- Katılım
- 19 Haz 2021
- Mesajlar
- 7,794
Anlatsanızda onları yapmaya kalksak bankalardan vur emri alacağımız garantiAnlatmasak daha iyikotu ornek olmayalim
bi de yaşli dedelerden anilarini dinler gibi olmasin
Anlatsanızda onları yapmaya kalksak bankalardan vur emri alacağımız garantiAnlatmasak daha iyikotu ornek olmayalim
bi de yaşli dedelerden anilarini dinler gibi olmasin
En son 20 sene önce gitmişimdir.Abi taksim dorock'a gidiyor musun peki![]()
Ohhooo Dorock yeni, yakın zamanlar. Eskiden bir zamanlar Andon vardı her katı ayrı bir tarz, Cambaz vardı, Bronx vardı, Alman Bira Evi vardı, Mojo vardı, cepte para yanında kız varsa Nu Pera vardı, underground ortamlar için 7th house vardı, Spica vardı, öğrenciler için ucuz bira ayağına Palyaço vardı, Babylon'u zaten söylemeye gerek yok, Haydar'ı duydum ama hiç gitmişliğim yok. Esas özlediğim; mekana gitme öncesi McDonald's yanı Birahi'de 70'liklerle demlenmekti. Sıraseviler'de Q Point vardı, gündüz üst kat bilardo salonu akşam alt kat canlı müzik. Bir de biraz geride Elmadağ'da Regine diye bir yer vardı, direkte dans eden Rus kadınlar muhteşemdi. Güzel yıllardı, Akp içine etti bıraktı.
P.S. Roxy'i unutmuşum, özür dilerim, affedin. Ne mekandı beee
20'li yaşlarım nasıl geçti, işte bu anlattığım mekanlarda takılırdık, akşam iş çıkışı eve gitmeden gider gece 2den sonra mekan kapanınca eve döner ertesi gün kalkıp işe giderdik artık nerede uyandıysak oradan giderdik.Abiler 20'li yaşlarınız nasıl geçti? Doyasıya anlatmak isterseniz okumaktan asla çekinmem.
Benim günlerim sabah işe gidip öğlen gelip geri kalan öğrenmekle veya yine farklı alanda çalışmakla geçiyor. Motosiklet bayisinde çalışırken 18 yaşındaydım ve iyi kötü konuştuğum bir kız arkadaşım falan vardı, her akşam neredeyse Tirilye'ye çeker arkadaşımla sohbet ederdik fakat ne o arkadaşlık kaldı nede o enerji.
Kimi zaman kendimi 70 yaşında emekliye ayrılmış eşini kaybetmiş bir dede gibi hissediyorum liseden arkadaşlarım çok nadirde denk gelse gördüklerinde dediklerinden biride çökmüşsün oluyor.![]()
Bunun olayı nedir bilen var mı ? Anlatmak istedikleri nedir , ben aklımdan geçeni yazıyorum : depo dolu bebeğim sabaha kadar gezerizDepo kapagina yakit fişi
Orasına burasına değilde kendimce estetik duracağına inandığım biryerlerde bir iki sticker bende severim , kaskımda , ön camda , deponun kenarında falan hoşuma gider ama öyle 5 tane , birbirinden alakasız renklerde ve şekilde değilgrenajin orasina burasina anlamsiz stickerlar...
Biz hep bu yaştaydık.Abiler 20'li yaşlarınız nasıl geçti?
