- Katılım
- 29 Tem 2015
- Mesajlar
- 18,442
- Motosikleti
- Sym Wolf Sb250Ni
- Konu Yazar
- #1
Değerli arkadaşlar, geçenlerde İzmir'de yer alan Kawa yetkili servislerine kızıp "bir daha Kawasaki önerini s.ksinler" gibi bir şeyler demiştim, umarım kimse ciddiye almamıştır.
Çünkü bir arkadaşımın A2 ehliyetini yeni almakta olan ve ilk motorunu chopper/cruiser düşünen oğlu için Kawasaki Eliminator 500 önerdim. Gerçi ilk başta Royal Enfield Super Meteor 650 önermiştim ama Kawasaki'nin sokak kredisi hala yüksek ki genç kardeşim tercihini Kawasaki'den yana kullandı.
Neyse bir kaç haftamız ilan taramakla geçti. En sonunda İstanbul'da 3000 km'de tertemiz, aksesuarlı bir ilana denk geldik. Koruma demirleri takılmış, Sw Motech ayna uzatmalı ve Sw Motech yan çantalı, sissy barlı, kask kilitli, hasarsız, rodaj bakımı yapılmış bir modeli 390.000 TL'ye bulduk. Sahibiyle telefonda anlaştık, ben moto transfer buldum ama adamlar İstanbul Yenibosna'dan İzmir Karşıyaka'ya 18.000 TL fiyat çekince ben de arkadaşıma "hafız sen al motoru, ben süre süre getiririm" dedim.
Dün sabah 6'da arkadaşım, oğluyla beraber beni arabayla aldı. Makara kukara yapa yapa öğlene doğru İstanbul'da satıcının ofisine geldik. Satıcı toptan pırlanta ticareti yapan bir arkadaşmış, çay kahve faslından sonra otoparka inip motoru yakından inceledik. Görüntü anlamında kusur yoktu, zaten satıcı da şu an aktif olarak Suzuki Gsx 1000 Gx kullanıyormuş, o motoru da gördük. Hep beraber bizim arabaya atlayıp notere gittik. Noter işimiz çok uzun sürdü, sistemler kilitlendi, cenabetliğimizden başka sorunlar çıktı ve akşam üstü 17:00 gibi devir tamamlanıp ruhsatı teslim aldık. Satıcıyla helalleştik. Ardından ben motoru sürerek İzmir'e getirmek için yola koyuldum ve sigaraydı, yemekti, yakıttı derken gece 23:00 gibi emanet motoru teslim edip evime döndüm. Motor hakkındaki izlenimlerimi aşağıda yazıyorum.




Öncelikle motor hiç fotojenik değil, resimlerde kötü çıkıyor ama gerçekte görünümü harika. Aynalar eski Gs aynaları gibi yuvarlak ve uzatma aparatıyla hayatımdaki en iyi ayna deneyimini yaşadım. Oturuş pozisyonu tam bir cruiser değil, pegler öyle çok önde değildi, ortadaydı ve biraz Moto Guzzi V7 tadı aldım diyebilirim. Sele çok dolgun ve boy kısaysa, selenin ön tarafında oturuyorsanız çok rahat edersiniz ama hafif arkaya doğru oturuyorsanız arka kısım biraz daha sertti. Lakin nasıl oturursam oturayım kıç çatalımın açılmasının önüne geçemedim. Bir tuhaftı oturuş pozisyonu ama yine de uzun yolda beni çok yormadı.
Motor A2'ye uygun 47 bg, 11.000 devirde kesiciye giriyor ve kadranda 14.000 devre kadar redline aralığı var. 7000 devir sonrası sele çok fena titriyor. Bu titreşimi elciklerde, peglerde, aynalarda ve depoda hissetmedim ama sele titreşimi felaket bir şeymiş. Debriyajı inanılmaz yumuşak, vitesleri şıkır şıkır, boşa atmada zerre sorun yoktu. Frenleri güzel tutuyor ve motor çok ilginçtir bir spor motor kadar rahat viraj alıyordu. Motor üzerindeki irc.lerle haşır huşur motoru yatırdım ve zerre kelek yapmadı. Arka amortisörleri çok sertti, ne zaman tümsekten geçsem "anam anam, garip anam" diye haykırdım. Kalkış ve ara hızlanmaları güzeldi, aynı zamanda 6. vites 50 km hızla giderken bile gazı açtığında motor saçmalamıyor, nazlanmıyordu. Tabi ki çoğu cruiser gibi aerodinamisi berbat olduğundan rüzgarı her yönden alıyorsunuz. 130-150 km hızdan sonra karşıdan sert rüzgar estiğinde motorun üzerinde kalabilmek çok zor. Ben genelde 130 km sabit hızla gitmeye çalıştım, ara ara top speed denemeleri yaptım, en son kadranda 170 gördüm, daha gideri vardı ama rüzgarın etkisi felaketti, uzatmadım basmayı. Slalomdu, filtrelemeydi, sağlama sollama her türlü gundiliği yaptım, kullanımı çok tatlı, munis huylu bir motordu.
