Yeni cezalar Hk.

Katılım
18 May 2025
Mesajlar
230
Motosikleti
Mondial Grumble
Bugün öğlen saatleri Bursa Atatürk caddesinde kamyonetle ilerliyorum, trafik sıkışık sayılır. Ancak C.tesi olması itibariyle insanlar diğer günlere göre çok çok fazla o mıntıkada.

Sağ olsun yayalar, alt geçitler varken direk ana caddeden karşıdan karşıya geçiyorlar bol bol.

Ben de gayet temkinli sürüyorum, trafik zaten arapsaçı, sağda büyük otobüsler var, önlerini göremiyorum, ordan ya da başka bir yerden biri fırlayıp da önüme atlamasın diye.

Sen dur dur, arkamdan upuzuuun bir korna. :)

Sarı renkli, küçük bir halk otobüsü, sonra sağa geçti, yanıma geldi, "Yürüsüne ulan, ne sallanıyorsun?" diye bağırdı bana, suratı sinirden kıpkırmızı olmuş. Sürüşümü beğenmemiş yani h. ağası. :)

Sinirlenmedim de güldüm bu sefer, elimi kaldırıp bileğimle sağ-sol yaptım elemana, "Manyak mısın kardeşim sen?" diye ben de gülerek lâf attım, sonra o durağa geçti, ben de yürüdüm gittim.

Yani ne yaparsan yap, her trafiğe çıkışımda illâ ki bir vukuat olacak, bunun gibi bir hanzo illâ ki bulaşacak, oluyor yani bana hep.

Ben de bu olaya sinirleniyorum. Trafik yayalar sayesinde Hint trafiğine dönüyor. Her yerden yola atlayanlar, kaldırımda değil yol kenarından yürüyenler bol. Isparta'nın tam merkezinde çarşının göbeğinde bir yol var 100 metre yaklaşık ve tam ortasında otobüs durakları var. Bu 100 metrelik yolun başında ve sonunda ışık var, yaya geçitleri var. Onu geçtim otobüs durağının arkasında alt geçit mevcut karşıya geçmek için. Ve belediye sağolsun o yolun tam ortasına yaya geçidi koymuş. Otobüs durağının önüne. Durakların önünde duran otobüslere rağmen, alt geçite rağmen, 40 metre ilerde ve altında iki adet ışık olmasına rağmen, bu konumun Isparta'nın tam merkezi olmasına en işlek yerlerinden olmasına rağmen yaya geçidi var. Lan zaten iki dakika ışık bekledim birazdan yine bekleyeceğim bir de o yayaların keyfini mi bekleyeceğim o kadar geçecek yer olmasına rağmen. Her seferinde de yola atlıyorlar ayar oluyorum zaten bekleyen otobüslerden dolayı kim çıkacak girecek belli olmuyor.
Ben yayalar geçmesin demiyorum ama orada yaya geçidi olması bok gibi bir şey. Şahsen de dikkat ediyorum ben yayalara yol veriyorum, yayayken yola atlamıyorum yaya geçitlerinden geçiyorum, trafiği yaya olarak da tehlikeye atmamaya çalışıyorum. Yaya karşıtı değilim yani
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,242
Motosikleti
Yok
Benim olayın vuku bulduğu Atatürk caddesi aşağıdaki fotoğraftaki gibi, 4, 5, yer yer 6 şeritli ve Bursa'nın en işlek caddelerinden biri, her daim vızır vızır denebilir. Otobüs durakları, dolmuş durakları, İpekböceği denilen tramvay yolu, vs vs. de cabası.

Artık bu 5-6 şeritli vızır vızır işleyen yolda karşıdan karşıya yaya olarak geçmek olmaz - çok tehlikeli, bunun için belediye sık aralıklarla bir çok alt geçit inşa ettirdi, oradan geçmeleri lâzım, sık sık belediyenin "Sayın yayalar can güvenliğiniz için alt geçitleri kullanınız" şeklinde tabelaları dikili.

Ama kimse umursamıyor, tek, çift, ya da sürü halinde (düğüncüler gibi) her an geçmeye çalışıyorlar.

Bu durumda da kötü bir şey olmasın diye insan ister istemez olağanüstü temkinli araç kullanmaya başlıyor, ama yukarıda anlattığım gibi bir hanzo çıkıyor ve sinirden kudurmuş şekilde sana atar yapıyor...

