Motosiklette Ellerim Neden Uyuşuyor ?

Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,220
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Hatta calisma diyorki , profesyonel motocrossculardaki ellerde uyusma amatörlere göre daha kisa sürede olusuyor. Yani daha cok hoplayan ziplayanda , dolayisi ile gidona sarilanda uyusma daha erken geliyor.

Daha da Türkcesi

Eger motocross yapiyorsan , yani gidona sarilmak zorundaysan, ne yaparsan yap o titresimi yiyeceksin ve ellerin uyusacak. Gidonu degistirmen ilave parcalar sönümleyiciler takman sonucu degistirmeyecek.

Konun basindan beri anlatmaya calistigim sey bu .

Sebep titresim degil , o sadece tetikleyici. Eger sen gidonu bir motocross binicisi gibi siki siki yakalarsan elektrikli motosiklette dahi ellerinin uyusmasi kacinilmazdir.

Ilgili bilimsel calismaya ait makalenin linki asagidadir.

https://www.researchgate.net/publication/342205910_Hand-arm_vibration_in_motocrossmeasurement_and_mitigation_actions
İyi de Okan hoca, bu makalenin herhangi bir yerinde "motocross sürücülerinin gidonu sıkı sıkıya tuttukları için ellerinin uyuştuğunu" belirtilen bir ifade yok ki. Bu çıkarımı siz yapmışsınız :)

Makale özet olarak 2 farklı motosiklette KTM EXC 350 F ve Honda 450 CRF iki farklı motosiklet sürücüsü tipinin (amatör ve profesyonel) kullanım şartlarına göre titreşimin etkilerini irdelemiş. (KTM EXC 350 F driven by an amateur driver; the second is a Honda 450 CRF cross driven by a professional driver). Hatta burada 2 farklı pist ve trafik koşulunda, 2 farklı test yapılmış (Motorcycle 2 was tested in two different sessions characterized by different track and traffic conditions). Ama hiç bir yerde "gidonu ne denli sıkı tutup tutmadıklarına yönelik bir test veya atıfta" bulunulmamış. Bu çıkarımınızı bu makalede nereden yaptığınızı merak ediyorum.

Bu makalede daha çok titreşimin (yatay-dikey-yanal-ön arka) yol şartlarından mı yoksa motosiklet şartlarından mı kaynaklandığı test edilmiş. Gidon bileşenlerinin ve titreşim önleyicilerinin seçimi de sürücülere bırakılmış. "To select which handlebar components would be tested, the two motocross riders were asked to suggest readily available commercial components which, to their knowledge, incorpo-rate some form or anti-vibration features/materials. The riders identified 3 handlebars and 4 steering plates, and the parts were chosen accordingly." Ayrıca 10 farklı gönüllü, 20 farklı gidon kombinasyonunu test etmiş. "Ten volunteers tested all the 20 plate-handlebar combinations"
Burada hiç bir yerde sürücülerin gidonu tutma becerileri veya oturuş pozisyonları ile ilgili veri yok. Test sonuçları daha çok titreşime maruz kalma süresi, pist koşulları ve motosiklet üzerine eklenen konfor bileşenleri üzerinden değerlendirilmiş.

"The time histories of the vibration measured during the track tests are shown in figure 5.The vibration levels (weighted and unweighted) measured in the different experimental sessions along the three axes are summarized in table I. Results show that after 1 hour of activ-ity, the exposure is systematically larger than the EAV (2.5 m/s2). In the most critical situation (Motorcycle 2, session S3), the limit value is reached after 0.9 h (54 minutes), thus indicating that the continuous exposure to hand-arm vibra-tion might lead to the set of disorders indicated as HAVS."
"The substantial equivalence between all the tested solutions is confirmed by the questionnaires’ result, as the differences between the average discomfort (dp,h) for each combination of plate p and handlebar h (shown in figure 8) are small in comparison with the data dispersion. The plot shows that the Plate A and handlebar 2 was the combination which had the lowest mean discomfort. In this configuration, the measured vibration is 11.7 m/s². The configurations that lead to the highest discomfort are the combinations of plate Cv with handlebars 1r and 3; in these configurations the vibration levels were 11.9 and 11.8 m/s² respectively"

Hatta burada özellikle motocross sürücülerinin maruz kaldığı yüksek orandaki gidon titreşiminin sürücülerde kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabileceği belirtilmiş. "These frequencies, according to the current scien-tific literature (Bovenzi 1998, Hangberg 2002), may lead to musculoskeletal disorders."

Sonuç olarak da diyor ki; siz hangi gidon, titreşim önleyici plaka, konfor bileşeni vs. kombinasyonu kullanırsanız kullanın, motocross sürücülerinin titreşime maruz kalması ciddi olarak izlenmesi gereken bir durumdur.

"The different handle-bars mounts are not effective in the reduction of vibration. The proposed methods for reducing the vibration increase the exposure at high frequencies, thus increasing the risk of HAVS. Results presented in this work suggest that the vibra-tion exposure of motocross drivers should be monitored and that almost all the combinations of handlebars and steering plates are equivalent from a comfort point of view"

Kısaca Okan Hocam,

Güzel çalışma, ancak sizin söylediğinizi teyit eden bir çalışma değil :) Kendi söylediğinizi destekleyecek bir şeyler arıyorsunuz belli de, burada biraz okuma yazma bilen birilerinin olduğunu da dikkate alın lütfen. Bence artık zorlamayın...

Evet, bir motosiklet eğitimi öncelikle motosiklete oturuş ve gidonu tutuş öğretisiyle başlar, bu çok ciddi bir konudur, genelde ihmal edilir, çok büyük oranda yanlış yapılır, vs. tamam da, iddianızın hiç bir literatürde yeri yok...

Ama bir yandan da iyi oldu aslında bu konu, belki de farkında olmadığımız birçok şey yazıldı, literatür paylaşıldı, yeni şeyler öğrenildi...