Yakıt tüketimi konusuna gelirsek, depo 13 lt ve çok küçük. Depoyu fullediğiniz zaman bezin göstergesi 90 km yol yapana kadar full gösteriyor, aşağı yukarı 90 km mesafeden sonra birden yarıya iniyor. Benim ekran harici depo fulleyip alınan litreyle mesafe hesabıma göre 130 km hızla 4,5 lt / 100 km yaktırmışım ki rüzgar hem karşımdan esti. Bu değerler fabrika değerlerinin üzerinde. 130 sabit hızla gitsem benim motor da bu tutarda tüketiyor. Ancak Eliminator 500 ile 150 üstü hızlarda gittiğinizde bence yakıtı içecektir.
Motorun Scud füzesi gibi egzozu var ama yüksek devirde çok tatlı bir sesi var, ses seven kardeşlerimizin egzoz almasına gerek yok. Sanki bu motorun bloğu spor motor için üretilmiş de "hadi bir de cruiserda deneyelim" demişler de buna adapte etmişler gibi. Valla ben motoru çok sevdim, yumuşak huylu, kaliteli, amaca göre üretilmiş bir motor. Tam genç işi. Daha önce Scrambler ile İzmir-Aydın yapmış, ebem ağlamıştı, bu motorla da çok yorulacağımı düşünmüştüm ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Yine de kullanmakta olduğum Er6f'in performansını, ara hızlanmalarını, daha yüksek hızlarda seyahate imkan sağlamasını ve rüzgara karşı başarısını aradım.
Sizlere motor üzerinde bir resim paylaşmak isterdim ama bu motor bana hiç yakışmadı, dürrük gibi oldum o nedenle toplum henüz bu rezilliğe hazır değil diye resim çektirmedim. Motorun sahibi Yağız kardeşime hayırlı olsun diyor, kazasız belasız mutlu mesut, güzel günlerde ve bol kızlı ortamlarda sürmesini diliyorum.
Neyse bir kaç haftamız ilan taramakla geçti. En sonunda İstanbul'da 3000 km'de tertemiz, aksesuarlı bir ilana denk geldik. Koruma demirleri takılmış, Sw Motech ayna uzatmalı ve Sw Motech yan çantalı, sissy barlı, kask kilitli, hasarsız, rodaj bakımı yapılmış bir modeli 390.000 TL'ye bulduk. Sahibiyle telefonda anlaştık, ben moto transfer buldum ama adamlar İstanbul Yenibosna'dan İzmir Karşıyaka'ya 18.000 TL fiyat çekince ben de arkadaşıma "hafız sen al motoru, ben süre süre getiririm" dedim.
Dün sabah 6'da arkadaşım, oğluyla beraber beni arabayla aldı. Makara kukara yapa yapa öğlene doğru İstanbul'da satıcının ofisine geldik. Satıcı toptan pırlanta ticareti yapan bir arkadaşmış, çay kahve faslından sonra otoparka inip motoru yakından inceledik. Görüntü anlamında kusur yoktu, zaten satıcı da şu an aktif olarak Suzuki Gsx 1000 Gx kullanıyormuş, o motoru da gördük. Hep beraber bizim arabaya atlayıp notere gittik. Noter işimiz çok uzun sürdü, sistemler kilitlendi, cenabetliğimizden başka sorunlar çıktı ve akşam üstü 17:00 gibi devir tamamlanıp ruhsatı teslim aldık. Satıcıyla helalleştik. Ardından ben motoru sürerek İzmir'e getirmek için yola koyuldum ve sigaraydı, yemekti, yakıttı derken gece 23:00 gibi emanet motoru teslim edip evime döndüm. Motor hakkındaki izlenimlerimi aşağıda yazıyorum.