Hep böyle genç ruhlu ve sağlıcakla kalın.Biz hep bu yaştaydık.![]()
![]()
Kronik karavanda mi cikiyorduEn son 20 sene önce gitmişimdir.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Haydar eskiden Galata köprüsü yanında Kemancı'nın taşındığı sıraselvilerdeki dükkanın karşısında, içeride arabesk çalan klasik bir 80ler birahanesiydi. Eski kemancıda bir keresinde zam yapmıştı, biz de 5-6 kişi Zeki abiye kızmıştık, şu karşıki mekanda bira yarı fiyatına orada içelim dedik, içeri girdik, zaten küçük bir yer 5-6 kişi mekanın 3de birini doldurmuş olduk. 3er, 5er biradan sonra orada çalışana birimiz abi bu kaseti koyar mısın diye iron maiden kaseti ya da benzer bir grubun kasedini vermişti, bir yandan metal muzik çalıyor, bir yandan biz deli gibi içiyoruz, dışarıdan geçen sesi duyan bizi gören gelmişti, ortam birden Kemancı'nın benzeri olmuştu, kasetten metal müzik çalıyor içeride biz hem müzik dinleyip hem içiyoruz, mekanın sahibi de uyanık tabi baktı ki bu rocket tayfa daha çok içiyor o akşamdan sonra mekanın tarzı değişti, kemancı'nın alternatifi olmuştu, bazen kemancıya bazen oraya giderdik hatta arkadaşları görelim diye birinde iki bira içip karşıya geçip öteki yerde de iki bira içip mekanlar arası dolanırdık. O zamanlar mekandan çıkışta hesap ödeme gibi bir şey yoktu, bir bira alır bir bira parası verirdin yani o şekil dolanmaya da uygundu sistem. O zamanlardan alışkanlık belki de, bir mekanda çok içeceksem kesin sonradan sayıyı şişirir bunlar diye kıllanırım.Cepte paramız kalmayana kadar içerdik kredi kartı falan da yoktu o zamanlar.
Balık pazarının oralada Karavan vardı, ucuz bira ama güzel sert gruplar çıkardı canlı müzik olarak. Sonradan Dorock'ı orada çalışanlar açmıştı.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
20'li yaşlarım nasıl geçti, işte bu anlattığım mekanlarda takılırdık, akşam iş çıkışı eve gitmeden gider gece 2den sonra mekan kapanınca eve döner ertesi gün kalkıp işe giderdik artık nerede uyandıysak oradan giderdik.
Metallica, Jethro Tull, Guns'n Roses, Brian May, scorpions gibi baba rock grupları stadyum konserleri vermişti, konserlerde de içeride bira öyle kazık fiyata değildi. Ortamlarda şimdiki gibi kavga dövüş çok olmazdı, bir şekilde herhes birbirine aşinaydı, sürekli aynı mekanda karşılaşıp o küçücük mekanlarda aynı masalarda oturup birbirine bira ısmarladığın, kavga çıksa ayırdığın ama adını bile sormadığın, bilmesen de tanış olduğun arkadaşlar olurdu. Beyoğlu güvenliydi, o kafayla başımıza bir şey gelmeden evimize dönebiliyorduk da.
Şimdi oralarda kendi başıma gezinmeye çekinirim gece vakti.
Ben foto yuklemeyi ogrenirsem bi iki ornek paylasirim. Peugeot 206larin honda civiclerin seat leonlarin arka caminin tam ortasinda 4 5 satir hepsi de ayri fontla yazilmis stickerlar gibi, ya da godfather stickeri gibi.Bunun olayı nedir bilen var mı ? Anlatmak istedikleri nedir , ben aklımdan geçeni yazıyorum : depo dolu bebeğim sabaha kadar gezeriz
Orasına burasına değilde kendimce estetik duracağına inandığım biryerlerde bir iki sticker bende severim , kaskımda , ön camda , deponun kenarında falan hoşuma gider ama öyle 5 tane , birbirinden alakasız renklerde ve şekilde değil![]()
Vay be abi Still Loving You parçasını canlı olarak dinlemek isterdim, galiba Gary Moore hiç ülkemize gelmedi.20'li yaşlarım nasıl geçti, işte bu anlattığım mekanlarda takılırdık, akşam iş çıkışı eve gitmeden gider gece 2den sonra mekan kapanınca eve döner ertesi gün kalkıp işe giderdik artık nerede uyandıysak oradan giderdik.
