Zafer Akçay hocanın da bir kaç defa "Çok zorunlu değilseniz, gece motor sürmeyin" dediğini hatırlıyorum.
Ayrıca, "Motosiklete biniyorsanız (full) ekipman giyin. (Full) ekipman giyinmiyorsanız motora da binmeyin" dediğini de hatırlıyorum ki, bu konudaki rahmetli olan arkadaşın bir kaç videosuna daha şöyle bir bakmıştım hızlıca, onlarda da kask dahi takmadan sürüyordu motoru.
Ben de, "Gecenin şerri, sabahın hayrı" lâfını sevenlerdenim. Sadece trafik değil, gece yayan dahi dolaşmaktan pek hazzetmem. Her türlü bela gece daha çok artıyor sanki bana göre.
Trafikte gece konusunda ise, yine çok mecbur değilsem hiç bir araçla gece trafiğe çıkmak istemem.
Bana göre, dünyamızın yaklaşık 1.300.000 katı (bir milyon üç yüz bin) büyüklükteki güneşin dünyanın her tarafını pırıl pırıl aydınlatmasıyla, araç farlarının ve yol lambalarının cılız şekilde aydınlatması pek mukayese edilemez.
"Görmek ve görülmek" - benim için en önemli şeylerin başındadır trafikte.
Ayrıca gece alkol olayı haliyle çok daha fazlalaşıyor, ne bileyim bana göre sanki gündüzden daha fazla maganda/apaçi tayfası trafikte oluyor, gündüz saatlerine göre muhtemelen pek çok sürücü zihnen ve bedenen daha yorgun oluyor, vs. gibi işte.
Belirttiğim gibi, "Sabahın hayrı, gecenin şerri" benim için.