Öncelikle motor hiç fotojenik değil, resimlerde kötü çıkıyor ama gerçekte görünümü harika. Aynalar eski Gs aynaları gibi yuvarlak ve uzatma aparatıyla hayatımdaki en iyi ayna deneyimini yaşadım. Oturuş pozisyonu tam bir cruiser değil, pegler öyle çok önde değildi, ortadaydı ve biraz Moto Guzzi V7 tadı aldım diyebilirim. Sele çok dolgun ve boy kısaysa, selenin ön tarafında oturuyorsanız çok rahat edersiniz ama hafif arkaya doğru oturuyorsanız arka kısım biraz daha sertti. Lakin nasıl oturursam oturayım kıç çatalımın açılmasının önüne geçemedim. Bir tuhaftı oturuş pozisyonu ama yine de uzun yolda beni çok yormadı.
Motor A2'ye uygun 47 bg, 11.000 devirde kesiciye giriyor ve kadranda 14.000 devre kadar redline aralığı var. 7000 devir sonrası sele çok fena titriyor. Bu titreşimi elciklerde, peglerde, aynalarda ve depoda hissetmedim ama sele titreşimi felaket bir şeymiş. Debriyajı inanılmaz yumuşak, vitesleri şıkır şıkır, boşa atmada zerre sorun yoktu. Frenleri güzel tutuyor ve motor çok ilginçtir bir spor motor kadar rahat viraj alıyordu. Motor üzerindeki irc.lerle haşır huşur motoru yatırdım ve zerre kelek yapmadı. Arka amortisörleri çok sertti, ne zaman tümsekten geçsem "anam anam, garip anam" diye haykırdım. Kalkış ve ara hızlanmaları güzeldi, aynı zamanda 6. vites 50 km hızla giderken bile gazı açtığında motor saçmalamıyor, nazlanmıyordu. Tabi ki çoğu cruiser gibi aerodinamisi berbat olduğundan rüzgarı her yönden alıyorsunuz. 130-150 km hızdan sonra karşıdan sert rüzgar estiğinde motorun üzerinde kalabilmek çok zor. Ben genelde 130 km sabit hızla gitmeye çalıştım, ara ara top speed denemeleri yaptım, en son kadranda 170 gördüm, daha gideri vardı ama rüzgarın etkisi felaketti, uzatmadım basmayı. Slalomdu, filtrelemeydi, sağlama sollama her türlü gundiliği yaptım, kullanımı çok tatlı, munis huylu bir motordu.
Yakıt tüketimi konusuna gelirsek, depo 13 lt ve çok küçük. Depoyu fullediğiniz zaman bezin göstergesi 90 km yol yapana kadar full gösteriyor, aşağı yukarı 90 km mesafeden sonra birden yarıya iniyor. Benim ekran harici depo fulleyip alınan litreyle mesafe hesabıma göre 130 km hızla 4,5 lt / 100 km yaktırmışım ki rüzgar hem karşımdan esti. Bu değerler fabrika değerlerinin üzerinde. 130 sabit hızla gitsem benim motor da bu tutarda tüketiyor. Ancak Eliminator 500 ile 150 üstü hızlarda gittiğinizde bence yakıtı içecektir.
Motorun Scud füzesi gibi egzozu var ama yüksek devirde çok tatlı bir sesi var, ses seven kardeşlerimizin egzoz almasına gerek yok. Sanki bu motorun bloğu spor motor için üretilmiş de "hadi bir de cruiserda deneyelim" demişler de buna adapte etmişler gibi. Valla ben motoru çok sevdim, yumuşak huylu, kaliteli, amaca göre üretilmiş bir motor. Tam genç işi. Daha önce Scrambler ile İzmir-Aydın yapmış, ebem ağlamıştı, bu motorla da çok yorulacağımı düşünmüştüm ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Yine de kullanmakta olduğum Er6f'in performansını, ara hızlanmalarını, daha yüksek hızlarda seyahate imkan sağlamasını ve rüzgara karşı başarısını aradım.
Sizlere motor üzerinde bir resim paylaşmak isterdim ama bu motor bana hiç yakışmadı, dürrük gibi oldum o nedenle toplum henüz bu rezilliğe hazır değil diye resim çektirmedim. Motorun sahibi Yağız kardeşime hayırlı olsun diyor, kazasız belasız mutlu mesut, güzel günlerde ve bol kızlı ortamlarda sürmesini diliyorum.