Forumun asıl buna ihtiyacı var...
 
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
4,151
Motosikleti
BMW K1200GT , BMW S1000XR M Sport
İyi de Okan hoca, bu makalenin herhangi bir yerinde "motocross sürücülerinin gidonu sıkı sıkıya tuttukları için ellerinin uyuştuğunu" belirtilen bir ifade yok ki. Bu çıkarımı siz yapmışsınız :)

Makale özet olarak 2 farklı motosiklette KTM EXC 350 F ve Honda 450 CRF iki farklı motosiklet sürücüsü tipinin (amatör ve profesyonel) kullanım şartlarına göre titreşimin etkilerini irdelemiş. (KTM EXC 350 F driven by an amateur driver; the second is a Honda 450 CRF cross driven by a professional driver). Hatta burada 2 farklı pist ve trafik koşulunda, 2 farklı test yapılmış (Motorcycle 2 was tested in two different sessions characterized by different track and traffic conditions). Ama hiç bir yerde "gidonu ne denli sıkı tutup tutmadıklarına yönelik bir test veya atıfta" bulunulmamış. Bu çıkarımınızı bu makalede nereden yaptığınızı merak ediyorum.

Bu makalede daha çok titreşimin (yatay-dikey-yanal-ön arka) yol şartlarından mı yoksa motosiklet şartlarından mı kaynaklandığı test edilmiş. Gidon bileşenlerinin ve titreşim önleyicilerinin seçimi de sürücülere bırakılmış. "To select which handlebar components would be tested, the two motocross riders were asked to suggest readily available commercial components which, to their knowledge, incorpo-rate some form or anti-vibration features/materials. The riders identified 3 handlebars and 4 steering plates, and the parts were chosen accordingly." Ayrıca 10 farklı gönüllü, 20 farklı gidon kombinasyonunu test etmiş. "Ten volunteers tested all the 20 plate-handlebar combinations"
Burada hiç bir yerde sürücülerin gidonu tutma becerileri veya oturuş pozisyonları ile ilgili veri yok. Test sonuçları daha çok titreşime maruz kalma süresi, pist koşulları ve motosiklet üzerine eklenen konfor bileşenleri üzerinden değerlendirilmiş.

"The time histories of the vibration measured during the track tests are shown in figure 5.The vibration levels (weighted and unweighted) measured in the different experimental sessions along the three axes are summarized in table I. Results show that after 1 hour of activ-ity, the exposure is systematically larger than the EAV (2.5 m/s2). In the most critical situation (Motorcycle 2, session S3), the limit value is reached after 0.9 h (54 minutes), thus indicating that the continuous exposure to hand-arm vibra-tion might lead to the set of disorders indicated as HAVS."
"The substantial equivalence between all the tested solutions is confirmed by the questionnaires’ result, as the differences between the average discomfort (dp,h) for each combination of plate p and handlebar h (shown in figure 8) are small in comparison with the data dispersion. The plot shows that the Plate A and handlebar 2 was the combination which had the lowest mean discomfort. In this configuration, the measured vibration is 11.7 m/s². The configurations that lead to the highest discomfort are the combinations of plate Cv with handlebars 1r and 3; in these configurations the vibration levels were 11.9 and 11.8 m/s² respectively"

Hatta burada özellikle motocross sürücülerinin maruz kaldığı yüksek orandaki gidon titreşiminin sürücülerde kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabileceği belirtilmiş. "These frequencies, according to the current scien-tific literature (Bovenzi 1998, Hangberg 2002), may lead to musculoskeletal disorders."

Sonuç olarak da diyor ki; siz hangi gidon, titreşim önleyici plaka, konfor bileşeni vs. kombinasyonu kullanırsanız kullanın, motocross sürücülerinin titreşime maruz kalması ciddi olarak izlenmesi gereken bir durumdur.

"The different handle-bars mounts are not effective in the reduction of vibration. The proposed methods for reducing the vibration increase the exposure at high frequencies, thus increasing the risk of HAVS. Results presented in this work suggest that the vibra-tion exposure of motocross drivers should be monitored and that almost all the combinations of handlebars and steering plates are equivalent from a comfort point of view"

Kısaca Okan Hocam,

Güzel çalışma, ancak sizin söylediğinizi teyit eden bir çalışma değil :) Kendi söylediğinizi destekleyecek bir şeyler arıyorsunuz belli de, burada biraz okuma yazma bilen birilerinin olduğunu da dikkate alın lütfen. Bence artık zorlamayın...

Evet, bir motosiklet eğitimi öncelikle motosiklete oturuş ve gidonu tutuş öğretisiyle başlar, bu çok ciddi bir konudur, genelde ihmal edilir, çok büyük oranda yanlış yapılır, vs. tamam da, iddianızın hiç bir literatürde yeri yok...

Ama bir yandan da iyi oldu aslında bu konu, belki de farkında olmadığımız birçok şey yazıldı, literatür paylaşıldı, yeni şeyler öğrenildi...

Forumun asıl buna ihtiyacı var...

Motocross yaparken, ayakta ve arazide hoplayip ziplarken gidonu sikica tutmamak mümkünse sen haklisin , ben cikarim yapiyorumdur.

Makalenin basligi titresimin ön kol ve ellerdeki etkilerini inceliyor. Motocross da gidonu siki tutmamak diye bir secenek olmadigi icin böyle bir ibareye rastlamamis olabilirsin.

Arndiol e de söyledigim gibi siz haklisiniz ben yanlisim .

Tatmin oldunuz mu ;)
 
Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,220
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Motocross yaparken, ayakta ve arazide hoplayip ziplarken gidonu sikica tutmamak mümkünse sen haklisin , ben cikarim yapiyorumdur.