Artık bazen ne yapacağımı bilemez duruma düşüyorum trafikte araç kullanırken.

1272053-brsa-da-ataturk-caddesi-nde-korona-dezenfeksiyonu-yapildi-5e8339b5d5605.jpg
 
Katılım
18 May 2025
Mesajlar
230
Motosikleti
Mondial Grumble
Benim olayın vuku bulduğu Atatürk caddesi aşağıdaki fotoğraftaki gibi, 4, 5, yer yer 6 şeritli ve Bursa'nın en işlek caddelerinden biri, her daim vızır vızır denebilir. Otobüs durakları, dolmuş durakları, İpekböceği denilen tramvay yolu, vs vs. de cabası.

Artık bu 5-6 şeritli vızır vızır işleyen yolda karşıdan karşıya yaya olarak geçmek olmaz - çok tehlikeli, bunun için belediye sık aralıklarla bir çok alt geçit inşa ettirdi, oradan geçmeleri lâzım, sık sık belediyenin "Sayın yayalar can güvenliğiniz için alt geçitleri kullanınız" şeklinde tabelaları dikili.

Ama kimse umursamıyor, tek, çift, ya da sürü halinde (düğüncüler gibi) her an geçmeye çalışıyorlar.

Bu durumda da kötü bir şey olmasın diye insan ister istemez olağanüstü temkinli araç kullanmaya başlıyor, ama yukarıda anlattığım gibi bir hanzo çıkıyor ve sinirden kudurmuş şekilde sana atar yapıyor...

Artık bazen ne yapacağımı bilemez duruma düşüyorum trafikte araç kullanırken.

1272053-brsa-da-ataturk-caddesi-nde-korona-dezenfeksiyonu-yapildi-5e8339b5d5605.jpg
Gönül ister şöyle trafiği tehlikeye atan yayalara da ceza kesilse ama ne yapacaksın kafasına plaka takamayız. Eğitim önemli. Eninde sonunda biri vurduğunda anlarlar
 
Katılım
25 Eki 2022
Mesajlar
2,085
Motosikleti
Yamaha XSR700
Özellikle dur ihtarına uymama, plakasız kullanım, sahte plaka gibi durumlarda yazılan cezalar çok ciddi seviyelere çıkmış.
Bunları yapan beter olsun. Az bile.


Benim anlamadığım ses sistemi cezası. O zaman aynaya asılan süse de ceza yazsınlar. Ne kadar saçma. Arabada sadece ses sistemi var diye araba bağlamak nedir? Sesi açık gezerken yakala istediğini yap ama sırf arabada var diye bunları yapnak saçmalık.


Şu anda aç köpek gibi her yere saldırıyorlar. O yüzden dikkatli olun. Örnek;
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,205
Dayıcım sen henüz ülke sistemini çözememişsin.
Burada önce yasaklı olan şey satılır,sonra kullanan cezalandırılır.Bak şuraya dikkatini çekmek istiyorum; **kullanması kanunen yasak olan şey faturalı şekilde satılır**

Merak etme sen giderken, biz o yollardan dönüyorduk.

1 - Bir malın faturalı olması, o malı istediğin gibi kullanma hakkı vermez. APP plaka bastırırsın ister evinin duvarına asarsın, ister sırtına takar gezersin ama arabana takamazsın olay bu kadar basit. Öyle olmasa internet APP plaka basanların ilanı ile dolu, hiçbir devlet büyüğü görmüyor mu?

2 - Devlet bazı yasak şeylere bilerek göz yumar çünkü bu geleceğe yatırımdır. Para lazım olduğunda bunları nakde çevirir.

- Örnek: Orman arazisine ev yapmak yasaktır ama millet yapar, devlet ses çıkarmaz, niye çünkü zamanı gelince bir kanun çıkarır

2B kanunu (6831 sayılı Orman Kanunu 2/B maddesi), 31.12.1981 tarihinden önce bilimsel olarak orman vasfını yitirmiş hazine arazilerinin, kadastro ile orman sınırları dışına çıkarılarak fiili kullanıcılarına (hak sahiplerine) satılmasını düzenler. 6292 sayılı kanunla, bu arazilerin tapuları rayiç bedelin %70'i gibi indirimlerle kullanıcılara devredilebilmektedir

- Örnek: Kaçak yapılara göz yumar.

