Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bir şekilde 100 k bulduklarında patron oluyorlar, istedikleri saatte, istedikleri kadar çalışıyorlar, depo da iş beklerken makara yapmalarına kimse bir şey demiyor, istedikleri an yemek sepetinde, go ya oradan getire, olmadı mc Donalta vs zart diye geçebiliyorlar, sanaat, meslek öğrenmek için yıllarını harcamıyorlar,
İstisnalar dışın da taksicilik yapan rahatına düşkün adam hesap vermiyor kazandığını yiyor .
Uzun yol şoförleri öyle.
Kurye işi zor olabilir de diğer işler basit mi ?
Çoğu asgari ücretle çalışmaz(evet haklı geçim çok zor )
Bazı insanlar başın da kimse olmadan özgür çalışmayı tercih ediyor.
Taksicilikte zor bütün gün trafik.
Çöpçülükte zor.
Her meslek zor.
Her meslekte bir ton şerefsiz var.
Taksim yılların eğlence mekanları şuan batakhane.
Üniversiteye gelen genç kızlar az para kazanıp garson olmamak için akşamları eğlence mekanların da yedirdikleri içirdikleri üzerinden para kazanıyorlar kolay geliyor.
Bazı paralar normal işlerden daha kolay ve rahat geliyor bizim insanımıza.
Patron o demek değil abi, Kendi emeği ile çalışmaya devam ediyor. Patron sermaye sahibi olup elindeki para ile şirkete emek satın alan yani işleri başkasına yaptırana denir. Sınıfsal bir tanımdır yani. Kuryeler kendi adlarına çalışıyorlar diye sınıf atlamış olmuyorlar yani.
Haa, şu olur, 3-5 motor alıp maaşla çalışacak kurye işe alıp kurye-dağıtım şirketi kurup onları çalıştırırsa o zaman patron olur.
Patron o demek değil abi, Kendi emeği ile çalışmaya devam ediyor. Patron sermaye sahibi olup elindeki para ile şirkete emek satın alan yani işleri başkasına yaptırana denir. Sınıfsal bir tanımdır yani. Kuryeler kendi adlarına çalışıyorlar diye sınıf atlamış olmuyorlar yani.
Haa, şu olur, 3-5 motor alıp maaşla çalışacak kurye işe alıp kurye-dağıtım şirketi kurup onları çalıştırırsa o zaman patron olur.
Patron en dar anlamı ile işyeri sahibi veya kendi hesabına iş yapan kişi.
Bir üst segment işveren, işyeri sahibi olup, kendi adına iş yapıp başkalarına da iş veren, iş yaptıran.
İşçi, emekçi patron, işveren nam ve hesabına iş yapan.
Yani iş felsefe kısmına gelirse çok su kaldırır, söylediklerime ekleme çıkarma yapılabilir.
Sonuçta esnaf kuryelerde kendi sermayesi ile iş yapıyor, patron sayılır, yanında başkalarını da çalıştırırsa işveren kategorisine geçer diye düşünüyorum.
Patron en dar anlamı ile işyeri sahibi veya kendi hesabına iş yapan kişi.
Bir üst segment işveren, işyeri sahibi olup, kendi adına iş yapıp başkalarına da iş veren, iş yaptıran.
İşçi, emekçi patron, işveren nam ve hesabına iş yapan.
Yani iş felsefe kısmına gelirse çok su kaldırır, söylediklerime ekleme çıkarma yapılabilir.
Sonuçta esnaf kuryelerde kendi sermayesi ile iş yapıyor, patron sayılır, yanında başkalarını da çalıştırırsa işveren kategorisine geçer diye düşünüyorum.
Esnaf kurye olduğunuzda çalışma saatlerini seçtiğiniz doğru fakat çalışma saatleri (vardiyalar) kontejyanlı herkez sabah 10 akşam 8 çalışamaz.Bu çalışma saatlerini uygulama en çok seviyesi olandan en az seviyesi olana doğru seçtirmekte. Seviye ise sizin çalışma saatiniz attığınız paket paket reddettip etmediğinize göre değişiyor.Yani kısaca çalışmaz iseniz çalışacağınız saatleri siz seçemezsiniz kalanlarla çalışırsınız. Oda yeterli olmaz bir kurye ev geçindirmek için min 9 10 saat paket atmalı.Biz gençler daha az paketlede günü çıkarırız ama ev geçindiren biri en az bu saatlere yakın çalışmalı yoksa haftaya iş bulamaz.Yani sandığınız gibi esnaf kuryesin istediğin gibi çalışırsın patron sensin kağıt üstünde evet ama pratikte o iş öyle olmuyor.
Moto-kuryelerden aracını deli gibi kullanan, ters yönden giden, aradan geçemeyince tutup kaldırıma çıkarak motoru insanların üzerine süren çok görüyorum ben.
"Moto-kuryelerin işte hepsi böyledir" demek te olmaz tabii ama benim şahsi izlenimlerim böyle. Bana göre genel olarak motorcuların itibarını düşürüyor bu işi yapanlar.
Hiç bir önemi yok. Türk trafiğinde Meleke bile olsan adamın biri gene sana kurulur ve küfreder yada kavga edeceği varsa salça olur. Bizim toplumda trafik bir nevi deşarj olma yeri gibi herkes öfkesini atmaya müsait çıkıyor yola. Sizce son yıllarda arabacılar arasında bile olan hangi trafik kavgası normal. Ortada zaten marjinal bir durum var. O yüzden ben millet motorculara ne gözle bakıyor zerre takmıyorum çünkü adamlar arabacıları da sevmiyor bırak motorcuyu
Hiç bir önemi yok. Türk trafiğinde Meleke bile olsan adamın biri gene sana kurulur ve küfreder yada kavga edeceği varsa salça olur. Bizim toplumda trafik bir nevi deşarj olma yeri gibi herkes öfkesini atmaya müsait çıkıyor yola. Sizce son yıllarda arabacılar arasında bile olan hangi trafik kavgası normal. Ortada zaten marjinal bir durum var. O yüzden ben millet motorculara ne gözle bakıyor zerre takmıyorum çünkü adamlar arabacıları da sevmiyor bırak motorcuyu
Dediğiniz durumu, bu konuyu açtıktan sonra ben de fark ettim aslında, ama konuyu açmış bulundum.
Yani "itibar kaybı"nı sorguluyoruz bu konuda da, kime karşı bu itibar kaybı?
Konuyu açarken diğer sürücülerin tamamını kendim gibi zannetme yanlışına düştüm (kurallara harfiyen uymaya çalışan, bilinçli, saygılı bir sürücü olmaktır prensibim); ama sonra hatırladım ki bana göre zaten trafikteki toplam sürücülerin en fazla %10'u - %15'i kurallara uyuyor, saygılı sürüyor, diğerleri aday trafik teröristleri / trafik canavarları.
Dediğim gibi, konuyu açmış bulundum aceleyle, yapabilecek bir şey yok.
Burası sanal ortam, kimse senin nasıl çalıştığını, yazdığını bilemez, zaten umursamazda. Herkes seni gördüğü, okuduğu kadar bilir ve değerlendirir. Yazmak için müsait değilsen yazma, müsait olduğunda yazarsın.
Sen, ben öğretmenlik okuyorum dersen, herkes senden belirli bir seviyede anlama, okuma, yazma ve kendini ifade etmeni bekler, o yüzden sen herkesten daha dikkatli olmak zorundasın.
Bence mazeretin makbul değil, bu tarzın bende karşıdakine veya yaptığın işe önem vermediğini ve saygı duymadığın izlenimi uyandırır.
Esnaf kurye olduğunuzda çalışma saatlerini seçtiğiniz doğru fakat çalışma saatleri (vardiyalar) kontejyanlı herkez sabah 10 akşam 8 çalışamaz.Bu çalışma saatlerini uygulama en çok seviyesi olandan en az seviyesi olana doğru seçtirmekte. Seviye ise sizin çalışma saatiniz attığınız paket paket reddettip etmediğinize göre değişiyor.Yani kısaca çalışmaz iseniz çalışacağınız saatleri siz seçemezsiniz kalanlarla çalışırsınız. Oda yeterli olmaz bir kurye ev geçindirmek için min 9 10 saat paket atmalı.Biz gençler daha az paketlede günü çıkarırız ama ev geçindiren biri en az bu saatlere yakın çalışmalı yoksa haftaya iş bulamaz.Yani sandığınız gibi esnaf kuryesin istediğin gibi çalışırsın patron sensin kağıt üstünde evet ama pratikte o iş öyle olmuyor.
Sırf muhalefet etmiş olmak için yazmayın. Hadi yazıyorsun, bari örnek verdiğin şeyi bir oku ne diyor de, sen kendin okumamışsın ki, ya da okumuş anlamamışsın.
Tiyo veriyorum, sadece 1. ile başlayan cümleyi okuman yeter, fazla okursan kafan karışabilir.
...
Sırf muhalefet etmiş olmak için yazmayın. Hadi yazıyorsun, bari örnek verdiğin şeyi bir oku ne diyor de, sen kendin okumamışsın ki, ya da okumuş anlamamışsın.
Tiyo veriyorum, sadece 1. ile başlayan cümleyi okuman yeter, fazla okursan kafan karışabilir.
Okudum okudum. İşyeri sahibi diyor, ama o işyerinde sadece kendisi çalışıyorsa ona patron denmez diye anlatmaya çalışıyorum. Kendi kendine mi patron diyecek? Birinin ona patron demesi lazım, kapiş? O sebeple esnaf kurye veya çalışanı olmayan herhangi bir esnafa patron denmez.
Okudum okudum. İşyeri sahibi diyor, ama o işyerinde sadece kendisi çalışıyorsa ona patron denmez diye anlatmaya çalışıyorum. Kendi kendine mi patron diyecek? Birinin ona patron demesi lazım, kapiş? O sebeple esnaf kurye veya çalışanı olmayan herhangi bir esnafa patron denmez.
Toplumdaki algı bu yönde evet.
Motorcu değil misiniz,hepiniz aynı. Zırt diye her yerden çıkıyonuz falan filan...
Bunlar duymaya alışkın olduğumuz argümanlar.
Tabi bir de kurye penceresinden bakmak lazım.
Adam akşama kadar 25-30 paket atmak için kendini parçalıyor.
Parçalamak zorunda,çünkü ;
Muhasebe+bağkur+motor taksidi gibi sallanamayacak sabit giderlerle sabahleyin işe başlıyor.
Ayda 100 bin kazaniyorlar gibi bı hurafe de yayılmış ki,bundan dolayı da bileniyorlar.
Ayda 100 bin kazanan adamın 300 bin Bağ-Kur borcu olur mu diye mantıklı düşünse hiç bu söylemlere de kalkışmaz.