Makalenin basligi titresimin ön kol ve ellerdeki etkilerini inceliyor. Motocross da gidonu siki tutmamak diye bir secenek olmadigi icin böyle bir ibareye rastlamamis olabilirsin.

Arndiol e de söyledigim gibi siz haklisiniz ben yanlisim .

Tatmin oldunuz mu ;)
Sevgili hocam sizi ilgiyle takip ederim. Eğitimci kimliğinize de saygı duyarım. Ancak bu konuda alınganlık
yaparak, meseleyi kişiselleştirdiğinizi görüyorum. Verdiğiniz literatürde yazmayan bir şeyi -kendi
deneyiminize göre- iddianıza payanda ettiğinizin siz de farkında olmalısınız. Makale başka bir şeyi
test etmiş, siz başka bir şey söylüyorsunuz. Orada sizin söylediğinizi destekleyen bir şey yok.

Hatta bakın araştırma, titreşimin hem zeminden hem motosikletten geldiği koşul ile (motocross),
baskın titreşimin motosikletten geldiği Enduro sürüş koşulları için bile farklı sonuçlar elde edildiğini
söylüyor. Yani sonucun, motocross'ta gidonun sıkı sıkıya tutulmasıyla hiç ilgisi yok.

"The structural handlebar and plate characteristics can be optimized following the approach
described by Saggin et al. (2012). Preliminary results evidenced that in the case of motocross,
where the vibration coming both from the ground and the engine is relevant, the anti-vibration
solu-tions proposed by different manufacturers are equiva-lent. The situation might be different
for enduro riders, where the dominant vibration is the one coming from the engine.
In this case,
the presence of compliant elements in the handlebar paired with the dominant tonal component in
the vibration spectrum (constant engine regime) could improve the performances of handlebars and
steering plates that incorporate soft elements with respect to the rigid ones. This consideration,
although reasonable, has to be exper-imentally validated and could be the topic of forthcoming
studies"


Yapmayın yani, her şey yazılı. Hem de sizin verdiğiniz örnekte...

Önemli olan kimin haklı/haksız olduğundan çok, tartışmaya açtığınız konunun literatürdeki ve
pratikteki yeri. Aslında gayet iyi bir noktaya değindiğinizi ve bu konunun tartışılmasından (ve
öğrenilmesinden) memnun olduğumu da yazdım. Söyledikleriniz kısmen doğru zaten, buna kimse
itiraz etmiyor, sorun sizin iddianızın bütünüyle bir gerçeği reddetmesi üzerine şekilleniyor.

Neyse ben gerçekten keyif aldım. Durduk yere bir sürü de zaman harcadım. Ama memnunum,
bilesiniz...
 
Katılım
22 Ara 2006
Mesajlar
842
Motosikleti
2022-SYM Jet 14 200 + 2011-KLX250 + 2015-KTM Duke 200(arızalı yatış)
Herkes motoruna uygun ağırlık topuzu taksın. ÇanÇinÇon eloksal aluminyum süslerden bahsetmiyorum.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Herkes motoruna uygun ağırlık topuzu taksın. ÇanÇinÇon eloksal aluminyum süslerden bahsetmiyorum. demiştim ya dayanamadım uzunca yazdım.

Bu iş üzerine akademik bir eğitimim yok, o yüzden terminolojide / jargonda hatalarım olabilir. Ama titreşime zamanında kafayı takmış biri olarak kendi motorlarıma ve kendi motorum gibi bindiğim bir çok motora muhakkak gidon topuzu taktım ya da üzerlerindekini kontrol ederek kullandım. Yaklaşık 42 yıldır bisiklet ve 34 yıllık motor macerası el sinirlerimi çok yordu. Buna arazideki el üzeri düşüşler, mekanik işler yaparken zorlanmaları da eklersek; bilinçlenene kadar elleri bayağı yıpratmışız.

Gidon Topuz Ağırlığı Ne İşe Yarıyor:
Motosiklet çalışırken, gidon rezonans yayan bir mekanik sistem oluşturur. Yani, gidonlar belirli bir frekansta titreşme eğilimindedir. Bu frekans, motosikletin karakteristik frekans aralığının herhangi bir bileşeni ise, gidonlar ellerinizi rahatsız edecek şekilde sallanmaya başlar. Motosikletiniz makine kaynaklı bir titreşime sahipse titreşimi yoketmeye değil azaltmaya uğraşın; titreşim için en büyük kaynak kranktır. Benim KTM LC4 örneğinde; krankta counter-balance / karşıt-ağırlık sistemi yoktu. Krankın kendisi de 6000-8000 devir arası balanslanmıştı... Şehirde ya da gezide sürekli bu devir aralığında gidemeyeceğimize göre; Bu krankı daha geniş aralıkta balanslayan 1-2 manyak çıkmış ama kimse o parayı harcamak istememiş.

İhtiyacınız olan ağırlığın ne olduğunu bilmek, ancak deneme yanılma yoluyla çözebileceğiniz bir rakamsal değerdir. Motosiklet gidonlarının rezonansı üzerine herhangi bir araştırma yapmadım, ancak titreşim konusunu 90larda kafaya taktığımdan, bunun tahmin edilebilir bir cevabı olmadığını söylemem lazım. Bir motosiklet için hangi ağırlığın gerekli olduğuna dair mantıklı bir hesaplama yapabilmek için çok fazla değişken var. Zaten bunları hesaplayabilecek olsam ohooo :D Bununla birlikte, mevcut gidonunuzdan daha ağır veya daha hafif bir ağırlık kullanmanız gerekip gerekmediği konusunda yol gösterici olabilecek birkaç temel not;

* Gidon uç ağırlıkları aslında titreşimi sönümlemez. Sadece gidonların rezonans frekansını değiştirirler. Rezonans frekansı, bir cismin hareket ettirildiğinde "çınladığı" frekanstır. Bir çelik boruya çekiçle vurduğunuzda ve borunun bir ucundan dinlediğinizde, rezonans frekans spektrumunun duyulabilir kısmını duyarsınız. "Temel" frekans en düşük notadır. Gidonlarda bu, gidonların "sallantısı" ile oluşan frekanstır. Bu temel frekans genellikle en güçlü frekanstır, dolayısıyla ilk tepki veren frekanstır.