İmar barışı (imar affı), 31 Aralık 2017'den önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı inşa edilen yapıların, Yapı Kayıt Belgesi (YKB) alınarak yasallaştırılması, yıkım riskinin kaldırılması ve elektrik/su/doğalgaz bağlanmasını sağlayan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamındaki yasal düzenlemedir.

- Örnek: Belediye arsalarına ev yapmak yasaktır ama göz yumar.

3194 sayılı kanun'un geçici 16 ncı maddesi kapsamında ...


T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
https://webdosya.csb.gov.tr › edirne › menu › ima...


PDF

23 Nis 2020 — İmar Barışı kapsamında, mülkiyeti belediyeye ait olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınması ...
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Yahut şu ara insanların sosyal medyada en çok korktukları şey gördüğüm kadarıyla: APP plaka denilen şey, 140.000₺ galiba cezası.

Madem kanunlara bu kadar aykırı bir şeydi, bugüne kadar niçin işlem yapılmadı?

Yahut bu plakaları kim basıyorsa artık, onlardan göz altına alınan-tutuklanan yahut ticaretten men edilen falan oldu mu bugüne kadar?

Bu APP plakaları basmak, satmak, almak yasak değil, arabana takmadıktan sonra nereye takarsan tak.

Devlet arabana takma, takacağın plaka bu diyor.
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,242
Motosikleti
Yok
Bu APP plakaları basmak, satmak, almak yasak değil, arabana takmadıktan sonra nereye takarsan tak.

Devlet arabana takma, takacağın plaka bu diyor.
Anladım ağbi de, bu app plâkalar da vitrin süsü olabilecek bir şey değil ki? :)

Yani sence bu plâkaları ürettirip satın alanların yüzde kaçı arabasına takmak haricinde bir şeyde kullanıyor bunları? Hani "sahte para basabilirsin, ama bunu piyasada kullanmadığın sürece herhangi bir sıkıntı olmaz" demek gibi bir şey bu bence.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Ben de bu olaya sinirleniyorum. Trafik yayalar sayesinde Hint trafiğine dönüyor. Her yerden yola atlayanlar, kaldırımda değil yol kenarından yürüyenler bol. Isparta'nın tam merkezinde çarşının göbeğinde bir yol var 100 metre yaklaşık ve tam ortasında otobüs durakları var. Bu 100 metrelik yolun başında ve sonunda ışık var, yaya geçitleri var. Onu geçtim otobüs durağının arkasında alt geçit mevcut karşıya geçmek için. Ve belediye sağolsun o yolun tam ortasına yaya geçidi koymuş. Otobüs durağının önüne. Durakların önünde duran otobüslere rağmen, alt geçite rağmen, 40 metre ilerde ve altında iki adet ışık olmasına rağmen, bu konumun Isparta'nın tam merkezi olmasına en işlek yerlerinden olmasına rağmen yaya geçidi var. Lan zaten iki dakika ışık bekledim birazdan yine bekleyeceğim bir de o yayaların keyfini mi bekleyeceğim o kadar geçecek yer olmasına rağmen. Her seferinde de yola atlıyorlar ayar oluyorum zaten bekleyen otobüslerden dolayı kim çıkacak girecek belli olmuyor.
Ben yayalar geçmesin demiyorum ama orada yaya geçidi olması bok gibi bir şey. Şahsen de dikkat ediyorum ben yayalara yol veriyorum, yayayken yola atlamıyorum yaya geçitlerinden geçiyorum, trafiği yaya olarak da tehlikeye atmamaya çalışıyorum. Yaya karşıtı değilim yani
O yayaların keyfini bekleyeceksiniz. Her an önünüze yaya atlayabilecekmiş gibi hemen durabilecke hızlarda süreceksiniz. Özellikle şehir merkezleri yayaların. Motorlu araçlar son 150 yılın icadı. Yayaların hakkı olan bir şeyin gasbedilmesine karşı çıkmak lazım, araçlarımızdan indiğimizde hepimiz yayayız.
Şehir merkezlerinde trafik sıkışıyor, ne yapılsa çözülmez, buna karşı yapılacak en iyi şey şehir merkezlerine araçla girmeyi daha da zorlaştırmak, bu konuda orada belediye doğru olanı yapmış. Trafik sıkışık olursa daha az kişi eninde sonunda araçla gitmeyeyim der. Yönetimlerin görevi araçlar için trafiği açmak değil yayaların rahatını sağlamak.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Benim olayın vuku bulduğu Atatürk caddesi aşağıdaki fotoğraftaki gibi, 4, 5, yer yer 6 şeritli ve Bursa'nın en işlek caddelerinden biri, her daim vızır vızır denebilir. Otobüs durakları, dolmuş durakları, İpekböceği denilen tramvay yolu, vs vs. de cabası.

