor. Sertaç'ın scooterının lastiği sabahtan beri yol aldığı stabilize yol yüzünden iyice yorulmuş ve sonunda patlamıştı. Yoldan geçen kişilerinde hep bagajlar dolu motoru götüremiyoruz. Yavaşça sürerek götürelim dedik. Karaisalı'na en yakın mesafe 10km. Yavaşça sürerek gittik ama malesef bir yerden sonra durduk ve yardım getirmesi için arkadaşları Karaisalı'ya gönderdi. Bir tüpçü kamyonu bulduk ve motoru yükleyip lastikçiye götürdük. Mesle orda anlaşıldı. Lastik'teki daha önceki bir yama yoğun stresten dolayı açılmış ve lastik patlamıştı. İşte lastikçiden görüntülerimiz.
Sertaç kendini kolaya verdi. İyi içiyor :mrgreen:

Akabinde bizde kola servisimizi alıyoruz.

Lastiği söküp baktığımızda kullanılamaz durumda olduğunu görüyor ve pazar günü scooter lastiği bulamayacağımızı bildiğimizden motoru lastikçiye emanet ediyoruz. (Sertaç Pazartesi günü yeni lastikle tamir ettirecek inşallah) Sertaç ve kız arkadaşını diğer motorlara alıp Adana'ya doğru tatlı bir serinlik eşliğinde yol alıyoruz. Son sohbetimizi yapıp evlerimize gidiyoruz.
Bu güzel geziye katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Daha güzel gezilerimizde görüşmek üzere.