Metallica, Jethro Tull, Guns'n Roses, Brian May, scorpions gibi baba rock grupları stadyum konserleri vermişti, konserlerde de içeride bira öyle kazık fiyata değildi. Ortamlarda şimdiki gibi kavga dövüş çok olmazdı, bir şekilde herhes birbirine aşinaydı, sürekli aynı mekanda karşılaşıp o küçücük mekanlarda aynı masalarda oturup birbirine bira ısmarladığın, kavga çıksa ayırdığın ama adını bile sormadığın, bilmesen de tanış olduğun arkadaşlar olurdu. Beyoğlu güvenliydi, o kafayla başımıza bir şey gelmeden evimize dönebiliyorduk da.
Şimdi oralarda kendi başıma gezinmeye çekinirim gece vakti.
Hem de 200'lük Nihat ile.Bunun olayı nedir bilen var mı ? Anlatmak istedikleri nedir , ben aklımdan geçeni yazıyorum : depo dolu bebeğim sabaha kadar gezeriz![]()
Şu motorun 300 lüğü nü niye getirmez TR ye SYMHem de 200'lük Nihat ile.
Bu modelden o kadar bahsettin ki alttaki videoya denkgelince saniye sektirmeden sonuna kadar izledim.
Hatırlamıyorum. Kronik'in adı bile aklımdan çıkmış.Kronik karavanda mi cikiyordu
buna çanta takılabiliyor mu? Küçük ilçede şehir içi terlik niyetine çarşı pazar motoru olur mu?Şu motorun 300 lüğü nü niye getirmez TR ye SYM
2014 model Pcx ini satan kardeşimde 120.000 Tl ye 2000 km de 2024 model aksesuarlı Nht200 aldı bugün![]()
Biz z kuşağının ağzına ettiler hele ki anne babamızın sözünden pek çıkmıyarak ergenliği atlattıysak çoğumuz antidepresan kullanıyoruz bu genç yaşımızda kelleşiyoruz ya da ak düşüyor hele bir de ilgi duyduğun şeylere çevren öteki gözüyle bakıyorsa bir kimlik bunalımı içindesin. Asıl gençliğini yaşayanlar yukardaki abilerAbiler 20'li yaşlarınız nasıl geçti? Doyasıya anlatmak isterseniz okumaktan asla çekinmem.
Benim günlerim sabah işe gidip öğlen gelip geri kalan öğrenmekle veya yine farklı alanda çalışmakla geçiyor. Motosiklet bayisinde çalışırken 18 yaşındaydım ve iyi kötü konuştuğum bir kız arkadaşım falan vardı, her akşam neredeyse Tirilye'ye çeker arkadaşımla sohbet ederdik fakat ne o arkadaşlık kaldı nede o enerji.
Kimi zaman kendimi 70 yaşında emekliye ayrılmış eşini kaybetmiş bir dede gibi hissediyorum liseden arkadaşlarım çok nadirde denk gelse gördüklerinde dediklerinden biride çökmüşsün oluyor.![]()
Bi ara motovlogcular yapıyordu uzun yolda yakıt arızası olursa nerden aldığını unutmamak için.Bunun olayı nedir bilen var mı ? Anlatmak istedikleri nedir , ben aklımdan geçeni yazıyorum : depo dolu bebeğim sabaha kadar gezeriz![]()
Her kusaga ayri ettiler merak etme. Bundan sikayetci olan bi azinlik var ama halkin geneli hayatindan memnun. Bakma sen agladiklarina, bmwye mercedese binen esnaf/işinsani aglamasi onlar.Biz z kuşağının ağzına ettiler hele ki anne babamızın sözünden pek çıkmıyarak ergenliği atlattıysak çoğumuz antidepresan kullanıyoruz bu genç yaşımızda kelleşiyoruz ya da ak düşüyor hele bir de ilgi duyduğun şeylere çevren öteki gözüyle bakıyorsa bir kimlik bunalımı içindesin. Asıl gençliğini yaşayanlar yukardaki abiler
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Bi ara motovlogcular yapıyordu uzun yolda yakıt arızası olursa nerden aldığını unutmamak için.
Şehir içinde yapanda var çocuk dominarın deposuna koyuyor fişi muhtemelen yapma sebebini kendide bilmiyor![]()
Gormedim bunu ama biraz iri yari bi motormus diyorlar. Bi de zaten uzun bacakli var bi tane sende, ikincisi, hem de daha dusuk cc biraz gereksiz olmaz mi? Senin icin ray z, spontini, dash 115, agilty uygun olmaz mi?Hatırlamıyorum. Kronik'in adı bile aklımdan çıkmış.