Artık bu 5-6 şeritli vızır vızır işleyen yolda karşıdan karşıya yaya olarak geçmek olmaz - çok tehlikeli, bunun için belediye sık aralıklarla bir çok alt geçit inşa ettirdi, oradan geçmeleri lâzım, sık sık belediyenin "Sayın yayalar can güvenliğiniz için alt geçitleri kullanınız" şeklinde tabelaları dikili.

Ama kimse umursamıyor, tek, çift, ya da sürü halinde (düğüncüler gibi) her an geçmeye çalışıyorlar.

Bu durumda da kötü bir şey olmasın diye insan ister istemez olağanüstü temkinli araç kullanmaya başlıyor, ama yukarıda anlattığım gibi bir hanzo çıkıyor ve sinirden kudurmuş şekilde sana atar yapıyor...

Artık bazen ne yapacağımı bilemez duruma düşüyorum trafikte araç kullanırken.

1272053-brsa-da-ataturk-caddesi-nde-korona-dezenfeksiyonu-yapildi-5e8339b5d5605.jpg
şimdi bırakın 80 yaşında dedeyi, normal sağlıklı bir insanın da yaya olarak en kısa mesafe ve düz yol varken altgeçit, üstgeçit vb. yöntemlerle sırf arabaların trafiği daha hızlı aksın diye yolunu uzatılması kabul edilecek bir şey değil, belediye de yanlış yapmış. Öncelik yayalarındır, hele kalabalık şehirlerin merkezlerinde zaten trafik her şekilde sıkışacak. Ben belediye olsam altgeçit-üstgeçit hepsini kaldırırdım, bunlar arabaların hızlı gidebilmesi için yapılmış yapay çözümler. Önemli olan arabalar hızlı gitmeyecek, yayalardan yer buldukları kadar gidecekler, işlerine gelmiyorsa şehrin en kalabalık merkezine girmeyecekler.
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Eyl 2025
Mesajlar
285
Motosikleti
Arora kasırga
Merak etme sen giderken, biz o yollardan dönüyorduk.

1 - Bir malın faturalı olması, o malı istediğin gibi kullanma hakkı vermez. APP plaka bastırırsın ister evinin duvarına asarsın, ister sırtına takar gezersin ama arabana takamazsın olay bu kadar basit. Öyle olmasa internet APP plaka basanların ilanı ile dolu, hiçbir devlet büyüğü görmüyor mu?

2 - Devlet bazı yasak şeylere bilerek göz yumar çünkü bu geleceğe yatırımdır. Para lazım olduğunda bunları nakde çevirir.

- Örnek: Orman arazisine ev yapmak yasaktır ama millet yapar, devlet ses çıkarmaz, niye çünkü zamanı gelince bir kanun çıkarır

2B kanunu (6831 sayılı Orman Kanunu 2/B maddesi), 31.12.1981 tarihinden önce bilimsel olarak orman vasfını yitirmiş hazine arazilerinin, kadastro ile orman sınırları dışına çıkarılarak fiili kullanıcılarına (hak sahiplerine) satılmasını düzenler. 6292 sayılı kanunla, bu arazilerin tapuları rayiç bedelin %70'i gibi indirimlerle kullanıcılara devredilebilmektedir

- Örnek: Kaçak yapılara göz yumar.

İmar barışı (imar affı), 31 Aralık 2017'den önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı inşa edilen yapıların, Yapı Kayıt Belgesi (YKB) alınarak yasallaştırılması, yıkım riskinin kaldırılması ve elektrik/su/doğalgaz bağlanmasını sağlayan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamındaki yasal düzenlemedir.

- Örnek: Belediye arsalarına ev yapmak yasaktır ama göz yumar.

