- Katılım
- 21 Kas 2016
- Mesajlar
- 5,688
Farklı bir örnek vereyim..
bu Tuareg'lerin vites pedalı, enduro sürüşü için çok başarılı bir tasarıma sahip değil. Çok konforlu olacak şekilde oldukça dışa açılıyor, bırak 890 gibi rakiplerini, R1300 GS'ten bile daha kolay bulunuyor vites pedalı. Ama bunun bedeli, düşük süratli veya terse eğimli yerlerde düşünce, pedalı şasiye sabitleyen vida kırılabiliyor, pedal boşa düşüyor.
Şimdi burada 432 sayfa Aprilia'nın dandikliğinden bahsedebiliriz elbette, çok da eğlenceli olur. Bu da bir tercih, ama bırak bugünün Tenere'sini, üstünde bir tane kart olmayan eski XT ile "itchyboots"un pedal problemi yaşadığını gördük değil mi? Gerçek hayatta bunlar oluyor.
Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan rotasından bahsediyoruz. itchy de oralarda kırdı bu arada, neyse.
Ben motorda sürekli bir tane çelik zımba taşıyorum, kırılan vidaya iz yapıp onu tornavidayla çıkarabilmek için. Sonra da yanımda taşıdığım yedek vidayı takıp yoluma devam ediyorum.
Şimdi çok bir bok bildiğimi söylemiyorum da, bunu yapabiliyorum en azından.
Bir yanda ben varım, hayattan sıkılmışım Suud'a doğru gidiyorum.
Bir yandan da bu konu sahibi arkadaşın bahsettiği lastik basıncını bilmeyen arkadaş var.
Birlikte düştük güney Irak'ta.
?
Konu bu kadar basit.
Motosikletin teknik işlerinden anlamamak aşağılık bir durum değil. Bunu bilmeyenin utanmasına da gerek yok. Ama bu taraklarda hiç bezi olmayan birisi de abuk subuk bir risk alıyor bu işe kalkışırsa. Canı isterse yapar elbette kim karışacak.
*
TPM anlatacaksan ben çok kısa bir şey sorayım.
Neden arızi bakım denen şey yokmuş gibi yaklaşıyorsun?
Ha varsa, Güney Irak'ta düştüğünde hangi servisi veya kasko şirketini aramayı düşünüyorsun?
Bugün Roma'da kaza yapsam çekici vermiyor bana kasko şirketi. Roma Roma... Adam Suud'a gideceğim diyor..
bu Tuareg'lerin vites pedalı, enduro sürüşü için çok başarılı bir tasarıma sahip değil. Çok konforlu olacak şekilde oldukça dışa açılıyor, bırak 890 gibi rakiplerini, R1300 GS'ten bile daha kolay bulunuyor vites pedalı. Ama bunun bedeli, düşük süratli veya terse eğimli yerlerde düşünce, pedalı şasiye sabitleyen vida kırılabiliyor, pedal boşa düşüyor.
Şimdi burada 432 sayfa Aprilia'nın dandikliğinden bahsedebiliriz elbette, çok da eğlenceli olur. Bu da bir tercih, ama bırak bugünün Tenere'sini, üstünde bir tane kart olmayan eski XT ile "itchyboots"un pedal problemi yaşadığını gördük değil mi? Gerçek hayatta bunlar oluyor.
Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan rotasından bahsediyoruz. itchy de oralarda kırdı bu arada, neyse.
Ben motorda sürekli bir tane çelik zımba taşıyorum, kırılan vidaya iz yapıp onu tornavidayla çıkarabilmek için. Sonra da yanımda taşıdığım yedek vidayı takıp yoluma devam ediyorum.
Şimdi çok bir bok bildiğimi söylemiyorum da, bunu yapabiliyorum en azından.
Bir yanda ben varım, hayattan sıkılmışım Suud'a doğru gidiyorum.
Bir yandan da bu konu sahibi arkadaşın bahsettiği lastik basıncını bilmeyen arkadaş var.
Birlikte düştük güney Irak'ta.
?
Konu bu kadar basit.
Motosikletin teknik işlerinden anlamamak aşağılık bir durum değil. Bunu bilmeyenin utanmasına da gerek yok. Ama bu taraklarda hiç bezi olmayan birisi de abuk subuk bir risk alıyor bu işe kalkışırsa. Canı isterse yapar elbette kim karışacak.
*
TPM anlatacaksan ben çok kısa bir şey sorayım.
Neden arızi bakım denen şey yokmuş gibi yaklaşıyorsun?
Ha varsa, Güney Irak'ta düştüğünde hangi servisi veya kasko şirketini aramayı düşünüyorsun?
Bugün Roma'da kaza yapsam çekici vermiyor bana kasko şirketi. Roma Roma... Adam Suud'a gideceğim diyor..