Gidon uçlarına takılan ağırlıklar, rezonans frekansını motorun ürettiği frekanslardan uzaklaştırarak daha düşük bir frekansa kaydırarak titreşimi azaltır. Bu, aynı gerilim altında daha ağır bir gitar telinin daha hafif bir telden daha düşük ses çıkarmasının aynı nedeni ile gerçekleşir.

Bir ağırlığın titreşimi bu şekilde azaltmadaki etkinliği, ağırlık gidon merkezine yaklaştıkça sıfıra indiği için, mümkün olduğunca ağırlığı gidon uçlarının dışında tutmak önemli bir noktadır. Tüm ağırlık, en etkili olduğu yerde, yani gidon uçlarına yakın bölgede yoğunlaşmıştır. Gidonların tamamından geçen çözümlerdeki gibi ölü ağırlık yoktur. Rezonansı aşağıya çekerek, genellikle motor frekansından daha da uzaklaştırır ve bu da gidonlardaki titreşim birikimini önemli ölçüde azaltır.

Bunu atalet açısından da ele alabiliriz. Ağırlıkları gidon uçlarına sağlam bir şekilde monte ederek, gidon uçları büyük bir atalet kazanır, bu da hızlarını değiştirmeye çok daha isteksiz oldukları anlamına gelir. Çırpınma hareketi, gidon uçlarının hızlı bir şekilde bu yöne ve o yöne doğru ivmelenmesini içerdiğinden, uçlardaki herhangi bir ağırlık bu hareketi azaltır.

Rezonans frekansını değiştirerek titreşimi kontrol altına almaya çalışırken, sağlam bir şekilde montaj en iyi yöntemdir. Montajdaki herhangi bir esneklik, ekstra ağırlığın etkisini azaltır ve yerinden çıkıp düşme riski yaratır.

Gidon uçlarındaki ağırlıklar, motosikletimin gidonundaki tepki hızını yavaşlatacak mı? Teorik olarak evet, biraz. Ancak, şahsi tecrübem: Bu tür önlemler tepki verme yeteneğini etkilemiyor. Hatta bazı tuhaf denemelerde gidonlara erimiş kurşun döküp, ağzına kadar doldurulup (gidon uç ağırlıklarımızın çok katı bir kütle) ve yol tutuşlarının değişmediğini söylediklerini okudum.

Viraj başlangıcında yavaşlamayı neden fark etmiyorsunuz? Bunu anlamanın bir yolu, yukarıda anlatmaya çabaladığım (köyde Okusfort mı varıdı :D ) rezonans kavramı ve bunun gidon topuz ağırlıklarının frekans değiştirme üzerindeki etkisidir. Motorun temel frekansı (4000 RPM'de çalışan tek silindirli bir motor için 67 Hz), sürücünün direksiyon girdisinin frekansının en az 130 katıdır (0,25 - 0,5 Hz). Bu, motorun gidonlarla rezonansa girmesini veya gidonları titreştirmesini ciddi şekilde engellemek için yeterli olan bir ağırlığın, motosikleti yönlendirmede yer alan çok daha düşük frekans için önemsiz olduğu anlamına gelir.

Gidon ağırlıklarına para harcamasam ne olur? Şanslıysanız; çok iyi bir kan dolaşımınız, hasar almamış sinirleriniz, güçlü bilekleriniz ve elleriniz varsa ağrıya dayanabilirsiniz. Ancak uzun sürüşler eninde sonunda sizi yorabilir ve gidon ağırlığı konusu uzun vadede kendinize yatırım gibidir. yazdığım tüm etkenlere bağlı olarak, titreşimler sağlığınız için ciddi derecede zararlı olabilir. Titreşen gidonlar karpal tünel sendromunu ve artriti kötüleştirebilir, dolaşım sorunlarını şiddetlendirebilir, ellerde uyuşma veya karıncalanmaya neden olabilir. Eğer bu başınıza gelirse, ciddiye alıp bir uzman doktora muhakkak gidin. Bu sorunların çoğu, ne kadar çok ertelenirse o kadar kötüleşir.

* Ama severek bindiğiniz bir motorsa yine de denemekte fayda var. Ben öyle yaptım ve bir nebze işkenceden uzaklaştım o zamanlar :D, yani balansı kötü motorda kullanmak "işe yaramadıkları" anlamına gelmez. Peki, gidonun tüm sallanma / titreşim hareketini sönümlemiyorlarsa neden kullanıyoruz? Rezonans frekanslarının daha yüksek dereceli harmonikleri, örneğin gidona ağırlık ve viskoelastik malzeme kombinasyonu yerleştirilerek etkili bir şekilde azaltılmalıdır. Durumun fiziği nedeniyle, titreşim frekansı ne kadar yüksekse, hareketi bozmak için gereken ağırlık o kadar azdır ve sönümleme sisteminin montaj noktasının o kadar az sağlam olması gerekir. Bu nedenle, gidonun tamamında ağır bir elastomer olması, elastomerin iç hareketinin gidonda durağan dalgaların oluşmasını engellemesiyle, daha yüksek harmonikler için iyi sonuç vermektedir.

Örnek >
s-l1200.jpg
bike-jpg.316944


Ancak en düşük rezonans frekansı, yani sallantı hareketi, tipik olarak en güçlü olanıdır. Bu hareket için, topuz ağırlıklarındaki tüm o elastik malzemenin etkinliği, kütlesiyle sınırlıdır. Başka bir deyişle, tıpkı düz ağırlıklar gibi çalışır; rezonans frekansını düşürür ve gidon ağırlıklarının titreşim frekansının hızlı bir şekilde değişmesini engeller.