3194 sayılı kanun'un geçici 16 ncı maddesi kapsamında ...


T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
https://webdosya.csb.gov.tr › edirne › menu › ima...


PDF

23 Nis 2020 — İmar Barışı kapsamında, mülkiyeti belediyeye ait olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınması ...
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:



Bu APP plakaları basmak, satmak, almak yasak değil, arabana takmadıktan sonra nereye takarsan tak.

Devlet arabana takma, takacağın plaka bu diyor.
Olaya ayıktıysan mesele yok
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
...
şimdi bırakın 80 yaşında dedeyi, normal sağlıklı bir insanın da yaya olarak en kısa mesafe ve düz yol varken altgeçit, üstgeçit vb. yöntemlerle sırf arabaların trafiği daha hızlı aksın diye yolunu uzatılması kabul edilecek bir şey değil, belediye de yanlış yapmış. Öncelik yayalarındır, hele kalabalık şehirlerin merkezlerinde zaten trafik her şekilde sıkışacak. Ben belediye olsam altgeçit-üstgeçit hepsini kaldırırdım, bunlar arabaların hızlı gidebilmesi için yapılmış yapay çözümler. Önemli olan arabalar hızlı gitmeyecek, yayalardan yer buldukları kadar gidecekler, işlerine gelmiyorsa şehrin en kalabalık merkezine girmeyecekler.
Yani arabaların şehir merkezine girmemesi hariç çözüm yok senin yazdığına. O da hakkaniyetli değil. Her yerde yayalar öncelikli olursa trafik kesinlikle işlemez.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,205
Anladım ağbi de, bu app plâkalar da vitrin süsü olabilecek bir şey değil ki? :)

Yani sence bu plâkaları ürettirip satın alanların yüzde kaçı arabasına takmak haricinde bir şeyde kullanıyor bunları? Hani "sahte para basabilirsin, ama bunu piyasada kullanmadığın sürece herhangi bir sıkıntı olmaz" demek gibi bir şey bu bence.
Plakayı arabana takmadıktan sonra bir değer ifade etmez, arabana takmadıktan sonra da devlet ona karışmaz çünkü herhangi bir anlamı yok.

Para sahte de olsa kandırma özelliğinden dolayı değer ifade eder. O yüzden ikisini aynı kefeye koyamazsın.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Yani arabaların şehir merkezine girmemesi hariç çözüm yok senin yazdığına. O da hakkaniyetli değil. Her yerde yayalar öncelikli olursa trafik kesinlikle işlemez.
Ben zaten hakkaniyetli demiyorum. Şehir denen şeyin icadından beridir yaya denen şey var. arabalar sonradan geldiler, dağdan gelip bağdakini kovmasınlar. Taraflıyım ben, yayaların tarafındayım. Artık koskoca uzmanlar çalıştıran belediyeler vb. de yayaların haklarını azaltmayacak şekilde çözüm bulsunlar buna. Çözüm yayaları metrelerce yeraltından ya da üstgeçitlerden dolaştırmak değil.
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,239
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Capon yabmış ağbi!
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Ben zaten hakkaniyetli demiyorum. Şehir denen şeyin icadından beridir yaya denen şey var. arabalar sonradan geldiler, dağdan gelip bağdakini kovmasınlar. Taraflıyım ben, yayaların tarafındayım. Artık koskoca uzmanlar çalıştıran belediyeler vb. de yayaların haklarını azaltmayacak şekilde çözüm bulsunlar buna. Çözüm yayaları metrelerce yeraltından ya da üstgeçitlerden dolaştırmak değil.
Şehirler eskiden olduğu gibi en fazla 30-40.000 kişinin yaşadığı surla çevrilmiş ufak yerler olsa amenna. Ama şu haliyle sistemde sıkıntı yok bence; oluru bu. Daha hakkım yenmiş gibi hissettiğim bir yere denk gelmedim.
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,239
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Hem kalın, hem de damarlı. 🤪
jrdhndh.jpg
 
Son düzenleme:
Katılım
6 Mar 2021
Mesajlar
1,403
Burada kural çiğneyip ceza alanları savunmuyorum. Her halde yanlış anladınız.

Burada cezaların yüksekliğini eleştiriyorum.

Aynı şeyi tekrar etmiş olmayayım, cezanın miktarını değil denetimi artırmak gerekir. Bunu da daha önceleri kamera olan trafik ışıklarında kırmızı ihlali olmuyor diye örneklendirmiştim.


Ne yapsın hükümet nereden kaynak bulsun . Vergiler , Cezalar , içki , sigara olmasa nereden ödenecek bu kadar faiz , garanti ücreti ?
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,205
Ne yapsın hükümet nereden kaynak bulsun . Vergiler , Cezalar , içki , sigara olmasa nereden ödenecek bu kadar faiz , garanti ücreti ?

Tekrar tekrar söylüyorum, vergiye karşı değilim, vergi devletin devamı için gerekli ve zorunlu.

Verginin miktarına ve harcandığı yere karşıyım, birinci itirazım bu, ikinci itirazım cezanın gelir kapısı olarak görülmesine karşıyım çünkü böyle olursa cezanın amacı ıslah etmekten çıkar.

Şimdi gelelim, miktarına niçin karşı olduğuma, İktidar her hata yaptığında hatasını vergi oranlarını artırmakla telafi ediyor. Her aklına geldiğinde oranlara üç beş ilave ediyor.

Sıra harcandığı yer onu da örnekle açıklayalım.

Devlet malı tutanın elinde kalıyor mesela Arınç ne dedi zamanı geldiğinde Ankara'yı parsel parsel nasıl sattığını açıklayacağım dedi. Kim bu Arınç hükümetin sözcüsü, satılan sonuçta kamu malı, kimse o günden, bu güne sesini çıkardı mı?

Al başka örnek Şehir üniversitesi, devlet araziyi bedelsiz olarak üniversiteye tahsis ediyor, Üniversite araziyi teminat olarak gösterip 2016 yılında Halkbank tan 300 milyon kredi alıyor. Devletin malını, devlete teminat gösterip borç alıyorlar, direksiyonda kim var Şehir üniversitesi kurucusu, başbakan Davutoğlu Ahmet, sonuç kredi ne oldu, inek içti, inek nerde dağa kaçtı, dağ nerde, yandı bitti kül oldu.

Al başka örnek dünya liderimize yakışır makam uçağı Boing 747 - 8 ne oldu bilen yok.

Al başka örnek Kiler holding Halkbank tan 100 milyon dolar kredi alıyor, ödeyemiyor, saphire avm ve rezistansları borca karşı bankaya veriliyor.
Halkbank satışa çıkarıyor kim alıyor bil bakalım Kiler holding. Kaç paraya tekrar alıyor 48 milyon dolara.

Bir kaç örnek verdim.

İşte ben bunların parasını vergi, ceza şeklinde ödemek istemiyorum.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Bugün parçacıya gittim yağ, balata spreyi v.s. almaya... Pazar günü ve saat erken olduğu için çevirme yoktu ama parçacılarda biraz fazla zaman geçirdim galiba ve dönerken bir baktım polisler tezgahı kurmuş geleni geçeni indiriyorlardı...

Tabi arkadaşla gittik yani artçım vardı, polisleri gördük ve başlangıçta herşey normal gibiydi ama arkadaş bir şeylere gülünce bende biraz dikkatli baktım ve polislerin rezillik çıkardıklarını gördüm. Yani standart olarak araçlardan ruhsat ve ehliyet istersin ve eksik yoksa yollarsın ama bu polisler arabaların bagajlarını kontrol ediyor ve teyplerine de bakıyorlardı.

Ses sistemi olup olmadığını kontrol ediyorlardı, yani arabada ses sistemi varsa ceza kesiyorlarmış, arkadaşla gülüyoruz ama sinirden gülüyoruz. Yani ben arabamın orjinal hoparlörlerini beğenmeyip onların yerine daha kaliteli ses veren hoparlör taktırdığım zaman ve orjinal hoparlörlerine ellememek için bu yeni hoparlörleri arka panzota taktırdığım zaman ceza yiyorum. halbuki ses şiddeti eskisine yakın ama daha kaliteli bir ses var fakat bu yasaklanmış ve ceza kesiyorlar. Benim haberim yoktu bundan, ben şahsen bunu yapan polisle kavga ederim, daha önce de polislerle papaz oldum ve motosikletimi bağlatmamıştım.

Şimdi bazıları "polisler emir kulu, işlerini yapıyorlar" gibi düşünebilir ama öyle bir şey yok, mesela ben askerdeyken emirlere çok defa uymadım ve şansımdan dolayı disiplin cezası almadım, hani polis olsam istifa edecem ama askerde istifa da edemiyorsun, askerlik uzuyor... Askerdeyken bazı komutanlarla yaşadıklarımı düşündüğümde aynı ahmak insanlar polis teşkilatında komiserlik yapıyordur ve nasıl kötü etkiye sahip olabileceklerini düşünebiliyorum.

Şu anda bazı polisler tayibin ülkeyi ahıra çevirmesinin faturasını halka kesmeye çalışıyor ve bunu yapmak zorunda değiller, kendilerine verilen emirlere karşı da bir kılıf bulabilirler ama işte saray uşakları polis teşkilatının içerisinde de var ve sıkıntıyı onlar çıkarıyordur.

Ben polis olsam bu emirlere uymam, yani uyuyormuş gibi milletin arabasına dümenden bakar yollarım, kimsenin hoparlörüne teybine bakmam ben, böyle ahmakça emir olmaz. Sonuçta ben halkın huzur ve güvenini sağlamak için, adaleti sağlamak için polis olurum, hükümet için halkı düdükleme amacıyla polis olmam ben ve saray için halkı düdükleyen polislerle de sorun yaşarız, herkes yaşamalı ve tepki göstermeli.
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,803
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
Bugün parçacıya gittim yağ, balata spreyi v.s. almaya... Pazar günü ve saat erken olduğu için çevirme yoktu ama parçacılarda biraz fazla zaman geçirdim galiba ve dönerken bir baktım polisler tezgahı kurmuş geleni geçeni indiriyorlardı...

Tabi arkadaşla gittik yani artçım vardı, polisleri gördük ve başlangıçta herşey normal gibiydi ama arkadaş bir şeylere gülünce bende biraz dikkatli baktım ve polislerin rezillik çıkardıklarını gördüm. Yani standart olarak araçlardan ruhsat ve ehliyet istersin ve eksik yoksa yollarsın ama bu polisler arabaların bagajlarını kontrol ediyor ve teyplerine de bakıyorlardı.

Ses sistemi olup olmadığını kontrol ediyorlardı, yani arabada ses sistemi varsa ceza kesiyorlarmış, arkadaşla gülüyoruz ama sinirden gülüyoruz. Yani ben arabamın orjinal hoparlörlerini beğenmeyip onların yerine daha kaliteli ses veren hoparlör taktırdığım zaman ve orjinal hoparlörlerine ellememek için bu yeni hoparlörleri arka panzota taktırdığım zaman ceza yiyorum. halbuki ses şiddeti eskisine yakın ama daha kaliteli bir ses var fakat bu yasaklanmış ve ceza kesiyorlar. Benim haberim yoktu bundan, ben şahsen bunu yapan polisle kavga ederim, daha önce de polislerle papaz oldum ve motosikletimi bağlatmamıştım.

Şimdi bazıları "polisler emir kulu, işlerini yapıyorlar" gibi düşünebilir ama öyle bir şey yok, mesela ben askerdeyken emirlere çok defa uymadım ve şansımdan dolayı disiplin cezası almadım, hani polis olsam istifa edecem ama askerde istifa da edemiyorsun, askerlik uzuyor... Askerdeyken bazı komutanlarla yaşadıklarımı düşündüğümde aynı ahmak insanlar polis teşkilatında komiserlik yapıyordur ve nasıl kötü etkiye sahip olabileceklerini düşünebiliyorum.

Şu anda bazı polisler tayibin ülkeyi ahıra çevirmesinin faturasını halka kesmeye çalışıyor ve bunu yapmak zorunda değiller, kendilerine verilen emirlere karşı da bir kılıf bulabilirler ama işte saray uşakları polis teşkilatının içerisinde de var ve sıkıntıyı onlar çıkarıyordur.