O devirlerde ses sistemleri falan şimdiki kadar gelişmediği için canlı müzik çalan mekanların çoğunda ses dandikti, kasetten (bak CD bile değil) muzik çalanlar en azından baba grupları çalıyorlar daha çok tercih ediyorduk.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
buna çanta takılabiliyor mu? Küçük ilçede şehir içi terlik niyetine çarşı pazar motoru olur mu?
Ben gençken de keldimbu genç yaşımızda kelleşiyoruz
Abi kellik muazzam rahat bir şey ama, yağlanma derdi yok, kurutma derdi yok, fön derdi yok. Tek sıkıntısı güneşli bir günde yaya haldeyken parlayan güneş yüzünden sürücülerin gözünü alıyor olabilir.Ben gençken de keldim![]()
Ben kafamın yanlarını ve arkasını 21 senedir kendim traş ediyorum. Duş jelini lifle kullandığım için kafama girişmiyorum tahriş olmasın diye, şampuan zaten kel kafamda köpürmüyor. Ben kafam için bitkisel, doğal sabun kullanıyorum. Sabunun da cildi kurutma gibi bir dezavantajı var, bu nedenle duştan sonra da hafiften bir nemlendirici krem sürüp akıyorum ortamlara.Abi kellik muazzam rahat bir şey ama, yağlanma derdi yok, kurutma derdi yok, fön derdi yok. Tek sıkıntısı güneşli bir günde yaya haldeyken parlayan güneş yüzünden sürücülerin gözünü alıyor olabilir.
Aklımdaki tek soru kafada hiç saç kalmayınca duş jelimi kullanmak gerek yoksa şampuanmı?
Benimde üstler baya seyrek olduğundan ötürü aynı şekilde bende tıraş ediyorum, 1 numara beni kurtarıyor ama yine kel oluyorum.Ben kafamın yanlarını ve arkasını 21 senedir kendim traş ediyorum. Duş jelini lifle kullandığım için kafama girişmiyorum tahriş olmasın diye, şampuan zaten kel kafamda köpürmüyor. Ben kafam için bitkisel, doğal sabun kullanıyorum. Sabunun da cildi kurutma gibi bir dezavantajı var, bu nedenle duştan sonra da hafiften bir nemlendirici krem sürüp akıyorum ortamlara.
Başka şansım yok. Tesis olsa rasta yaptıracağız.Benimde üstler baya seyrek olduğundan ötürü aynı şekilde bende tıraş ediyorum, 1 numara beni kurtarıyor ama yine kel oluyorum.
Ama abi kelliğinde ayrı bir havası var, kellik cesaret ister.![]()
az kalsın basıyordum engeli abi ya... niye anlatıyosun eskileri?Ohhooo Dorock yeni, yakın zamanlar. Eskiden bir zamanlar Andon vardı her katı ayrı bir tarz, Cambaz vardı, Bronx vardı, Alman Bira Evi vardı, Mojo vardı, cepte para yanında kız varsa Nu Pera vardı, underground ortamlar için 7th house vardı, Spica vardı, öğrenciler için ucuz bira ayağına Palyaço vardı, Babylon'u zaten söylemeye gerek yok, Haydar'ı duydum ama hiç gitmişliğim yok. Esas özlediğim; mekana gitme öncesi McDonald's yanı Birahi'de 70'liklerle demlenmekti. Sıraseviler'de Q Point vardı, gündüz üst kat bilardo salonu akşam alt kat canlı müzik. Bir de biraz geride Elmadağ'da Regine diye bir yer vardı, direkte dans eden Rus kadınlar muhteşemdi. Güzel yıllardı, Akp içine etti bıraktı.
P.S. Roxy'i unutmuşum, özür dilerim, affedin. Ne mekandı beee
Huhahahah canın sağ olsunaz kalsın basıyordum engeli abi ya... niye anlatıyosun eskileri?