* Yamaha / Honda / Suzuki / BMW / Triumph gibi tarihi mühendislikle geçen firmaların çoğu belirli denemeler sonucu gidon ağırlıklarının hesabını yapıp takarlar.

* Daha ağır bir ağırlık, gidonların rezonans frekansını düşürecektir. Daha düşük frekanslar genellikle eller için daha az rahatsız edicidir.

* Kısa gidonlar, uzun gidonlardan daha yüksek bir rezonans frekansına sahip olacaktır. NS 200 gibi dışarıdan kelepçeli gidonlar, tam boy gidonlardan daha yüksek bir frekansta rezonansa girecektir.

* Eğer ağırlıklar, gidonun titreşim frekansını normal seyir hızınız/devirlerinizle artacak bir aralığa getirirse - o aralığı yakalarsa, titreşimi daha da kötüleştirebilirsiniz.
 
Son düzenleme:
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,467
Motosikleti
D400
Yok yok hatta motor titremez arkadaşlar. Siz titriyorsunuz motoru titretiyorsunuz sonra çin motoru titriyor falan diyorsunuz :D
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,543
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Ben yıllardır motorlarımda elcik üzerine süngerimsi bir kılıf geçiriyorum, haliyle elcik de biraz kalınlaşıyor. Çok alıştım buna, farklı bir motor kullandığımda normal elcikler bana artık çok ince geliyor.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,467
Motosikleti
D400
Seleye de minder koyalım :)

onu da ben yaptım fakat bacak boyunuz uzun değilse hem minder yüksekliği hem de yanlardan olan fazlalık nedeniyle ayaklarınız yere degmiyor.

motorun konfor selesini kediler yırtmıştı, yagmura kalmış içi full su emmişti. benzinlikten minik yastık alıp sürmüştüm (600 km falan yol gidecektim bajajda titremekten ölürdüm yoksa :D )
 
Katılım
28 May 2010
Mesajlar
619
Motosikleti
Hero X-Pulse 200 4v
1- Yazdığım yanıtın hiç bir yerinde emir kipi yok, "emredersiniz" falan tamamen kendi ifade tarzınızın yanlışlığını yansıtma çabası.

2- Majesteleri falan derken insanlara yukarından bakıp bak bu İngilizcesi, bak bu da Türkçesi bak bu da daha da en Türkçesi diyen ben değilim, bakın bakalım kim?

3- Cevap da yine kaçamak.

4- Yukarıda alıntıladığım iletilerden de anlaşılabileceği üzere bilip bilmeden insanı üşengeçlikle yaftalayan ben değilim, bakın bakalım kim?

5- Tanımadığınız ve size "siz" şeklinde yanıt veren birine "sen" şeklinde hitap eden ben değilim. Bakın bakalım kim?

Saygısızlık falan bırakın bunları. Önce kendinize, yazdıklarınıza bir bakın da sonra gelin başkasının size yaptığı saygısızlığa

Yarım yüzyıldan fazla yaşadığım hayatın bana öğrettiği en önemli şeylerden bazılarını kendime şu düşüncelerle hatırlatıyorum arada:

Her şeyi bilmek zorunda değilsin.
Her bildiğin doğru olmak zorunda değil.
Bir şeyi bilmediğini ya da eksik bildiğini kabul etmek, o konuda daha fazla bilgi sahibi olmanın ilk adımı.

Bunları bu satırları okuyan herkese öneriyorum. Bir konuda profesyonelleşmiş ve kendinizi ilerletmiş olabilirsiniz, bilemem. Kimse kimsenin ne seviyede olduğunu da bilemez bu arada. Ama ben her şeyi bilirimcilik cahilliğin ilk adımıdır. Bunu da akılda tutmak gerek.

Dipnot: Böyle insanları "saygısızlık" la, "üşengeçlik"le, "herbokologluk"la yaftalarcasına yazıp yazıp sonra da altına "Sevgilerimle" yazmak çok eğreti duruyor. Bence yazmayın.

Dip not-2: Neyse isterseniz yazın, banane, uğraşamicam siz rolünüzü oynamaya devam edin.

Kaynak:

7 dk lik bir videoyu izlemeye üsenirsen konuyu bu kadar yanlis anlarsin.

Konu egitim alan istedigi motorla baslayabilir konusu degil. Egitim alirsan ihtiyacin olan kas hafizasina ve tecrübeye DAHA KISA sürede ulasabilirsin konusu.

Sevgilerimle

Üşengeçlik konusuna hemen de ne güzel çabucak karar vermişsiniz. Kullandığım bilgisayarda youtube açılmıyor! Ama siz yargınızı hemen dağıtmışsınız üşengeçlik yaftasını yapıştırarak!

Kas hafızası evet eğitimle daha kısa sürede olabilir evet ancak 2 3 günde değil. Ben nörofizyolojiden bahsediyorum ancak siz isterseniz eğitim alan öğrencilerinize bu savunduğunuz şekilde tavsiyeler verin.

Tecrübeyi eğitim yerine koymuyoruz; ikisinin birlikte ilerlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Not düşelim bunu da.

Emredersiniz , majestelerinin emrine uyup kacamak cevap vermemeye calisayim.

Keske saygisizligin caresi de ellerin uyusmasini engellemek kadar kolay olsaydi.

Makalenin basinda yazarlarin isimleri mevcut.

Soruyu bana degil onlara sormalisiniz.

Ayrica tabiki ayni soruyu motosikletinizi üreten firmaya da sormalisiniz.

Madem ürettikleri motorda titresim cok büyük bir sorun , teknik bir sir olmayan , maliyeti üc kurus olan bir parcayi neden takmamislar.