Ben polis olsam bu emirlere uymam, yani uyuyormuş gibi milletin arabasına dümenden bakar yollarım, kimsenin hoparlörüne teybine bakmam ben, böyle ahmakça emir olmaz. Sonuçta ben halkın huzur ve güvenini sağlamak için, adaleti sağlamak için polis olurum, hükümet için halkı düdükleme amacıyla polis olmam ben ve saray için halkı düdükleyen polislerle de sorun yaşarız, herkes yaşamalı ve tepki göstermeli.
bundan bi sene kadar önce motorumu servise götürdüğümde servisin önüne 2 ekip aracı geldi gelen geçen bütün motorları çevirdiler 1 tane bile arabaya bakmadılar
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,242
Motosikleti
Yok
Bugün parçacıya gittim yağ, balata spreyi v.s. almaya... Pazar günü ve saat erken olduğu için çevirme yoktu ama parçacılarda biraz fazla zaman geçirdim galiba ve dönerken bir baktım polisler tezgahı kurmuş geleni geçeni indiriyorlardı...

Tabi arkadaşla gittik yani artçım vardı, polisleri gördük ve başlangıçta herşey normal gibiydi ama arkadaş bir şeylere gülünce bende biraz dikkatli baktım ve polislerin rezillik çıkardıklarını gördüm. Yani standart olarak araçlardan ruhsat ve ehliyet istersin ve eksik yoksa yollarsın ama bu polisler arabaların bagajlarını kontrol ediyor ve teyplerine de bakıyorlardı.

Ses sistemi olup olmadığını kontrol ediyorlardı, yani arabada ses sistemi varsa ceza kesiyorlarmış, arkadaşla gülüyoruz ama sinirden gülüyoruz. Yani ben arabamın orjinal hoparlörlerini beğenmeyip onların yerine daha kaliteli ses veren hoparlör taktırdığım zaman ve orjinal hoparlörlerine ellememek için bu yeni hoparlörleri arka panzota taktırdığım zaman ceza yiyorum. halbuki ses şiddeti eskisine yakın ama daha kaliteli bir ses var fakat bu yasaklanmış ve ceza kesiyorlar. Benim haberim yoktu bundan, ben şahsen bunu yapan polisle kavga ederim, daha önce de polislerle papaz oldum ve motosikletimi bağlatmamıştım.

Şimdi bazıları "polisler emir kulu, işlerini yapıyorlar" gibi düşünebilir ama öyle bir şey yok, mesela ben askerdeyken emirlere çok defa uymadım ve şansımdan dolayı disiplin cezası almadım, hani polis olsam istifa edecem ama askerde istifa da edemiyorsun, askerlik uzuyor... Askerdeyken bazı komutanlarla yaşadıklarımı düşündüğümde aynı ahmak insanlar polis teşkilatında komiserlik yapıyordur ve nasıl kötü etkiye sahip olabileceklerini düşünebiliyorum.

Şu anda bazı polisler tayibin ülkeyi ahıra çevirmesinin faturasını halka kesmeye çalışıyor ve bunu yapmak zorunda değiller, kendilerine verilen emirlere karşı da bir kılıf bulabilirler ama işte saray uşakları polis teşkilatının içerisinde de var ve sıkıntıyı onlar çıkarıyordur.

Ben polis olsam bu emirlere uymam, yani uyuyormuş gibi milletin arabasına dümenden bakar yollarım, kimsenin hoparlörüne teybine bakmam ben, böyle ahmakça emir olmaz. Sonuçta ben halkın huzur ve güvenini sağlamak için, adaleti sağlamak için polis olurum, hükümet için halkı düdükleme amacıyla polis olmam ben ve saray için halkı düdükleyen polislerle de sorun yaşarız, herkes yaşamalı ve tepki göstermeli.
Diyorum ya, ben belki 40 senedir aşinayım bu otomobil ses sistemlerine.

Madem yasaktı, zararlıydı, uygun değildi vs., 40 sene bunların ithal edilip piyasada satılmasına niçin izin verildi?

Öyle ya otomobil için olan hoparlör, bas, amfilikatör, medya çalar, ekolayzır, vs.yi kimse alıp da evinde dinlemeyecek muhtemelen - ev için olan ses sistemleri çok farklı. Gayet belli ki bunlar otomobillerde kullanılacak.

Satılmasına nasıl izin verildi, ve ayrıca muayeneden nasıl geçebildi bu araçlar madem ağır kusur?

Bu işin alım-satımını yapan esnafların belki de ocağı söndü, bir ton borca girip mal aldılar belki ve şimdi ellerinde patladı muhtemelen.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst