- Katılım
- 13 Haz 2016
- Mesajlar
- 4,205
Hiç birimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Sonuçta hepimiz hata yaparız ama burada sıkıntı kuralsızlığı yaşam biçimi haline getirmek, hata yapmak değil.Yav adam kırmızı ışıkta üstüme geliyorsa, bana yeşil yanıyor deyip yola mı atlayayım yani.
Bu filimde ki kötü abi sensin, yani kırmızı ışıkta gecen sensin, soru şu olmalıydı, ben kırmızı ışıkta geçiyorum, karşıda ki vatandaş yeşil ışık yandı diye yola mı atlasın olacaktı.
Bakınız aşağıda örnekte ki abi kuralsızlığı yaşam biçimi haline getirmiş.
Radarın olmadığı boş yolda hız sınırını kim takacak Allah aşkına.
Paralı yolda yolu boş buldum mu 180'in altına ender düşerim mesela.
Arabayla hız yaptığım yollar, devletin hız radarı koymadığı, dolayısıyla hız sınırını gayrı resmi olarak yukarı çektiği otobanlardır.
Şimdi aşağıda ki iki cümleye ayrı cevap vermek lazım.
Bir gün de bir soruya duyar kasan kural düşkünleri üşüşmese.
Burada duyar kasan, duyar kasmayan diye iki grup yok. Şöyle iki grup var.
Ben hukukçu değilim yanlışım varsa hukukçu arkadaşlar lütfen düzeltsin.
A kişisi : bilinçli taksir , suçun öngörülen neticesinin gerçekleşmeyeceğine duyulan güvenle işlenmesini,
B kişisi : Taksirli suç, failin kasıt olmaksızın, yani sonucu bilerek ve isteyerek yapmadan, bir suç işlemesi durumudur.
Öyle yorumlar geliyor ki, kendi kendime "Ulan insanların yalancı olduğunu bilmesen, bir kuralsız p*tun sen olduğunu sanacaksın" diyorum.
İnsanlar yalan söylemiyor, diyor ki biz de suç işliyoruz ama o an ki, anlık ruh haliyle işliyoruz, yoksa bizim genel ruh halimiz her fırsatı değerlendirip suç işlemek değil diyor. Yani her yolu boş bulduğumuz da 180 yapmıyoruzu kast ediyorlar. Sizinle ayrıştıkları nokta bu.