Simdi ben bir soru sorayim .

Madem gidon topuzu bu kadar kolayca bu sorunu cözüyor , gidon topuzuna sahip motorlarin sahiplerinin elleri neden uyusuyor ?



Sevgilerimle
Aynı sürücünün aynı ekipman ile aynı motoru aynı şekilde kullanırken; gidon topuzu takıldıktan sonra ellerde azalan uyuşmayı nasıl açıklıyorsunuz?

Milano üniversitesinde yapilmis bilimsel bir calismada bu konu cok detayli calisilmis. Makalenin linkini asagi birakiyorum.

Calisma Motocross binicileri üzerine yapilmis ki bu cok önemli bir detay sunuyor bize

Motocross sürücülerine gidonu sikma diyebilme sansimiz yok tutunmak icin gidona sarilmak zorundalar. Dogru oturus diye birsey söyleme sansimizda yok , oturus yok. :cool:

Hatta calisma diyorki , profesyonel motocrossculardaki ellerde uyusma amatörlere göre daha kisa sürede olusuyor. Yani daha cok hoplayan ziplayanda , dolayisi ile gidona sarilanda uyusma daha erken geliyor.

Yani biz yol sürücülerinin uyusmadan kurtulabilmek icin kullandigimiz "dogru oturus"secenegi motcrosscular icin mümkün degil.

Bu nedenle tek secenek gibi görünen ,gidon üzerinde degisiklik yaparak ellerin uyusmasinin önüne gecilebilirmi sorusuna cevap aramislar.

Adamlar sadece topuz degil , gidon ile ilgili yapilabilecek her türlü degisiklik üzerine calismis ve bir sonuca ulasmislar.

Sonuc cümlesi aynen söyle :

Results presented in this work suggest that the vibration exposure of motocross drivers should be monitored and that almost all the combinations of handlebars and steering plates are equivalent from a comfort point of view.

Türkcesi

Bu çalışmada sunulan sonuçlar, motokros sürücülerinin titreşime maruz kalmasının izlenmesi gerektiğini ve gidon ile direksiyon plakalarının neredeyse tüm kombinasyonlarının konfor açısından eşdeğer olduğunu göstermektedir.

Daha da Türkcesi

Eger motocross yapiyorsan , yani gidona sarilmak zorundaysan, ne yaparsan yap o titresimi yiyeceksin ve ellerin uyusacak. Gidonu degistirmen ilave parcalar sönümleyiciler takman sonucu degistirmeyecek.

Konun basindan beri anlatmaya calistigim sey bu .

Sebep titresim degil , o sadece tetikleyici. Eger sen gidonu bir motocross binicisi gibi siki siki yakalarsan elektrikli motosiklette dahi ellerinin uyusmasi kacinilmazdir.

Ilgili bilimsel calismaya ait makalenin linki asagidadir.

https://www.researchgate.net/publication/342205910_Hand-arm_vibration_in_motocrossmeasurement_and_mitigation_actions

Sevgilerimle


Sevgilerimle
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
konu çok uzamış okumaya üşendim, benimde pek kaynak bilgim yok ama bir gün akrabalar ile memleketten gelirken yol kenarında dinlenme tesislerinin birinde mola verdik ve ben bir cihaz gördüm, tartı sandım ve parayı atıp çalıştırdım sonra üzerine çıkıp kiloma bakayım dedim ama meğer titreşim cihazıymış, kan dolaşımını rahatlatsın diye titreşim cihazı koymuşlar,

tabi ben kilo için şeyetmiştim, abi işte cahillik başa bela, dedim uzaklaş şu cihazdan rezil herif, bir dünya gürültü çıkardı gece vakti birde millet rahatsız oldu etrafta.
----------------------------
edit: her şeyin fazlası zarar diye düz mantık bir durum var, yani üniversite yıllarında başıma gelen bir anı var onu anlatayım; vize sınavlarına 1 hafta falan var ve ben ders çalışacağım, ama tabi sıkılıyor insan ve zor odaklanıyor, işi kolaylaştırmak için araştırdım ve bir yada iki bardak bira zihni berraklaştırıp odaklanmayı kolaylaştırıyormuş...

dedim iki bardak bunu yapıyorsa 2 şişe kim bilir ne yapar dedim ve gittim 2 şişe bira aldım ve ders çalışmak için ikisini bir yuvarladım mideye, tabi öğrenci pansiyonunda yaptım bunu, gizli şekilde soktum pansiyona ve odamda içtim... ilk defa bira içtim bu arada...

neyse abi işte bir rahatlama geldi, bir gevşeme geldi böyle, sonra dedim koskoca bir hafta var ben niye kasıyorum, açtım abi googleden radyoyu ve saçma sapan müzikler çalıyor ama ben bayılıyorum müziklere, bir de ses kaydı alıp müzikleri de bulup indirdim bilgisayara sonra dinlerim diye. o gün ders falan çalışmadım :)

ertesi gün müziklerde hiç güzel değil diye sildim, oysaki bira içtikten sonra çok güzel gelmişlerdi.. buda böyle bir tecrübe oldu bana, yani ayarını kaçırınca faydalı olan şey zararlı oluyormuş bunu yaşayıp öğrendim... yıl 2012 idi bu olay zamanında.
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,759
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Titreşim kesildi galiba?
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,951
Herkes motoruna uygun ağırlık topuzu taksın. ÇanÇinÇon eloksal aluminyum süslerden bahsetmiyorum.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Herkes motoruna uygun ağırlık topuzu taksın. ÇanÇinÇon eloksal aluminyum süslerden bahsetmiyorum. demiştim ya dayanamadım uzunca yazdım.

Bu iş üzerine akademik bir eğitimim yok, o yüzden terminolojide / jargonda hatalarım olabilir. Ama titreşime zamanında kafayı takmış biri olarak kendi motorlarıma ve kendi motorum gibi bindiğim bir çok motora muhakkak gidon topuzu taktım ya da üzerlerindekini kontrol ederek kullandım. Yaklaşık 42 yıldır bisiklet ve 34 yıllık motor macerası el sinirlerimi çok yordu. Buna arazideki el üzeri düşüşler, mekanik işler yaparken zorlanmaları da eklersek; bilinçlenene kadar elleri bayağı yıpratmışız.

Gidon Topuz Ağırlığı Ne İşe Yarıyor:
Motosiklet çalışırken, gidon rezonans yayan bir mekanik sistem oluşturur. Yani, gidonlar belirli bir frekansta titreşme eğilimindedir. Bu frekans, motosikletin karakteristik frekans aralığının herhangi bir bileşeni ise, gidonlar ellerinizi rahatsız edecek şekilde sallanmaya başlar. Motosikletiniz makine kaynaklı bir titreşime sahipse titreşimi yoketmeye değil azaltmaya uğraşın; titreşim için en büyük kaynak kranktır. Benim KTM LC4 örneğinde; krankta counter-balance / karşıt-ağırlık sistemi yoktu. Krankın kendisi de 6000-8000 devir arası balanslanmıştı... Şehirde ya da gezide sürekli bu devir aralığında gidemeyeceğimize göre; Bu krankı daha geniş aralıkta balanslayan 1-2 manyak çıkmış ama kimse o parayı harcamak istememiş.

İhtiyacınız olan ağırlığın ne olduğunu bilmek, ancak deneme yanılma yoluyla çözebileceğiniz bir rakamsal değerdir. Motosiklet gidonlarının rezonansı üzerine herhangi bir araştırma yapmadım, ancak titreşim konusunu 90larda kafaya taktığımdan, bunun tahmin edilebilir bir cevabı olmadığını söylemem lazım. Bir motosiklet için hangi ağırlığın gerekli olduğuna dair mantıklı bir hesaplama yapabilmek için çok fazla değişken var. Zaten bunları hesaplayabilecek olsam ohooo :D Bununla birlikte, mevcut gidonunuzdan daha ağır veya daha hafif bir ağırlık kullanmanız gerekip gerekmediği konusunda yol gösterici olabilecek birkaç temel not;

* Gidon uç ağırlıkları aslında titreşimi sönümlemez. Sadece gidonların rezonans frekansını değiştirirler. Rezonans frekansı, bir cismin hareket ettirildiğinde "çınladığı" frekanstır. Bir çelik boruya çekiçle vurduğunuzda ve borunun bir ucundan dinlediğinizde, rezonans frekans spektrumunun duyulabilir kısmını duyarsınız. "Temel" frekans en düşük notadır. Gidonlarda bu, gidonların "sallantısı" ile oluşan frekanstır. Bu temel frekans genellikle en güçlü frekanstır, dolayısıyla ilk tepki veren frekanstır.

Gidon uçlarına takılan ağırlıklar, rezonans frekansını motorun ürettiği frekanslardan uzaklaştırarak daha düşük bir frekansa kaydırarak titreşimi azaltır. Bu, aynı gerilim altında daha ağır bir gitar telinin daha hafif bir telden daha düşük ses çıkarmasının aynı nedeni ile gerçekleşir.

Bir ağırlığın titreşimi bu şekilde azaltmadaki etkinliği, ağırlık gidon merkezine yaklaştıkça sıfıra indiği için, mümkün olduğunca ağırlığı gidon uçlarının dışında tutmak önemli bir noktadır. Tüm ağırlık, en etkili olduğu yerde, yani gidon uçlarına yakın bölgede yoğunlaşmıştır. Gidonların tamamından geçen çözümlerdeki gibi ölü ağırlık yoktur. Rezonansı aşağıya çekerek, genellikle motor frekansından daha da uzaklaştırır ve bu da gidonlardaki titreşim birikimini önemli ölçüde azaltır.

Bunu atalet açısından da ele alabiliriz. Ağırlıkları gidon uçlarına sağlam bir şekilde monte ederek, gidon uçları büyük bir atalet kazanır, bu da hızlarını değiştirmeye çok daha isteksiz oldukları anlamına gelir. Çırpınma hareketi, gidon uçlarının hızlı bir şekilde bu yöne ve o yöne doğru ivmelenmesini içerdiğinden, uçlardaki herhangi bir ağırlık bu hareketi azaltır.

Rezonans frekansını değiştirerek titreşimi kontrol altına almaya çalışırken, sağlam bir şekilde montaj en iyi yöntemdir. Montajdaki herhangi bir esneklik, ekstra ağırlığın etkisini azaltır ve yerinden çıkıp düşme riski yaratır.

Gidon uçlarındaki ağırlıklar, motosikletimin gidonundaki tepki hızını yavaşlatacak mı? Teorik olarak evet, biraz. Ancak, şahsi tecrübem: Bu tür önlemler tepki verme yeteneğini etkilemiyor. Hatta bazı tuhaf denemelerde gidonlara erimiş kurşun döküp, ağzına kadar doldurulup (gidon uç ağırlıklarımızın çok katı bir kütle) ve yol tutuşlarının değişmediğini söylediklerini okudum.

Viraj başlangıcında yavaşlamayı neden fark etmiyorsunuz? Bunu anlamanın bir yolu, yukarıda anlatmaya çabaladığım (köyde Okusfort mı varıdı :D ) rezonans kavramı ve bunun gidon topuz ağırlıklarının frekans değiştirme üzerindeki etkisidir. Motorun temel frekansı (4000 RPM'de çalışan tek silindirli bir motor için 67 Hz), sürücünün direksiyon girdisinin frekansının en az 130 katıdır (0,25 - 0,5 Hz). Bu, motorun gidonlarla rezonansa girmesini veya gidonları titreştirmesini ciddi şekilde engellemek için yeterli olan bir ağırlığın, motosikleti yönlendirmede yer alan çok daha düşük frekans için önemsiz olduğu anlamına gelir.

Gidon ağırlıklarına para harcamasam ne olur? Şanslıysanız; çok iyi bir kan dolaşımınız, hasar almamış sinirleriniz, güçlü bilekleriniz ve elleriniz varsa ağrıya dayanabilirsiniz. Ancak uzun sürüşler eninde sonunda sizi yorabilir ve gidon ağırlığı konusu uzun vadede kendinize yatırım gibidir. yazdığım tüm etkenlere bağlı olarak, titreşimler sağlığınız için ciddi derecede zararlı olabilir. Titreşen gidonlar karpal tünel sendromunu ve artriti kötüleştirebilir, dolaşım sorunlarını şiddetlendirebilir, ellerde uyuşma veya karıncalanmaya neden olabilir. Eğer bu başınıza gelirse, ciddiye alıp bir uzman doktora muhakkak gidin. Bu sorunların çoğu, ne kadar çok ertelenirse o kadar kötüleşir.

* Ama severek bindiğiniz bir motorsa yine de denemekte fayda var. Ben öyle yaptım ve bir nebze işkenceden uzaklaştım o zamanlar :D, yani balansı kötü motorda kullanmak "işe yaramadıkları" anlamına gelmez. Peki, gidonun tüm sallanma / titreşim hareketini sönümlemiyorlarsa neden kullanıyoruz? Rezonans frekanslarının daha yüksek dereceli harmonikleri, örneğin gidona ağırlık ve viskoelastik malzeme kombinasyonu yerleştirilerek etkili bir şekilde azaltılmalıdır. Durumun fiziği nedeniyle, titreşim frekansı ne kadar yüksekse, hareketi bozmak için gereken ağırlık o kadar azdır ve sönümleme sisteminin montaj noktasının o kadar az sağlam olması gerekir. Bu nedenle, gidonun tamamında ağır bir elastomer olması, elastomerin iç hareketinin gidonda durağan dalgaların oluşmasını engellemesiyle, daha yüksek harmonikler için iyi sonuç vermektedir.

Örnek >
s-l1200.jpg
bike-jpg.316944


Ancak en düşük rezonans frekansı, yani sallantı hareketi, tipik olarak en güçlü olanıdır. Bu hareket için, topuz ağırlıklarındaki tüm o elastik malzemenin etkinliği, kütlesiyle sınırlıdır. Başka bir deyişle, tıpkı düz ağırlıklar gibi çalışır; rezonans frekansını düşürür ve gidon ağırlıklarının titreşim frekansının hızlı bir şekilde değişmesini engeller.

* Yamaha / Honda / Suzuki / BMW / Triumph gibi tarihi mühendislikle geçen firmaların çoğu belirli denemeler sonucu gidon ağırlıklarının hesabını yapıp takarlar.

* Daha ağır bir ağırlık, gidonların rezonans frekansını düşürecektir. Daha düşük frekanslar genellikle eller için daha az rahatsız edicidir.

* Kısa gidonlar, uzun gidonlardan daha yüksek bir rezonans frekansına sahip olacaktır. NS 200 gibi dışarıdan kelepçeli gidonlar, tam boy gidonlardan daha yüksek bir frekansta rezonansa girecektir.

* Eğer ağırlıklar, gidonun titreşim frekansını normal seyir hızınız/devirlerinizle artacak bir aralığa getirirse - o aralığı yakalarsa, titreşimi daha da kötüleştirebilirsiniz.
ben afrika ya barkbusters elcik koruma aldıydım laylon olanları bi arkadaş kırmıştı arazide :LOL:
mesela elcik koruma nın gidon topuzları gidonda titreşimi arttırdı bende fabrika da afrika nın orj topuz larını aldım içten metrik 6 diş açtırdım

Alyan Başlı Silindir Vida ile montaj​

yaptım orj olanlar la çok daha stabil oldu
topuzlar olmasa gerçekten zırrr zırrr giderdik
şimdi yeniden barkbusters alasım var ama pahalı :confused:
 
Katılım
21 Ocak 2011
Mesajlar
140
Vibrasyon gerilimi. Eski motosikletçiler daha iyi bilir. İki zamanlı motosikletlerle ekipmansız uzun yollar sürerdik, sadece ellerimiz değil ayak tabanlarımız da uyuşur karıncalanırdı. Molada ikinci çayın ortasına kadar devam ederdi bu durum..
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,467
Motosikleti
D400
haftasonu domiyi aldım karşıma konuştum.

dedim domi sen zıngır zıngır titrediğin için el uyuşmuyormuş sadece ben kötü oturdugum ve gidonu tuttugum için uyuşuyormuş.

tüm bilim dünyası uzun süreli titreşimin kan ve sinir sistemini uyarıp/bpzup uyuşma yapabileceğini söylerken senin ayagını kaydırmak için yapmış, aslında sen japondan da kalitelisin titrediğin için sağlık veriyorsun bize dedim.

sonra sarılıp agladık.

canım domim hakkını yemişim.
 
Katılım
28 Mar 2024
Mesajlar
1,774
haftasonu domiyi aldım karşıma konuştum.

dedim domi sen zıngır zıngır titrediğin için el uyuşmuyormuş sadece ben kötü oturdugum ve gidonu tuttugum için uyuşuyormuş.

tüm bilim dünyası uzun süreli titreşimin kan ve sinir sistemini uyarıp/bpzup uyuşma yapabileceğini söylerken senin ayagını kaydırmak için yapmış, aslında sen japondan da kalitelisin titrediğin için sağlık veriyorsun bize dedim.

sonra sarılıp agladık.

canım domim hakkını yemişim.
Sürekli böyle konuşmalar gerçekleştiriyor musunuz?
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst