Bence markaların neo-liberal ajandayla ilerlemeleri daha doğru bir sorumlu işaret eder gibi.
Daha fazla kar elde etmek dışında bir tane amacı var mı günümüzde firmaların?
Emisyon sınırlamalarının gerçek çevre katliamını gizlemek ve işi tüketiciye yıkmak için abartıldığı kısmına itirazım yok. Ama motorların bozulma sebebi bu regülasyonlara uymaya çalışırken takla atmaları falan değil. Daha fazla kar elde edebilmek için işi sürekli daha ucuza mal etmeye çalışmak. Çarkın içerisinde olan birisine çok normal gelen bu davranış günün sonunda her şeyin daha kalitesiz hale gelmesinden başka bir sonuç doğurmuyor. Marş rölesinin emisyonlarla ne işi olabilir mesela? =) Shad'dan vazgeçip buldukları çinli tedarikçi nedeniyle 1,5 sene yan çanta satamayan R1300'ten bahsediyoruz =)
Marş rölesinin emisyonlarla ilişkisi şöyle esasında, siz zaten kâr kısmından bahsettiniz, katılıyorum. Firmanın, örnek R1300'ten kâr beklentisi ise elbette bir önceki modelden çok daha yüksek olacak. Fakat rekabet edebilmek için de satış fiyatının önceki modelden veya rakiplerinden çokta yüksek olmaması gerek, bildiğimiz şeyler. Bu denkleme birde Euro 5+ girince, katalizörler, sensörler, ECU, motor, arge maliyetleri vs derken, önceki modelde bu bileşenlere 1 birim para harcadılarsa şuan 3-5 birim harcamak zorunda kaldılar. "Biz artık çevreyi düşünüyoruz" safsatası ise onların arkasına sığındığı iki yüzlü bir bahane oldu.
E şimdi firma kârından asla vazgeçmez, ben bir binici olarak R1250 örnek $10000 iken, R1300'e $14000 para hayatta vermem. Dolayısıyla bir maliyet baskısı oluşuyor. Euro 5+'ın açtığı maliyetleri nerden kısacak, kârından asla, daha ucuza mal edebileceği başka ne bulursa elbette. Sonucunda da paslanan şaşi kaynakları, kağıt gibi grenajlar, bozulan elektronikler vs.
Elbette Euro 5+ bu denklemin tek suçlusu değil. Pandemi sonrası tedarik krizlerinden dolayı firmalar felsefe değiştirdi. Artık odakları "iyi" ürün değil, "iyiye yakın" bir ürün. Biliyorsunuz, özellikle son 5-6 yıldır satın aldığımız herşey, kıyafetten elektronik ürünlere, yazılımdan otomotive, hiç bir ürün artık "bitmiş ürün" değil. Hata ve sorunlarla dolu, yarım yamalak.
Tüketici olarak bizde panzehir geliştirmeliyiz elbette. İhtiyacın yoksa tüketme, elindeki mala sahip çık, illa son çıkan ürünü almak zorunda değilsin, hevesini dizginle, tüketeceksen de ilk versiyonlardan uzak dur v.s. v.s.

Fakat bunu söylemesi kolay elbette, öz eleştiri olarak çoğu zaman bende "şu hayata bir kez geliyoruz" diyorum ve varsa eğer basıyorum parayı. Çiğerimize kadar işlemiş, altın kaplama kapitalizm çarkı da böylelikle dönmüş oluyor
